BİLGECE BAKIŞ
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

VEDA  HUTBESİNDE Kİ İNSAN HAKLARI

VEDA HUTBESİNDE Kİ İNSAN HAKLARI

Tarih 31/Ağustos/2014, 00:46 Editör BİLGE BİLGE

VEDA HUTBESİ VE DİĞER İNSAN HAKLARI BİLDİRGELERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI

Veda Hutbesi ile diğer insan hakları bildirgelerinin karşılaştırılması 

     S-1-İçerik Yönünden İnsan hakları ne demektir?Tanımlayınız?

        İnsan Hakları:Diline,dinine,milliyetine,cinsiyetine,ırkına,sosyal makamına ve rengine bakılmaksızın insana insan olduğu için tanınan hakların bütününe denir.İnsan hakları değerlendirmesinde coğrafi şartlar,yerler ve sınırlar önemini yitirmektedir.

     Sevgili Peygamberimiz (s.a.) hicretten sonraki onuncu yılda hac ibadetini ifa ettiler. Rivayetler bu hacda 100-140 bin civarında insanın bulunduğunu ifade ediyor.Bir hitabında "İyi dinleyin, belki bu yıldan sonra bu mekanda sizinle bir daha buluşamayacağım" dediği için birçok sahâbî O'nun artık Rabbine kavuşma zamanının geldiğini ve bu hitabın "bir veda konuşması" olduğunu anlamışlardı.
     ilk muhatap topluluğun ihtiyacına cevap verenler yanında daha çoğu dünyanın sonuna kadar gelip geçecek i
nsanların ihtiyaçlarını karşılayan bilgiler ve hükümler gelmiştir. Bunların tamamı Kur'an-ı Kerim'de toplanmış, Hz. Peygamber'in sünneti de gerekli açıklamalarla rehberliği tamamlamıştır. Veda Hutbesi ise İslam inkılabının ana çizgilerini insanların dikkatine pekiştirerek sunan bir beyanname o
lmuştur.İnsan hakları ile ilgili açıklamalar, antlaşmalar ve beyannamelerin tarihçesinden söz edenler belki de kasıtlı olarak bu muhteşem hutbeyi görmüyorlar ve başlangıç olarak Magna Karta'yı alıyorlar.
       "Büyük Özgürlükler Sözleşmesi" manasına gelen
Magna Karta 1215 yılında Papa III. İnnocent, Kral John ve onun baronları arasında imzalanmış olup "kralın bazı yetkilerinden vazgeçmesi, kanunlara uyması ve hukukun üstünlüğü"
hükümlerini getiriyordu.Magna Karta'dan sonraki önemli insan hakları belgeleri şunlardır:

Virjinya Haklar Beyannamesi (1776)
Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi (1776)
 İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi 1789-91
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi (1948).

      Bunların en eski olanı
Magna Karta olduğuna göre Veda Hutbesi bu sözleşmeden 583 yıl önce ilan edilmiş bir "insan hakları beyannamesi"dir.Kralların, meclislerin, milletler topluluğunun imza ve ilan ettikleri bildirgelerde eksikli fazlalı bir kısım haklar ve özgürlükler yer alıyor; ancak bunları yine insanlar düşünüp ortaya koydukları için müeyyidesi zayıf oluyor, hakların tayini ve tatbiki güçlülere bağlı bulunuyor. Bugün üzerinde yaşadığımız şu dünyada zayıflara en büyük kötülüğü, haksızlığı -üstelik uygar oldukları iddia edilen- güçlü ülkeler
(ABD, Avrupa, İsrail, Çin, Rusya...) yapıyor.

Ulusların içinde de zenginler, güçlüler, arkası olanlar haklı haksız istediklerini alıyorlar, zayıflar ise bunlara katlanıyorlar.
S-2-İnsan hakları kavramı önemini nereden alır,anlatınız

İnsan Hakları Önemini, fiziki güç karşısında hakkın, iyilik ve faziletin(erdemin) üstünlüğünü ifade etmesinden,insanı yaratıldığı güzellikte kabul edip, ayrım yapmamasından alır.İnsan hakları farklı din farklı kültür,gelenek ve siyasi tercihten bağımsız olarak herkesin sahip olduğu haklardır.İnsan hakları din değiştirmede baskıyı reddeder,tercihe dayanarak din seçimini salık verir.İnsan hakları demokrasinin varlığını hukukun üstünlüğünü gerektirir.

Batıda ki İnsan hakları alanında yapılan çalışmalarda batı toplumu;Jan Jack Rousseau,John lock...gibi düşünürlere çok şey borçludurlar.

 S-3-Peygamberin insan hakları bildirgesi(Veda hutbesi) ile Daha sonra ki bu alanda yapılan çalışmaları karşılaştırınız?

      İnsan,devredilmez,vazgeçilmez ve kişiye bağlı olarak bir takım özelliklerle dünya ya gelir.İnsan hakları kişiyi merkeze alır;O nun haklarını garanti eder.12 haziran1776 da ilk kez ABD.de insan hakları bildirgesi yayınlanmıştır.Bu bildirge,İngilizlerin 1215 Magna Carta sından daha geniştir.Magna carta da,İnsan hakları yerine İngilizlerin ihtiyaçlarını karşılama amacı güdülmüş olup;Krala kabul ettirilerek kabul edilmiş bir bildirgedir.Batı da ki bu tarz uygulamalar,18.y.y.a kadar tam uygulama alanı bulamamıştır.Örneğin”herkes eşittir”denildiği halde Fransa da sadece 100.000 Fransız’a oy kullanma hakkı tanınmıştır. Birleşmiş Milletler evrensel insan hakları bildirgesi ise 1948 de yayınlandı.Ancak bu bildirgeyi yayınlayan ülkelerde dahi bu kurallara pek uyulduğu söylenemez;siyah-beyaz çatışması,Afrika da ırkçılık sisteminin sürdürülmeye çalışılması....vs Allah tan bağımsız erdem çalışmalarının nasıl da uygulanamaz olduğunu göstermektedir.Peygamberimizin(s.a.v) Veda hutbesine baktığımızda:Bu haklar  kişinin yaratılmışlığından kaynaklanır,insanı muhatap alır ..

    

Temel kavramları yönünden İslam dinindeki insan hakları ile batı toplumlarında ki İnsan haklarını karşılaştırınız?

İslam dininde ki İnsan hakları ve batı da ki insan hakları çalışmalarını karşılaştırdığımızda:Kullanılan terminolojinin farklı olmasından dolayı İnsanlık tarihine kıyaslandığında uzun bir geçmişi bulunmayan insan hakları söyleminin günümüz formatıyla dini metinlerde aranması yerine içerik ve işlev yönüyle karşılıklarının araştırılması yada düşünülmesi gerekir.Peygamber (s.a.v.nin) VEDA HUTBESİ göz önüne alındığında ,insan hakları doktrininin ana unsurlarını ve bu kavramın düşünsel/fikri temellerini ilkesel bazda ortaya koyduğu anlaşılır.


LİNKLER (İLGİLİ BİLGİ KAYNAKLARI)

http://www.koprudergisi.com/index.asp?Bolum=EskiSayilar&Goster=Sayi&SayiNo=96

 http://www.nurtube.com/view/1326/veda-hutbesipeygamber-efendimiz/

 http://www.nurtube.com/view/1326/veda-hutbesipeygamber-efendimiz/

http://www.dailymotion.com/video/x9himf_7-turkce-olimpiyaty-yarky-yaryymasy_music  

S-5-Kuran ı Kerim in ilkesel bazda belirlediği insan hakları nelerdir?

    -Kuran ı Kerim de,İnsanın Akıllı olmasından dolayı diğer canlılardan farklı olarak yaptıklarından sorumlu tutulacağı anlatılır.O, yer yüzün de iyilik ve güzelliği üstün kılmak üzere Allah’ ın yeryüzünde ki temsilcisi(Halife) olarak görevlendirilmiştir.Yine Kur’an-ın özel anlatımında,herkesin yaşama,bir dini seçme gereklerine göre hareket etme,sonuçlarına katlanarak dilediği davranışı yapma,mal mülk edinme,seyahat etme,cinsel hakları,iffet,beden ve ruh sağlığını koruma,gibi temel haklarına değinilerek bunların korunması ısrarla vurgulanır.

S-6-İnsan Davranışlarına etkisi yönünden Dinin önemini açıklayınız?İnsanlarda davranış oluşturma da din eğitimi mi,insanlık eğitimi mi önemlidir?

İslam dinine göre din ve inanma isteği insanın duygusal yapısında psikolojik yapısında(fıtratında) varolup din bu güzelliklerin korunmasına yardımcı olur.aklı selimi(hep doğruyu,İnsanlığının gereğini  yapmayı..)destekler.  İnsanın sahip olduğu haklar yaratıcının iradesine dayanır ve onun insana bağışıdır.

 OLUMLU DAVRANIŞ OLUŞTURMDA DİN Mİ/İNSANLIK DEĞERİ Mİ?

        1-Referansı Allah olmayan ahlak hesaplı ahlaktır.Çünkü Allah hakkını gözetmeyen diğer insanların haklarını gözetmez.Büyüğün hakkını gözetmeyen küçüğün hakkını gözetir mi?Hesaplı Ahlak,ahlaklılık değildir.Mesela “ayıp olur” diye bir davranışı yapmayan bir kişi,ayıp olmasa yapacaktır,”bizden” diye yapan kişi bizden olmadığında yapması gerekeni yapmayacaktır.Şerefine yediremediği için yapmayan şerefine yedirdiğinde o davranışı yapacak,”başkaları ne der” diye yapmayan kişi başkaları bir şey demediğinde ya da görmediğinde yapacaktır.işte bu hesaplı ahlaktır;ahlaktan sapmayı doğurur.Böyle olmasaydı,kelli felli,okumuş en bilgili insanların hep doğruları yapmaları gerekirdi.En gelişmiş ve modern toplumların  en iyi insanlar olmaları beklenirdi;ancak bu iş böyle değildir,kendi çıkarı için insanların öldürülmesine ses çıkarmayan ahlak, Allah tan bağımsız,çıkar üzerine kurulmuş ahlak olup ,ahlaksızlıktır..

**** 2--İnsanlarda istenilen  güzel davranışların oluşturulmasında,Onların güzel davranışlara motive edilmesinde neden sadece  “İyi insanlık kurallarının insanlara öğretilmesi yeterli değildir?”Doğru davranış oluşturmada dinin insan üzerindeki etkileri nelerdir?Kurallar ve dini karşılaştırdığımıda neler söylenebilir?.  Doğru ve güzel davranış ların kaynağı ve dayanağı Din mi olmalı yoksa sadece İnsanlık değerleri mi olmalı?     

         Çıkarı olduğu sürece müşteri ve insanlara-işçilerine iyi davranan bir insanın yaptığı davranış(Bu davranışın motivasyon kaynağı)ile çıkarı olmadığında bu davranışların tam tersini yapanların davranışları faklıdır.Hiç bir çıkarı olmadan Allah rızası için yapılan davranışlar daha kalıcı ve değerlidir…Bundan dolayı iyi insan yerine iyi bir Müslüman-Allah rızası için iş yapan Müslüman tanımı daha doğru dur diyebiliriz..    Toplumda her gün yeni ve bilmediğimiz kötülük çeşitlerinin olması ve bunları genellikle okumuş ,Kendisinden kötülük sadır olmamsı gereken kişilerden çıkmış olması ,En modern insanların en büyük vahşeti sergilemesi,İnsanlığın Eğitim ve insanlık değerleriyle ileri ve erdemli insanlar olmaları yerine daha da kötüye gitmeleri,İnsanlık gereği mi?Din eğitimi gereği mi ?sorusunun cevabını daha net ortaya koymaktadır..                             .                        

       3-Öncelikle insanlar dinden bağımsız olarak,insanlıklarının gereği olan doğru davranışları tarih boyunca yapabilmişler midir?Neden?İnsana lazım olan doğru davranışın bilgisini bilmek ;doğru davranış oluşturma da yeterlimidir?Eğer bunlar yeterli olsaydı v insanlık hep iyi davranışları yapsaydı Allah yeni dinler gönderir miydi?

       4-Din olmadan insana lazım olan doğru davranışın bilgisi bilinemez;Bilinse bile bunların davranış alanına aktarılmasında bir çok eksiklikler ve yanlışlıklar olur.Eğer her insan öğrendiği ve aklıyla bulduğu doğru davranışları yapabilseydi insanlık tarihinde problem olmayacaktı,ancak İnsanlık tarihinin problemlerle dolu olması,zulümlerin,işkencelerin,çevre kirliliğinin,kaynak israfının olması,toplumda ve ailede şiddet baskıların olması salt insanlık değerlerini bilmenin yeterli olmadığı gibi yeterli davranış oluşturma da yetersiz kaldığını göstermektedir.İnsanlık bozuldukça ve bozulan toplumlara,Allah ın peygamberler ve kutsal kitaplar göndermesi,insanlık değerlerinin insanları doğru davranış üzerinde tutmaya yeterli olmadığını gösterir.

          5- Eğer insan aklı ve insanlar doğruyu bilseydi ve bunu davranış haline getirebilseydi “İnsan hakları Beyannamesini “yayınlamak için 19 asır beklemeyecekti.Bu insan hakları beyannamesine göre “Her insanın yaşama,mal edinme,din seçme,namus güvenliği,çoğalma …gibi “temel hakları vardır.O halde bu belgeyi tüm insanlık ve toplumlar kabul etmişken neden dünya da zulümler,işkenceler,işgaller,sömürge edilen ülkeler,ülkeleri işgal edilip insanları öldürülen toplumlar vardır? Bu beyanname neden bu kötülüklerin önüne geçemedi?Tüm insanların zararlarında ve yanlışlığında hem fikir olduğu zararlı davranışlar neden azalmak yerine her geçen gün(İçki-kumar-kapkaç-uyuşturucu-devlet malına zarar verme-çevre/toprak/hava kirliliği-hız kuralları ihlali…)artmaktadır…Demek ki doğru davranış oluşturma da ,salt İnsanlık değerleri yetmemekte olduğu gibi İnsanların çıkarları doğrultusunda bu doğrulardan da sapılabilmektedir…

          6-İnsanlık tarihinde İnsan haklarının benzeri bir deklarasyon var mıdır?Elbette vardır ve bu Peygamberimiz s.a.v. nin 15 asır önce Allah ın emriyle yayınladığı şu anki insan hakları beyannamesinin kendisinden izdüşümü olan“Evrensel İnsan hakları beyannamesi olan VEDA HUTBESİ dir”Bu beyannamenin yayınlayıcısı olan peygamberimiz,bu gün insanlığın devletlerin kaldırmak istediği ya da oluşturmak istediği davranışları din destekli olarak kısa sürede gerçekleştirmiştir.Bu konuda davranış oluşturmak isteyenlere “Yaşanmış örnek olunmuş tecrübelerle “örnek olunarak yol göstermiş cesaret verilmek istenmiştir.Çünkü Peygamber efendimiz,Fıçılarla içki tüketen,tefecilik,yağmacılık,baskınlar yapan,kız çocuk sahibi olmayı utanç sebebi sayan,Onları canlı canlı toprağa gömecek kadar vahşi olan insanları kısa sürede İnsanlığa örnek  “KÜÇÜK/ÖRNEK MUHAMMEDLER “haline getirmiştir.Bu da Dinin doğru davranış oluşturma da ;İnsanlık değerlerinden daha etkili olduğunu gösterir.Bu gün İnançsız 5000 kişiyi yönetmenin inançlı 50.000 kişiyi yönetmekten zor olduğu gözlenmektedir. Bu veda hutbesinde İnsanlık hakları,yaşama,mal edinme,çoğalma,…hakları KABE kadar kutsal sayılmıştır.

          7- Veda hutbesi İnsanlık için bu hakları getirmeseydi,bunun yolunu açmasaydı, daha sonra Müslümanlar,İstanbul u fethederek Avrupalıların yaşadığı ORTA ÇAĞ karanlığını kapatarak ,Rönesans ve reforma sebep olmasaydı,İnsanlık insan haklarını daha çok bekleyecekti.Ortaçağ karanlığını kapatıp İnsanlığa ufuk açma da dinin “İstanbul u fetheden komutan ne güzel komutanhadisinin hiçbir etkisi yok mu?İstanbul un fethi sadece tarihi bir olay mı?Müslüman olduktan sonra Türklere İstanbul un yolunu tutturan güç/duygu ne idi?

            8-Din olma dan İnsanlar benliklerini kültürlerini bile koruyamamaktadırlar.Eğer bizler Müslüman olmasaydık belki başka toplumlar arasında eriyip gidecek Türklük özelliklerimizi bile koruyamayacaktık.Macarlar da Türktür deniliyor ;Ancak dinsel tercihleri sebebiyle bu gün Türklük özelliklerini tamamen kaybetmişlerdir.

            9-Doğru davranış oluşturma da İnsanlık değeri/İnsan olmanın gereği düşüncesi sadece dinden bağımsız olarak yeterli değildir ;Eğer öyle 0lsaydı;İnsanlığı ve bilimi en iyi bilen insanlardan her zaman en doğru ve güzel-dürüst davranışların sergilenmesi gerekirken ,Ne yazık ki üzülerek bu eğitimli insanlardan her zaman doğru güzel davranışlar sergilenmediğini görmekteyiz…Bu da bize üstün,doğru,dürüst,yardımsever,vatan sevgisiyle yoğrulmuş insanı yetiştirme de Sadece kuralların ve insanlık değerlerinin yeterli olmadığını göstermektedir.

         10-    İnsanlara doğru davranış kazandırma  da ,Aile kurumunu düşündüğümüz de Müslümanların kültürü ile batılı insanların kültürü farklıdır.Terkedilmişlik ve sokağa bırakılmışlık konusunda batı ülkeleriyle Müslüman ülkeleri karşılaştırdığımızda;Müslüman kültüre sahip toplumlarda Aile bağlarının daha güçlü olduğu ve bunun sonucunda terk edilmiş çocuk ve anne babaların daha az olduğu görülür..

         11-O halde,Bir ömür boyu bizlere bakan Anne babamızı terk etmeyi/Onlarla ilgilenmemeyi yasaklayan nedir?Toplumda bu şekilde değer yargısı oluşturarak Anne babasını terk eden insanları ayıplatan kültürü oluşturan ve bu yönde davranış oluşturan Dindir.

            Eğer bu anlatılanlar din olmadan yapılabiliyorsa;İnsanlık buyursun bunların hakkını versin;Ama veremiyor aksine kötülükler her geçen gün artıyor..Kızların diri diri toprağa gömülmesini,sömürgeyi,hırsızlığı,vahşeti önlemede “İNSANLIĞIN GEREĞİ” yeterli ise ve bu kötülükleri önlemede etken ise İnsanlık neden sahipsiz,Yetim,Arkasında ve elinde hiçbir gücü olmayan birini bekledi? 

           12- İnsanlık din olmadan doğruları belki kısıtlı olarak bulabilirler ancak bunları yapma ya da devam ettirme konusunda başarılı olamayabilirler.Sadece İNSANLIK bilinci doğru davranış oluşturma da veya doğru kalma da her zaman doğru davranışlar göstermede yeterli değildir.Doğru davranış oluşturup bu konuda İnsanlara cesaret veren,İnsanları bu davranışlarının arkasında durduran Dindir.(Bu gün ülkemiz de binlerce Asker kaçağı varken Çanakkale/Kurtuluş savaşında insanları vatanları uğruna Şehit olmaya koşturan din olup;Kurtuluş savaşının ateşinin fitillendiği yerler de Cami gibi dinsel kurumlar olup M.K.Atatürk ün de Kurtuluş savaşını başlattığı yerler gene camileridir.Din bilginlerinin kurtuluş savaşında Atatürk e desteği de unutulmamalıdır. ..)Demekki sadece İnsanlık değeri doğru davranış oluşturma da yeterli olmayıp kesin ve etkili sonuçların alınmasında dinden yardım alınması zorunludur.O nun için İçkiyi zararlı olduğu ve insanlığa yakışmadığı için içmeyin demek yerine Allah bunu yasaklıyor içmeyin demek daha etkili olmaktadır..

S-7--İnsan hakları yönünden-Neden,Tanrının İsteklerini yapmak özgürlüğümüzü kısıtlamaz?

İnsanın Tanrı nın emirlerine boyun eğmesi,insanın özgürlüğünü yitirmesi değil;aksine yaratılış ve varoluş çizgisinde bilinçlenip,baskı ortamlarında kişinin özgürleşmesini sağlar İnsan hakları ile ilgili kuralların en güzel şekilde yazılı olması yeterli değildir.Bu kuralların toplumda,sözü geçenlerce kabul edilip uygulanması gerekir.Bundan dolayı Kuran ve sünnet te adalet-hak-hukukun üstünlüğüne bol bol vurgu yapılmış keyfilik yasaklanmıştır.

S-8-Veda hutbesinin önemini nasıl açıklarsınız?

VEDA HUTBESİ:-Peygamber(s.a.v.)nin uygulamalarının teorik çerçevesi olan bu hutbesi,insan hakları bakımından önemli bir belgedir.Bu hutbede:kişi-aile-toplum-bütün insanlık birlikte değerlendirilmiş,hakları içice geçmiş daireler gibi sunulmuştur. Bu hutbede(ilk insan hakları beyannamesinde):Önce kişinin Allah a karşı gelmekten sakınması gerektiği söylenerek;Allah  ve din kavramının teşvik ettiği insan hakları da amaçlanmış olup,yasaklanan hak ihlalleri de kapsama dahil edilmiştir.Bu hutbenin amacı toplum halinde yaşam zorunluluğundan dolayı oluşacak insan hakları ihlallerinin önüne geçilmesidir.

   S-9-Peygamberimiz bu hutbesinde nelerden bahsetmiştir?Maddelerle yazınız?

1-İnsan öldürmenin yasaklanması 2-hırsızlığın yasaklanması 3-aile üyelerinin birbirlerine karşı hakları ve sorumlulukları ele alınır 4-Kadınların haklarının korunması gerektiği konusunda erkekler uyarılır.Kadınların, erkeklere Allah ın  bir emaneti olduğu,onlara iyi davranılması gerektiği, geçimsizlik ve ayrılma durumlarında dahi onlar için doğru olanın yapılması gerektiği,Onlar söz konusu olunca Allah tan korkulması konusunda Peygamberimiz erkekleri uyarmıştır.Ayrıca bu hutbede:5-Can(herkesin yaşama hakkı),6-Mal(servet edinebilme ve dokunulmazlığı),7-namus dokunulmazlığı,8-cezaların kişiselliği ilkesi,9-İnsanların Allah vergisi olan haklarının yok edilmemesi ilkesi,10-Zülüm(her türlü haksızlık lar baskı-hukuksuzluk ve ahlaka,insani(vicdana)değerlere aykırı davranışlar))yasaklanmıştır.

Sonra İnananların(mü’minlerin) kardeş oldukları vurgulanmış ve “Ey insanlar!Rabbiniz birdir,babanız da birdir,Hepiniz ademdensiniz,adem de topraktandır”sözüyle insanlar arasındaki temel eşitliğe dikkat çekilmiş,ardından hiçbir ırkın diğerine üstün olmadığı belirtilerek bu evrensel haklar pekiştirilmiştir.

     Bu Hutbenin muhatapları aldıkları mesajlardan hareketle,İslam tarihinde,Kur an Sünnet ışığında oluşan ve birikimlerle insan haklarına hizmet eden çeşitli kurum ve kavramlar geliştirmişleridir.Yaşlılar yurdu(Dar-ül acezeler),İmarethaneler(Fakirlerin kaldığı ya da karınlarının doyurulduğu yerler),Vakıflar(Fakir fukaranın geçimini sağlamak için gelirinin bağışlandığı yerler..

S-10-İnsan haklarının uygulanması yönünden Müslüman toplumları değerlendiriniz?

İnsan hakları yönünden,İslam dininin değerlerinin önemsendiği  dönemlerde Müslüman toplumlar İnsan hakları konusunda başarılı bir sınav vermişlerdir.İslam bilginleri Peygamberimizin Bu hutbesindeki amacının ve dinin amacının,5 temel insan hakkının sağlanması olduğunu söylemiştir.Bunlar:1-Can.2-mal güvenliği,3-akıl güvenliği,4-namus/güvenliği koruma,5-haysiyet ve onurunu koruma,dinin korunması,...şeklindeki beş temel ilkeyi yerleştirmektir.

S-11-İnsan hakları yönünden-Allah ın insanlara peygamber göndermesindeki amacını yazınız?

Toplumlarda huzuru sağlayan kuralların olması,insanın varlığını sürdürmesi,görevlerini yerine getirmesi  için korunması gereken bugün insan hakları denilen,bütün temel hak ve özgürlükleri kapsayan, bu 5 Temel ilke,Allah ın peygamber göndermedeki maksatlarını ifade ederken,bir yandan da müslüman olsun/olmasın bütün insanların temel hak ve yararlarını belirlemeye yöneliktir.

Adı ne olursa olsun bu amaçları gerçekleştirmeye çalışan,insanların hak ve hukuklarını koruyan,onları mutlu,huzurlu etmeyi amaçlayan bütün kuralların destekçisi ve diğer adıda İslamdır.Nitekim Peyg.(s.a.v.) ”Hayatların hepsi dokunulmazdır”-“İnsanlar da asıl olması gereken hürriyettir(özgürlüktür”) buyurmuş olup bu haklar insanın insan olması sebebiyle Allah tarafından o na verilmiştir.

    S-12-İnsan haklarından yararlanmak için neler önemli sayılmamıştır?

Bu haklardan yararlanmak için:Irk,renk,din,dil,soy sop,cins, önemli sayılmamıştır.Bunlara,C-13-”cezaların kanunlara uygun verilmesi” ,”suçu ispatlanmadıkça herkesin suçsuz olduğu” sanık haklarının korunması,işkence yasağı,cezada denklik gibi ilkeler,hayvan haklarının korunması yönündeki tedbir ve kurallar,,sosyal amaçlı vakıflar(Yaralı leylekleri tedavi etme vakfı gibi),Zekat,yardımlaşma,anlayışı, sosyal dayanışmayı,bütünlüğü amaçlayan ahlaki değerlerde eklenmelidir.

S-13-İslam dininin insan hakları kavramına eklenmesini istediği kavramlar nelerdir?

S-14-İslam ın temel insan hakları kavramlarının hayata yansıması yönünden nasıl bir değerlendirme yapabiliriz?

      Kuran ve Sünnet terbiyesi almış Müslüman toplumlarında,hukukun üstünlüğü,İnsanların temel hak ve özgürlüklerinin korunması,konusunda önemli bir problem yaşanmadığı gibi,bugün için gıpta ile söz edilen bir adalet ve hoşgörü ortamının bulunduğu,ihlal ve haksızlıkların oldukça az kaldığı söylenebilir.

S-15--İnsan haklarının uygulanması,çıkışı yönünden-İslam toplumu ile batı toplumunu karşılaştırınız?/Neden İnsan hakları yönündeki mücadeleler batı toplumlarından ortaya çıkmıştır?49

      -Müslüman toplumlarda bunlar yaşanırken aynı dönemlerde,batı böyle bir dini,hukuki,ahlaki, öğreti temeline sahip değildi/Güçlünün hakim olduğu,diğerlerinin haklarını belirlediği bir toplumsal yapıya sahip olan batı toplumunda yer yer  kadınlar ve köleler akıl almaz aşağılanmalarla nitelendirilmişlerdir.Ayrıca batıda Bu bağlamda ki haklar için çok mücadele edilmiş,kan dökülmüş bu mücadele yıllarca sürmüş, bu haklar,bazende kralın toleransı ve lütfu olarak insanlara verilmiştir.Bazen de bu haklar çıkar ve menfaat ten dolayı verilmiştir(işsizlik sigortası gibi...)İşte bu ve bu gibi sebeplerden dolayı bu alandaki mücadele ve feminist hareketler  ilk kez batı toplumlarında ortaya çıkmıştır.Dünya gerçek insan hakları Ali cenap Müslümanlarda gördü ve yaşadı…Yoksa dindaşlarına karşı Müslümanlarla olan bir takım Avrupa ülkesi ,Müslümanlardan yana tavır koyar mıydı?

 S-16-Batılı toplumlardaki insan hakları alanındaki çalışmalarla Müslüman toplumlar arasındaki insan hakları çalışmalarını  karşılaştırdığımızda;Neden,Müslüman toplumlarında insan hakları alanındaki çalışmalar batı toplumlarındaki çalışmalardan sonra başlamıştır??

İnsan hakları alanında,Tarih teki müslüman toplumlarda,bir çalışmanın olmaması,müslüman toplumlarda bu hakların titizlikle uygulandığını;Batı toplumlarında olduğu gibi,sınıf ayrılıklarından kaynaklanan gerilim ve çatışmanın olmadığını,bize gösterir.

1948 Yılında Yayınlanan Birleşmiş milletler evrensel hakları beyannamesinde bulunan kurallar,asır-

lar öncesinden islam kültür ve kitaplarında varolduğundan;Müslümanların ilgisini çekmemiş,ancak daha sonra 1856 Islahat fermanıyla bunlar kanunlaştırılmaya çalışılmıştır.

 S-17-İnsan hakları alanındaki çalışmaların uygulanması yönünden problemleri nelerdir?

-Ayrıca bu İ.H.Beyannamesi,Dünya nüfusunun 1/5 ini temsil eden müslümanların görüşleri  pek alınmadan yapılmıştır.Tarihte ve günümüzde Veto Hakkına sahip birkaç devletin bu hakkını kullanması yada bu hakları çıkarları söz konusu olduğunda yok sayması,Bu kuralları koyanların onlara ne kadar dikkat ettiklerini gösterir.!!!(Bosna hersek teki olaylar,Çıkarları ve petrol için 100 bin çocuk kadın ve insanın öldürülmesi,Müslüman Türklere yapılan haksızlıklar ve soykırımlar,İdamlar,Zehirli gazlarla,Atom bombasıyla insanları yok etmeler..) Barışı ve insan haklarını sağlamak için kurulmuş dünya kuruluşları ,Neden çıkarları olmadığı sürece binlerce insanın öldürülmesine ve haklarının ihlal edilmesine karşı çıkmamakta?!!1

Sonuç olarak,İnsan hakları alanındaki gelişmeler yönünden Batının en erken ortaya koyduğu düşünce ve pratiklerden 13 asır(1361 yıl)öncesinde islam dini bu haklarla ilgili kuralları koymuş ve uygulayarak asrı saadet diye anılan=mutlu insanlar asrı-nı oluşturmuştur.Dünya da ilk kez İnsan hakları alanında söylem veren Peygamber(s.a.v.) bu söyleminde insan haklarının temel ve ana ilkelerini-kurallarını-belirlemiştir.Batı toplumlarında ki  bu haklara ulaşmak için sarf edilen emek ve çabalar(ayaklanmalar,halkın derebeyleri giyotinlere göndermesi....),Bu hakları elde etmek için krala (Devlete )karşı mücadele etmek...gibi durumlar müslüman toplumlarında görülmemiştir;Bu haklar bizzat Devlet yetkilileri tarafından insanlara sunulmuş ve titizlikle uygulanmıştır.(Peygamberimiz bu hakları 100.000 kişiye okumuştur.)Bir örnek verirsek,Hz.Ömer gece halkın durumunu teftiş ederken açlıktan dolayı tenceresinde taş kaynatarak çocuklarını uyutmaya çalışan kadının evine un ve yağı sırtında taşımış,müslüman toplumlarında diğer din mensupları kendilerini dindaşlarının toplumundan daha rahat bulmuşlardır.”Osmanlı atları ülkemizde sulandıkça biz güvendeyiz”// “Kardinal külahı görmektense,Osmanlı sarığını görmeyi tercih ederizgibi sözler bunların ifadesi olsa gerek)Batıda Çok yayınlanan ama zaman zaman uygulanmasında sıkıntıların yaşandığı bu haklar konusunda İslam ın yaptırım gücü hem dünya hem ahiret etkisi ile daha da etkili olmuştur.Bu yönden kurallarla sağlanamayan düzen ve yaptırımlar,Cennet,Cehennem yaptırımıyla sağlanmıştır.Batı da bu alanda bir çok beyanname yayınlanırken uygulama alanında bunların etkisi tam olamamıştır:bir ülkenin diğer insanların ve devletlerin hak ve zenginliklerini sömürmesi,Kurtuluş savaşımızda,Tavuk öldürür gibi insanımızın şehit edilmesi/öldürülmesi,Ülkemizin işgal edilmeye çalışılması, Dünya nın bir tarafında insanların açlıktan ölürken;diğer tarafında israfın ve lüksün sınırı olmaması(aslında eşit dağıtılsa herkese yetecek bu nimetler dünya da vardır.),düşünce özgürlüğü konusu ,Bazen insan hayatına hayvan hayatı kadar bile değer verilmemesi, sömürgecilik,devletin milyarlarını çalanların cezalarını çekip çekmediklerini bilemememiz,...gibi sebeplerden dolayı insan hakları alanında istenilen seviye ye insanlık bugün için ulaşamamıştır. Gene orta doğuda ki savaşlar da taşlarla kırılan insanlar,kafasına onlarca mermi sıkılarak öldürülen çocukların varolduğu,güçlü olanın zayıf ve güçsüzün nimet ve zenginliklerini zorla/güçle ele geçirmesi...bu uğurda suçsuz/günahsız binlerce insanın hakkının ihlal edilmesi...İnsanların namuslarının  kirletilmesi...vs. İnsanlığın  insan haklarına ne kadar dikkat ettiklerini ve bunda ne kadar başarılı olduklarını göstermektedir.

     Dünya gerçek ve doğru insan hakları uygulamalarını ve adaleti müslüman Türk toplumlarının güçlü olduğu dönemlerde görmüş ve yaşamıştır.Müslüman Türkler O bölgelerden çekildiğinden beri oralarda kan,gözyaşı,zulüm hiç dinmemiş,dindirmek için gelenler ya samimi olmamışlar yada kan emici dişlerini saklamışlardır.

Kanayan bir yara gördüm mü yanar tâ ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim.

Adam aldırma da geç git, diyemem, aldırırım:
Çiğnerim, çiğnenirim hakkı tutar kaldırırım

http://www.dailymotion.com/video/x959g5_veda-hutbesi-allahümme-salli-ala-mu_music

VEDA HUTBESİ LİNK: 

http://www.dailymotion.com/video/xagq1t_veda-hutbesi_shortfilms

 Veda Haccı'nda Hz.Muhammed (sav)'in Yaptığı 
Konuşmanın Tam Metni

       Allah'a hamd olsun. O'nu över, O'na şükrederiz. O'ndan medet umarız. O'ndan bağışlanma dileriz, tevbe ederek O'na ita­ate yöneliriz. Nefislerimizin kötülük telkin­lerinden ve kötü ameller işlemesinden Al­lah'a sığınırız. Allah kime doğruyu göste­rirse, kimse onu hak yoldan uzaklaştıra­maz. Kimin de hak yoldan uzaklaşmasına özgürlük tanırsa, kimse ona doğruyu gös­teremez. Tek Allah'tan başka tanrı olma­dığını, ilâhlığında, otoritesinde, mülkün­de, tasarruflarında ortağı bulunmadığını kabul ve tasdik ederim. Muhammed'in O'nun kulu ve Rasûlu olduğunu kabul ve tasdik ederim.1  

     Ey Allah'ın kulları, size Allah'a sığın­manızı, emirlerine yapışmanızı, günahlar­dan arınmanızı, azabından korunmanızı öğütlerim. Size tekrar tekrar, O'na itaati tavsiye ederim. Sözlerime hayırlı olanla, O'nun izni ve yardımıyla başlıyorum.2

     Ey insanlar! Ben sizin hepinize, Al­lah'ın; emirlerini tebliğ ile görevlendirdiği, ilahî hükümleri icraya, ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur et­tiği tek yetkili Rasûluyum. Beni dinleyin, size bazı açıklamalar yapacağım. Bu yıldan sonra, bir daha burada sizinle buluşup buluşamayacağımı bilemiyorum.3

      Ey insanlar! Kanlarınız, canlarınız, yaşa­ma hakkınız, mallarınız, namuslarınız, haysiyet ve şerefleriniz, vücut bütünlü­ğünüz Rabbinizle buluşacağınız güne ka­dar bu ayınızda, bu beldenizde, bu günü­nüzün saygıya, korunmaya layık olduğu gi­bi, saygıya ve korunmaya layıktır, doku­nulmazdır. Ancak İslam'ın koyduğu sorumluluk gereği uygulanan gerekçeli kara­ra dayalı cezalar müstesnadır.4

     Benim sözlerimi iyi dinleyin ki, izzet ve şerefle huzurlu yaşamaya devam edesiniz. Sakın haksızlık yapmayın ve zulmetmeyin. Sakın baskı, zulüm ve işkenceye alet olmayın. Sakın zulme boyun eğmeyin. Haksızlığa rı­za göstermeyin. İyice anlatabildim mi?

     Allah'ım, Sen de şahit ol.5

     Ashabım! Siz Rabbinizin huzuruna vara­caksınız, size işlediğiniz bilinçli amellerin hesabını sorulacak. İyice tebliğ edebildim mi?

Allah'ım, Sen de şahit ol!6 

    Ey insanlar, Allah'a sığının, emirlerine yapışın, azabından korunun. İnsanların mallarını eksik teslim etmeyin, değerlerini düşürmeyin, bedellerini eksik ödemeyin, mallarını kötülemeyin, haksız rekabet yap­mayın, aldatarak, hile yaparak, fırsat kollayarak, gasp ederek insanların haklarını zayi etmeyin, zayiine sebep olmayın. Ül­kede, yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmakta ve küfürde ileri git­meyin.7 

      Ashabım! Kimin yanında bir emanet varsa, bu emaneti sahibine versin. Size hediye verene hediye ile karşılık verin. Kefil borçlu gibidir. Borcun ödenmesi gerekir.8 

Soyunuzdan sopunuzdan medet umarak benim yanıma yaklaşmayın. İşlediğiniz bi­linçli amelleri vesile ederek yanıma gelin. Ben bütün insanlara da, size de aynı şey­leri söylüyorum.9  

        Cahiliye döneminin faizli alışverişleri kaldırılmıştır. Yüce Allah, kaldırılan ilk fa­izin,  Abbas b. Abdilmuttalib'inki olmasını emretmiştir. Ancak ana paralarınız sizindir. Ne siz haksızlık edebilirsiniz, ne de haksız­lığa uğratılacaksınız. Allah, faizli alışverişin yapılmayacağını icrası kesin hüküm haline getirdi. Kaldıracağım ilk faiz amcam Ab­bas b. Abdilmuttalib'in faizli alış verişlerindeki faizdir.10 

     Ey insanlar! Hangi ayda, hangi günde, hangi ülkede olduğunuzu biliyor musu­nuz?11

     (İnsanlar, ‘saygıya layık korunan bir günde, dokunulmazlığı olan ülkede ve bir ayda', dediler.)

      Ey insanlar! Kanlarınız, canlarınız, yaşa­ma hakkınız, mallarınız, namuslarınız, haysiyet ve şerefleriniz, vücut bütünlüğü­nüz, Rabbinizle buluşacağınız güne kadar bu ayınızda, bu beldenizde, bu gününüzün saygıya, korunmaya layık olduğu gibi, saygıya ve korunmaya layıktır, dokunul­mazdır. Ancak İslam'ın koyduğu sorumluluk gereği uygulanan gerekçeli karara da­yalı cezalar müstesnadır.12 

     Ashabım! Şunu belirteyim ki, Cahiliye dönemindeki bütün kan, su ve mal dava­ları, kıyamet gününe kadar şu ayaklarımın altındadır. Kıyamet gününe kadar Cahiliye döneminde var olan kan da­vaları kaldırılmıştır, Cahiliye döneminde var olan kan davaları kaldırılmıştır, kaldıracağımız ilk kan davası, Âmir (İyâs) b. Rebîa b. el-Hâris b. Abdülmuttalib'in kan davasıdır. O Sa'd b. Leysoğulları'nda süt anneye verilmiş bir çocuktu. Hüzeyl, onu öldürdü.

     İyice tebliğ edebildim mi?

       (İnsanlar; ‘elbette tebliğ ettin', dediler)

    -Allah'ım Sen de şahit ol! Burada bulu­nanlar sözlerimi bulunmayanlara iletsin.14  

     Kâbe hizmetkarlığı ve hacıların su ihtiya­cını karşılama dışında cahiliye devrinin hükümet görevleri kaldırılmıştır.15  

     Kasten adam öldürmenin cezası, kısas­tır. Kasten öldürmeye benzeyen cinayet, sopa ve taşla öldürmedir. Diyeti, yüz deve­dir. Kim daha fazlasını isterse, o İslam'ı benimsemeyen Cahiliye dönemini özleyen biridir. En büyük Allah düşmanı, kendisine herhangi bir kastı olmayan birini sebepsiz yere öldürendir, kendisine el kaldırmayana sebepsiz yere vurandır.

      İyice tebliğ edebildim? Allah'ım, Sen de şahit ol!16

     Ey insanlar! Sizi uyarıyorum, herkes yal­nızca kendi işlediği suçtan sorumludur. Suçlu evlattan dolayı baba sorumlu tutula­maz, suçlu babadan dolayı evlat da sorum­lu tutulamaz.17 

     Ey insanlar! Şeytan, sizin bu toprakla­rınızda kendisine tapınılmasından ümit kesmiş bulunuyor. Ancak, bunun dışındaki önemsiz gördüğünüz davranışlarda, ara­nızda çıkardığı fitne fesatla sizi birbirinize düşürdüğünde   sözünün   dinlenmesinden hoşnut olacaktır. Dininizde sebat ederek, dininize sahip çıkarak, şeytanın, şeytan tıynetli ahlaksız azgınların, şeytani düzen­lerin vesvesesinden, daleveresinden kendi­nizi koruyun.18  

    Ey insanlar, yalan yere Allah'ın adını anarak yemin etmeyin. Yalan yere Allah adına yemin edenin yalanını Allah açığa çıkarır.19

      Ey insanlar! Zaman, Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı gündeki düzenli sistemine girerek seyrediyor. Ayların sayısı, on ikidir. Dört tanesi, savaşın haram olduğu aylar­dır. Bunlardan üçü birbiri peşinden gelir. Biri tektir. Bunlar Zilkade, Zilhicce, Mu­harrem ve Cumade'l-ahire ile Şaban ara­sındaki Mudar kabilesinin adını koyduğu ay Recep'tir.

     Allah'ın, gökleri ve yeri yarattığı gün, Levh-i Mahfuz'da tesbit ettiği kayıtlarda, Allah katında, ayların sayısı on ikidir. On iki aydan dördü savaşın haram olduğu ay­lardır. İşte bu haram aylarla ilgili hüküm, insanlığı, insani değerleri ve düzeni ayakta tutan dinin, medeniyetin, zamanla değiş­meyen tabii hukuk kurallarını içeren şe­riatın hükmüdür. Bu aylarla ilgili Allah'ın koyduğu yasakları çiğneyerek kendinize, birbirinize zulmetmeyin.

     İlahlığında, otoritesinde, mülkünde, ta­sarruflarında, Allah'a ortak koşan müşrik­ler nasıl size karşı topyekün savaşıyorlarsa, siz de onlara karşı topyekün savaşın. Bilin ki, Allah kendisine sığınıp, emirlerine ya­pışarak günahlardan arınıp, azaptan koru­nanlarla,  kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görev­lerinin bilincinde olan müminlerle, müttakilerle beraberdir.

     Saldırmazlığın gelenek haline geldiği, Al­lah'ın savaşı haram kıldığı ayları erteleyerek, yerlerini değiştirerek, on iki aya ay ilave ederek, hileli takvim düzenlemek, ke­sinlikle Allah'ın sene ve aylarla ilgili koy­duğu hükmü inkarda ileri gitmektir. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Al­lah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkarda ısrar edenlerin, kafirlerin, bu yüzden hak yol­dan uzaklaşmalarının, dalaleti tercihlerinin önü açılır. Erteleyerek, değiştirerek ilave ettikleri aydaki savaşları, bir yıl helal ve meşru, bir yıl haram sayarlar. Allah'ın ha­ram kıldığının sayısına uydursunlar da, Al­lah'ın haram kıldığını helal ve meşru kılsın­lar, isterler. Onların bilinçli kötü amelleri kendilerine süslenip güzel gösterilmiştir. Allah kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumlu­luk bilincini şuur altına iterek örtbas edip, küfürde, nankörlükte ısrar eden bir kavme doğru yolu gösterme lütfunda bulunmaya­cak, başarı ı nasip etmeyecektir. (Tevbe, 9/ 36-37).

     Onlar bir yıl, Safer ayını helal sayıyorlar, bir yıl Muharrem'i haram sayıyorlardı. Nesî (yıla ekleme), işte budur. Allah'ım, Sen de şahit ol!.20

     Ey insanlar! Kadınlarınızın sizler üze­rinde hakları, sizin kadınlarınız üzerinde haklarınız vardır. Sizin onlardaki hakkınız, minderinize sizden başkasını oturtmama­ları, meşru tavsiyelerinizde size karşı çık­mamaları, hoşlanmadığınız kişileri izniniz olmadan eve sokmamaları, kötü söz söyle­memeleri kötü fiil ve davranışta bulunma­malarıdır. Şayet bunları yaparlarsa, Allah onları engellemenize, sıkıştırmanıza yatak­larında tek başlarına bırakmanıza ve hafif­çe, incitmeden vurmanıza izin vermiştir. Bun­lardan vazgeçer ve size itaat ederlerse, meşru, örfe uygun ölçüler içerisinde rızıklarını ve giyimlerini sağlama sorumluluğunuz var. Kadınların iyiliğini isteyin, durum­larının iyileşmesi için çaba sarfedin. Çünkü onlar müşterek hayatın gereği kendileri adına bir şey yapma gücüne ve imkanına sahip olmayan, sizinle birlikte yaşamak mecburiyetinde olan hayat arkadaşlarınızdır. Siz onları Allah'ın emaneti olarak aldı­nız. Allah'ın emri ve hükmüyle onlarla iliş­kiyi helal edindiniz. Eğer haklarını ararlar, sorumluluklarına riayet ederlerse onlara tavır takınmanıza, cezalandırmaya hakkı­nız yoktur. Onların serkeşliğinden ve şid­dete başvurmasından endişe ederseniz, onlara öğüt verin ve yataklarınızı ayırın. Aşırı gitmeden hafifçe vurun. Onların yi­yeceği ve giyimi konusunda cömertçe her türlü iyilik ve ihsanda bulunmanız, onların haklarıdır. Kadınların haklarına riayet ko­nusunda Allah'ın emirlerine yapışın, aza­bından korunun, onların iyiliğini isteyin, durumlarının iyileşmesi için çaba sarfedin. Hanımlarınız, sizlerin izni ve bilgisi olmadıkça, evinizin mali imkanlarını cömertçe harcamasınlar. Sözlerimi iyice anlayarak hatırınızda tutun.

      İyice tebliğ edebildim mi? Allah'ım, Sen de şahit ol!21 

        Ey insanlar! Meşru şekilde sahip oldu­ğunuz, üzerlerinde meşru haklarınız ve düzgün insani ilişkileriniz olan köle ve ca­riyelerinize, iş akdiyle bağlı işçilerinize ha­yırla muameleyi size tavsiye ederim. Sof­ranızda bulunanları ölçü alarak onların ka­rınlarını doyurmanızı, giydiklerinizi ölçü alarak onların giyimlerini sağlamanızı tav­siye ederim. Affetmeyi düşünmediğiniz bir suç işledikleri takdirde aranızda aynı cins­ten suç işleyenlere uyguladığınız cezaları ölçü alınız. Onlara işkence etmeyiniz, onları cezalandırmayınız.!.22 

    Ey insanlar! Sözlerimi iyi dinleyin, iyi muhakeme edin. Bütün ırklara mensup Müslümanların, Müslümanların kardeşi ol­duğunu bilin. Bütün müminler kardeştir. Kimseye, gönül rızası olmadıkça, kardeşi­nin malı helal değildir. Sakın haksızlık etmesin, hile yapmasın, haince davranma­sın.

      Müslümanın kim olduğunu size anlata­yım mı? Müslümanların, dilinden ve elin­den zarar görmediği kişidir.

     Müminin kim olduğunu size anlatayım mı? İnsanların mallarına ve canlarına za­rarı dokunmuyacağından emin olduğu ki­şidir.

    Muhacirin kim olduğunu size anlatayım mı? Kötülükleri ve günah işlemeyi terk eden kişidir.

     Mücahidin kim olduğunu size söyleye­yim mi? Allah'a itaat yolunda nefsiyle mücadele eden kişidir.

       Bu günün dokunulmazlığı gibi, müminin mümine zarar vermesi haramdır. Etini yeme mesabesinde olan müminin mümini gıybeti de haramdır. Namus ve haysiyetine zarar vermesi de haramdır. Müminin yü­züne tokat vurmak da mümine haramdır. Onu itip kakarak incitmesi de haramdır.

    İyice tebliğ edebildim mi? Allah'ım, Sen şahit ol!23 

     Ey insanlar! Yeryüzü Allah ve Rasûlune aittir. İnsanlar, 'Allah'tan başka ilah yok­tur' deyip, benim Allah'ın Rasulu olduğu­mu kabul edinceye kadar, insanlarla mücadele etmem, savaşmam emredildi. İn­sanlar kelime-i tevhidi söyleyince, kan­larını, canlarını ve mallarını korumuş olur­lar. Ancak İslam'ın koyduğu sorumluluk gereği uygulanan gerekçeli karara dayalı cezalar müstesnadır. Ahiretteki hesapları ise Allah'a aittir. Kendinize, birbirinize haksızlık etmeyin!24 

     Ey müminler, benden sonra küfre dön­meyin, birbirinin boynunu vuran kafirler haline gelmeyin. Size, sımsıkı sarıldığınız sürece asla hak yoldan uzaklaşmayacağınız apaçık dinî, ilmî, idari, siyasi kuralları içe­ren Allah'ın kitabı

Kur'ân'ı ve Rasûlu'nun sünnetini bıraktım. Bunlarla amel ediniz, davranışlarınıza Kur'ân ve sünneti yan­sıtınız. Bir de soyumdan yakınlarımı, Ehl-i beytimi bıraktım.

     İyice tebliğ edebildim mi? Allah'ım, Sen şahit ol!25

     Ey insanlar! Rabbiniz birdir, babanız bir­dir. İslam'da insanlar eşittir. Hepiniz Adem'in çocuklarısınız, Adem de toprak­tan yaratıldı. Allah katında en değerliniz, en çok Allah'a sığınanız, emirlerine yapışa­nınız, günahlardan arınanınız, azabından korunanızdır. Bir Arab'ın, Arap olmaya­na, bir başkasının Arab'a, bir siyahın bir kızılderiliye, bir kızılderilinin bir siyaha, takvanın dışında bir üstünlük sebebi yok­tur.

      "Ey iman edenler, biz sizi bir erkekle bir kadından, bir asıldan yarattık. Birbirinizle tanışmanız, işlerinizi tedbirle idare etme­niz, karşılıklı olarak, İslami kurallarla örtüşen milletlerarası teamüllere uymanız, yardımlaşmanız, kültür ve medeniyet alış­verişinde bulunmanız, birbirinize iyiliği tav­siye etmeniz için, sizi milletler ve kabileler haline getirdik. Allah yanında en değerli­niz, en üstününüz, en çok Allah'a sığınanı­nız, emirlerine yapışanınız, en çok günah­lardan arınıp azaptan korunanız, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgür­lüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davrana­nınız, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olanınızdır. Allah her şeyi bilir, gizli-açık her şeyden haberdardır." (Hucurat, 49/13.)26

   Ey insanlar! Görünürdeki organları kesil­miş bir Habeşli bile başınıza getirilse, size Allah'ın kitabındaki hükümleri uyguladığı sürece, dinleyin ve itaat edin.

    İyice tebliğ edebildim mi? Allah'ım, Sen de şahit ol!27 

(İnsanlar, ‘evet' dediler)

    Burada bulunanlar, sözlerimi bulun­mayanlara iletsinler.

      Ey insanlar! İyi dinleyin! Bütün peygam­berlerin daveti geçmişte kalmış, görevleri sona ermiştir. Yalnızca benim davetim ve görevim devam etmektedir. Ben insanların ihtiyacı sebebiyle Rabbimin katında davetimi, görevimi kıyamet gününe kadar muhafaza ettim. Ben önceki ümmetlere karşı sizin çokluğunuzla övüneceğim. Beni mahcup etmeyin, yüzümü kara çıkarma­yın.28 

    İyi dinleyin, bir kısım insanlar için elim­den bir şey gelmezken bir kısmını kurtaracağım. Ya Rabbi ashabım, diyeceğim. Ba­na, ‘Senden sonra din adına neler icat et­tiklerini bilmiyorsun', buyuracak. Ben cen­netteki havuz başında sizi bekleyen öncünüzüm.29  

      Ey insanlar! Allah, her hak sahibinin hakkını, her varisin, mirastaki payını belirlemiştir. Varise vasiyet yapılamaz. Vasiyet terekenin üçte birini de geçemez. Çocuk meşru eşe aittir. Zina edenin hak sahipliği söz konusu değildir. Hamisinin, amirinin, ortağının, işvereninin, efendisinin sağladı­ğı imkanlara nankörce davranan, Allah'ın Muhammed'e indirdiği Kur'ân'ı inkar edi­yor demektir. Babasından başkasına men­subiyet öne süren veya efendisinden başkasını veli edinen, Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların lanetine uğrasın. Böylesinin ne azabı geri çevrilir, ne ceza yeri­ne fidye alınır.30 

    Ey insanlar! Dinde aşırılıktan sakının. Sizden öncekileri kesinlikle dinde aşırılık­ları helak etmiştir. Hacdaki amelleri, dav­ranışları benden öğrenin. Bu seneden sonra bir daha haccedip edemeyeceğimi bile­miyorum. Bu öğütlerimi burada bulunan­lar bulunmayanlara ulaştırsın. Öğütlerimin ulaştırıldığı bazı kimseler burada dinleyenlerden daha iyi anlayarak, daha iyi mu­hafaza edebilirler, nice kimseler uygulaya­rak daha mutlu olabilirler.31  

      Ey insanlar! Allah sözlerimi işitip de bel­leyene, rahmetini merhametini ihsan et­sin. Allah yüzünü ağartsın. Mana yüklü sözlerimi anlamadan ezberleyen birçok in­san var. Derin manalar içeren sözlerimi bilen birçok insan, kendisinden daha yük­sek anlayış sahiplerine bu sözlerimi ulaş­tırsın. Üç vasfa, üç davranışa sahip olan; -Samimiyetle Allah rızası için dinî görev­lerini yerine getiren,

       -Müslüman idarecilere samimi davranan ve itaat eden,

     -İslam toplumunun birliğini ve bütünlüğü­nü koruyan müminlerin İslam'a hıyanet etmeyeceğini, kalplerinden İslam'ı atma­yacağını bilin.

     Bütün müminler gelecek nesilleri, İslam ile şereflenmemiş insanları İslam'a davet ederek İslam'ı tebliğ ve davet görevini yeri­ne getirmelidirler.32 

       Benim dışımda benden sonra peygam­ber görevlendirilmeyecektir. Sizin dışınız­da ümmet de olmayacaktır. Rabbinizi ilah tanıyın, candan Müslümanlar olarak Rabbinize teslim olun, saygıyla Rabbinize kulluk ve ibadet edin. Rabbinizin şeriatine boyun eğin, adabına, erkanına riayet ederek beş vakit namazı aksatmadan aşikare kılın. Vicdanı, serveti, sosyal bünyeyi arındıran, berekete vesile olan zekatı verin. Ramazan orucunu tutun. Yöneticilerinize itaat edin ki Rabbinizin cennetine giresiniz.33  

      Ey insanlar! Yarın Beni size soracaklar. Ne dersiniz? Peygamberlik görevimi yeri­ne getirdim mi? Vazifemi yaptım mı?

     (Orada bulunanlar, ‘evet yemin ederiz ki, tebliğ ettin, bize tavsiyelerde ve öğütlerde bulundun, böylece şehadet ederiz' dediler).

     -Şahit ol ya Rabbi, şahit ol ya Rabbi, şahit ol ya Rabbi...

    Size selam ve selamet diliyorum, Al­lah'ın rahmet ve bereket ihsanını niyaz ediyorum.34  

   (Sonra insanlara veda etti. Bunun üzerine insan­lar, ‘bu veda haccı' dediler).

 

 

 

Bu haber 10059 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Hz.Muhammed (A.S.)

KUTLU DOĞUM HAFTASI ETKİNLİKLERİ

KUTLU DOĞUM HAFTASI ETKİNLİKLERİ KUTLU DOĞUM HAFTASI ETKİNLİKLERİ

ALAK SURESİNİN İLK BEŞ AYETİ VE YORUMU

ALAK SURESİNİN İLK BEŞ AYETİ VE YORUMU HZ MUHAMMED AS YE GELEN İLK BEŞ AYET

HZ.MUHAMMED (S.A.V)

ATATÜRK VE DİN

GALERİ

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

SİTE İSTATİSTİKLERİ

Kategori 51
Haber 869
Yorum 120
Haber Okuma 1199469
Editör 5


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi