BİLGECE BAKIŞ
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

İNSAN ZULMEDER KADER ADALET EDER!

İNSAN ZULMEDER KADER ADALET EDER!

Tarih 21/Kasım/2010, 22:51 Editör BİLGE BİLGE

YAPTIĞINI YAŞAMADIKÇA ÖLMEZ

İNSAN ZULMEDER,KADER ADALET EDER

ALLAH’IN ADALETİ

“Bir kötülük yapan,kusuru ayıplayan,onu yaşamadıkça ölmez”(H.Ş)

 

  -‎''Her Zaman Yasadıklarınla Değil; Yaşattıklarınla Anılırsın. Ve Sakın Unutma, Ne Yaşattıysan Elbet Birgün Yaşarsın. . . !

        Bir Gün ;Hz Musa İbadetini Bitirdikten Sonra Bir Ağacın Altına Oturur. Hemen Yakınındaki Çeşmeyi Seyrederken , Atlı Bir Savaşçının Çeşmeye Geldiğini Görür.Savaşçı Su İçmek İçin Eğildiğinde Boynundaki Altın Kesesini Islanmasın Diye Çıkarır Çeşme Başına Bırakır. Suyunu İçtikten Sonra Altın Kesesini Unutur Ve Yoluna Devam Eder. Hemen Arkasından Hoplaya Zıplaya Bir Çocuk Gelir. Tam Su İçecekken Altın Kesesin Farkeder Ve Hiç Düşünmeden Alır ve Uzaklaşır. Çocuğun Arkasından Çok Yaşlı Bir İhtiyar inleyerek Su İçmeye Gelir. Bu Arada Altın Kesesini Su Başında Unutan Savaşçı Keseyi Almak İçin Çeşmeye Doğru Yaklaşır. Fakat Çeşme Başında Hiç Bir Şey Bulamaz...Hemen Yanındaki Yaşlı Adamın Boğazına Sarılır Ve Altın Kesesini Vermesini İster. İhtiyar Ne Kadar "Ben Almadım" Dese de Savaşçıyı İkna Edemez. İyice Sinirlenen Savaşçı Kılıcını Çeker Ve Yaşlı Adamı Oracıkta Öldürür. Olan Biteni Gören Musa ''Ey Rabbim Bu Nasıl Bir Adalettir'' der.."Ben Hiç Bir Şey Bilmiyorum.. Senin İşine sual olmaz ama ben anlamadım" Der.Bu isyana benzer açıklıktaki sözlere karşılık Rab şöyle seslenir : ''Ey Musa ; Ben Sana Benim İşlerimi Anlayacak Kadar Akıl Vermedim ki , sen Benim hakkımda yorum Yapıyorsun? Ama Kalbinin Yatışması İçin gerçek Şudur : Savaşçı O Küçük Çocuğun Babasının Malını Yağmalamıştı. Ölen İhtiyar İse Gençliğinde Çok Güçlü Bir Adamdı.Ama Bir Hiç Uğruna Bir Köylüyü Öldürmüştü. O İhtiyarı Öldüren Savaşçı İşte O Köylünün Oğludur.. Ey Benim Gafil Kulum Şimdi Tövbe Et Çünkü Benim Adaletim İşte Bu Kadar Açıktır."

 

EDEN BULUR

          Yoksul ihtiyarın biri gittiği her yerde: “Kim ne ederse karşılığını mutlaka görür. Sanma ki, kötülük edenin kötülüğü yanına kalsın” diye tekrarlardı. Kadının biri, her gün onun bu sözlerinden bıkmıştı. Bir gün “Şuna bir kötülük yapayım da, görsün bakalım herkes ettiğini bulacak mı?” diye bir plân yaptı. İhtiyar dilenci evinin önünden geçerken içine zehir koyarak hazırladığı böreği ona verip: “Al bunu, senin için yaptım” dedi. İhtiyar çok memnun olmuştu. Hemen torbasına koyup karnını doyurmak için köyün dışında bir çeşmenin başına gitti. Böreği çıkardı, tam yemeye hazırlandığı sırada uzaklardan geldiği belli olan bir asker: ”Amca çok uzak yollardan geliyorum. Çok açım. Şu börekten bir miktar versen de yesem olmaz mı?” dedi. İhtiyar hiç tereddüt etmeden torbasından çıkardığı böreklerin tamamını ona verdi. Kendisi de torbasında günlerden beri sakladığı kuru ekmeğini yemeğe başladı. Asker afiyetle böreğin tamamını yedikten sonra çeşmeden de su içip adama duâ ederek ayrıldı. Günlerdir kendisini bekleyen annesine kavuşmak için yola çıktı. Eve geldi gelmesine, ama “Yanıyorum, ölüyorum!” diye feryat etmeye başladı. Annesi askerden gelen oğlunu bağrına basmış, sevinmesi gerektiği yerde üzülüyor, oğluna ne olduğunu anlamaya çalışıyordu: “Oğlum ne oldu sana? Dokunacak bir şey mi yedin yoksa?” diye sordu. O, zararlı bir şey yemediğini, sadece bir ihtiyarın yemek üzere torbasından çıkardığı böreği kendisine verdiğini ve adamın merhametine hayran kaldığını söyledi. Kadın: “Eyvah oğlum! Seni ben zehirledim. Adamcağız ‘Eden bulur’ diyordu. İşte ettiğimi buldum!” diye feryad u figân ile yırtınmaya başladı, ama iş işten geçmişti… *** Kader mutlaka adâlet eder. Bu dünyada her zaman ve zeminde hakkımızı alamayız belki. Kimi zaman zulme hedef olurken, kimi zaman da biz haksızlık eder, zulme sebep oluruz. Kadere imân eden, “Ah ne yaptım, ne ettim de bu başıma geldi?” diye isyanvârî bir tutum takınamaz. Çünkü, ne zaman, nerede, kime karşı, nasıl bir haksızlık yaptığını bilemez. Dün ne yediğimizi unuttuğumuza göre, kime, ne zaman, hangi yanlışı yaptığımızı nasıl aklımızda tutabiliriz ki? İşte kader, ezelden ebede, her şeyi bir anda kuşatıp görür ve herşeyin hakkını verir. “İnsan zulmeder, kader adâlet eder” hakikati ortaya çıkar.

--Sadece insanlara karşı kusur işlemez, haksızlık etmeyiz; bazen eşya, hayvan ve sâir mahlûkatın da hakkını yiyebilir, hukuklarını çiğneyebiliriz. Kimi zaman da musîbet ve hastalıklarla imtihan ediliriz. Peygamberlerin ve evliyaların başına gelen sıkıntı ve musîbet, elbette haksızlık yaptıklarından değildir. Onlar da imtihan edilir, sabır ve irâdeleri güçlendirilir. Ve daha bilemediğimiz binlerce hikmet gözetilir. Kaderin tecellisi içinde adâlet de olur, imtihan da vardır.

KALK BAKALIM KABAK?

       Berber dervişin saçlarını kazımaya başlar Derviş aynada kendini takip etmektedir Başının saç kısmı tamamen kazınmıştır bıçkın mı bıçkın bir kabadayı girer içeri Doğruca dervişin yanına gider, başının kazınmış kısmına okkalı bir tokat atarak:
- Kalk bakalım kabak, kalk da tıraşımızı olalım, diye kükrer Berber mahcup, fakat korkmuştur Ses çıkaramaz Kabadayı koltuğa oturur, berber traşa başlar
Fakat küstah kabadayı tıraş esnasında da sürekli aşağılar dervişi, alay eder:
"Kabak aşagı, kabak yukarı "
Nihayet traş biter, kabadayı dükkandan çıkar Henüz birkaç metre gitmiştir ki, gemden boşanmış bir at arabası yokuştan aşağı hızla üzerine gelir Kabadayı şaşkınlıkla yol ortasında kalakalır Derken, iki atın ortasına denge için yerleştirilmiş uzun sivri demir karnına deliverir
Kabadayı oracığa yığılır, kalır ölmüştür Görenler çığlığı basar Berber ise şaşkın, bir manzaraya, bir dervişe bakar, gayri ihtiyari sorar:
- Biraz ağır olmadı mı derviş efendi?Derviş mahzun, düşünceli cevap verir:
- Vallahi gücenmedim ona Hakkımı da helal etmiştim Gel gör ki kabağın bir sahibi var O gücenmiş olmalı!

BEN BİLMEM Kİ

 

“Yaşlı bilge!”demiş çocuk “Ellerimde tuttuğum kuşun canlı mı,ölü mü olduğunu söyleyebilir misin?” Yaşlı bilge gözünü dikip çocuklara sessizce bakmış ve “Evladım” demiş.Ellerinde hap solmuş kuşun canlı olduğunu söylersem,ellerini sıkıştırıp onu öldüreceksin.Ölü olduğunu söylersem ellerini açacaksın ve kuş özgürlüğüne uçacak.

            “Ellerinde, yaşamın ve ölümün gücünü tutuyorsun evladım.Yaşam ile ölüm arasında seçim yapabileceğini bilecek kadar bilgi var sende”

            Kuşun hayatını veya herhangi bir olayı benim cevabımın belirlemesine izin verirsen,kendi gücünden ve kararlarından yoksun kalırsın.Aynı zamanda ,doğru seçimi yapma sorumluluğunu üzerinden atmış ,kendi gücün ve bilginin mutluluğunu hissetme  ve kullanabilme fırsatını yitirmiş olursun”

            Kendin karar ver ve sonradan da pişman olma!”

                         İKİ KURBAĞA

 

        "Ey iman edenler Allah tan ümit kesmeyiniz"

                Süt kovasına düşen iki kurbağadan birisi buradan çıkamam,deyip boğulmuş.Diğeri ise çırpınmaya başlamış;Çırpındıkça sütten yağ tepecikleri birikmeye başlamış ve onun üzerine basıp atlayıp kurtulmuş.
Büyük Okyanus'ta 50 gün küçük bir teknede mahsur kalan, ailelerinin öldüğünü zannettiği 3 Samoalı genç sapasağlam kurtarıldı. Peki gençler 50 günde ne yaptı nasıl beslendi?
 
Soru:Bu anlatılanlardan Kaderle ilgili çıkarılacak ana fikirler/Mesajlar nelerdir?(her birinden 5 sonuç çıkarınız?)

Bu haber 4847 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

KADER VE KAZA11 Ü1(s10-26)

ALLAH KADERİ NASIL BİLİR?

ALLAH  KADERİ NASIL BİLİR? ALLAH İNSANIN KADERİNİ BİLİYORSA,CENNETE CEHENNEME GİTMEK NEDEN VARDIR?

ALLAH KADERİMİZİ BİLİYORSA;İNSAN NEDEN SORUMLU TUTULMAKTADIR?

ALLAH KADERİMİZİ  BİLİYORSA;İNSAN NEDEN SORUMLU TUTULMAKTADIR? ALLAH KADERİMİZİ BİLİYORSA;İNSAN NEDEN SORUMLU TUTULMAKTADIR?

HZ.MUHAMMED (S.A.V)

GALERİ

SİTE İSTATİSTİKLERİ

Kategori 57
Haber 1102
Yorum 115
Haber Okuma 2137646
Editör 12


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi