BİLGECE BAKIŞ
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama
TÜRK DÜŞMANI İNGİLİZ CASUSLARININ YAPTIKLARI!

TÜRK DÜŞMANI İNGİLİZ CASUSLARININ YAPTIKLARI!

Tarih 19/Eylül/2017, 23:47 Editör BİLGE BİLGE

TÜRK DÜŞMANI SİNSİ İNGİLİZ OYUNLARI-DİKKAT,ABD IRAK ZULMÜNÜ,İNGİLİZLER DE BU YAPTIKLARINI RAHATÇA ANLATABİLECEK KADAR DA CESURLAR!!!

Lawrance’nin Hayati ve Türk düşmanlığı

Bu linkten okuyabilirsiniz HEMPLER in TÜRK LER hakkında ki hain planlarını

lawrance nİn TÜRKLERİ veMüslümanları bölme planları

İNGİLİZLERİN SİNSİ DUSMANLIGI

http://www.akademikmakaleler.org/

TÜRK DÜŞMANI SİNSİ İNGİLİZ OYUNLARI

ABD IRAK ZULMÜNÜ,İNGİLİZLER DE BU YAPTIKLARINI RAHATÇA ANLATABİLECEK KADAR DA CESURDURLAR!!!http://www.seyir.org/izle/kahraman-turk-kadininin-vurulma-ani.html

   Yarbay Thomas Edward Lawrence (16 Agustos 1888- 19 Mayis 1935); Britanyali arkeolog, askeri stratejist, casus ve yazar.[1] 1888'de Galler'de dogmustur. Zengin bir aileye mensuptur. Oxford Üniversitesi'nde arkeoloji tahsil etmistir. [2] Profesyonel olarak T. E. Lawrence veya T. E. Shaw isimlerini kullanmis, 1916-1918 yillarinda Osmanli Imparatorlugu'na karsi yürütülen Arap Ayaklanmasinda, Birlesik Krallik irtibat subayi olarak aldigi görev nedeniyle Arabistanli Lawrence olarak taninmistir.[1] Arabistan, Suriye, Misir ve Filistin'de etütler yapmis; bir Arap kadar Arap dil ve adetlerini, Bir Müslüman kadar Müslümanligin sartlarini ve inceliklerini ögrenmis, her haliyle Sark'a intibak etmistir. Sövalyelik nisanini reddetmistir, "Üstün Hizmet Madalyasi" ve "Fransiz Seref Lejyonu Madalyasi" ile ödüllendirilmistir.[1][2][3]

      Araplarin Türk Osmanlı lara karşı kışkırtılmasında çok önemli bilgi vermektedir.... Bahsi geçen dönemi 1926 tarihli "Bilgeligin Yedi Sütunu" (Ingilizce: The Seven Pillars of Wisdom) adli otobiyografik eserinde anlatmistir.[3]

      Bütün dogu lisanlarini sive farklarina kadar kusursuz ögrenen genç alim, Birinci Dünya Savasi basladigi Zaman, Filistin'de bulunuyordu. [2]

Lawrance, II. Abdülhamid zamaninda Araplara söyle bir duyuru yapmisti;

       "Osmanli zabitlerinin (subay) üniforma dügmelerinin altin kaplama olup her kim zabit dügmelerinden bes adet getirirse, bu dügmeler, iki Ingiliz lirasina satin alinacaktir."

 http://www.youtube.com/watch?v=vC0cWI8Ndg0&feature=related

    Osmanli zabitlerinin üniforma dügmelerini alabilmek için gayret gösteren Araplar olur. bazi zabitler issiz yerlerde soyguna maruz kaldigi gibi bazilari da bes dügme ugrana öldürülür. Zabitler, zamanla üniforma giymemeye baslarlar. Sokak ortasinda üniformasiz bir sekilde dolasan zabitlerin ise Araplarin gözündeki sayginligi yok olur. Lawrance'nin attigi bir yalan, amacina çok kolay ulasmistir. Bu dönemlerde Osmanli ülkesinde binlerce yabanci casus vardir. Fransa, Almanya, ABD gibi devletler, Osmanli Devleti üzerinde elde etmek istedikleri çikarlar dogrultusunda casuslar kullanmislardir. Bunlardan bazisi, imam, bazisi seyh, bazisi müderris, bazilari doktor kimligi altinda hareket etmislerdir. Hepsi de rolünü iyi oynar. Arap dünyasi, bu casuslarin gayretleri ile Osmanlidan sogutulmustu.[4]

    Arap Ayaklanmasi, I. Dünya Savasi sirasinda, 1916 yilinda, Ingilizlerin kiskirtmasiyla meydana gelmistir. Sonuç olarak Osmanli yenildi ve Arabistan, Ingilizler ve Fransizlar arasinda bölüsüldü. Ancak ayaklanma, sanildigi gibi yüz binlerin katilimiyla degil, sadece birkaç kabilenin -5000 kisi- katilimiyla olusmus ve bu kabileler, genellikle Hasimiler'in Banu koluna mensuptur bulunmaktadir. Bu ayaklanmalar, Hicaz bölgesiyle sinirli kalmistir.

    Lawrance, 1865 yilinda milliyetçi Arap örgütleri kurulmaya basladi. Ingiltere, Araplarla 23 Ekim 1914'te anlastilar ve Araplari bagimsizlik vaat edip, altin vererek ayaklanmaya kiskirttilar. ...[5]

       Lawrance, 1915'de Mekke'de bulunan 80 yasindaki Serif Hüseyin'in doymayan menfaat hirsini vaatler ve altinlarla tatmin etmis ve onun ardinda adeta bütün Araplari birlestirmisti. Ihtiyar emir, Thomas Edward Lawrence'nin elinde adeta bir oyuncak oldu. Kum çöllerinin kizgin günesi altinda parlayan çil çil Ingiliz altinlari ve Ingiltere hükümeti namina Lawrence gibi agzindan bal akan bir insanin vaat ettigi “Büyük Arabistan Kralligi” ihtiyar serifi büyülemis gibiydi. Feri kaçmis gözleri artik baska sey görmüyor, Lawrence'nin sözleriyle dolan kulaklari, halifenin ilan ettigi cihadi uymuyordu.

      Lawrence, arzularina göre dövüstürecek insanlari bulmustu. Simdi bu kizgin çöllerde çalisacak gizli kuvvetleri de bulmak lazimdi. Lawrence'nin zekasi, Arabistan çöllerinin velud iklimi ile birlesince bu hususta sikinti çekmedi. “Büyük Arabistan” hayâli nasil, Mekke serifini büyülemisse; “Arzi Mev'ut” hayâli de Israilogullari'na diz çöktürmüstü. Iste; kadiniyla erkegiyle, çoluguyla, çocuguyla muazzam bir gizli ordu...[2]

      Lawrance... Ekim 1916'da, Arap millî faaliyetlerini rapor etmesi için çöle gönderildi.

         Mekke serifi Hüseyin bin Ali'nin oglu Emir Faysal komutasindaki düzensiz birliklerle birlikte Osmanli ordusuna karsi gerilla mücadelesi verdi. Araplari, Medine'deki Osmanli muhafiz birliklerini sehirden çikarmamalari konusunda ikna etti. Böylece Araplar, sehre malzeme getiren Hicaz demiryoluna yaptiklari saldirilara agirlik verebildiler. Osmanli askerleri de hem sehri hem de demiryolunu savunmak ve tamir etmek zorunda kalarak oyalandilar. Lawrence, Akabe ve Sam'in isgalinde de önemli rol aldi.[3]

      Lawrance, Sam'da Türkler katledildikten sonra; “Evet, onlari isyana ben kiskirtmistim. ....…” diyerek itirafta bulunmustur.[6][7]

     Araplarla geçirdigi zaman zarfinda, gelenek ve yasantilarina bayagi adapte oldu. Deve ile seyahat edip, siki bir dostluk kurdugu Prens Faysal'in hediye ettigi yerel kiyafetleri giymeye alisti.[3]

     Anadolu yaylasinin serazat gürbüz çocuklari, Arabistan çöllerinde, Filistin ve Suriye'de hilali dalgalandirmak, kelime-i tevhidi yasatmak azmiyle kavrulup düsmanla çarpisirken gizli bir el arkalarindan onlari mütemadiyen hançerliyordu. Ülkelerinin dünya medeniyetinden nasibi Türk parasi, Türk emegi ve Türk himmetiyle yapilmis demir yoluna inhisar eden insanlar, her gün bu demir yoluna bir bomba yerlestirmekten, binlerce Müslüman'i havaya uçurmaktan çekinmiyorlardi ve bütün bu hiyanet ve melanetleri, Lawrence'nin emriyle yapiyorlardi. Askerin ikmal yollari vuruluyor, zayif depolar ve karargahlar basiliyor, din devlet için Arabistan çöllerinde dövüsen kahramanlar müdafaa etmeye savastiklari ülkenin sakinleri tarafindan öldürülüyorlardi. Çünkü Lawrence böyle istiyordu.

     Türk ordusu, bir taraftan düsmanla dövüsürken bir taraftan da bunlarla ugrasmak zorunda kaldi. Hiyanetleri sabit olan Yahudiler hapsedildiler. Haklarinda ölümü gerektiren kanuni muamele yapilirken bile onlar, Lawrence'nin kendilerini kurtaracagina inaniyorlardi. Hakikaten Arabistan'in taçsiz krali, bol bol saçtigi altinlarla kurdugu Arap ordularinin basina geçmis, sadik ajanlarini kurtarmaya çalisiyordu. O, Kal'atülezrak çöllerinden Havran istikametinde yürümüs; bu mühim stratejik noktayi düsürmeye, Dürzileri de ayaklandirmaya çalisiyordu. Emelinde muvaffak olursa Türk ordusunun bu çöllerde mukavemeti büsbütün zorlasacakti. Fakat talih, burada Lawrence'ye gülmedi. Çünkü Havran halki Mutasarrif Hacim Muhittin Bey' i, ve Mutasarrif Bey de vatanini seven insanlardandi. Lawrence, mutasarrifin aldigi tedbirler yüzünden, ilk defa olarak Kal'atülezrak Çölleri'nde arzusuna muvaffak olamamis, kurtarmaya çalistigi sadik ajanlari da adaletten yakalarini kurtaramamislardi.

      Bütün bunlara ragmen Lawrence, gayesine ulasti. Filistin ve Suriye'de hezimetimize sebep oldu. 1918'de Arap askerlerinin basinda muzafferane Dimyat'a girdi. Harp müttefikler için zaferle bitmisti. Ingiltere hükümeti Lawrence'nin vaatlerini kismen olsun yerine getirip Serif Hüseyin'in ogullarindan Faysal'i Irak kralligina, Abdullah'i Ürdün emirligine getirmisti. Fakat, ihtiyar serif, bunlari kâfî görmemis ve isyan etmisti. Ingiltere, asi serifi Kibris'a sürdügü için; Lawrence de devletin kendisine verdigi paye ve nisanlari reddetti.[2]

        Lawrence, 1918'de savas muhabiri Lowell Thomas'in belgesel film ve fotograflar çekmesine yardimci oldu. Savastan sonra bu belge niteligindeki fotograf ve filmlerle dünya turuna çikan Lowell Thomas, oldukça yüksek kazançlar elde etti. Lowell Thomas'in Lawrence'i büyük bir kahraman gibi göstermesi, Lawrence'in da kendi anilarinda bölgede daha önceden yüzlerce Ingiliz ajani tarafindan yapilmis bir çok seyi kendine mal etmesi Lawrence'in aslinda çok da hak etmedigi bir üne kavusmasini sagladi. Öyle ki sonradan Lawrence'in efsanesini kaleme alan yazarlar yeri geldiginde Lawrence'i gerilla savasi'nin mucidi olarak kabul etmislerdir. 1962'de çekilen Arabistanli Lawrence filmi ise efsaneyi doruk noktasina ulastirmistir. I. Dünya Savasi'nin sonlarinda Ingiliz hükümetini, Araplarin bagimsizliginin Ingilizlerin yararina olduguna ikna etme konusunda oldukça basarili oldu.[3]

         Harp bitmis fakat, bu adamin isleri, bitmemisti. O, yillarca Hind'i, Çin'i, Afgan'i birbirlerine katti. Afganistan kirali Emanullah Han'in tahttan indirilmesiyle biten büyük isyan tamamen Thomas Edward Lawrence'nin eseriydi. 1930'da Agri Dagi isyaninda Kürt asiretlerini bas kaldirmaya tesvik eden, hudut hadiseleriyle Iran'la aramizi bozmaya çalisan gizli kuvvetlerin basinda bulunan yine Lavrance'ydi

           Bütün bu icraatina, 20 yil ates ve barutla oynamasina ragmen, o bir manga asker karsisinda veya bir dar agacinda can vermeyen müstesna casuslardan biridir.[2] Albay Thomas Edward Lawrence, Clouds Dorset-Ingiltere'de [3] maceraci ruhuna çok yarasan bir sekilde bütün suurunu kaybettiren bir motosiklet kazasindan sonra 19 Mayis 1935'te Londra'da öldü.[2]

           Ingiliz Casusu Lawrence'nin Bir hatırası

        «Osmanli'nin çöküsü için Arap yarimadasinda Padisah Halifeye karsi ayaklanmaya ihtiyaç vardi. Bunu teminde hiç zorluk çekmedim. Hicaz Serifi HÜSEYIN ogullari FAYSAL ve ABDULLAH kendileri ve ümmetleri için ihaneti mukaddes vazife sayarak adeta bana yol gösterdiler. Abdullah bana Belçika'dan Her Arab'in atasindan miras olarak aldigi Türk düsmanligi patlamak için ates bekleyen bomba gibiydi. Hediye edilmis bir mavzeri armagan etti ve "Türkler üzerinde deneyin" dedi. Dedigini yaptim. Ileri rütbeli bir Türk subayini öldürdüm. Namluya bir çentik attim. Daha sonra bir gün bedevilerin zehirledigi kuyulardan su içerek ölmek üzere olan Türk askerleri üzerinde silahi denedim. Namluya onlarin sayisi kadar çentik attim.» [8]

          Bilgeligin Yedi Sütunu (Seven Pillars of Wisdom)

        Bilgeligin Yedi Sütunu, bunun haricinde ikisi çeviri olan birkaç kitabi daha bulunan Lawrence'in basyapitidir. 1919 yilinda All Souls Koleji'nde arastirma yapma sansi verilmis, bu çalismalari yedi yil sürmüstür. Kitap, Lawrence'nin savas anilarindan mütesekkildir ancak bazi kisimlari askerî strateji, Arap kültürü ve cografyasiyla ilgili denemeler de içermektedir. Kitap oldukça yogun ve karmasik bir kelime örgüsü ile yazilmis, yer yer acikli, yer yer komik ögeler içeren önemli bir yapittir.

            Lawrence, notlarini kaybettigi için kitabi üç defa yazmak zorunda kalmistir. Öyküsel anlatiminda gerçek ile fanteziyi ayirt etmek zaman zaman zor olmaktadir. Gerçekle hayali karistirmaktan zevk aldigi asikârdir. Kendisiyle olan iç hesaplasmalari yer yer kendisini küçümsemesine ve yer yer de Arap Isyani'nda aldigi rolü abartmasina neden olmustur. Bu anlamda kitap hem otobiyografi olarak hem de tarih ve psikoloji açisindan önemli bir yapittir.

        Lawrence'nin abartma aliskanligi, biyografisini yazan yazarlar ve diger arastirmacilari zaman zaman anlasmazliga düsürmüstür. Kitabinda süslü bir anlatimla dile getirdigi iddialarin bir kismi sonradan yalanlanmis ve aksi ispat edilmistir. Sina Çölü'nü iki günde geçtigi iddiasi ve birçok savas yarasi oldugu iddiasi bunlardan ikisidir. Gerçekte bu yolculuk üç gün sürmüstür ve sadece birkaç savas yarasi vardir.

       Arap Isyani'na katildigi dogrudur ancak bu isyanin temel taslarindan biri, hatta ilham perisi oldugu iddiasi dogru degildir. Almanlar Arap Isyani'ni her yönüyle anlatan 12 ciltlik bir rapor hazirlamislardir. Bu büyük raporda Lawrence'in adina bile rastlanmaz. Buna ragmen Araplar, etkisi oldugunu kabul ederler.

        George Bernard Shaw, Lawrence'a kitabini düzenlemesinde yardimci olmus ve gramer hatalarini düzeltmistir. Lawrence kitabinin önsözünde Shaw'a ve esine hiç istemedigi halde tesekkür etmistir.

      Kitabin 1926'daki ilk baskisi fahis fiyattan satiliyordu ve özel siparis gerektiriyordu. Halkin, kendisinin çok fazla kazanç elde edecegini düsünmesinden korkarak, halkin gönlünü kazanmak amaciyla bu kitabin kendisinin savas anilari oldugunu ilan etti. Daha sonra bu kitabin gelirinden bir kurus bile almayacagina yemin etti ve kitabin fiyatini basim masrafinin üçte birine düsürdü. Gerçekten de kitabin gelirinden pay almadi ve büyük bir meblag olan borcunu da ödedi.[3]

         Lawrence, notlarini kaybettigi için kitabi üç defa yazmak zorunda kalmistir. Öyküsel anlatiminda gerçek ile fanteziyi ayirt etmek zaman zaman zor olmaktadir. Gerçekle hayali karistirmaktan zevk aldigi asikârdir. Kendisiyle olan iç hesaplasmalari yer yer kendisini küçümsemesine ve yer yer de Arap Isyani'nda aldigi rolü abartmasina neden olmustur.Lawrence'nin abartma aliskanligi, biyografisini yazan yazarlar ve diger arastirmacilari zaman zaman anlasmazliga düsürmüstür. Kitabinda süslü bir anlatimla dile getirdigi iddialarin bir kismi sonradan yalanlanmis ve aksi ispat edilmistir. Sina Çölü'nü iki günde geçtigi iddiasi ve birçok savas yarasi oldugu iddiasi bunlardan ikisidir. Gerçekte bu yolculuk üç gün sürmüstür ve sadece birkaç savas yarasi vardir. Türkler hakkinda küçük düsürücü bir dil kullanmis, hatta tecavüze ugradigini iddia etmistir. Daha sonradan bu iddia da yalanlanmis ve çürütülmüstür.[9]

Kaynaklar

[1] "Lawrence, T(homas) E(dward).", Encyclopædia Britannica. Ultimate Reference Suite. Chicago: Encyclopædia Britannica, 2008.
[2] www.akintarih.com/turktarihi/osmanli/lawewnce.htm
[3] tr.wikipedia.org/wiki/Thomas_Edward_Lawrence
[4] www.aksarayuniversitesi.com/forum/lawrance-t1780.html
[5] tr.wikipedia.org/wiki/Arap_Ayaklanmasi
[6] Türkiye Gazetesi Takvimi.
[7] muallimden.blogcu.com/lawrance-in-itirafi_335235.html
[8] www.cennetulbaki.com/ingiliz-casus-lawrence-1509.html
[9] tarihdersleri.blogcu.com/arabistanli-lawrence-ingiliz-casusu_16146011.html

Alinti...

 

Bu haber 3037 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

VATAN SEVGİSİ

VATAN SEVGİSİ VE DİN

VATAN SEVGİSİ VE DİN İSLAM DA VATAN SEVGİSİ VE ÖNEMİ

İLK UÇAK VE OTOMOBİL ÜRETİMİMİZ

İLK UÇAK VE  OTOMOBİL ÜRETİMİMİZ TÜRKİYE'NİN İLK UÇAK VE OTOMOBİL FABRİKASI

HZ.MUHAMMED (S.A.V)

ATATÜRK VE DİN

GALERİ

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

SİTE İSTATİSTİKLERİ

Kategori 63
Haber 1057
Yorum 115
Haber Okuma 1915863
Editör 12


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi