BİLGECE BAKIŞ
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama
YARATICI İNANCI KAFAMIZDAKİ HAYAL MİDİR?

YARATICI İNANCI KAFAMIZDAKİ HAYAL MİDİR?

Tarih 20/Eylül/2010, 18:00 Editör BİLGE BİLGE

Yaratıcı inancı kafamızdaki bir hayal midir?

Yaratıcı inancı kafamızdaki bir hayal midir?

Yaratıcıya inanmak kafamızdaki bir hayal değil, gözümüz önünde kitap gibi okunabilen varlıkların gerektirdiği bilgiden doğan aklî bir zorunluluktur.

Misal vermek gerekirse:
  İki kişi muazzam tefriş edilmiş bir saraya giriyor biri doğal olarak "sarayın eşyasının ve dizaynının bir mühendisi gerektirdiği" bilgisini çıkarımsıyor diğeri ise bu bilgiyi çıkaramadığı için ya da görmediğime inanmam yargısıyla kendisini baştan şartlandırdığı için red yoluna gidiyor ve "öyle birşey yok o senin kafandaki hayal" diyor.

Görünenden görünmeyene, bilinenden bilinmeyene delil çıkarmak aklın doğal tavrıdır. Dağda bayırda bir ayak izi görülse bu, oradan bir insanın geçtiğinin belirtisidir ve oradan geçen insanın bir hayal ürünü değil gerçek olduğunu gösterir. Şu halde atom zerrelerine kadar tasarım ve irade belirtisi gösteren bu kainatı yapan zatın hayal ürünü olarak değerlendirilmesi açık bir yanılgıdır. Dizayn edici bir mühendisin o an görülmemesi varlığının kafada oluşturulan bir hayal olduğunu göstermiyor. Aksine görülen varlıkların zaruri lazımı olduğu için varlığı şüphesiz bir gerçeklik olarak akıl tarafından anlaşılıyor. Varlığı delillerle sabit olan bu Zat görülmediği için insanlar hayallerinde canlandırmaya meyillidir ancak Allah'ı hayalde canlanan noksanlıklardan tenzih etmek dinde yoğun bir şekilde işlenir. Bütün ibadetlerin özünde bu vardır. Kısacası "Algılanmayan yoktur ya da hayal ürünüdür" gibi önceden verilen bir yargı aklın kullanılmadığının açık bir göstergesidir.

Bu kainattan yaratıcının sadece varlığını değil, eksiksiz sıfatları da çıkarımsamak mümkündür. Fakat bu yolda insanların hata yapmaları ihtimali olduğundan naklî deliller olan Vahiy ve Peygamber klavuzluğuna ihtiyaç vardır.

Kısacası Allah inancı aklî ve naklî delillerin klavuzluğunda insanların edindiği bir kabuldür. Delilleri gözümüzün önünde olan bir realitenin aklî sonucudur. Bu konuyu Risale-i Nur Kuran'dan aldığı feyiz ile aklı ve kalbi tatmin edecek şekilde işlemiştir.

"O, göklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbidir." (Meryem/65)

"O, geceyi gündüze sokuyor, gündüzü de geceye sokuyor. Güneşi ve Ay'ı emrine âmâde kılmıştır. Her biri mukadder bir gayeye akıp gidiyor. İşte bu gördüklerinizi yapan Allah; sizin Rabbinizdir." (Fatır/13)

Bu haber 1292 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

İNANÇ ESASLARI

Ölümsüz Denizanası (Turritopsis Dohrnii) Bu Hayvan “Her Can Ölümü Tadacaktır” Ayetine Zıt Değil Mi?

Ölümsüz Denizanası (Turritopsis Dohrnii) Bu Hayvan “Her Can Ölümü Tadacaktır” Ayetine Zıt Değil Mi? ÖLÜMSÜZ DENİZANASI ,AYATE AYKIRI MI?

TEVHİT VE HAYATA YANSIMALARI

TEVHİT VE HAYATA YANSIMALARI ALLAHA İNAN SONRA ALLAH YOKMUŞ GİBİ YAŞAMA!!

HZ.MUHAMMED (S.A.V)

ATATÜRK VE DİN

GALERİ

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

SİTE İSTATİSTİKLERİ

Kategori 64
Haber 1092
Yorum 115
Haber Okuma 2076972
Editör 12


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi