BİLGECE BAKIŞ
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

KURBAN  KESMENİN DİNSEL(EKONOMİK-PSİKOLOJİK-SOSYAL YÖNLERİ)

KURBAN KESMENİN DİNSEL(EKONOMİK-PSİKOLOJİK-SOSYAL YÖNLERİ)

Tarih 18/Mart/2016, 22:25 Editör Hamit TANIŞ

KURBAN VE HİKMETLERİ

 

KURBAN VE HİKMETLERİ                                      İBADETLER Ü2     10/ s47   12 s40

 

 "KURBAN KESERKEN ÇEVREMİZİ KURBAN ETMEYELİM" 

 

Herkes Bir Kurban Kessin!

  1. Herkes Bir Kurban Kessin!
  2. Bu kurban bayramı öncesi günlerde derslerine girdiğim sınıflara “Hepinizin bir kurban kesmesini istiyorum.” diyorum.
  3. “ Hocam, babamız kesiyor, o yetmez mi? Hem biz o kadar parayı nereden bulalım?” diyenler oluyor.
  4. Ben, “babanız kessin, kesmesin; ben sizin ayrıca kesmenizi istiyorum. Sorun paraysa benim önerdiğim kurban para gerektirmiyor.” deyince meraklandılar ve sordular: “Nasıl yani?”
  5. Kurban = Yaklaşmak Ben sınıf tahtasına, “Kurban=yaklaşmak” yazıp, ‘yakınlar’ anlamına gelen ‘akraba’ sözcüğünün de aynı kökten geldiğini belirttikten sonra teklifimi şöyle açıkladım:
  6. Madem kurban Allah’a yaklaşmak demek, öyleyse hepimiz bizi Allah’a yaklaştıracak bir adım atalım.
  7. Düşünelim; Allah ile aramızda hangi engeller var? Bunlardan en az birini keselim gitsin. Ve bu bizim kurbanımız olsun.
  8. Örneğin henüz vazgeçemediğimiz bir kötü alışkanlığımız olabilir.
  9. Yahut hayatımızda yer vermemiz gerektiği halde, nefsimiz yüzünden hala başlayamadığımız bir ibadet olabilir.
  10. Kendimize ve Rabbimize söz verelim ve bunu gerçekleştirelim.
  11. Zaten bir hayvanın kurban edilmesi de, kurban sahibinin Rabbiyle arasındaki bir engeli kaldırmasının sembolik bir ifadesidir ve kurban bu niyetle kesilmelidir.
  12. Tıpkı bakara suresine ismini veren ‘İneğin Kesilmesi’ olayında olduğu gibi, Allah İsrail oğullarına, en güzel bir ineği kesmelerini emretmekle,
  13. … aslında ruhlarına işlemiş olan bakarperestlik mefkuresini yani ineği kutsallaştırma anlayışlarını kesmelerini istemiştir.
  14. Keza Hz. İbrahim de en sevdiğini Allah için feda etmenin bir ifadesi olarak ‘İsmail’ niyetine Cebrail’in (a.s) getirdiği koçu kurban etmiştir.
  15. Bu arada ben size kesmeye karar verdiğim kendi kurbanımdan da bahsedeyim…
  16. Uykuyu çok seviyorum ve fazla uyuma alışkanlığım var. Zaman zaman sekiz saati bile aşıyor.
  17. Şimdi bu kurban bayramında söz veriyorum; Allah şahit siz de şahit olun ki, artık yedi saatten fazla uyumayacağım. Belki ileride daha fazlası da olabilir ama şimdilik bu kadarını kesebilirim…
  18. Keseceğim kurbanı da yedi saat fazlası uykularımı kesiyorum niyetiyle keseceğim…
  19. Bu manada önceki yıllarda kestiğim kurbanlardan bazıları şunlardı: - Kahveye gitme, - TV’de maç seyretme, - Haftada en az bir gece teheccüd için 1 saat uyku,
  20. - Abur-cubur yeme, düzensiz yeme alışkanlığı, - Kur’an tefsirinden günde en az 10 sayfa okuyacak kadar zaman…
  21. Diğer ayrıntılarla birlikte bir ders saatini dolduran bu kurban muhabbetini şu ifadelerle bitirdim:
  22. Yüce Allah bizi kendinden çok uzaklara, şu dünya çöllerine atmış ve kendine doğru bir yarış başlatmıştır..
  23. Bu gerçek Kur’an-ı Kerim’de bize şöyle anlatılmıştır: “Rabbinizin marifetine ve genişliği yerle gök arası kadar olan Cennet’e doğru yarışın. Ki, o muttakilere hazırlanmıştır” Ali-İmran/133
  24. Hayatın en önemli ve tek yarışı budur…
  25. Hız trenleri gibi bir çok şey için yarıştığımız ve yarıştırıldığımız şu dünyadaki bütün yarışlar, bu en önemli yarışla alakası oranında ve bu tek yarışa destek olduğu kadar değerlidir…
  26. Metin: Seyfettin Bulut Sunum: Ahmet Yordam www.yolyordam.com

S-1-Kurban Kesmenin Dinsel temelleri nelerdir?                                                                                           .         

    .      İslam Dini denge dini,dengelilerin dinidir;Bu dinde ,Ne hayvanlar kutsallaştırılır,ne de ibadet adına işkence edilir nede gereksiz,amaçsız kullanılır.(Himalayalar,kanı akıtılan tanrı,kutsallaştırılan timsahlar,inekler,işkence ile kesilen kediler,)İslam hayvanları yararlanma dışında öldürmeyi,işkence etmeyi yasaklayarak Onların yaratılış amaçlarına aykırı kullanılmalarını yasaklar.Bu bakımdan da İnsan doğasına uygun dindir.

   Görünürde bir hayvanın canının alındığı,acıma hissi uyandıran bir durum söz konusu;Bir karıncanın bile canını alma hakkına sahip değiliz.Sadece Onun canını verenin Onun canını alma hakkı vardır.Bizde Bu hayvanın canını O nu yaratan istediği için alıyoruz.

    Kur an ı Kerim de “Namaz kıl,kurban kes”(Kevser suresi),Ayrıca Peygamberimiz bu ayet gereği her yıl kurban kesmiştir.Kurbanın kanı ile günahların silindiği,sıratta binek olacağı ayetlerde ifade edilir...    

           Enam suresinin 162. ayetinde "De ki: şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm hepsi alemlerin Rabbi olan Allah içindir" farklı boyutlarıyla dikkat çekilmiştir. /Kevser suresinde ve peygamberimizin uygulamalarından Kurban ibadetinin İslam dininin gereklerinden olduğu anlaşılır. Peygamberimizin (s.a.s.) hiç aksatmadan her yıl kurban kestiği,
hicretin ikinci yılından sonra vefatına kadar hiç aksatmadan, her yıl kurban kestiği.
Hanefî mezhebinde vacip, diğer mezheplerde sünnet-i müekkededir. Hazret-i Aişe validemiz (ra) bildirmiştir ki: Pey­gamber Efendimiz (asm), O kurban, kıyamet günü boynuzlan, kıllan ve çatal tırnaklan ile aynen gelecektir. Kurban kesen için her kıl karşılığında bir sevap vardır" buyurmuştur.3Resulullah onu "Bismillahi vallahu ekber, bu benden ve ümmetimin kurban kesemeyenlerinden" diyerek kendi eliyle kesti."

          “Hâli vakti yerinde olup da kurban kesmeyen, namaz kıldığımız yere gelmesin!) [Hakim]

          (Kurbanın postunun her kılına ve her parçasına bir sevab vardır.) [Hakim]

          (Kurbanlarınız semiz olsun. Onlar Sıratta bineklerinizdir.) [Zâd-ül mukvin],

           (Kurbanın derisindeki her tüy sayısınca size sevab vardır. Kanının her damlası kadar mükâfat vardır. O sizin mizanınıza konacaktır. Müjdeler olsun!) [İbni Mace].

          (Ya    .  Fatıma, kurbanının yanına git! Kesilirken orada bulun! Kurbanının yere akacak ilk kan damlasıyla, geçmiş günahların affedilir.) [İ. Hibban]

 

***   Kurban Allah için kesilir,Ama Allah ın buna ihtiyacı yoktur;Kurbanın Birçok hikmetleri vardır.

Kurban, İslâmiyetin şeâirinden (sembol, alâmet) kabul edilir.1 Müslüman olmayanlar bile, Kurban bayramında kesilen hayvanların bir ibadet niyetiyle kesildiğini bilirler. İşte kurban, belki aylardır et yüzü görmeyen fakirlerin yüzlerinin güldüğü böylesine önemli bir ibadettir. Bu yönüyle kurbanı sosyal bir ibadet kabul edebiliriz.

Kurbanın, kesene bakan hikmetli bir yönü daha vardır: Yıl boyunca manevî günahlarla kirlenen Müslüman, kurban kesmekle o kirlerden temizlenir. Peygamber Efendimiz (asm) bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır:

“İnsanoğlu, Allah’a karşı Kurban gününde kurban kesmekten daha sevimli bir iş yapmamıştır. Hiç şüphesiz ki, o kurban kıyamet gününde boynuzlu, tırnaklı ve postlu olarak gelir. Kurbanın kanı daha yere düşmeden Allah onu kabul eder. Öyle ise artık gönlünüzü ferah tutun.”

Kurban sırf Allah rızası için kesilir. Bizlere verilen nimetlere bir şükran duygusunun ifadesidir. Elbette kesilen kurbanın eti, kanı değil; kesim sırasındaki ihlâs Müslümanları Allah’a ulaştıracaktır. Bununla ilgili Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:

“Onların ne etleri, ne de kanları Allah’a ulaşır; fakat O’na sadece sizin takvânız ulaşır. Sizi hidayete erdirdiğinden dolayı Allah’ı büyük tanıyasınız diye O, bu hayvanları böylece sizin istifadenize verdi. (Ey Muhammed!) Güzel davrananları müjdele!”2

Bu konuda bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (asm) şöyle buyurmaktadır:

“Kim Allah’a yaklaştıran kurbanın önemli bir hikmeti de, geçilmesi çok zor olan Sırat Köprüsünde burak gibi bir binek vazifesi görmesidir. Bu konuyla ilgili Resûl-i Ekrem (asm) Efendimizin tavsiyesi de şöyledir:

“Kurbanlıklarınızı iyisinden seçiniz. Çünkü onlar sıratta sizin bineklerinizdir.”3

Bediüzzaman Hazretleri de buna işaretle şöyle demektedir:

“Hem o Rahmân’ın nihayetsiz rahmetinden uzak değil ki, nasıl vazife uğrunda çalışma işinde telef olan bir kişiye şehâdet/şehitlik rütbesini veriyor ve kurban olarak kesilen bir koyuna, âhirette cismânî bir ebedi vücud vererek Sırat üstünde sahibine burak gibi bir bineklik mertebesini vermekle mükâfatlandırıyor; öyle de, diğer canlılar ve hayvanâtın dahi, kendilerine mahsus Rabbani doğal görevlerinde ve Allah ın emirlerine  itaatlerinde telef olan ve şiddetli meşakkat çeken canlıların, onlara göre bir çeşit ruhani mükâfat ve onların yeteneğine  göre bir çeşit manevi ücret, o tükenmez hazîne-i rahmetinde uzak  değil ki, bulunmasın. Dünyadan gitmelerinden, pek çok incinmesinler; belki memnun olsunlar.” 4

 Peygamber Efendimiz (SAV) ; "Kurbanlarınızı gönül hoşluğu ile kesin! Çünkü hiç bir müslüman yoktur ki, kurbanını kıbleye döndürüp kessin de, bunun kanı, boynuzu, yünü, her şeyi kıyâmette kendi mîzânına konan sevâbı olmasın!" (Deylemî) buyurmuşlardır...

       Rasulullah (SAV) Efendimiz bir başka Hadis-i Şeriflerinde: "Yâ Fâtıma, kurbanının yanına git! Kesilirken orada bulun! Yere akacak ilk kan damlası ile, geçmiş günâhların affedilir" (İbni Hibbân) Diğer bir Hadisi Şerifte ise; “İnsanoğlu Allah nezdinde, kurban gününde kurban kesmekten daha sevgili bir iş işlememiştir O kurban; kıyamet gününde boynuzları, postu ve tırnakları ile gelir Kurban kanının Allah nezdinde büyük itibarı vardır Kan akıp yere düşmeden kurban kabul olur Kurbanı temiz ve hâlis bir kalp ile Allah'a takdim edin” (Tirmizî) buyurmak suretiyle kurban kesmenin önemine dikkat çekmişlerdir

Korkunç bir kurban bayramı olan kıyamet günü, inananlara bayram günüdür, öküzlere ölüm günü.
(Mevlana)

s-2--- Kurban keserken nelere dikkat edilmeli?

    T.C.Dİyanet işl.bşk.Din İşleri Yüksek Kurulu'nun açıklamasına göre, ölüm acısını azaltmak amacıyla kesim sırasında hayvanın elektrik veya narkoz vererek şok ile bayıltılması, bu hayvanın kurban olarak kabul edilmesine engel oluşturmuyor. Ancak hayvanın kesilmeden, şokun etkisiyle ölmesi gibi bir durumda kurban olarak sayılmıyor ve eti yenilemiyor.

Taksitle satın alınan hayvan kurban olarak kesilebiliyor. Kişi kendi kurbanını kendi kesebileceği gibi vekalet yoluyla da kurbanı kestirebiliyor.

   -Sol ön ayağının serbest bırakılması gerekir.

     -Et değil,Allah rızası ön planda olmalıdır.

     -Alna kan sürülmesi İslamdan önceki Cahiliye döneminin adetlerindendir.

    -Kurban kesen bazı insanların yaptıkları,Hijyen kurallarına aykrırılık,Kurban ibadetine yakışmayan durumları İslam emrediyor değildir...Cahil bırakılan anneler ,okutulmayan anneler ve bu halde yetişen çocuklar dan bunların çıkması doğaldır...

---Kurban kesilmesinde hoş olmayangörüntülerin bir kısmı belki insanlardan kaynaklanıyor olabilir;Ancak bunlarda onların eğitmlerine engel olanların hiç mi suçları yoktur!Modern,güzel,temiz kesim ortamları oluşturmayanların ya da Dinsel olan herşeye karşı olanların hiç mi suçu yoktur!İnsanlara temiz kesim ortamlar oluşturuldu da bu insanlar mı gitmedi!

---Bir takım ülkeler de kamu görevlileri  halka tepeden bakar,işini iyi yapmaz ancak faturayı halka keser!Neden kamu görevlilerinin yapmadıkları görevlerinin suçları masum halka kesilir!
-ŞOK İLE BAYILTILAN HAYVANIN ÖLMESİ HALİNDE ETİ YENİLEMİYOR-

S-3a--Kurban  Çeşitleri ?Gerekleri?Niyet?

     a- Kurban bayramında kesilen kurban, b- Adak kurbanı, c- Hacda ki kurbanlar, d-Akika kurbanı, e- Nafile kurbanlar.

S-3b-Kaçan kurbanlar hakkında Şu ayeti bu gün daha iyi anlıyoruz!

          Eğer Allah onları bize amede  kılmasaydı biz onları zaptedemez ve onlardan yararlanamazdık;O halde onların uysal bir halde emrimizi dinlemeleri inin sebebi biz değiliz,Onları bizim emrimize verendir.
 

“O (kurbanların) etleri de, kanları da asla Allah’a ulaşmaz; ama sizden O’na ulaşan takvadır; işte böylece Biz, (hayvanları) sizin emrinize amade kılmışızdır; sonuçta size yol gösterdiği için Allah’ın yüceliğini dillendirmeniz gerekir: Allah’ı görür gibi davrananları (ebedi saadetle) müjdele.” (22:37)

S-4-Kurban bir ibadet olduğu halde bu bilince yakışmayan davranışların sebepleri kaynakları nelerdir?

“Temizlik imanın yarısıdır”-“Müslüman,Elinden dilinden başkalarının güven duyduğu kimsedir”,”Müslüman estetik zevki olan ve estetiği anlayandır ;Çünkü en büyük estetikçi yaratıcıdır”,”Siz yerdekilere merhamet ediniz ki göktekiler de size merhamet etsin” bilinci içinde yapılmalıdır.

      -Ben bu İslam ümmetinin(Aleminin), dünya İslam ailemizin, büyük Müslüman ailemizin şu an hali hazırdaki durumunu kıyasıya eleştirmeyi biraz insaf dışı bulurum. Çünkü şuandaki bizim büyük ailemiz maalesef ev dışında büyüdü, onun için anne-baba terbiyesinden yoksun. Yani içimizden birileri yanlış akımlarla ,kötü senaryolarla tahrik edildi, İnsanları dinden soğutmak için kötü senaryolar sunuldu..Bu şekilde yetişen insanlar yanlışa düşerek bazen insan öldürdüler ve hataya düşüp cezalarını çektiler. Bunların savunulacak hiçbir tarafı yok fakat öncelikle bu aileyi kim dağıttı sorusunu yok edecek tarzda bu meseleye yaklaşmak, aslında meseleyi hakkaniyetli ve adil biçimde ele almamak demektir. Şöyle bir benzetme yapayım izin verirseniz: Yüzü, elleri pis, üstü başı pislik içinde, burnu akmış bir çocuk…Ve siz bu çocuğa bakıyorsunuz, -Pis çocuk diyorsunuz, fakat arkadan birisi geliyor size, -Biliyor musunuz, bu çocuğun annesini vurdular ,O nun namusu berheva edildi, , biliyor musun bu çocuğun babasını vurdular, biliyor musun bu çocuğun kardeşlerini kaçırdılar, kimisini evlat edinmek için kimisini kötü emellerine alet etmek için, diyor. Bunu duyduğunuzda ‘Pis çocuk’ sözünü bir daha tekrar eder misiniz? Etmezsiniz. Büyük ailenizin içindeki yaramaz çocukların şu andaki durumu bu. Bunu kıyasıya eleştirmeyi ben doğru bulmuyorum. Ama İslam’ı bunlar temsil edemez: İslam’ın adalet simgesini, sembolünü zedeleyecek davranışlar gösteren Müslümanlar, İslam’ı temsil edemez. İkincisi, yerelliği ‘din’ sureti altında gösterip, geleneksel olanı ‘dindenmiş’ gibi takdim eden ve kendi tercihlerini din adı altında dayatmaya kalkanlar İslam’ı temsil edemezler. Cahiller dinden ıskonto yaparlar, cahil sofular dine zam yaparlar. İkisi de aynı. Ne cahiller, ne de cahil sofular dini temsil edemezler

S- 5-Kurban kesilirken hangi kelimeler söylenir?

     “Allahu ekber, Allahu ekber, lâ ilâhe illahu vallahu ekber. Allahu ekber ve lillahilhamd!” İşte böyle senli-benli olduğumuz bu hayvanları Allah için kurban kesmek ne kadar mânâlı gelir insanlara. İşte böyle senli-benli olduğumuz bu hayvanları Allah için kurban kesmek ne kadar mânâlı gelir insanlara. Kurban ilmihal kitaplarımızda, Allah’ın rahmetine yaklaşmak için, ibadet niyetiyle kurban edilme şartlarına uygun bir hayvanı kesmek olarak açıklanmaktadır. O, Cenâb-ı Hakk’ın ikram ettiği nimetlere karşı bir şükür ifadesidir.

 

          http://www.diyanet.gov.tr/turkish/dinhizmetleriweb/dinhizmetleri/kurban/kurbaHiz2009/kurbanHiz/kurbaHiz2009.asp

     http://www.diyanet.gov.tr/turkish/dinhizmetleriweb/dinhizmetleri/kurbanHiz2010.html

    http://www.diyanetvakfi.org.tr/

 

S-5-KURBAN KESMENİN HİKMETLERİ NELERDİR?                                                                                           

SOSYOLOJİK –PSİKOLOJİK-EKONOMİK -KURBAN DA TAKVA-DİNLERDE KURBAN-SAĞLIK KURBAN

A-SOSYOLOJİK OLARAK KURBAN:

      1-İTAAT : Kurban  insanlara emre itaati öğretmektir.Nasilki bir noktadan aldıkları emirle herkes aynı günde bu işi yapıyorsa,Yarın ülke savunması söz konusu olunca bu insanlar aynı komutanın emrini tutacaklardır.Sonuca hızlı ulaşılacaktır.

         Laf dinleyen,Devletinin,büyüklerinin doğru sözlerini dinleyen,anarşi ve teröre bulaşmayan insanı yetiştirmek bütün kanun ve eğitimlerin amacıdır.O halde düzenli,mutlu,huzurlu toplum oluşturmada Kurban önemli bir etkendir.İşte böyle toplumlarda yaşamak zevk olduğu gibi yönetmek de kolaydır..İnançsız 5000 kişiyi yönetmek,kanun kural altına almak,kuralsızlıktan uzaklaştırmak;İnançlı 50.000 kişiyi kontrol etmekten daha zordur…

        2-SOSYAL CANLILIK:-O kurban sebebiyle Ülkenin en ücra köşeleri  canlandırılmakta,ekilip biçilmekte,sahip çıkılmaktadır.Çünkü herkes şehre geldiğinde yaşanmaz olacaktır.Oralarda bu insanları tutup,çalıştıran kurbandır…Kurban sebebiyle O insanlar ekonomiye bu yönde katkıda bulunmaktadır.Bu gün elimizde Kurban gibi yerleşmiş bir kurum vardır bu kurum kullanılarak ülke deki fakir fukara ile zengin arasında kaynaşma sağlanabilecekken ,bu kurum bir takım vatan düşmanı insanların fikir borazanlığını yapan insanlarca yıpratılmaya çalışılmaktadır.Peygamberimiz a.s”bir beldede açlıktan bir kişi ölürse bu insanın günahından orada yaşayan herkes katillik günahı yüklenir”buyurmaktadır.

    3-TOLUMSAL KAYNAŞMA:b-Kurban kesiminde,tanıyan tanımayan,yakın uzak akraba arasında bir yakınlaşma oluşmaktadır.Birbirini tanımayan insanlar et vs ikramlarıyla tanışıp kaynaşmaktadırlar.. Bayramlardaki ziyaretleşmeler,bölüşümler,eşit dağılıma katkı kurban ın önemli sosyolojik yararlarındandır.Gene derisinin kullanıldığı yerler düşünüldüğünde sosyal yapıya olan katkısı daha iyi anlaşılır.

 

     4-SOSYAL GÜVEN:-Ekonomik sıkıntılar ya da felaketlerde ABD ve bazı Avrupa ülkelerinde yağmacılık olmuştur.Ancak bizde insanlar onca sıkıntılarına rağmen bu yolu tercih etmemektedirler;Çünkü Kurban eti,zekat vs ile zengin fakir arasında devamlı bir iletişim/Katkı vardır.

     5-SOSYAL BÖLÜŞÜM: Bu bayramı bir yıldır bekleyenleri de düşünmek gerekir.Afrika ve ülkemizdeki onca yoksul göz önüne alınmadan kurban gerçeği anlaşılamaz.! Kurban bayramı sebebiyle yetersiz beslenen insanların et tüketimi gelişmiş seviyedeki ülkelerin seviyesine çıkmaktadır.En önemlisi de Bir yılı iple çeken dul ve yetimler et görmektedirler.Kurbana karşı çıkanlar Ülke deki dul ve yetimleri,fakir fukaraları tespit etsinler de onlara her yıl bir kereye mahsus olmak üzere et kadar para versinler ya!Acaba şimdiye kadar bu bi-çarelere hiçbir kuruş vermişler mi?Pirzolo ve İskenderleri yerken hiç aç acık insanları düşünüp te yedikleri boğazlarına dizilmiş mi?Üst kattaki komsusunun mangalından gelen et kokusundan dolayı ağlayan insanların hayat hikayelerini çok dinlemişimdir.

----Yılda tüketilen etin 4/3 ünü kurban harici zamanlarda batıdaki ve ülkemizdeki zenginler tüketmektedir;Ama Fakir fukara ¼ ünü kurban bayramıyla tükettiğinde bu vahşet olmaktadır öyle mi?Hristıyanların “Hz İsa İnsanlığın günahı için kurban oldu,” anlayışına kimse neden vahşet demiyor hem boynunda kendisini kurban edenlerin sembolü asılı olduğu halde !Çam kesilirken,Yılbaşında hindiler kesilirken,Filistin de çocuklar öldürülürken,ilaçsızlıktan canlı canlı amaliyat yapılırken,bir dinin kitabında “Kimde ne varsa;senden alınmıştır,al!Alamıyorsan Çal”denirken, kızgın boğaların atların bağırsaklarını deşmeleri,boğaların sırtlarına atılan taşlara,atılan oklara neden kimse vahşet demiyor!Irak ta öldürülen ,tecavüze uğrayan insanlara yapılanlara neden kimse vahşet demiyor!(2 milyon ölü ve tecavüz mağduru insan)Demek ki  bu insanların sorunu İslam iledir.

 

B-PSİKOLOJİK OLARAK KURBAN

           1-“Allah bir inek kesmenizi emrediyor1” âyeti ile ilgili izahına bakıldığında, çokça fayda gördüğü ineği giderek putlaştıran bir kavimden Rabbimizin bir inek kesmelerini emretmesi çok dikkat çekicidir. İnsanın, farkında olmadan şu kâinatta fayda gördüğü, sevdiği her şeyi Allah’a şerik yapma ihtimaline karşı Rabbimiz bizi uyarıyor. Evet, gönlünü bu dünyanın faydasız fani/Geçici yüzüne açmış olan ehl-i dünyanın/dünya düşkünlerinin daima peşinden koşmuş olduğu bu dünyanın cazibeli oyun eğlencesi, makamları mevkileri onların mahbubu olmuş, onun peşinden koşmuştur. Diğer taraftan ise, bir mü’minin gönlünde, kalbinde asıl olarak Cenâb-ı Hakk’a muhabbet vardır, cennet bile onun asıl gayesi değildir. Kalbindeki sair muhabbetler de muhabbetullaha(Allah sevgisine) vesile olan vasıtalardır. Bunun içindir ki gönlünü Mevlâ’ya açmış bir kulun Hak uğruna feda edemeyeceği hiçbir şey yoktur. Hakikî kulluğu da, her şeyi ona “kurban” etmek olarak algılar. Kurban keserken mü’minin kalbinde bu mânâlar ortaya çıkar. “Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça, gerçek iyiliğe asla erişemezsiniz”2 âyetinin mânâsı gereğince “Senin uğrunda feda etmeyeceğimiz hiçbir şey yoktur. En büyük Sensin” düşüncesinin tezahürüyle tekbirlerle keser kurbanını.

         2- Kurban kesmenin insan psikolojisine etkisi nedir?

        " Uzman Pedagog Adem Güneş - Fatih Üniversitesi Öğretim Görevlisi

                  "İnsanın içinde var olan şiddet ihtiyacının (!) kurban kesimi ile boşaltıldığı" şeklinde bir görüş ileri sürülüyor ve bu izah, din adına ve kurban kesmenin makul gerekçesi olarak takdim ediliyor.Bu fikirler tam da doğruyu yansıtmasa gerektir.Bu fikirleri de dikkate alarak  Kurbanın insan psikolojisine tesirini izah etmeye çalışacağız. Kurban ibadetine niyet etmiş olan bir kişi, şiddet hissi ile kurban kesmeye yönlendirilmemeli, aksine, bir canın son bulacağına dair "şefkat" ve "merhamet" hissi ile kurbanının başında bulunmasına yönelik psikolojik zemin oluşturulmalıdır. Ancak böyle olursa kesilen kurban, insandaki birçok duygunun derin duyarlılıkla uyanmasına neden olur ve kişiyi kendine getirir... İslam dinini insanlığa tanıtan Peygamber Efendimiz, “kesilecek olan kurbanlara eziyet etmeyi yasaklamış, onlara şefkat ve merhametle yaklaşılmasını “tavsiye buyurmuştur. Hatta biraz sonra kurban olacak olan hayvanın, biraz önce kurban olmuş olanı görmemesi için gözlerinin bağlanmasını tavsiye etmiştir. Bütün bu tavsiyelerin pedagojik temeline baktığımızda, kurban kesme ibadetinin "şiddet" duygularını tatmin değil, daha başlangıçtan itibaren "şefkat" duygusunun uyandırılarak ibadet haline getirildiğini görebiliriz.

    "Nasıl oluyor da, şefkat hissi ile dolu olan bir insan can almak gibi bir ibadetle baş başa bırakılıyor?" sorusu geliyor. Ya da, "Neden insanda önce kurbana karşı bir şefkat hissi oluşturuluyor ve fakat sonra nasıl oluyor da şefkat duyulan bir hayvanın kesilmesi emrediliyor? Böylesi bir paradoks insan ruhunda hangi dalgalanmayı oluşturuyor?" Şöyle ki; kurban ibadetinin başlangıcının Hazreti İbrahim'in kendi oğlu olan Hazreti İsmail'i kurban etmeye çalışması olarak düşünülecek olunursa, demek ki, kesilen kurban aslında "sadece bir hayvan" değil, kişinin bizzat kendisi veya en sevdiği bir yakınıdır. Bir başka deyişle, biraz sonra kesilecek olan kurbana, kurban sahibi, kendi evladının can vermesi veya bizzat kendi canının çıkması gibi bir empati içinde olması işareti görülüyor. Bu açıdan bakıldığında denilebilir ki, kurban sahibi, duyarsızca et bekleyen bir tüccar gibi değil, biraz sonra alınacak olan bir canı, şefkat hissinden kaynaklanan ve bütün duyarlılığı uyanmış olduğu bir halde izlemelidir...(O bıçak belki Azrail a.s dir…İnsan da Azrail a.s nin elinde canını verecektir.)

               Belki uzanmış yatanın bir koç değil, bizzat kişi kendisi olduğunu hayal etmelidir... Boğazına biraz sonra dokunacak olan soğuk bıçağı, hayvanın boğazına değil, sanki kendi boğazına Azrail Aleyhisselam'ın dokunuşu olarak hissetmelidir... Kurbanın kendisini kesecek olan bıçağa korku dolu gözlerle bakışı, sanki bir süre sonra kişinin kendi canını alacak olan Azrail Aleyhisselam'a karşı şaşkın bakışları olarak algılanmalıdır. Ve daha da ötesi, bir can vermenin ne kadar da zor olduğunu, kesilen hayvanın çırpınışları ile insan kendi ruhunda hissetmeli ve bir gün kendisinin de böyle çırpınarak can vereceğini bütün hücreleri ile yaşamalıdır. (Yoksa ,kurban kesmeyiniz:Kasaptan et alınız dağıtınız ya da Kurban yerine yardım kuruluşlarına ücretini veriniz denirdi.)

Mademki, bir karıncayı dahi ezemeyecek kadar şefkat dolu Müslümanlara böylesi bir hassas görev verilmiştir, o halde böylesi bir ibadetin insan psikolojisinde uyandıracağı tesiri en derin hislerle hissetmek gerekir... Kesilen kurbanın can verme sırasında yaşadığı bütün ruh halleri, kurban kesenin ve kesimi izleyenlerin bizzat kendi ruhlarında yaşadığı bir hal olarak hallenmelidir.

Bu itibarla, kurban kesiminin insan psikolojisine tesirini doyasıya yaşamak isteyen bir kişi, mümkünse kendi kurbanını kendisi kesmeli, can vermenin zorluğunu iliklerine kadar hissetmelidir. Kurbanını vekâlet ile başka bölgelerde kestiren kişiler ise bizzat kurban kesim alanlarına gidip, can verme psikolojisini ruhu ile birlikte izlemelidir...

          İşte bir kişi bu hassasiyet içinde kurban keserse, kurban mahallinden dönerken, dizleri birbirine çarpar, yürüyüşünü şaşırır... Ruhunun en derinlerinde can vermenin ince sızısını titrek bir mum alevi gibi kalbinde hisseder... Belki de bu halet-i ruhiye ile evine vardığında kapandığı yatağında hıçkıra hıçkıra ağlar... Bu ağlayışlar ve bu hissedişler kişiyi ölüme karşı daha duyarlı hale getirebilir, ruhundaki birçok olumsuzluklardan sıyrılıp çıkmasına neden olabilir, kişi taş kalpli biri de olsa ruhunda duyduğu bu sızlanmalar ile yumuşacık bir hale gelebilir. Ve böylesi bir ruh hali ile ertesi güne uyanan bir kişinin, yürürken böbürlenerek yürümesine artık imkân kalabilir mi? Kendini büyük dağların yaratıcısı olarak görme gücü kalmış mıdır? Böylesi bir can veriş sahnesine şahit olan kişinin eşine eziyet etmesi olası mıdır? Tabii ki değildir...

         İşte bu açıdan bakıldığında denilebilir ki, kurban şefkat hissi ile dolmuş bir kalple yapılan bir ibadet olur ise, kişinin aşırıya gitmiş olan bütün duygularını sıfırlamasına, duyarlılığının daha da artmasına, etrafındaki insanları daha çok önemsemesine, acziyetini daha derin hissetmesine vesile olur...

3- Kurban bir sınavın başarılmasıdır.Çünkü sınav, yapanın belirlediği kurallarla olur;”Acıma duygusunu aşıp;Kendisini yaratanın emrini tutup kurban kesilecek mi?Acıma duygusuna takılıp Kurban kesilmeyecek mi? Kurban en sevdiğimiz şeyle sınanmaktır. sen hayvan ile O,oğluyla sınandı.

 

4- Kurban kesilirken bir hayatın söndüğünü gören insan,mekanik hayatta unuttuğu,çok az hatırladığı,acıma,sevgi,hayatın önemi,kurbanın yerinde kendisinin olmadığı,kendisinin de öleceği,Allah ın kendisini hayvan yaratmayarak insan yarattığı,O na verilen değer…gibi duygular hatırlanır,hayat daha dikkatli yaşanır.

5- Kurban ölüm exersizidir,ölümü hatırlatmadır.İleride olacak yakınlarımızın ölümlerinden doğacak etkiyi en aza indirmek,gerçek hayatın içinde olmaktır..Yaşam ölümün kardeşidir,Doğan öleceği kesindir.

6- Sevgi-kurban:Allah İbrahim a.s den uzun yıllar sonra sahip olduğu(En sevdiği şeyi) Allah için(Kamu için)kurban etmesini  istemektedir.Yani İnsanın dünya da ki hiçbir şeye bağlanmamasını,en sevdiğini bile ençok sevmemesini,sadece kendisini sevmesini istemektedir(Maşukun aşkını sevdiğine ispatı gibi)İşte bunu başaran dünya da hiçbir şeyin esiri olmayacak,sadece Allah a kul olacak ve gerçek özgürlüğü yakalayacak,”Allah için her şeyden vazgeçme” eğitimi alan insan Kamu hakkı(Allah hakkı)demek olan devleti için ensevdiğini feda edebilecektir.

 

Ehlî hayvanlar insanların günlük hayatlarında önemli bir yere sahiptir. Onların etinden, sütünden, derisinden hatta gübresinden faydalanırız. Bunlar doğumundan itibaren hayatımızın bir parçası olur. İnsanlar sevgilerini bunlara da verir. Sevimli birer hayvandan çok, sevimli birer dost olurlar. Onlar bizim sesimize, bakışımıza bile alışırlar. Öyle olur ki, zamanla munis, itaatkâr bir arkadaş vaziyetini alırlar. Adeta bizden kopmaz bir parça olurlar. Onlardan birini veya birkaçını kurbanlık olarak ayırırız. Daha bir itina ile bakarız. Bayrama doğru onu süsleriz, başına kınalar yakarız. Kurban Bayramı sabahı ipini elimize alıp kesilecek yere doğru götürürüz. O hiç anlamaz ve itiraz da etmez. Belki koşarak arkamıza gelir. Gözlerini, sonra ayaklarını bağlarız. Onda Hz. İsmail’in (as), Hz. İbrahim’e (asm) teslim oluşu gibi bir teslimiyet vardır. Yönünü kıbleye çevirip hep bir ağızdan tekbirler getiririz:

7---Kur ban uygulamalı olarak “kandan nefret ettirme" eğitimidir.Çünkü orada bir hayatın solduğunu gören insanlar kolay kolay can alamamaktadırlar.Ölümden nefret ettirmek için böyle uygulamalı eğitim gerekir. Ki insanlar kandan ölümden nefret etsinler.Neden Kurbanı inanmayan ve kesmeyenler tartışıyor!

8-Ruhsal hastalıklar Kurban:Kurban insanı ruhsal ve psikolojik hastalıklardan korur:Cimrilik,aşırı biriktirme hastalığı,değer yargılarının değişmesi gibi...

 

     6-FARKLIKLARLA YAŞAMA EğitiMİ:Kurban farklılığa tahammüldür.Kurban kesmeyenlerin içki içip,kazalara,onca kötülüklere bulaşmalarına rağmen nasıl saygı gösteriyorsam,Onların da benim bu yöndeki tercihime karışmamaları gerekir.

     

C-DİNLERDE KURBANHz İsa İnsanlığın günahı için Kurban edilmiştir”bu inanç Hristiyanlığın temel doktrinidir.Dolayısıyla baştan yapılacak kötülüklerin affedildiği garanti olduğundan Onların kötülük yapmaları olağan olup teşvik edilmişltir.Yani “sen rahatça kan akıt!İs a kendini feda etti”demektir.”Peygamberimiz “Müslümanın ferasetinden korkun ;çünkü O,Allah ın nuruyla bakar”buyurmuştur.

--- MOLOk kültüründe ilk erkek evladı, kurban etme geleneği vardı.(II Krallar 3:27))

---Caynizmde insan kurban etme geleneği var idi.Bu kurban etme olayında hep :bebek,köle gibi insanlar kurban edilirdi.

KURBAN DEĞİL İNSAN KESENLER!

    Müslümanların ibadet kastıyla kestikleri kurbanlara dil uzatanların analizi.. kendilerine verilmiş misyonların en başlıcası, içinde yaşadıkları Müslüman toplumların değerlerini, kültürlerini erozyona uğratmaktır. Bu nedenle Türkiye gibi çok etkin oldukları ülkelerde bunlar mükaddesata, değerlere, İslam’a ait ne varsa ti’ye alırlar. Aleyhinde yazılar yazarlar, sokaktaki insanın kafasını karıştıracak tezler ortaya atarlar, söylemler geliştirirler.

Bunlar namaz kılmazlar; öyle bir dertleri olmamıştır, aksine niyetleri namaz kılanların zihnini bulandırmaktır. Ama “namaz niye sıralarda kılınmıyor? Niye kadınlarla erkekler aynı safta değil? Başı açık namaz olmaz mı?” gibi bir merkezden üretilmiş laflarla toplumu maniple etmeye, ikilik çıkarmaya çalışırlar.

     Bunlar oruç tutmazlar; ama “alkolle,oruç açılabilirmi?” diye gündem saptırırlar. Her ramazan “oruçsuza mahalle baskısı” diye asparagas başlıklar atarak oruçlular üzerinde baskı kuraralar.

       Bunlar dünyanın en et obur kesimidirler. Hangi etin yanında, hangi şarap içilir çok iyi bilirler. Yedikleri hayvan çeşidinin haddi hesabı yoktur. Etsiz sofraya oturmazlar. Et yerken bu hayvanların nasıl ve niye öldürüldükleri hiç akıllarına gelmez. Ama bir ibadet olarak kesilen kurbanda “kesme” meselesini dillerine dolarlar.

      Kurbağadan sümüklü böceğe kadar herbir hayvanatı yerler. Üstelik bunları lüks yiyecek olarak tüketirler. Ama kurbanın hijyen olmadığından bahsederler. Bunların güdümündeki din adamı kılıklı heriflerden her yıl birisi kalkar ve kurban ibadetini sabote edecek laflar eder.

      Onlardan bir tanesi, aslı Ecnebi olup, Müslüman modunda Müslüman mahallesinde salyangoz satanlardan bir tanesi, yine kurban ibadetini diline dolamış. Daha ileriye gidip, kesilen ve parçaları çöp bidonlarına atılan kişilerin katilleri ile kurban ibadeti ve kültürü arasında bağ kurmuş.

      Dahası sizin karanlık, gizli mahzenlerde icra ettiğiniz ritüellerinizde, ibadetlerinizde, yeni doğmuş çocukların kalplerini diri diri çıkarıp dişlemek var. Beynini merasimlerle yemek, kanını içmek var. 

       “Satanizm” diye icad edip toplumların içini, gençlere pompaladığınız akımlarda kendi arkadaşını öldürme ve kanını içme, organlarını zevkle parçalama var.

     Sizin kadim kültürünüzde ve kutsal kitaplarınızda “onları (kendinden olmayan insanları) enselerinden keseceksin!” emirleri var. “Onların çoluk çocuğunu, hayvanlarını, kadınlarını öldürecek, itlaf edecekesin” emirleri var.

 

D-KURBAN DA TAKVA NEDİR?

 -Kurban Habil ,kabil ile başlamıştır..

   -- Hz İsmail ileriki yaşlarda Allah tan çocuk istemiş ve isteğinin yerine getirileceği müjdelenmiştir.Hatta eşi Sare,Ben bu yaştayken nasıl çocuğum olur!diyerek hayretini bildirmiştir.İşte bu yaşta sahip olunan en değerli varlığı Allah adına kurban etmek!En değerli varlığı Allah rızası için kurban etmek .Aslında her çağda herkesin en değerli İsmail i vardır.Bu arabadır,çocuktur,eştir.
        Kötülükler söz konusu olduğunda ,Allah yolunda onları kurban etmektir. Mü'min, 'Allah'a yakınlaşmak' demek olan kurbanla nefsinin cenderesinden kurtulur, mala olan düşkünlüğünü kırar. Sadece O'nun rızası için, O'nun hoşnutluğu için ve O emrettiği için kurbanını keser. 'Onların etlerinin de kanlarının da Allah'a asla ulaşmayacağını' aslolanın 'takva' olduğunu bilir. Kurban bir yönüyle fedakârlık, bir yönüyle nefsi hesaba çekmedir. İsmailce teslimiyetin diğer adıdır. ---"Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır Fakat O’na sadece sizin takvanız ulaşır” (5) buyrulmaktadır

--Kurban Allah ın insanla iletişim kurma aracıdır: Dünya,Son 200 yıldır dünya kurban kesmeyen toplumların yönetimi altında dır ve dünya da işgaller,baskılar,şiddetler hangi seviyede görülmektedir…Allah ile iletişimi zayıflayan insanlar ne kadar iyi olsalarda zulme ,baskıya kayabilirler..

------Kurban sadece et yardımı amaçlı bir ibadet değildir. Hatta etinin dağıtılması bile vacip değil, sünnettir. Bu ibadetin özü Allah’a yaklaştıran maddi bir fedakarlık ve O’nun emrine bir bağlılıktır. Kur’an‐ı Kerim kurban ibadetinin eski millet ve topluluklar tarafından yerine getirilen bir ibadet olduğunu ifade etmektedir. Zira, Kur’an‐ı Kerim’de: “(Ey Muhammed!) Onlara Adem’in iki oğlunun kıssasını doğru olarak anlat! İkisi birer kurban sunmuşlardı da birininki kabul edilmiş; diğerininki ise kabul edilmemişti..…” buyrulmuştur. (Maide Suresi; 27) Saffat Suresinde de (Ayet: 107); Hz.İbrahim’in oğlu Hz.İsmail’in yerine bir kurbanın, Allah tarafından kendilerine fidye (kurban) olarak verildiği açıkça bildirilmektedir. Ayrıca diğer bazı ayetlerde de kurban ibadeti ile ilgili nasslar mevcuttur:

 

“... Kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belirli günlerde Allah’ın adını ansınlar. İşte bunlardan yiyin, sıkıntı içindeki fakiri de doyurun.” (Hacc Suresi, 28) “Her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanların üzerine O’nun adını anarak kurban kesmeyi meşru kıldık.” (Hacc Suresi; 34)

 

“Bu hayvanların ne etleri ve ne de kanları Allah’a ulaşacaktır: Allah’a ulaşacak olan ancak,sizin O’nun için yaptığınız, gösterişten uzak amel ve ibadettir.” (Hacc Suresi; 37)

         Kurban ibadeti hicretin ikinci yılında eda edilmeye başlanmış ve Hz.Peygamber (s.a.s.) hicretten itibaren on yıla yakın bir süre hep kurban (Udhiyye) kesmiştir. (Bkz:Tirmizi 20, K.El‐Edahi 11,Hadis No: 1507)

 

E-KURBAN IN EKONOMİYE KATKISI NELERDİR?

 

       ***Siz öyle büyük bir organizasyonlar yapacaksınız ki bu dünyanın her yerinde aynı zamanda ve insanlığın yararına olacak.İşte bu kurbandır..

                 &&&&&&&&&&&&&&&&&

           “ALALIM KESELİM EKONOMİYE CAN VERELİM”

                 &&&&&&&&&&&&&&&&&

a-Hayvan yetiştiricileri bir yıl boyunca bekledikleri gün de başka türlü zor elde edecekleri kazanç sağlıyorlar.Aksi durumda bu insanlara kim bu getirilerinin 1/10 unu verebilir.Onca desteğe rağmen neden doğuda insanlar hala eğitimde,ilkel şartlarda yaşıyorlar..

       b-Para sirkülasyonuyla  dünya nimetlerinden eşit bölüşüm sağlanmaktadır. Kurban bayramının, yaklaşık 2 milyon büyük ve küçükbaş hayvanın değerlendirilmesini kapsayan çok büyük bir organizasyon olduğuna dikkat çeken Tayar, "Sadece kurban satışında yaklaşık 300 milyon TL'lik bir iş hacmi oluşuyor.

       c-Kurban sebebiyle bir çok iş kolu,sektör,para kazanmaktadır.(Belediyeler,kasaplar,dericiler,sosyal yardım kuruluşları,Tsk,çocuk esirgeme kurumları,kamyoncu,nalbur,lokanta,market,…)

      d-Kurban kriz savardır.Çünkü eldeki para yastık altından ekonomiye kazandırılmaktadır.Ekonomide istenen ve reklamların amacı da para harcatmak değil midir?   Her yerde bayram yoğunluğu:

DOKUZ günlük Kurban Bayramı tatilini fırsat bilen vatandaşlar Büyük İstanbul Otogarı’na akın etti. (Marketler,işyerleri,tamirciler,kıyafet satıcıları,Kasaplar(Kıyma-et işleme-kesme)halıcılar(Bayram ile en az alakası olmasına rağmen)...vs Her yere bayram ile bir canlılık geliyor ve para ekonomiye kazandırılıyor.Bu kadar büyük bir organizasyonu,acaba insanlar ,Allah ın dışında bir emirle yaptırabilirler mi?)

        
Bayram alış verişi 5 milyar lirayı bulacak

      Kurban Bayramı öncesi esnafın yüzü gülüyor. Bu hafta sonu kurban pazarları, çarşılar, alışveriş merkezleri (AVM), otobüs terminalleri, en küçüğünden en büyüğüne kadar bütün marketler tıklım tıklım doldu.

      Mağazalar, gece saat 01.00'e kadar hizmet verirken, büyük kentlerde ve bazı şehirlerarası yollarda trafik durma noktasına geldi. Bayram alışverişinin yaklaşık 5 milyar liralık ciroya ulaşacağı tahmin ediliyor. Bunun 3,5 milyar TL'sinin kurban, 500 milyonunun çikolata-şeker, 1 milyar lirasının da giyim, ulaşım ve diğer harcamalardan oluşacağı belirtiliyor. Mısır Çarşısı'nda adeta bayram izdihamı yaşanıyor. Dükkânların 'iğne atsan yere düşmez' derecede dolduğu çarşıda, şeker ve lokum satışları esnafı memnun etti.

Bayram alışverişi tekstil ve hazır giyimcilerin de yüzünü güldürdü. Bayram haftasında satışlarında yüzde 30 oranında artış oldu. Türkiye'de her Kurban Bayramı'nda yaklaşık 500-600 bin büyükbaş, 2-2,5 milyon da küçükbaş hayvan kesiliyor.

 

         e-Domuz yetiştiriciliğinin yerine daha sağlıklı ve insan doğasına uygun bu hayvanların yetiştirilmesi sağlanmaktadır.Daha kısa sürede daha fazla et,demek olan bu alan kurban ile engellenmektedir.

      f-Herkesin ekonomiye katkısı farklıdır,Kurban yetiştiricisi de böylece ekonomiye katkıda bulunmuş olmaktadır;Ayrıca kurbanını satarak ekonomiye katkıda bulunan insan için kazancı bir motivasyon olmaktadır.Acaba bu insanlar bu işi yapmadıklarında neler ile uğraşacaklardı?Kahvehaneler,boş ve zararlı işler,servet düşmanlığı,… vs yapabilirlerdi.

      g-Türkiye de yılda 780 bin ton et tüketilmekte ve bunu tüketenlerin et alabilecek durumda olanlar oldukları bilinmektedir.Yani maddi durumu iyi olanların yılda tükettiklerine karşılık;Kurban bayramında kesilen et 180bin ton olmaktadır.Yani Kurbana karşı çıkanlar daha fazla tüketmektedirler.

     i-AİT OLDUĞU TOPLUMUN KÜLTÜRÜ:Bir Fransız güzel elbiselerini giymiş kiliseden gelirken Onun Ateist olduğunu bilen arkadaşı “Mösyö siz inanmıyorsunuz peki neden kiliseye gidiyorsunuz?diye sorunca,Mösyö:Efendim Ben Fransız vatandaşıyım ve bu kültürün parçasıyım bu kültürde de kilise vardır bende bu hazzı almak için kiliseye gidiyorum”demiş;Yani Kurban Bu vatanın kültürünün parçasıdır.

F-KURBAN, HAYATIN GERÇEĞİDİR

         a- Bu hayvan kurban edilmese bile zaten ölecekti.Yaşlanacak ölecekti,doğada vahşi hayvanlar yiyecekti,hastalanacak ölecekti.Bu kadar değerli olan,protein deposu atıl ve boşa gidecekti.Hem doğada insan yaşamı bir takım proteinlere bağlanmıştır.Yani İnsan,bitki ve hayvanlardan beslenme ve onlardan giysi,yiyecek,(Kemer,ceket,çanta,cüzdan,etsel yemekler,İskender, Deri ceketi,kürkü,..)edinmek zorundadır.O halde doğru olan kesmemek değil;kesmektir.Bitkilerde canlıdır.

        b-Bu hayvanların ruhsal durumlarını bilemediğimiz için;Kurban edilmekle belki seviniyorlardır,biyolojik gördüğümüzün arkasında O hayvanın aldığı bir haz var olabilir.…

       c- Her gün mezbahanelerde binlerce hayvan  kesilmekte ve kurban a gösterilen saygının çok azını bile görememektedir.Kurbanlık hayvanlarımız, kesimin yapılacağı bayram sabahına kadar adeta evlerimizde özel bir misafir olarak sevilir sayılır okşanır ve hane halkının adeta muhabbetine muhabbet katar. Bu süre zarfında hayvanda stres gerginlik kızgınlık azgınlık gibi olumsuz negatif enerjilerde bu muhabbet ortamında adeta nötr hale gelerek salgılanan zararlı hormonlar yok edilir.

--Bir başka boyuttan sorgulanacak olursa, bu eleştirileri yapan kimseler acaba bir yıl boyunca hiç evlerinde et yemiyorlar mı? Ya da ihtiyaç sahiplerini tespit ederek, kaç defa onların evlerine et alıp götürmektedirler? Kesilen kurbanların etleri heba mı edilmektedir ki bu tür tepkiler verilmektedir ? Elbette ki kâinatın ve tabi ki hayvanların da yaratıcısı olan Allah (CC) bizden daha merhametlidir !

---- tür itirazlarda bulunanlar, tükettiği yemeklerde et türü gıdalarla beslenmiyorlar mı, hayvanların diğer yan ürünlerinden elbise, ayakkabı vs şekillerde yararlanmıyorlar mı acaba? Kurbana itiraz etmek, bu sosyal boyutlu gerçekleri görmezden gelmek demek olmuyor mu? Bu şekil yaklaşımlarda art niyet yok ise şayet, bir ön yargı yada çifte standartlı tutum veya cehalet olduğu muhakkaktır
Kendi zevkleri için yeryüzünde her gün, binlerce hayvanın kesilmesini çok görmeyenler, yılda bir kez Allah rızası için bir miktar hayvanın muhtaçların yararlanması ve bizzat Allah emrettiği için Kurban adı altında kesilmesini çok görmeleri, doğrusu düşündürücü bir durumdur Bazı ülkelerde düzenlenen festivallerde ve boğa güreşlerindeki hayvan katli----- eğlence ve spor gözü ile bakılmaktadır Yılbaşı gecelerinde Noel kutlamak adına hindiler ve çam ağaçları kesilirken benzer tartışma ve eleştirileri kamuoyunda ne yazık ki göremiyoruz ! Eğer birazcık düşünecek olursak, bunun değerlendirmesini her akıl ve vicdan sahibi rahatlıkla yapabilecektir
---
        d-Kurban zor şartlarda yaşama egzersizidir.Medeniyette yaşayan insanların medeniyetin olmadığı yerde yaşamak zorunda kaldıkları bir gerçektir.Dağ başındaki yaşama daha kolay intibaktır.

        e-Kurban bir vatan savunması egzersizidir.Çünkü barış zamanında alabildiğinde merhamet ve sevgi dininin bağlısı olan Müslüman,vatan savunması söz konusu olduğunda ona katılmak zorundadır.Ayrıca Müslüman,bu hayvanın derisini hayır kurumlarına bağışlayarak vatan savunmasına katkıda bulunmuş olur..Ayrıca Müslüman ,ülkesine,vatanına,namusuna uzanacak ellere sütçü imamların,Hasan Tahsinlerin verdiği cevabı yeri geldiğinde verebilecektir…    Tevfik Fikret “Din şehit ister,asuman kurban her yer de kan kan”derken biraz düşünseydi ya.Şehit olmadan Vatan olur mu?Kurban olmadan O nun yukarıda sayılan hikmetleri olur mu?

   ---Bu nedenlerle, kurbanın kanından rahatsızlık duymaya gerek yoktur ...Vatanlara saldırı yapılırken, mâbedler yıkılırken, kadınlara tecavüz edilirken, namuslar çiğnenirken, ülkelerin kaynakları sömürülürken, çocuklar kurşunlanırken; çevre, kültür, sanat, ahlak, tarih, ilim, vs gibi değerler kural tanımaz bir şekilde tek tek yıkılırken, işte bütün bunlara karşı tepki duyabilmeyi öğrenebilmek gerekmektedir Dünyada asıl kurban edilen insanlıktır İnsani değerlerdir...Şu anki kanunlarımızda da "Vatan savunmasından kaçmak yasaktır,vatan savunması kutsaldır."
        İstiklal Marşı şairinin ifadesinde tanımını bulan; “medeniyyet dediğin tek dişi kalmış canavar” diye belirttiği sömürgecilerce, kutsal bildiğimiz değerlerimiz kurban edilmektedir...(Tarihimizde Sütçü imamlar,Maraşın neden Kahraman Maraş olduğu düşünülmeli) Bu tecavüzler karşısında, şartlar oluştuğunda ve gerektiğinde yani kan akıtabilmenin meşru görüldüğü zamanlar için, Kurtuluş Savaşı ve Çanakkale Savaşlarında olduğu gibi, Allah’ ın emri olarak bir bakıma; merhamet adına, merhametsiz olabilmenin antremanı ve uygulama pratiğidir, kurban kesmek !
        Bir ibadet olmasının yanısıra; gerçek anlamda kurban ruhunu yakalamak, dini, sosyal, manevi ve duygusal açılardan her yönüyle kurbanı idrak etmek ve kurbandan beklenen istifadelerin gerçekleşmesi dileğiyle, kurbanlarınız kabul ve makbul olsun...Kaynak:http://www.elestiriyoruz.com/kurban/kan-akitarak-ibadet-olur-mu-kurban-kesmek-mantik-cercevesi/
 

        f-Doğadaki, vahşi yaşamda hergün bir çok hayvanın hayatı daha feci bir şekilde sonlanmaktadır.

        g-Kesilmediğinde,artan hayvanlara yiyecek bulmak sorun olacaktı…

         i-Acaba Kurbana karşı çıkanlar “O hayvanın yaratıcısından daha mı merhametliler”

G-SAĞLIK YÖNÜNDEN KURBAN:

-KURBAN KESMENİN SAĞLIĞA KATKILARI? Sağlıklı et tüketiminde kurban?

        Uzman Nörolog Dr. Ali Akben’in kaleme aldığı makalede Kurban Etindeki şifayı gözler önüne serdi ..Mikroskobun icat edilmediği yıllarda göremediğimiz mikropları virüsleri bugün görmemiz bazı hastalıkları daha iyi anlamamızı sağlamıştır. Bugün göremediğimiz birçok başka sebepte çağımızın buhranlı insanının elleri ile kendine verdiği zararlardan maneviyatsızlıklardan olabilir. Besmelesiz yapılan her işin Allahın adının zikredilmediği her atmosferin enerji yükü bizlerde ağırlık arıza hastalık stres yorgunluk gibi sonuçları bedelleri olacaktır. Asrımız ilim ve fen asrıdır.

        a-B12 vitamini ette bulunur ve alınmadığında insan sağlığında bir takım negatiflikler görülür.Bu proteinden maddi durumu sebebiyle mahrum olan insanların, kurban ile mahrumiyeti giderilir.

       b-Hayvan,koro halinde söylenen “Allahu ekberleri”duyunca heyecanlanmakta ve kalp atışları hızlanmaktadır;Böylece etindeki kan maksimum dışarı çıkmakta yani daha sağlıklı et sağlanmaktadır.Kurban bayramı sabahı namazla birlikte kazanılan manevi atmosferde kurbanlıklar kesilmeye başlamadan zikredilen Allah adı ve onun adına yapılan kesim sırasında kurban olma ona yaklaşma nedeni ile olsa gerek kestiğimiz hayvanda tam bir teslimiyeti çoğu kez hepimiz müşahede etmişizdir. İşte bu teslimiyet ve bu teslimiyetin kurbanlık hayvanda meydana getirdiği gevşeme kesilen hayvanın kanını son damlasına kadar dışarı akıtıyor. Kurban olan Rabbi katına çıkan hayvanın eti kandan irinden kirden stres hormonlarından mikroptan arınarak hem manen hem de madden tam bir temizlenme ile bize nimetini hediye eder. İçerde barınan tüm pislikler bu şekilde atılarak etler adeta tam bir temizliğe tabi tutularak arındırılıp bize ikram edilir. Kurbanlık hayvan sanki detoks yapmış ve içindeki tüm pislikler paslar kazınarak bize sunulur. Hayvanın hücrelerine kadar bu temizlenme sonucu bize sunduğu proteinleri yağları mineral ve hücreleri vesselam tüm doku ve organları Rabbimizin ismi celali vasıtası ile adeta yıkanır durulanır.

     Bunu nereden anlıyoruz?. Özellikle son yıllarda batılı ülkelerde ve ülkemizde ekonomik nedenlerden ötürü çeşitli kesim teknikleri ile kanı tam akıtılmadan paketlenen piliç büyük ve küçükbaş hayvan etlerinin pazarlandığına şahit oluyoruz. Bu teknikler hızlı modern mezbahalarda ve çoğunlukla el değmeden yapıldığı için başlangıçta hoşumuza gidebilir. Madden temizlik noktasında pek sorun yok gibi... Ancak kesim sırasında hayvanla insan teması sanki yok gibidir. Bu şartlar altında kesim yerine gönderilen hayvan yoğun bir stres altındadır. Yalnızdır başka amaçlarla en önemlisi de maneviyatsız bir şekilde kesilmiştir. Bu etlerde çeşitli hastalıklar yanında hayvanda oluşan yoğun stres nedeni ile kanda biriken stres hormonlarının marifeti sonucu birçok hastalığı bizlere bulaştırma potansiyellerinden bahsedilmektedir... Bu şekilde modern mezbahalarda kesilen hayvan etlerinin renginin koyu kırmızı sert ve siyahımsı ve ağır kokulu olduğunu da biliyoruz. Konu ile ilgili yapılan bilimsel çalışmalar yeterli olmamakla birlikte durum aynen böyle..Tekbir, Tehlil ve Besmele ile kesilen hayvan etlerinin açık kırmızımsı pembe gül renginde olduğunu da biliyoruz.. Tekbirlerle ve Allahın adı ile kesilen hayvanların etlerinin laboratuarlarda incelemeleri ve mikroskobik tahlillerinde ise etlerde stres hormonlarına mikroplara daha az rastlandığı yönünde yapılmış yeterli olmayan çalışmalardan da anlaşıldığı gibi durum sadece hijyenik ortam sağlanarak sağlıklı olunamıyor.

          Yüce Mevla’mız kendi adı ile kesilmeyen hayvan etlerini bize yasak ederken sanırım bu sağlık öğütlerine kulak vermemizi istiyor. Bize birer emanet olan bedenlerimizi doku ve organlarımızı koruma hususunda da bizleri bir kez daha uyarıyor.

       c-Kurban kesmeyen ve vahşet sayan,Avrupa da “deli dana hastalığı”nedeniyle binlerce hayvan canlı canlı yakılmıştır.Fok balıklarının canlı canlı ve kafalarına vurularak öldürülmesi başka bir vahşettir.Belki de kurban kesildiği için bu hastalıklar bizde olmamıştır.

-Uzman Nörolog Dr. Ali Akben’in kaleme aldığı makalede Kurban Etindeki şifayı gözler önüne serdi .hep vurguladığım gibi bize emredilenleri sorgulamak amacıyla değil ancak hikmetlerini anlama babından bildiklerimi okuduklarımı siz değerli dostlarla paylaşmak istiyorum.. Yoksa biz Müslümanlar Yüce Mevla’mızın buyruklarına emir ve yasaklarına inancımızdan dolayı amenna deriz.Uzman Nörolog Dr. Ali Akben’in bu konu ve tüm sağlık konularıyla ilgili detaylı bilgilendirmelerini içeren yazı ve makalelerine www.aliakben.com isimli kişisel web sitesini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz. 
 

          Burada anlatılanlar,kimseyi bağlamaz,lutfen açılımcı ve karanlığa mum yakıcı olarak görüşlerinizi bildiriniz....Kur an da tefekkür etmez misiniz?Düşünmez misiniz ?ayetlerinin bol geçmesi ve ibadet bağlamında ele alınması ne kadar anlamlıdır?Ayrıca "Düşünen insan doğru sonuca ulaşırsa iki ,yanlış sonuca ulaşırsa bir sevap kazanır"(Hz.Muhammed)

 

II.CİL GÖRÜŞLER-YAN GÖRÜŞLER -ÇAĞRIŞIMLAR                                                                                                                   

   (Bu görüşler ,fikirdir,Aksini iddia edenlerin yada eklemek isteyenlerin görüşleri dikkate alınacaktır)

 (Fröyd e) göre,

”İnsan da kan akıtıcı vahşi yapı ile,cinsel dürtüler vardır”.(Boğa güreşleri,kedi,köpek,deve,güreşleri,horoz dövüşleri, Maçlarda ki saldırganlıklar, Bizans’ta arenalarda aç aslanlara parçalattırılan insanlar,Timsahlara atılan keçi yavruları ve insanların bunları izlemesi,Filmlerdeki vahşet bölümlerinin ilgiyle izlenmesi,box maçları,işkence aletleri,maçlardan çıkanların yakıp yıktıkları şeyler,ters çevrilen araçlar,Safari belgesellerini ve hayvanların yiyecekleri hayvanlara yaptıkları ..Hep bize insanın psikolojik yapısının derinliklerinde(Benliğinde)Vahşet duygusunun olduğunu gösterir . Kurban ile saldırganlık,dürtüsü kurbana yönlendirilerek insanın deşarj olması sağlanmaktadır.Eğer öyle olmasaydı Bayram günü ellerinde bıçak olanların cinayetleri daha rahat işlemesi gerekirdi.Kurban,bütün medeniyetlerde vardır.İnsanların kurban edildiği,ölen kralların yakınlarıyla birlikte gömüldüğü vakidir.Kurban,saldırganlığı faydalı ve yararlı yönde tatmin ederek ruhsal dengeyi korur.Yani İnsandaki bu vahşet geriliminin alınması gerekir ki insanlığa zarar verilmesin!İslam bu gerilimi Kurban ile almaktadır.insan da kan akıtma yeteneği yaratılışta doğasına kodlanmıştır.Bunu topraklamak gerekir.Topraklamak,dozajını düşürmek,aşındırmak ve kan akıtma ile cinayetleri azaltmak amaçtır (İnş.)Kurban kesmeyen toplumların işkence aletleri olması ,insanda gene şiddet eğilimini gösterir.

--Gladyatör çarpıştırılması,aç arslanlara atılan köleler,vs İnsan da kan akıtma duygusunu gösterir...Kurban bu duyguyu kendi toplumuna ve insanlığa zararsız hale getirme çabasıdır..

   ---İspan ya boğaların vücutları dağlandıktan,oklandıktan sonra arenalara sürülmesi ve milyonların İspanya ya akması bu işin turizminin olması hep insan da şiddet eğilimini gösterir..

---Kurban kesen ile kesmeyen toplumları şiddet-işkence-intihar olaylarını karşılaştırdığımız da gene bazı fikirler karşımıza çıkar...Kurban kesen ile kesmeyen toplumları karşılaştırdığımız da Kurban ın yeri ve anlamı ortaya çıkar... --Müslümanlarda engizisyon olmamıştır:İnsanların yakılması,cadı avı,giyotinle öldürülmesi,Hindistan da satih geleneği:Kocası öldüğünde kadının kendini köy meydanında yakma meselesi..

---Cahiliye döneminde Kız çocuklarının diri diri gömülmesi..de insanlarda ki şiddet duygusunu gösterir.

---Müslümanlar da kanlı et yenmez,bundan dolayı et yıkandığı olmuştur...Helali haramı da burada önemlidir...

---Toplu katliamlar,yok edici bombaları,...vs bunları Müslümanlar da göremezssiniz.. .

---Müslümanların genetiğinde şiddet duygusu minimize edildiği için,Taksim de iki horoz dönüştürdüğünüz de herkes karşı çıkar,Çünkü Müslümanların genetik disketinde bu vardır.

---Neden vampir filmleri,kitapları tavan yapmaktadır,izlenme rekorları kırmaktadır..  Vampir bizim kültürümüzde olamayan bir şeydir,çünkü biz bunu topraklayan kültüre sahibiz..Şavaş şartlarında bile kan içilmemiştir.

---Müslümanlıkta kan içmek ve yemek haramdır..İnsanlara şunu yap bunu yapma demekle şiddet önlenemez.Kurban uygulamalı olarak şiddet duygusunu azaltma eğitimidir.Tarihte askerlerine kan içirmiş krallar ın varlığını duymadınız mı?  Cengiz han gibi...

--İnsanda enerji merkezi vardır buna 3.göz denir.Bundan dolayı alna kan sürülür... 

---İnsan yediği etin psikolojine bürünebilir:En çok keçi eti yenen yerlerde inatçılık görüldüğü gibi,, en çok deve eti yenen yerlerde inatçılık,en çok köpek eti yenen yerlerde köpeksi davranışlar görülebilir mi?İnsan psikolojinin etle ilişkisi yok mudur?Bir toplumu korkak yetiştirmek istiyorsanız şu eti yedirin diyen sosyologlar yok mudur?Domuzun karakterinde diğer hayvanlarda olmayan karakteri göremez mısınız!Hint atasözünde "Sen ne yersen o sun ve onu yansıtırsın"Et sadece kalsiyumu değil de psikolojiyi de etkiler,helalliği haramlığı da buna bağlıdır belki!Bunlar daha detaylı araştırılabilir!!!! Sapkınlığın arttırılması ile bazı yiyeceklerin yenmesi arasında ilişki yok mudur?Şerbetçi otu östrojen hormonu salgılatır,bu otu tüketenlerde kadınsı davranışlar ortaya çıkma mış mı?Bu olay gıda maddesiyle psikoloji arasında ilişkiyi ortaya çıkarır..Bu madde bazı içeceklerde kullanılmıyor mu?

---Otlaklar da yayılan hayvanlarda palmitik asit vardır...Domuz etindeki yağ oranı ile kuzu,koyun etindeki yağ oranları karşılaştırıldığında neden domuz değil de helal hayvanlar ın kurban edilmesi daha iyi anlaşılacaktır...Zeytinyağı ilaçtır...

( Kaynak:DR .SUAT ARUSAN DAN)

      b- Kurban kesmeyen toplumlarda cinayetlerin daha fazla olduğu ve daha rahat işlendiği görülmüştür. Bundan dolayı peygamberimiz”Kurban kesilirken başında bulun”demektedir.Çünkü kanı,hayatın soluşunu gören insan başkasına kolay kolay bıçağı saplamaz.

    c-d- e- -Vahşet diyenlerin,Geçmişlerinde,güçsüz ve zayıf insanların  kanları ve gözyaşları üzerine medeniyet kurmamış olmaları gerekir.(Kızılderili katliamı,Irak,sömürgeler,kimyasal ve atom bombaları)

      f-Kurban insanı ruhsal ve psikolojik hastalıklardan korur:Cimrilik,aşırı biriktirme hastalığı,değer yargılarının değişmesi gibi...şiddet ve vahşet eğilimini en aza indirir...

 

      i-Hayatta üzüntü ve sevinç içicedir.Sadece sevinçlerin olduğu bir hayat olmadığı gibi,sadece üzüntülerden ibaret bir hayatta sözkonusu değildir.Zaten öyle bir hayat mutlu,erdemli hayatı oluşturamaz.

      j--Her medeniyetin insanını tedavi etme yöntemi farkılıdır.İspanyollar, insanlarındaki bu vahşet gerilimini boğa güreşleriyle,Rus rus ruletiyle,bazı kralların(Drakula lakaplı) İnsanların kanlarını içmekle,bazılarının insanları kazıkların üstüne atmakla,bugün guantalamo daki yapılan vahşetle,Bizans ta aç arslanların önüne atılan köleleri izletmekle,çin işkencesiyle ..giyotinle,işkence aletleriyle  vs bu vahşet dürtüsü tedavi edilmeye çalışılmış.Anca kurban kesen Müslümanlarda Acaba bu işkence ve vahşet aletlerinin hiç biri ya da işkence kültürü görülmüş mü?İşte Mekke nin fethi,işte İstanbul un fethi…Dünya “İslam işkencesi “diye bir şey duymuş mu?

     

S-6-Kadınlar kurban kesebilir mi?

-KADINLAR DA KURBAN KESEBİLİR-

Kurban edilecek hayvan kesilirken besmele çekilmesi gerektiği ifade edilen açıklamada, kesim esnasında besmelenin kasten terk edilmesi halinde o hayvanın etinin yenilemeyeceği kaydedildi.

Temel ihtiyaçlarından ve borcundan başka 80.18 gram altın veya bunun değerinde para veya eşyaya sahip olan kişinin kurban ibadetini yerine getirmesi gerektiği bildirilen açıklamada, dinen zengin olan eşlerden her birinin ayrı ayrı kurban kesmesi yükümlülüğü bulunduğuna dikkat çekildi.vatandaşların sevabını ölmüş bulunan anne veya babasına yahut diğer yakınlarına bağışlamak üzere çeşitli hayır kurumlarına, ihtiyaç sahiplerine bağışta bulunabileceği gibi kurban da kesebileceği ifade edildi.

Kurban bedelinin yoksullara ya da yardım kuruluşlarına verilmesiyle kurban ibadetinin yerine getirilmeyeceği kaydedilen açıklamada, yoksullara yardım ve kurban ibadetlerinin diğerinin alternatifi olarak algılamasının dini açıdan doğru olmadığı vurgulandı.

Açıklamada, ayrıca derinin satılması halinde de bedelin ihtiyacı olanlara verilmesi gerektiği ifade edildi.

S-7-Kurban yerine para verilse olur mu?Hangi hayvanlar kurban olabilir?

    

 

NOT:Bizim ülkemizde DİN,Konusu açılınca kimse bir kitap okuma gereği duymadan ,uzmanına danışmadan,işkembei kübrasından konuşmaya başlar..Ancak batıda bir kimse alanı ve kariyeri dışında konuşunca yadırganır.Yıllar Önce bir tarih öğretmeni bayan dan duymuştum aktarayım:”Türkiye de herkes,din de,tıpta,siyasette,futbol da uzmandır”

        

      http://www.diyanet.gov.tr/turkish/dinhizmetleriweb/dinhizmetleri/kurbanHiz2010.html

    http://www.diyanetvakfi.org.tr/

 

   http://www.diyanet.gov.tr/turkish/dy/Diyanet-Isleri-Baskanligi-Duyuru-7921.aspx

                                                          

KAYNAKLAR:T.C.Diy.işl.başk.İslam ansklp.,Meb ders ktp,T.C.Diy.işl.bşk WEB diyanet.gov.tr.,T.C.Marmara ünv. Din Psklojisi Öğretim üyesi Prf.Dr.Ali Murat Daryal:Kurban kesmenin psikolojik temelleri ,K

Bu haber 2604 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

İBADETİN TANIMI ÇEŞİTLERİ VE ÖNEMİ

GÜNLÜK HAYATTA KULLANILAN DİNİ KAVRAMLAR

GÜNLÜK HAYATTA KULLANILAN DİNİ KAVRAMLAR GÜNLÜK HAYATTA KULLANILAN DİNİ KAVRAMLAR

BİR PİRİNÇ TANESİ NE ANLAMLAR TAŞIYOR?

BİR PİRİNÇ TANESİ NE ANLAMLAR TAŞIYOR? BİR PİRİNÇ TANESİ VE İSRAF

HZ.MUHAMMED (S.A.V)

GALERİ

SİTE İSTATİSTİKLERİ

Kategori 57
Haber 1098
Yorum 115
Haber Okuma 2117059
Editör 12


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi