BİLGECE BAKIŞ
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama
MASTURBASYON/İSTİMNA NIN HÜKMÜ?

MASTURBASYON/İSTİMNA NIN HÜKMÜ?

Tarih 13/Mart/2017, 18:03 Editör BİLGE BİLGE

MASTURBASYON/İSTİMNA NIN HÜKMÜ?

  

    

              Kendini elle tatminin hükmü ?


                                                    KAYNAK:www.ahmetsahin.org


https://www.youtube.com/watch?v=qLFC4hn6Oog


                                http://www.ahmetsahin.org/makaledetay.asp?id=30


     Kendini tahrik ederek lezzet almak için yaparsa haramdır, günahtır. Ancak mâruz kaldığı tahrikten dolayı zinaya düşmemek için yaparsa büyük günaha girmemek için küçüğüyle iktifa etmek mahiyetini alır, belki de az zararla kurtulur.
 (Merakılfelâh')ın gusül bahsinde bu yolda hüküm vardır!İsteyen bu fıkıh kitabının ilgili kısmına bakabilir. Ayrıca el ile istimna(masturbasyon) ilerde tedavi edilmesi  gereken hastalık  olan,erken boşalmaya sebeptir.

      "Istimnâ" Arapça'da, "istihâ bi'l-yed" ve "hadhada" olarak da bilinen masturbasyon, genellikle fıtrata, yani genel olarak insanın yaratılışına, özel olarak da organlarının yaratılış gaye ve görevlerine ters görülmüş ve Islâm bir "fıtrat" dini olduğu, bu da fıtrata uymadığı için zaruret (zorunluluk hali) olmadıkça haram, ya da en, azından mekruh görülmüştür. Fıtratı daha iyi anlamak için şöyle bir örnek verebiliriz: Çivi, tahtaları birbirine tutturmak için yapılmıştır. Öyleyse onunla şiş kebabı yapılmaya kalkılırsa insanın eli yanar, kebap da iyi olmaz. Bu, işin fıtrat tarafıdır. Diğer yönden bir âyet-i kerîmede, irzlarını koruyanlar övüldükten sonra: "...eşleri ve câriyeleri müstesna. Onlarla olacak ilişkiden dolayı kınanmazlar. Işte bunun ötesine geçenler, haddi aşanlardır..." (K.K. el-Mü'minûn 23/5-7) buyurulur. Çoğu müfessirler, "bunun ötesine geçenler"e, eliyle istimna yâpanlar da girer, öyleyse onlar da haddi aşmış (haram işlemiş) olur, demişlerdir. (Örnek olarak bk. Kurtubî XII/105-106; Ibn Kesîr V/458; AIûsî XVNI/10-11) Ancak Alûsî, Cumhura (çoğunluğa) göre istimna âdet haline getirilmişse (cinsel sapma halini almışsa) bu âyetin kapsamına gireceğini, aksi halde girmeyeceğini söyler. (Alûsî, agk.)


        Ruhî dengeyi bozup, sıhhî durumu sarsan bu sınavdan korunmak için müstehcen resim, film ve sohbetlerden uzak kalıp, imanî ve İslâmî mevzularla çok meşgul olmak gerekir. Ayrıca uzun müddet tek başına kalmak da bu hislerin tahrikine sebep olabilir. Peygamberimiz,tekin ikincisi şeytandır, sözüyle bu yolda ikazda bulunmuştur.

      Şurası da bir gerçektir ki,cinsi duygular tahrik edilmediği surece zararlı olmaz,sahibini kötülüğe ,günaha sürüklemez. Ancak tahrik zemininden kaçınılmazsa,çinsel duyguları ayaklandıran görüntü ve zeminlerden uzak kalınmazsa,tahrik olan duygular sabihini  her türlü günaha sürükler, pişman olup utanacağı her türlü yanlışları yaptırır.Onun için en  başta tahrik  zemininden uzak kalınmalı,hayal kirlenmesine sebep olacak görüntüleri seyretme alışkanlığından kendini korumaya almalı,bu konuda özel bir titizliğin içinde olmalıdır..

 

Masturbasyonun hükmü nedir?

       Müstehcenliginden dolayi cevap vermekte zorlandigim konulardan biri de, cinsel duygularin baskisindan kurtulmak isteyenlerin basvurdugu kendini tatmin konusu.

Bu konu israrla soruldugundan zorluguna ragmen cevap vermeye gayret edecegim. Önce meseleye genel bir bakisla bakalim izin verirseniz.

Rabbimiz aile hayatini kolaylikla yürütmesi için insanlara cinsi his vermistir. Bu hissin getirdigi derin bir ilgi ile karsi cinsler birbirlerini sevmis, bu sevgi sebebiyle birbirlerine hosgörü ile bakacak hale gelmislerdir.

      Ancak bazen bu cinsi his bilhassa gençlerde baskilar da meydana getirmis, onlari gayri mesruluklara itecek bir etkiyi de göstermistir.

      Iste bu durumda Rabbimiz rüyada ihtilam olma halini yaratmis, had safhada cinsel his baskisina maruz kalan kimseler rüyadaki bu ihtilam olma yoluyla cinsel his baskisindan kurtulmuslar, gayri mesruluklara yönelme duygusuna girmemislerdir.

Ne var ki bazen ortamin asiri tahrikinden dolayi rüyadaki teskin olma hali yetmeyip uyanikken de kendini teskin etme ihtiyaci duyanlar olmus; bunun dini hükmünü merak ederek ögrenmek istemislerdir.

      Cinsellik duygusunun asiri baskisindan kurtulmak için bas vurulan bu kendini teskin etme olayina (istimna=masturbasyon) kitaplarda (haram, mekruh, caiz) diyenlerin oldugunu görüyoruz.

       Sahislarin özel durumlarindan dolayi böyle farkli hükümlerin verildigi anlasilmaktadir. Bu mevzuda en basta cinselligi atesleyen, sahibini günaha zorlayacak derecede tahrik eden görüntü ve teshirleri seyretmeme ve öyle müstehcen ortamlardan uzak durma karari çok mühim.

Böylesine tahrikçi görüntülerden insan, büyük bir dikkatle kaçinmali, sahibini dayanmasi güç his ayaklanmasina iten zeminlerden mutlaka uzak kalmali ki; ihtilam olmakla cinsel his baskisindan kurtulabilecekken, ayrica bir de kendini teskin etme zorlamasina maruz kalmasin, kendi kendini böyle saglikli olmayan bir durumla karsi karsiya birakmasin.

        Bundan dolayi Isra sûresindeki ayet: (zina yapmayin!) demeyip (zinaya yaklasmayin!) diyor. Yani zina teshir ve tesviklerine yaklasmayin. Çünkü teshire yaklasanlar tahrik o!urlar, tahrik olanlar cinsel his baskisina maruz kalirlar. Maruz kalanlar da günahi göze alacak hale gelirler.

       Öyle ise günahi göze aldiracak duygu ayaklanmasina sebep olan görüntüleri seyretmekten uzak durmak, konunun ihmal edilmez tedbîrlerinin en basta gelenidir.

Bu konuda bir baska ikaz da tesettür ayetlerinden alinmaktadir. Bu ayetlerde de:

? Mümin erkekler, mümine kadinlar gözlerini harama bakmaktan kapasinlar! diyor. Gözleri kapamak mümkün mü?

       Yani gözlerini harama bakmaktan o kadar korusunlar kî sanki kapamislar gibi hayallerini temiz tutsunlar, günaha iteleyecek tahrike maruz kalmasinlar.

       Bu ikazdan da anlasiliyor ki, bozulmus vasatlarda ilk tedbir, mümkün oldugu kadariyla tahrikçi görüntüler seyretmekten uzak kalmak; fitratin geregi olan ihtilam olmayla iktifa edip kendini sinirsel zafiyete de ugratacak suiistimale, gayr-i mesru tatmin yollarina mecbur birakmamaktir.

       Bütün bu dikkat ve korunmaya ragmen maruz kaldigi baskidan kurtulmak için kendini teskin etmek zorunda kalan kisi; (büyük günaha düsmemek için küçügüne basvuran) kimse durumundadir. Buna: (büyügüne yönelmemek için küçügüyle yetinme hali) demek te mümkündür. (Merakilfelah)

      Ancak bunun en mahzurlu tarafi, baskiyi gidermek için arada sirada basvurdugu bu kurtulma çaresini, zevk alma aliskanligina dönüstürüp devamli yapma bagimliligina düsme yanlisidir.

Alimlerin haram hükmünü verdikleri, yahut ta harama yakin sekilde mekruh saydiklari, bu türlü bir bagimlilik halidir

                 CİNSEL BASKIDAN KURTULMA ÇARESİ NEDİR?

       Ayrıca Allah (c.c.), evlenme imkânı bulamayanların, imkân buluncaya kadar iffetlerini korumalarını emretmiş (K.K. en-Nûr 24/33) böyle bir yöntem uygulasınlar dememiştir. Rasûlüllah Efendimiz de: "Gençler! Imkân bulanlarınız evlensin, çünkü bu, gözü ve iffeti daha iyi korur. Bunu yapamayan oruç tutsun çünkü orucûn bunu sağlayacak bir kamçısı vardır." (Buharî, savm 10, nikah 2,3; Müslim, nikâh 1,3) buyurmuş ve bekârlara çare olarak orucu göstermiştir. Eğer istimna mübah olsaydı, çare olârak o gösterilirdi. Çünkü o daha kolay bir yoldur, denmiştir. (Mahlûf, age I/117)

       Hanefîlerce genel olarak haram görülmüş, ancak; kişi bekârsa, ya da hanımından uzakta ise ve de şehvet kafasını aşırı meşgul ediyorsa, ya da zinaya düşme endişesi varsa ve bunu kendini teskin için yaparsa günah olmayacağı umulur. Ama zevklenmek ve şehvetlenmek için yaparsa günâhkardır, denmiştir. (ibn Âbidîn N/160: Mezühib-i erba'a'da: "Bazı Hanefi ve Hanbelîlerin, zinaya düşme korkusuyla caiz görmeleri zayıf bir görüştür" denir. bk. V/152; Mâlikiler de cevazı için iki şartı öngörürler: 1. Zinaya düşme korkusu, 2. Evlenmeye güç yetirememe. bk. Kardüvî, el-Helâl ve'I-harâm 165) Imam-i Şâfî önceki görüşünde (kadîm) câiz olduğunu söylerken, sonraki görüşünde (cedîd) haram olduğu kanaatına varmıştır. (Bu konuda geniş bilgi için bk. Zuhaylît VI/25) Mesele Rasûlullah'ın amcaoğlu Ibn Abbas'a sorulduğunda: "Zina yapmaktansa bu iyidir" (Sa'rânî, Kesf) cevabını vermiştir. Bütün bunlara göre; istimna genellikle hoş görülmemiş, fıtrata (normal yaratılışın gereğine) zıt bir eylem kabul edilmiş, cinsel sapma halini alması, psikolojik hastalık oluşturması gibi olumsuz yönleri hesaba katılarak, haram, ya da mekruhtur denmiştir. Ancak daha büyük zararlara düsme endişesi olduğu yerde; "iki zarardan başka alternatif yoksa, küçük olan zarar tercih edilir", "zaruretler haram şeyleri mubah kılar" kurallarınca yapılması câiz görülmüş, hattâ zina endişesi kesin ise, vacip bile olur denmiştir. Alışkanlık oluşturması ve zevk için yapılması ise ittifakla haramdır. Hanımının eli vs. azaları ile yapılması ise her halûkârda câizdir, helâldir.
     

     Müstehcenliğinden dolayı cevap vermekte zorlandığım konulardan biri de, cinsel duyguların baskısından kurtulmak isteyenlerin başvurduğu kendini tatmin konusu.

    Bu konu ısrarla sorulduğundan zorluğuna rağmen cevap vermeye gayret edeceğim. Önce meseleye genel bir bakışla bakalım izin verirseniz.

    Rabbimiz aile hayatını kolaylıkla yürütmesi için insanlara cinsi his vermiştir.     Bu hissin getirdiği derin bir ilgi ile karşı cinsler birbirlerini sevmiş, bu sevgi sebebiyle birbirlerine hoşgörü ile bakacak hale gelmişlerdir.

   Ancak bazen bu cinsi his bilhassa gençlerde baskılar da meydana getirmiş, onları gayri meşruluklara itecek bir etkiyi de göstermiştir.

    İşte bu durumda Rabbimiz rüyada ihtilam olma halini yaratmış, had safhada cinsel his baskısına maruz kalan kimseler rüyadaki bu ihtilam olma yoluyla cinsel his baskısından kurtulmuşlar, gayri meşruluklara yönelme duygusuna girmemişlerdir.

     Ne var ki bazen ortamın aşırı tahrikinden dolayı rüyadaki teskin olma hali yetmeyip uyanıkken de kendini teskin etme ihtiyacı duyanlar olmuş; bunun dini hükmünü merak ederek öğrenmek istemişlerdir.

      Cinsellik duygusunun aşırı baskısından kurtulmak için baş vurulan bu kendini teskin etme olayına (istimna=masturbasyon) kitaplarda (haram, mekruh, caiz) diyenlerin olduğunu görüyoruz.

     Şahısların özel durumlarından dolayı böyle farklı hükümlerin verildiği anlaşılmaktadır. Bu mevzuda en başta cinselliği ateşleyen, sahibini günaha zorlayacak derecede tahrik eden görüntü ve teşhirleri seyretmeme ve öyle müstehcen ortamlardan uzak durma kararı çok mühim.

Böylesine tahrikçi görüntülerden insan, büyük bir dikkatle kaçınmalı, sahibini dayanması güç his ayaklanmasına iten zeminlerden mutlaka uzak kalmalı ki; ihtilam olmakla cinsel his baskısından kurtulabilecekken, ayrıca bir de kendini teskin etme zorlamasına maruz kalmasın, kendi kendini böyle sağlıklı olmayan bir durumla karşı karşıya bırakmasın.

    Bundan dolayı İsra sûresindeki ayet: (zina yapmayın!) demeyip (zinaya yaklaşmayın!) diyor. Yani zina teşhir ve teşviklerine yaklaşmayın. Çünkü teşhire yaklaşanlar tahrik o!urlar, tahrik olanlar cinsel his baskısına maruz kalırlar. Maruz kalanlar da günahı göze alacak hale gelirler.

    Öyle ise günahı göze aldıracak duygu ayaklanmasına sebep olan görüntüleri seyretmekten uzak durmak, konunun ihmal edilmez tedbîrlerinin en başta gelenidir.

    Bu konuda bir başka ikaz da tesettür ayetlerinden alınmaktadır. Bu ayetlerde de:

    " Mümin erkekler, mümine kadınlar gözlerini harama bakmaktan kapasınlar! diyor. Gözleri kapamak mümkün mü?

    Yani gözlerini harama bakmaktan o kadar korusunlar kî sanki kapamışlar gibi hayallerini temiz tutsunlar, günaha iteleyecek tahrike maruz kalmasınlar.

     Bu ikazdan da anlaşılıyor ki, bozulmuş vasatlarda ilk tedbir, mümkün olduğu kadarıyla tahrikçi görüntüler seyretmekten uzak kalmak; fıtratın gereği olan ihtilam olmayla iktifa edip kendini sinirsel zafiyete de uğratacak suiistimale, gayr-i meşru tatmin yollarına mecbur bırakmamaktır.

    Bütün bu dikkat ve korunmaya rağmen maruz kaldığı baskıdan kurtulmak için kendini teskin etmek zorunda kalan kişi; (büyük günaha düşmemek için küçüğüne başvuran) kimse durumundadır. Buna: (büyüğüne yönelmemek için küçüğüyle yetinme hali) demek te mümkündür. (Merakılfelah)

    Ancak bunun en mahzurlu tarafı, baskıyı gidermek için arada sırada başvurduğu bu kurtulma çaresini, zevk alma alışkanlığına dönüştürüp devamlı yapma bağımlılığına düşme yanlışıdır.

   Alimlerin haram hükmünü verdikleri, yahut ta harama yakın şekilde mekruh saydıkları, bu türlü bir bağımlılık halidir ....

                Eşcinsellik -tesettür için bu linke tıklayınız

             http://www.islamustundur.com/dosyalariu.html

Bu haber 4367 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

SORULANLARA CEVAPLAR

KUR'AN DA BAŞÖRTÜSÜ VAR MI? (Nur, 31)

KUR'AN DA BAŞÖRTÜSÜ VAR MI? (Nur, 31) KUR'AN DA BAŞÖRTÜSÜ VAR MI?

REENKARNASYON OLABİLİR Mİ?

REENKARNASYON OLABİLİR Mİ? Reenkarnasyon (Ruh Göçü/Tenasüh) Mümkün müdür?

HZ.MUHAMMED (S.A.V)

ATATÜRK VE DİN

GALERİ

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

SİTE İSTATİSTİKLERİ

Kategori 63
Haber 1057
Yorum 115
Haber Okuma 1914767
Editör 12


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi