BİLGECE BAKIŞ
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama
BAŞÖRTÜSÜ KUR'AN DA VAR MI?

BAŞÖRTÜSÜ KUR'AN DA VAR MI?

Tarih 30/Eylül/2017, 20:50 Editör BİLGE BİLGE

Kaynak:T.C.Diyanet işl.Başk. Web kütüphanesi

 
 
TESETTÜR NEDİR?TÜRBAN MI-BAŞÖRTÜSÜ MÜ?
PSİKOLOJİK-DİNSEL-SOSYOLOJİK AÇIDAN BAŞÖRTÜSÜ  DEĞERLENDİRİLMESİ

BAŞÖRTÜ YASAĞI VİDEOSU:

https://www.youtube.com/watch?v=7N3piTu0GHY
 
 
 

     

    Dini olaylar, dini kanun ve kurallarla, ahlaki olaylar ahlaki kanun ve kurallarla, hukuki olaylar hukuki kanun ve kurallarla, ekonomik olaylar da ekonomik kanun ve kurallarla çalışır. Dini bir olaya hukuk zoru kullanılamaz. Eğer böyle anlar ve böyle uygularsak, ancak doğal ve normal olanı yapmış oluruz. Baş örtmek, dini-ahlaki bir olaydır. Dolayısıyla bu, hukukun dışındadır. Öyleyse başörtüsüne devletin müdahalesi bir hukuk dışılıktır.  Onun için ahlakın müeyyidesi-yürütücüsü, devlet değil, halkın alkışlaması, tasvip etmesi ve desteklemesidir. Ya da yadırgaması, yuhalaması ve ayıplamasıdır.

            Dinin müeyyidesi ise cennet ve cehennem,Dininönerdiği hayat düzenine uymamanın karşılığı da sosyal ,fiziksel ve ilmi hayatta karşımıza çıkar.Örneğin,Din "OKU":araştır,incele,evreni çöz,sosyal hayatınızda güzellikleri hakim kıl,bireyselvetoplumsal hayatında temiz,düzenli,sorumluluk bilincinde ol!,derken bunlara uymayan karşılığını ,bozulmuş toplumla veya cezalarla görür(Adam öldürmeme,zina etmeme,iftira atmama emrine uymayan bir kişi hukuki ceza ile ve dışlanma ile karşılık  görür..) . Onun için İslam’da inanma ve inanmama özgürlüğü vardır. (Kehf 18/ 29). O nedenle ibadet etmeyen bir kimseye ceza da verilemez. Çünkü ceza, hukuki bir olaydır. Hukuki olayların aynı zamanda dini-ahlaki tarafları olsa bile, dini ve ahlaki olayların hukuki tarafı yoktur. Ancak şunu herkes bilmelidir ki, asla geriye gidilemez, zaman geriye çalışmaz ve insanın mayası özgürlükten yana ve özgürlükten ibarettir. Dünyada her hayvan, bir başka tür ile dengelendiği halde, insanı dengeleyen bulunmadığından, onu dengeleyen, yine insandır. Onun için insanın dostu da insan, düşmanı da yine insandır.

           O sebeple biz, Karl  Marx gibi insanları yaptıkları işe göre ayırıp “Ey dünya işçileri birleşin!” demiyoruz. Dünyadaki dürüst insanlar, iyi insanlar ve hakperest insanlar birleşin, diyoruz ve zamanla her şeyin düzeleceğine inanıyoruz.Eğer Türkiye özgürlüğün yolunu tutarsa, suları tersine akıtmaya kalkmazsa, gelecekte büyük bir devlet olmaya adaydır. Ama yapılacak şeyler, açılım ve değişimler, reform ve düzenlemeler de çok önemlidir. Biz bu husustaki düşüncelerimizi www.enfal.de sitesinde “Türkiye Gelecekte Dünyanın En güçlü Devleti Olabilir” başlığı altında açıklamış bulunuyoruz. İsteyenler oraya da bakabilirler.

             Netice olarak, birey-toplum fert ve devlet birlikteliği ile daha huzurlu yarınlara ve daha mutlu geleceklere diyorum. DEÜ İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Öğretim Üyesi            

    Şu sokaklarda bir şeyleri ispat etmek ve dikkatleri kendisine çekmek için akla hayale gelmeyecek ,tutum davranış ve kıyafetlerde olan cinse,hayvani duygularla bakanların olması ve her iki tarafın da dengesizliklere gitmesi sonrası toplumda kaos ve kavgaların çıkmasına karşı derinden üzüntülerimiz ve dualarımızdan başka bir şey gelmiyor elimizden!Ayrıca ,emek ve ucret verilmeden sahip olunan bu özellikler i insan neden hoyratça israf eder?Bunun hesabı Ahirette sorulmayacak mı?

            Yaşlanıldığında eski güzelliği kalmayan insanların gençliklerinde yaptıkları bu ayartıcı davranışların üzüntüleri bilinç altlarından onları rahatsız etmeyecek mi?Gençliğin günahının tortuları yaşlandığında zihinsel ağırlık yapmayacak mı?Hele ki Allah'a,cennete cehenneme ve hesaba yaklaşıldıkça bu üzüntü ve gençliğin yanlışlığının sıkıntıları kişilere üzüntü vermeyecek mi? 

Prof. Dr. Osman Eskicioğlu*http://www.enfal.de/oe141.htm 

        Bir yazınızda, namaz için içbükey, örtü dışbükey bir talimat ifadesi kullandınız. Örtünün illeti olarak da, "iffetin korunması için simge" ve "tanınacak bir kimlik" dediniz. Buna göre örtünün simgesel boyutunu kabul ettiğiniz söylenebilir..

      Örtünün simgesel boyutu var. Bunu hiç inkar edemeyiz. Zaten kıyafetlerin bir çoğunun simgesel boyutu var. Örtüsüzlüğün de simgesel boyutu var. Bugün zaten oradan çıktı problem. Yoksa örtüsüz ile örtülünün yaşamsal alanları paylaşma konusunda bir problemini görmedim ben. Siz de görmemişsinizdir. Bu problem çok yapay bir problem. Bu manada benim söylemek istediğim asıl şu: Örtünün felsefesinin ne olduğunu vermeye çalıştım. Yani kabaca “Başa bir örtü atmak değildir” örtünmek. Örtünmek bu değildir, bunun altında yatan derin bir felsefe var, derin bir bilinç var. 

“HAYATTAN ÇEKTİĞİNİZ KADINI ÖRTMENİZE NE GEREK VAR Kİ?”

    Ben bu bilinci şöyle ifade ettim, iki cinsi bir araya getirirken, estetik formu olan kadını, güzellik simgesi olan kadını, erkekle karşı karşıya getirirken, İslam, kadını hayattan çekmemiş. Bugün ama öyle bir anlayış var ki, kadını hayattan çekiyor, hayattan koparıyor, bunun da adını ‘din’ koyuyor. Dolayısıyla örtüye mörtüye gerek yok zaten, hayattan çektiğiniz kadını örtmenize ne gerek var ki? İslam’ın örtü konusunda getirdiği şeyin arka planındaki bilinç şu: Kadınla erkeği yani iki cinsi karşı karşıya getirirken, estetik form olan, eskilerin eskimez ifadesiyle cins-i latif olan kadının, karşıt cinse şu mesajı vermesini istiyor: “Benimle irtibata geç fakat cinselliğim üzerinden değil, inselliğim üzerinden. Yani cinsel kimliğim değil, insan kimliğim, cinsiyetim değil, insiyetim üzerinden, dişiliğim değil kişiliğim üzerinden irtibata geç! Onun için de ben, senin karşına, dişiliğimi arkaya, kişiliğimi öne alıp çıkıyorum. Benim dişiliğime odaklanacaksan verdiğim mesaj budur.”

T.C. BAŞBAKANLIK DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı Sayı: B.02.1.DİB.0.10/212 KONU: Tesettür(Başörtüsü) KARAR NO: 6 KARAR TARİHİ: 3.2.1993 DİN İŞLERİ YÜKSEK KURULU KARARI

          İslâm dininde kadının kıyafeti ile ilgili olarak zaman zaman sorulan sorular dolayısıyla konu, kurulumuzca ele alınıp incelendi:

        Nûr Suresi’nin 30. ayetinde, mü’min erkeklerin harama bakmamaları, namus ve iffetlerini korumaları emredildikten sonra 31. ayetinde kadınlarla ilgili olarak meâlen, “Mü’min kadınlara da söyle: Gözlerini (bakmaları haram olan şeylerden) çevirsinler, edep yerlerini korusunlar, -kendiliğinden görünen müstesna- zinetlerini açmasınlar, başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar!” buyurulmakta ve ayetin devamında kadınların kendiliğinden görünmeyen zinet yerlerini, kimlerin yanında açabilecekleri belirtilmektedir.

       

 1- HARAMA BAKMAK VE İFFETİ KORUMAK Görüldüğü gibi bu iki ayette hem erkeklerin hem de kadınların harama bakmamaları, edep yerlerini iyice örtülü tutup, iffet ve namuslarını zina, fuhuş ve onlara sebep olabilecek durumlardan korumaları emredilmektedir. Hz. Peygamber (s.a.v) de “...Gözlerin zinası şehvetle bakmaktır...” buyurarak harama bakmayı, göz zinası olarak nitelemiştir.1 Ancak, gözün harama tesadüfen ilişmesinin kasıtlı bakmak hükmünde olmadığı da hadis-i şeriflerde belirtilmiştir.

    

  2 İslâm alimleri, yukarıda mealleri yazılı ayetlere ve konuyla ilgili hadislere dayanarak, erkeklerin ve kadınların, nikahlı eşleri dışında herhangi bir kimseye şehvetle bakmalarının haram olduğu üzerinde müttefiktirler. Tedavi, şahitlik ve evlenme maksadı gibi, zaruret veya ihtiyaç halindeki bakmalara, fıkıhta belirtilen şartlar ve ölçüler dahilinde müsaade edilmiştir. Fitne tehlikesi ve şehvet korkusu olmamak kaydı ile, gerek erkeklerin ve gerekse kadınların, kendi yakınlarından ve yabancılardan kimselere ve nerelerine bakıp bakmayacaklarına dair hükümler, delilleri ile birlikte fıkıh kitaplarında mevcuttur.

      

3 - ÖRTÜNME Nûr Suresi’nin 31. ayetinde zikredilen bu emirlerden sonra kadınların örtünmesi ile ilgili olarak da,"... -kendiliğinden görünenler müstesna- zinetlerini, zinet yerlerini açmamaları ve başörtülerini yakalarının üzerine salmaları emredimiştir. Cahiliye devrinde başını örten kadınlar, başörtülerini enselerine bağlar veya arkalarına salıverirlerdi. Allah Teâlâ, bu ayetle, İslâm’dan önceki bu adeti kesinlikle yasaklayarak mü’min kadınların -kendiliğinden görünen hariç- zinetlerini, zinet yerlerini açmamalarını ve başörtülerini; saçlarını, başlarını, kulaklarını, boyun, gerdan ve göğüslerini iyice örtecek şekilde yakalarının üzerine salmalarını emretmiştir.

           Hz. Âişe (r.a), “Allah ilk muhacir kadınlara rahmet eyleye! Yüce Allah “Mü’min kadınlar başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar!” ayetini indirince, onlar eteklerinden bir parça keserek, onunla başlarını örttüler” der”.

     

 4 Yine Hz. Aişe (r.a) bir gün ensar kadınlarından sitayişle bahsederken, buna benzer bir ifade ile, başörtüsü emrine nasıl uyduklarını anlatır.

      

 5 - ÖRTÜLMESİ GEREKLİ OLMAYAN KISIMLAR Örtülmesi emredilen, zinetten istisna edilen ve mücmel olarak geçen “kendiliğinden görünen” ifadesi; ashabdan Hz. Ali, İbn Abbas, İbn Ömer, Enes, tabiîlerden Said b. Cübeyr, Atâ, Mücâhid, Dahhâk, Mücahid; imamlardan Ebû Hanîfe, Mâlik ve Evzaî (r.a)’nin de dahil olduğu İslâm alimlerinin çoğunluğu tarafından; “Yüz ve bileklere kadar eller” olarak tefsir edilmiştir.

     

  6 - ÖRTÜLMESİ GEREKLİ OLAN KISIMLAR Ayetteki “kendiliğinden görünen” mücmel ifadeyi -az da olsa- farklı tefsir eden alimler, kadınların, istisna dışında kalan zinetlerini ve zinet yerleri olan saç, baş, boyun, kulak, gerdan, göğüs, kol ve bacakların örtülmesi olarak anlamışlar ve bunlardan herhangi birini açmalarının caiz olmadığı hükmünde ittifak etmişlerdir.7 Kadınların, bu zinet yerlerini kimlerin yanlarında açabilecekleri ise, ayetin devamında bildirilmektedir.

            Bu âyet–i kerime nazil olunca, yukarıda rivayet edilen hadislerle de sabit olduğu üzere, ensar ve muhacir kadınların, eteklerinden bir parça keserek, onunla başlarını örtmeye acele etmeleri, Hz. Âişe (r.a)’nın ablası Esmâ (r.a)’nın, ince bir elbise ile Hz. Peygamber (a.s)’ın huzuruna çıktığı zaman, Hz. Peygamber’in “ergenlik çağına gelen bir kadının elleri ve yüzü dışında kalan yerlerini göstermesinin caiz olmadığını” bildirmesi, yine Hz. Peygamber’in, bileklerinin dört parmak yukarısını işaret ederek, “Allah’a ve ahiret gününe iman eden bir kadına, ergenlik çağına gelince yüzü ve şuraya kadar elleri hariç, herhangi bir yerini açması caiz değildir.” buyurması; sözkonusu ayetteki emirlerin vücub için olduğuna, kadınların yukarıda sayılan zinet yerlerini örtmekle yükümlü olduklarına delalet etmektedir.

       

 7- ÖRTÜNMENİN GAYESİ Dinimizin emrettiği örtünmeden maksat, kadının zinetini ve zinet yerlerini eşi veya mahremi olmayan erkeklere göstermemesi ve yabancı erkekler tarafından görülmesine meydan vermemesidir. Bu itibarla örtünün; saçın, ten renginin veya zinetlerin görülmesine engel olacak kalınlıkta, vücut hatlarını göstermeyecek nitelikte olması gerekir.

      

  8 Bu konuda, yukarıda meali zikredilen hadis-i şerifler dışında, daha pek çok hadis-i şerif bulunmaktadır.

     

    9- “Ahzâb Suresi’nin 60. ayetinde de “Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına söyle: (Evden çıkarlarken) üstlerine vücutlarını iyice örten dış elbiselerini giysinler! Bu, onların iffetli bilinmelerini ve bundan dolayı incitilmemelerini daha iyi sağlar.” buyurulmaktadır.

        Bu ayette müslüman hanımların evlerinden çıkarken, üstlerine vücut hatlarını belli etmeyecek bir dış elbise almaları, ev kıyafeti ile sokağa çıkmamaları emredilmektedir. Nûr Suresi’nin 60. ayetinde ise, yaşlanmış kadınların, 31. ayette örtülmesi emredilen zinet ve zinet yerlerini örtmek kaydı ile (manto, pardesü, çarşaf gibi) dış elbiselerini üstlerine almadan dışarı çıkabilecekleri belirtilerek şöyle buyrulmaktadır: “Bir nikâh ümidi beslemeyen, çocuktan kesilmiş yaşlı kadınların, zinetlerini (yabancı erkeklere) göstermeksizin, dış elbiselerini çıkarmalarında, kendilerine bir vebal yoktur. Yine de dış elbiseli olmaları, kendileri için hayırlıdır.”


     NETİCE:

1. Gerek erkeklerin ve gerekse kadınların gözlerini haramdan korumaları,

2. Kadınların, vücudun el, yüz ve ayakları dışında kalan kısımlarını, aralarında dinen evlilik caiz olan erkekler yanında, vücut hatlarını ve rengini göstermeyecek nitelikte bir elbise (örtü) ile örtmeleri, 3. Başörtülerini, saçlarını, başlarını, boyun ve gerdanlarını iyice örtecek şekilde yakalarının üzerine salmaları, dinimizin; Kitab, sünnet ve İslâm alimlerinin ittifakı ile sabit olan kesin emridir. Müslümanların bu emirlere uymaları dini bir vecîbedir.


TESETTÜRLE İLGİLİ HADİSLER

        1- “Şüphe yok ki Allah, Ademoğluna zinadan payını yazdı (yani onun kendi iradesini kullanarak işleyeceği zina türünü levh-i mahfuz’da belirtti, diğer bir yoruma göre şehvet sevgisini onun fıtratına yerleştirdi). Artık Ademoğlu yazılan payına kesinlikle ulaşır. Gözlerin zinası (şehvetle) bakmak, dilin zinası (haramı) konuşmaktır. Nefis de (zinayı) temenni edip şehvetlenir ve nihayet ilgili organ bunların ortak isteklerini yerine getirmek suretiyle onları tasdik eder ve arzularını gerçekleştirmekten imtina etmekle onları tekzib eder.”

          10  2- Ashabdan Cerir bin Abdullah el-Becelî (r.a)’den: Şöyle demiştir: “Ben Rasûlüllah (s.a.v)’e (harama) ani bakışın hükmünü sordum. O, bana, gözümü başka yöne çevirmemi emretti”.

          11 3- “Ey Ali! Harama (tesadüfen) bakışın ardından (kasıtlı) olarak tekrar bakma; çünkü, şüphesiz (tesadüfen olan) birincisi sana (muaf)tır ve (kasıtlı olan) sonuncusu sana muaf değildir”.

          12 4- Hz. Âişe (r.a) “Allah ilk muhacir kadınlara rahmet etsin! Allah “Mü’min kadınlar başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar!” ayetini indirince onlar eteklerinden (bir rivayette en kalın olanı) kesip onunla başlarını örttüler.” der.

          13 5- Hz. Âişe (r.a) bir gün ensar kadınlarından sitayişle bahsederken buna benzer bir ifade ile başörtüsü emrine nasıl uyduklarını anlatır.

         14 6- Hz. Âişe (r.a) şöyle demiştir: “Ebû Bekr (r.a)’ın kızı Esmâ (ki Âişe validemizin ablasıdır) ince bir elbise ile örtülü olarak Rasûlüllah (s.a.v’in) huzuruna girdi. Rasûlüllah (s.a.v) ondan yüzünü çevirdi ve kendi mübarek yüzünü ve ellerini işaret ederek; “Ey Esmâ! Kadın erginlik çağına ulaşınca vücudunun şurası ve burası dışında kalan yerlerinin görülmesi (gösterilmesi) caiz değildir.” buyurdu.

          15 7- Yine Hz. Âişe (r.a)’den: Şöyle demiştir: “Rasûlüllah (s.a.v) bileklerinin dört parmak yukarısını işaret ederek “Allah’a ve ahiret gününe inanan bir kadın ergenlik çağına varınca yüzü ve şuraya kadar elleri dışında herhangi bir yerini açması helâl değildir!” buyurdu.

          16   8- Ebû Hureyre (r.a)’den: Şöyle demiştir: “Rasûlüllah (s.a.v) “Ateş ehlinden olup, görmediğim iki sınıf insan var: (Birisi) yanlarında bulunan sığır kuyruklarına benzer kamçılarla insanları döğen (işkence yapan) bir kavimdir. (Diğeri) giyinik, çıplak birtakım kadınlardır...” 17 buyurdu.

 

           DİPNOTLAR

1- Buhâri, (Çağrı Yay. İst. 1981), Kader, 9 (VII, 214); Müslim (Çağrı Yay. İst. 1981) Nikâh, 44 (II, 612, Hadis No: 2152, 2153); Beyhaki, VII, 89. 2- Müslim, Âdâb, 10 (II, 1699, hadis no: 2159); Tirmizi, Edeb, 28 (V, 101, Hadis No: 2777) Ebû Dâvûd, Nikâh, 44, (II, 609, 610, Hadis No: 2148, 2149); Müsned, IV, 358, 361; Dârimî (Çağrı Yay, İst. 1981) İstizân, 15 (s. 674); Rikâk, 3 (s. 694); Beyhâki (1. Baskı, Hind, 1353) VII, 90. 3- Serahsî, Mebsût, (Beyrut, 1986) X, 145-165; Nevev;ı Minhâc (Celaleddin Mahalli’ye ait şerh ile birlikte, II. Baskı, Mısır, 1934) II, 206/215; Kashanî, Beda’i’us-Sanayi’ (Mısır 1328/1910) V, 118-125; İbn Abidin, Reddu’l-Muhtâr, (Matba’a-i Amire, İst.) V, 320-329. 4- Buhârî, Tefsir, Tefsir-u Sûreti’n-Nûr, 13 (v, 13) Ebû Dâvud, Libâs 33 (IV, 357); Beyhakî, VII, 88. 5- Ebû Dâvûd, Libas, 32 (IV, 356). 6- Taberî, Câmi’u’l-Beyân, (Beyrut, 1405/1984); X, 117-121. 7-Taberi, a.g.e., Aynı yer; Fahreddin Râzi, Mefatihu’l-Gayb, (Matba’atü’l-Behiyye, Mısır) XXIII, 201, 210; Kurtubi el-Cami’ Li Ahkami’l-Kur’an, (Mısır, 1361/1942) XII, 222-238 Cassâs, Ahkûmu’l-Kur’an (Lübnan, Daru’l-Kitabi’l-Arabi) III, 315-3119; İbnu’l-Arabi, Ahkamu’l-Kur’an (Lübnan, Dâru’l-Ma’rife) III, 1365-1376; Serahsî, a.g.e., X, 145-165; Celâluddin Mahallî, Şerhu’l-minhâc, III, 206-215; Kâshâni, a.g.e, C., 118-125; İbn Abidîn, a.g.e., V, 320-329, İbn Hazm, Merâtibu’l-İcma, s. 29. 8- Serahsî, a.g.e., X, 155; İbn Abidin, a.g.e., V, 320-329. 9- Müslim, Libâs, 34 (II, 1680, Hadis No: 2128), Cennet, 13 (II, 2192, Hadis No: 2128); Müsned, II, 356. 10- Buhâri Kitabü’l-Kader, 8. Bab, Müslim aynı kitab, 5. bab, Ebû Dâvûd, Nikâh, 4. babta, Ebû Hüreyre (r.a)’den. 11- Müslim Kitabü’l-âdâb, 10 bab, Tirmizi, İsti’z’ân 61. bab, Ebû Dâvûd, Nikah Kitabı 44. bab, Ahmed 4/358, Beyhâki 7/90..., Dârimî 2/278, İsti’zân 15. 12- Tirmizi İsti’zân 61. bab, Ebû Dâvûd, Nikâh 44. bab, Ahmed 5/531-532; Dârimî, rikak 3, Beyhâki, 7/90 13- Buhari Nûr Suresinin tefsiri 13. bab, Ebû Dâvûd, Libas Kitabı 32. bab, Beyhâki 88. 14- Ebû Dâvûd, Libas Kitabı, 31. bab. 15- Ebû Dâvûd Libas kitabı, 33. bab. 16- Buhari, Kitabü’l-Kader, 8. bab, Müslim, aynı kitab 5. bab, Ebû Davud, Nikâh, 4. babta, Ebû Hüreyre, (r.a)’den. 17- Müslim, Kitabü’l-Adab, 10. bab, Tirmizi İsti’zân, 61. bab, Ebû Dâvûd, Nikah kitabı 44. bab, Ahmed 4/358, Beyhakî, 7/90..., Dârimî 2/278, İsti’zân 15.

 

 

http://video.mynet.com/ozer_1151/tum-havali-kizlar-boyle-olsunmu/443728/


“KABACA “BAŞA BİR ÖRTÜ ATMAK DEĞİLDİR” ÖRTÜNMEK.”, “ÖRTÜNÜN SİMGESEL BİR BOYUTU VAR AMA ÖRTÜSÜZLÜĞÜN DE VAR

özgürlük üstüne bir ders... http://www.dailymotion.com/video/xcvvzl_atilla-yayladan-ozgurluk-dersi-baor_lifestyle

http://www.dailymotion.com/video/x7ew6r_prof-yayladan-turban-kartlarna-ozgu_lifestyle

http://www.nurtube.com/view/287/barts-hakknda-bir-zgrlk-dersi/
 
 
***http://www.haber7.com/haber/20100706/Kadinlar-disiliklerinin-nimetini-bilmiyor.php

                                                   

 

Bu haber 2721 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

SORULANLARA CEVAPLAR

KUR'AN DA BAŞÖRTÜSÜ VAR MI? (Nur, 31)

KUR'AN DA BAŞÖRTÜSÜ VAR MI? (Nur, 31) KUR'AN DA BAŞÖRTÜSÜ VAR MI?

REENKARNASYON OLABİLİR Mİ?

REENKARNASYON OLABİLİR Mİ? Reenkarnasyon (Ruh Göçü/Tenasüh) Mümkün müdür?

HZ.MUHAMMED (S.A.V)

ATATÜRK VE DİN

GALERİ

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

SİTE İSTATİSTİKLERİ

Kategori 63
Haber 1057
Yorum 115
Haber Okuma 1914917
Editör 12


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi