BİLGECE BAKIŞ
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

SAĞLIK HAKKI 10 sınıflar

SAĞLIK HAKKI 10 sınıflar

Tarih 26/Şubat/2017, 19:16 Editör BİLGE BİLGE

SAĞLIKLI YAŞAMA HAKKI

İSLAM 'DA SAĞLIK VE ZAMAN ANLAYIŞI 10
    İslâm, insanı temel alan ve onun faydası için kaideler koyan bir dindir. Bu dinin içeriğine bakılınca insanın aleyhinde hiçbir hüküm göremezsiniz.Bu onun hak ve evrensel bir din olduğunun en büyük delillerinden birisidir. Sağlık da dinimizin üzerinde hassasiyetle durduğu bir meseledir. Onun için insana zararlı olan şeyler ya haram, ya da mekruh sayılmıştır. Bunların başında alkol gelmektedir. Uyuşturucu ve benzeri aklı devre dışı bırakan maddeler de dinimizin yasakladığı maddeler kapsamındadır. Sigara da bazılarına göre mekruh, bazılarına göre haramdır.

     Osmanlı devletinin en uzun saltanat süren padişahlarından Kanunî Sultan Süleyman da sağlığa verdiği önemi belirtmek için şu veciz beyti söylemiştir: “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” İnsanın sağlığını koruması en büyük vazifelerinden biridir. Çünkü her şey sağlık üzerine kuruludur. Bunun yanında sağlığımızı muhafaza etmek Allah’ın emridir. Zira Kuran’da “Allah yolunda mallarınızı harcayınız! Ve kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayınız.! Davranışlarınızda dürüst olunuz!. Çünkü Allah, dürüstleri sever.”( Bakara S. 195.Ayet) buyrulmuştur. Bilindiği gibi hastalıkların çoğu pislikten kaynaklanmaktadır. Oysa İslam’da temizliğe büyük önem verilmiştir. Ev, üst baş ve iç temizliğine dikkat edilmesi istenmiştir. Dinini hayat tarzı edinenler, bu kurala harfiyen uyanlar hastalıklardan uzak olmuşlardır. Fakat yine de olacaksa bunun da önüne geçilememiştir.
      İslâm dünyasında tıbba büyük önem verilmiş ve bu alanda önemli Müslüman âlimler yetişmiştir. İbni Sinalar, Farabiler bunlardan başlıcalarıdır. Başını kuma görerek İslâm’ı karalamak isteyenler dinimizin ilme mani olduğunu söyleyecek kadar körelmişlerdir. Oysa mevcut durum hiç de böyle değildir.
      İslam bütün pozitif ilimleri teşvik etmiş ve önünü açmıştır. Tıp da bunlardan birisidir. Yüce Peygamberimiz sağlığa apayrı bir kıymet vermiş ve zaman zaman bununla ilgili tavsiyelerde bulunmuştur. Peygamberimizin sağlık konusundaki görüş ve tavsiyelerinin bir araya gelmesiyle “Tıbbı Nebevî” kavramı ortaya çıkmıştır. Yuvarlak bir ifadeyle söylersek “Tıbbı Nebevî” kendi inanç köklerimizden gelen tüm tıbbi bilgi ve tavsiyelerin genel anlamdaki adıdır. Özellikle İslâm inancı doğrultusunda yapılan tavsiyeler, sağlık sırları, yemek yeme alışkanlıklarımızdan kan vermeye kadar yapılan tüm öneri ve yöntemler bu adla anılır olmuştur.

     Hz. Muhammed(SAV)'in sağlık üzerine olan tavsiyeleri Tıbbı Nebevi adıyla bir araya getirilmiştir. Tıbbı Nebevi geleneği tarih boyunca İslâm toplumlarındaki tıp kavramı üzerinde önemli etkide bulundu. İslâm dünyasındaki tıbbi yazılar Tıbbı Nebevilere atıfta bulunarak başlardı. İslam’da tıbbın önemli merhaleler kat etmesi biraz da bu yüzdendir. Resulullah sağlıklı olmaya çok önem vererek sahabeleri bu konuda uyarmıştır. Onlara sağlıklarına özen göstermelerini tavsiye etmiştir. Bunun yanında Peygamber Efendimiz (sav) sağlıklı olmanın ne kadar önemli bir varlık olduğunu bir hadis-i şerifinde şöyle bildirmiştir. (Muâz bin Abdullah babasından ve amcasından anlatır): “Peygamber Aleyhisselâm buyurdu ki: “Zenginlik hoştur, takva ile olursa zarar vermez. Sağlık, takva ile olursa, zenginlikten üstündür. Sağlıklı olmak, cennet nimetlerindendir.” Bilindiği gibi hastalıklar kulların imtihan olmasına bir vesiledir. Hastalık dönemlerinde sabreden ve şükreden kullar bu imtihanı başarıyla geçmişler demektir. Onun için hastalığa sabredenler kurtuluşa erenlerdir. Bununla beraber kişi hastalığına derman aramalıdır. Çünkü Peygamberimiz bir mübarek sözlerinde ölümün dışında dermansız derdin olmadığını söylemektedir: “Hak Teâlâ şifasını yaratmadığı hiçbir türlü dert yaratmamıştır. Her kim o şifayı bilirse ilâç edip kurtulur, her kim bilemezse o dertle kalır. Fakat ölümün dermanı yoktur.
         ” Bazı kimseler hastalığın kişinin mertebesini yükselttiğini söylerler. Bu bir yere kadar doğrudur. Fakat kişi mertebem yükselecek diye tedaviden geri durmamalıdır. İmkânı varsa muhakkak tedavi olmalıdır. Zira sağlıklı insanın yaptığı ibadet çok daha üstün ve faziletlidir. Bununla ilgili olarak Resulullah Efendimiz şöyle buyuruyor.(Hilâl bin Yesâr anlatır): “Peygamber Aleyhisselâm bir hastayı sormaya varmıştı. Buyurdu ki: ‘Tabip getirin.’ Dediler ki: ‘Ya Resulullah, sen de mi tabip getirmek buyuruyorsun?’ Buyurdu ki: “Evet. Hak Teâlâ devasını birlikte indirmediği hiçbir dert göndermemiştir.” Yüzyılımızda hastalıkların kökeni genellikle psikolojiktir. Bugünün insanı her ne kadar rahat bir hayat yaşıyorsa da ruhsal yönden buhranlardan kurtaramıyor kendini. Bunalımlar ve iç sıkıntıları hastalıklara davetiye çıkarıyor.
         Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), sıkıntının hastalıklara yol açtığını şu hadisi şeriflerinde buyurmuşlardır.(Ebû Hüreyre anlatır). “Her kimin huyu kötü olsa, kendi nefsini sıkıntıda tutar ve her kimin kederi çok olsa, kendisini hasta eder.” Şunu açıklıkla ifade edelim ki her ne kadar Tıbbı Nebevî diye bir kavramdan bahsediyorsak da Resulullah bir doktor değildi. O da bizim gibi hastalanınca derdine derman arıyordu. Bir kısım uygulamalar tecrübelerle ispatlandığı için onları öneriyordu. Bunlar ona bir vahiy olarak gelmiyordu. Nitekim bu hususta yanıldığı da oluyordu. Bu ayrı bir durumdur. Modern tıbbı reddedip eski yöntemleri ibadet aşkıyla uygulamak doğru değildir. Her alanda olduğu gibi çağın yeniliklerinden sağlık alanında da faydalanmak her Müslüman’ın yapması gereken sağlıklı davranışlardandır.
  
YEMEDE SÜNNET ÖLÇÜSÜ-İSRAF
      Yemeği çok sıcak yememek ,Sıcak yemeği üflemeden soğutmak.Midenin üçte birini yemek, üçte birini su ve üçte birini de hava için ayırmak.Yemekten önce ve sonra elleri yıkamak.Acıkmadıkça yememek.Sofradan doymadan kalkmak.Yemeğin yanmış kısımlarını yememek.Su içerken oturmak.Suyu süzerek değil 3 yudumda içmek.Su içerken besmeleyle başlamak.Suyu içtikten sonra hamd etmek.Şerbetler içinde en çok bal şerbetini severdi. Önünden yemek. Efendimiz (sas), beslenme konusunda da insanları Allah'ın yarattığı fıtrat üzerine olmaları konusunda birçok öğüt vermiş...Yenilen lokmaların küçük olması.Tabağında yemek artığı bırakmamak.Sofraya mütevazı bir şekilde oturmak. Kur’an da Anne sütü ve önemi: “ Emzirme süresini tamamlamak isteyen anneler, çocuklarını tam iki yıl emzirirler. Annenin yiyecek ve giyeceklerini geleneklere uygun biçimde sağlamak, babanın görevidir. Hiç kimseye kapasitesi dışında bir görev yüklenemez. Ne anne ve ne de baba çocuğu yüzünden zarara sokulmaz. Bu yükümlülüğün aynısı mirasçıya da düşer.(Bakara233)
        HERKES MİLYARDERDİR
       İnsanlar, rahatlıktan rahatsız olmaya başladı. Şimdi suni dertler peşinde koşulmaya başlandı. Rahatlık zannettikleri o hayat kendileri için hastalık oldu. Sandalye bulan, haline şükretmeyip koltuk takımı alamadığı için gözyaşı döküyor. Bir de iman zayıflığından dolayı istikbal endişesi belirmiş, herkes halinden şikayetçi. Şunu unutmamak lazımdır ki, suni dertlerle dertlenene, tabii dertler gelmeye başlar. Lahikası'nda, Hazretleri bir doktora yazdığı mektupta diyor ki: "Mevcudat içinde en kıymettar hayattır; ve vazifeler içinde en kıymettar, hayata hizmettir; hidemat-ı hayatiye içinde en kıymettarı hayat-ı faniyenin hayat-ı bakiyeye inkılap etmesi için sa'y etmektir." Allah rızası için yaşanan bir ömür, hizmetin ta kendisidir. Ahirete, bir ömrün hesabını vermeye gidiyoruz, Sağlık Evin varsa bir sıfır koymalısın varlıklar hanene, İşin varsa bir sıfır daha koymalısın, İş seninse üç sıfır daha koymalısın, İşin iyi gidiyorsa üç sıfır daha, Araban varsa bir sıfır, Yazlığın varsa bir sıfır daha, Daha sıralanabilir sıfırlar hanesi. Ancak, sağlığın varsa bir koyarsın başına, bütün sıfırlar anlamlı bir değere ulaşır.Yoksa sonuç sıfırdır, hiç uğraşmayasın boş yere. BAKIŞ FARKI! Adamın biri Muhammed Bin Vâsi'nin bacağındaki yarayı görüp "Sana acıyorum" dediğinde ondan şu cevabı almış: - Ben aynı yaranın gözümde çıkmadığına şükrediyorum.

      ” İÇKİ DEĞERLENDİRMESİ
hak ve özgürlükler ve din s 100-101-103

       İslam daki Temel/Genel insan hakları nelerdir?
1-) DİNİN KORUNMASI Her kul peygamberi örnek alır. Kitaplar sayesinde, hayırlı fiilleri ve uzak durmasi gereken fiilleri insan öğrenir. Ahiret günü, her davranışın karşılığının alınacağının bilincine ulaşılmasını hedefler.
2-) CANIN KORUNMASI : Adam öldürmenin yasak olmasi, kısaın amacı, kan davasının ve intiharın yasaklanması, bedeni - ruhi tedaviye önem verilmesi, Islâm’da çocuk, kadın, bitki, hayvan ... haklarının tek tek belirlenmesi, zimmlerin haklarinin açiklanmasi... Hep canin korunmasina yönelik konulardır.
3-) AKLIN KORUNMASI : Uyuşturucu, alkollü içki, sarhoşluk veren maddelerin sigara, hurafe, zihni körelten tüm konuların... yasaklanması aklı korumaya yönelik yasaklardır. Ayrıca islam " OKU " 'mayi, araştırmayı tesvik eder.
 4-) NESLİN KORUNMASI : Aile hayatının korunması, evliliği teşvik, ahlaka verilen önem...zina,fuhuşun yasaklanması... neslin korunmasını amaçlar.
 5-) MALIN KORUNMASI : İslam sanat, ticaret, çiftçilik, hayvancılığı... teşvik eder. Hırsı,kıskançlığı, hilekarlığı, rüşveti, faİzi, kumari, israfı,yasaklar. Amaç malın korunmasıdır.İslam; seçm, istişare, işi ehline verme, ilme verilen önem... dışında can, mal, namus, akıl, dine önem vermekle tüm dünyevi ve ahlaki-uhrevi düşünce sistemlerinin ütündedir. İslami emirler insanların dünya ahiret mutluluğunu, İslâmiyet’in yasakları da dünya ve ahirette huzur ve rahata engel olacak şeylerin ortadan kaldırılmasını amaçlar. İslami emirler ve yasaklar, dünya ve ahiret mutluluğu beş esasi korumaya yönelik maddeler manzumesidir. İslam bu beş esasi (din, can, mal, akil, nesil) korumakla hem dünya, hem ahiret Mutluluğunu amaçlar.

 S-1-Kuran ı Kerim deki, içkinin yasaklığını anlatan ayeti yazınız?(Kitabınızdaki gibi) “

 Ey İman edenler! Şarap,kumar,dikili taşlar(Putlar),Fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir bunlardan uzak durun ki( toplumsal bireysel) mutluluğa kurtuluşa kavuşasınız” / ”Şeytan içki ve kumar yoluyla aranıza düşmanlık ve kin sokmak ister ,sizi Allah ı anmaktan ve namaz kılmaktan uzaklaştırmak ister.Artık bunlardan vazgeçtiniz değil mi?”(Maide suresi 90-91.ayetler)                                     

  S-2-Bu ayetlerden neler anlaşılır,Yazınız?
       ** Arapların içki ve kumar hayatlarının bir parçası ve çok düşkündürler.
1-Sarhoş edici özelliği bulunan bütün içeceklerin içilmesi,vücuda enjekte edilmesi dinde yasaktır. 2-Huzurlu,güven içinde,mutlu toplumun temel şartlarından biride içki kullanmamaktır.
 3-Toplumun huzurunu bozan,düşmanlığa sebep olan bu maddeler kötülüğün temsilcisi ve uygulayıcısı olan şeytan y ludur.
4-Haberlerde hep duyduğumuz gibi,içki masasında,en sevdiği arkadaşını vuranların olması da içkinin kötülüğünü bize haykırır. /İçki öldürür,kumar söndürür,İslam döndürür,yaşatır.
 5-Şeytanın Araya kin düşmanlık sokması,namazdan uzaklaştırması,bunlara içki ve kumarı aracı yapması gerekçelerini Allah göstermiş,İnsanların yanılmamalarını istemiş;Yanılacakları yerlerden birisi de bu konu olduğu için ,yardımcı olmuş hesap verecekleri hatırlatılmıştır.
6-Alışkanlık bağımlılık yapması
7- akıl ve iradenın doğru kullanımının engellemesi
 8--Düşmanlık kin e sebep olması
10-Tartışmalara kavgalara sebep olması
 11-sarhoşun alay konusu edilmesine
 12-Allah ı düşünmeyi ve uyanık olmasına engel olması
13-Huzur ve edebin yaşamasına engel olmak
14-zaman ve enerjinin ve verimsiz diğer özelliklerin insanlara daha yararlı olmasını engellemesi 15-.Kullanımı ve ikramı için harcanan paraların israf haram olması
16-İnsanın sağlığına ve sağlıklı nesillerin yetiştirilmesine engel olması. “Birlikte alkol aldığı arkadaşını öldürdü”(7 şubat 2007 Hürriyet)-ABD de kan vermesi için getirilen müslümanların kanlarında içki ve uyuşturucu belirtileri çıkmamasına doktorlar hayret etti.siz kimsiniz diye sordu

      S-3-İçkinin YARARLARI nelerdir?
       1-Dr tavsiyesiyle muadili olmayan ilaçlar yerine 2-Ticari yararı 3-Zevk vermesi.Bu fayda başka şeylerle de olabilir. KUMAR:Hem eğlence hem de kumarın yanında meze et teminine aracı.Veresiye bir deve alınır 10 a bölünür ok çakılır 7 si dolu 3ü boş olurmuş.Boş çekenler parasını öder,hizmet eden ziyafetten yararlanır,Kumarda eğlenme yeme içme yararları vardır ama zararı bu sayılanlarla ölçülemeyecek kadar çoktur.1-Tembelliğe sebep olur.2-Çalışıp kazanmadan yemeye alıştırır. 3-Kaybedenlerin kazananlara kin ve nefreti artar . 4-içki gibi Allah ı anmaktan ve namazdan alı kor 6- Vaktin faydasız şeylerle geçirilmesini sağlar bu vaktın yararlı olması yerine zararla geçirilmesi 8-Kazanma hırsı ve ümidiyle servetlerin kaybı. 9-Ev ve ocakların dağılması hayatın, istikrarın bozulması .

       S-5-İÇKİNİN YASAKLANMA AŞAMALARI:
      1-”Sarhoşluk veren şeylerin içki olduğu(Nahl 16/67)
2-Allah,insanlara tatlıları ve yiyecekleri yarattığı için minnettar olmalılar.
 3.Sarhoş iken namaza yaklaşmayın((4/43)
4-İçkinin ve kumarın bazı yararları olmakla birlikte zararı daha çoktur,şeyatn işi pislik((5/90) )ile kesin yasaklanmış.Tevat ve İncil e göre ya ak değildir.Lut ve Nuh Tevat a göre içki içip sarhoş olmuşlardır.Kur an Bu öncü ve değerli insanların: peygamberliklerini ve onurlarını görevlerini öne çıkarmış bundan dolayı Tevat’ın bu kısımlarının uy urma olduğu söylenebilir. Yararları:İçki sarhoşluk veren kumar da eğlenme amaçlı kullanılan bir şeydir;eğlence eşe dosta ikram,yoksullara yardım gibi yararları vardır.(Oradaki kumara yardım edenlere deveden ikram edilir,kaybedenler parasını öderdir.

S-6-Sarhoşun fiilleri?(kırması, vurması...)
S-7-Sarhoşun Dini görevleri?(Namaz oruç...)
S-8-Diğer sarhoş edici özelliği olan maddelerin kullanımı?(esrar-bali koklama-eroin,tiner koklama...)
    S-9-Ailesel ve duygusal olarak alkole başlama sebepleri nelerdir?yazınız?

         Dini eğitimin yetersizliği,sevgi açlığı,sıkıntıları unutma düşüncesi,örnek insan yokluğu,gibi sebepler ile insanlar içkiye başlamaktadırlar. İnsanlar içkiye bir yudum-bir kadeh-sonra bağımlılık- sonra alışkanlık dönemleri ile başlarlar.Bir yudum yada merak tehlikeli sonun başlangıcıdır.Bunun için az içmek kişiyi alkol bağımlılığına götüren yoldur.Zaten alkolikler de alkol kullananlardan çıkmaktadır.Çoğunluğu da merak yada bir kadehle başlamışlardır.Bunun için sarhoş edici özelliği bulunan bütün maddeler dinde haram kılınmıştır. “ Çoğu sarhoş edenin azıda haramdır”(Hz.Muhammet s.a.v)

     S-10-İçkinin -sosyal-zararlarını yazınız?
      Sarhoş olmayacak kadar içsek?Sarhoşlar zarar vermeyince yasak değilmiş?Gerçek mi? Bugün için hiçbir tedavi edici özelliğinin bulunmadığı bilinen ve bütün Dünya da bağımlılığı ve kötüye kullanımı en yaygın madde olan madde alkoldür.Bu madde ABD de zaman zaman yasaklanmış ,Rusya da ise zaman zaman kullanımı teşvik görmüştür.Alkol kullanımı ve doğurduğu sonuçlar bakımından batı toplumlarının en önemli problemlerindendir.Alkol kullanımının yol açtığı sağlık sorunları yanında,Trafik kazaları ,İntiharlar,suça yönelme,Aile bölünmesi,İş hayatının bozulması,kişisel çöküntü,ruhsal bedensel çöküntü,cinayetler,erken ihtiyarlama,İnsanların mesleklerini kaybetmeleri ve çeşitli ekonomik yıkımlar yönünden topluma verdiği zararlar çok boyutlu bir bio- pskososyal sorun oluşturmaktadır.

S-11-Peygamberimizin sarhoş edici maddelerin ortak özelliklerini anlattığı hadisi yazınız? “Her sarhoş edici özelliği olan madde içkidir,bütün sarhoş edicilerde haramdır” S-12-İçki ile tedavi olma durumu ?
S-13-İçki ye üretilen? TIP açısından içki
S-1-Alkolün vücutta izlediği seyri anlatınız??
      Alınan alkolün %10 u midede kalanı ise ince bağırsaklarda emilerek kısa sürede kana karışır.Aç karnına alınan alkolün emilmesi daha hızlı,tok karnına alınan alkolün ki ise daha yavaştır.Dolayısıyla kandaki alkol yoğunluğunun en yüksek noktaya ulaşması 30-90 dk arasında değişir.Alkol alındıktan sonra vücut özümleme faaliyetine geçerek kandaki alkol yoğunluğunu düşürmeye çalışır,ve büyük bir kısmını karaciğerde yakarak su ve karbondioksite dönüştürür.Kalanı da solunum ve idrar yolu ile dışarı atar.Ancak bu süreçte vücut,asetaldehid birikmesi sonucu zehirlenme belirtileri göstermeye başlar.İnsan vücudu aşırı alkol yüklenmesine karşı bir noktaya kadar kendini savunmakta ve mide yaptığı salgılarla duvarını korumaya çalışırken arkasından çıkış kapağını kapatarak alkolün ince bağırsağa geçip kana karışmasını engellemekte ,daha sonrada kusma refleksiyle onu dışarı atmaktadır.Ancak yinede aşırı yüklenme devam ettiğinde alkol koması ve ölümün gerçekleşmesi kaçınılmaz olmaktadır.

     S-2-Alkolün tıpsal zararlarını anlatınız? (Alkolün fiziksel zararlarını yazınız? )

         Alkol merkezi sinir sistemi ve beyin üzerine fizyolojik baskı yapar.Alkol alındığı zaman başlangıçta kişinin canlanması ,neşelenmesi,beyindeki savunma karşı kontrol mekanizmalarının ilk anda baskı altında kalmasının sonucudur.Alkol zehirlenmesinin artması sonucunda kişinin kendini kontrol edemediği görülür,hafıza zayıflar,dikkat toparlanamaz,sezgi(öngörü)tamamen kaybolur.kontrolsüz karakter ve davranışlar,duygusal patlamalar ortaya çıkar.
     Akşamları içki kullanımı ise:Alkol rüyanın görüldüğü dönemini etkileyerek derin uykuyu azaltır,daha sık ve daha derin uyku parçalanmaları Alkol zehirlenmesinin başlangıcında kişiler,çok konuşkan ve hoş sohbet veya tam tersine içe kapanık ve somurtkan olabilirler.Yahut hırçın ve kavgacı ya da gülme ve ağlama nöbetlerinin birbirini takip ettiği bir görüntü sergiler.Baz kişilerde alkolün tesiri kısa sürede görülmez.Yani alkol alımı onlar için zehirlenmenin başlanıcında genellikle rahatlatıcı ve neşelendirici rol oynar.Fakat sıkıntılarını problemlerini ve öfkelerini kontrol altında tutabilen bu şahıslar ilerleyen saatlerde alkolün kontrol mekanizmalarını depresyona uğratması ve bu arada savunma mekanizmalarını da yıkması sonucunda daha sıkıntılı üzüntülü öfkeli ve saldırgan olurlar.Bu yüzden beraber içmeye gittiği arkadaşını içki masasında öldürenlerin sayısı az değildir.Bazıları da çok hafif etkisi olabilecek kadar az miktarda alkol aldığı halde hemen çılgınlık derecesinde ağır davranış bozuklukları gösterir.
      Aşırı içki içmenin ilk ve en önemli yan etkisi karaciğer hasarı şeklindedir.Genellikle alkol fazla miktarda alındığında yağ ve proteinlerin birikmesine bağlı olarak karaciğerde yağlanmaya dolayısıyla bu organın büyümesine ve sonuçta siroz hastalığına yol açar. Yine aşırı ve uzun sürekli kullanma mide,bağırsaklar ve pankreasta ağır bozukluklara tansiyon yükselmesine ve kalp atışlarının düzensiz hale gelmesine sebep olur.Ayrıca,Kan yapımıyla ilgili sisteme olumsuz yönde etkileyerek karaciğer kalın bağırsak ve akciğer gibi çeşitli organlarda kanser riskini arttırır.Alkoliklerin % 10 nda kısırlık ve alkole bağlı sirozu olan erkeklerin %30 -50 sinde Testis küçülmesi görülmektedir.

       S-3-Alkolün aile hayatına verdiği zararı anlatınız?

          Aşırı istek duyulan alkolün kişi için psikolojik ve fiziksel ihtiyaç haline gelmesi,sık sık ve bol miktarda alınması ,alınmadığı zaman yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkması ve günlük hayatının sürdürülememesi alkol bağımlığının oluştuğunu gösterir.Alkol yoksunluk sendromu nda : titreme nöbetleri ve sinirlilik alkolün kesilmesinden 6-8 saat sonra gelişir,Çok fazla alkol kullanımından dolayı hafıza kaybı oluşur.Aşırı alkol kullanımı kişinin eşine olan sevgisini ve saygısının bu arada ilgisinin de giderek azalıp kaybolmasına,özellikle o nu umursamaz ve aşağılayıcı tavırlar takınmasına yol açabilir. Çok sinirli ,huzursuz,alıngan,herseyden şüphe eden ve sık sık öfke patlamaları gösteren bu kişilerde önceleri sadece sarhoşluk alanında dışa vurulan şüphe ,korku,ve saldırgan davranışlar zamanla süreklilik kazanıp gerçek bir davranış bozukluğu halini alır. Evliliklerde kaçınılmaz bir gerileme ve tahribata yol açan alkol,ailede sos yo ekonomik problemlere yol açabilir.sürekli çekişme ve şiddetle dolu bir aile atmosferi çocuklar üzerinde yıkıcı bir rol oynar ve sarhoş anne babalar çocuklarının onlarla özdeşleşmesi açısından kötü örnek oluştururlar.Aşırı alkol alan kişilerin çocuklarında duygusal çöküntü ve davranış bozukluklarının gelişme riski çok yüksektir,bu çocukların çoğu okulda başarılı olamaz.

       S-4-Alkol alma ve suç işleme oranı arasında nasıl bir paralellik vardır,anlatınız?
       Alkol ,suça yönelimi ve saldırgan davranışları kamcılar;ayrıca başka madde bağımlılıklarını da körükler.Her yıl,sadece alkol kullanımı ile doğrudan ilişkili binlerce ölüm meydana gelmektedir.Dünya sağlık teşkilatının T.j nin içinde bulunduğu 30 ülkeyi kapsayan son araştırma raporlarına göre cinayetlerin %85 i (Ailesel) Tecavüzlerin %50 si,Şiddet olaylarının %50 si,eşlerini dövenlerin %70 i işe gitmeyenlerin %60 ı, ve akıl hastalarının%40 –50 si (Bu oran bizzat alkol kullananlarla ilgilidir,onlardan doğan çocuklarda akli bozukluklar %90 lardadır)Alkolden kaynaklanmaktadır.

ALKOL HAFIZAYI ZAYIFLATIYOR TEPKİ VEREMİYORLAR :

    HOLLANDA'NIN UTRECHT ÜNİVERSİTESİ'NDEN DR. JORİS C. VERSTER, AKŞAMLARI BİR OTURUŞTA DÖRT BARDAKTAN FAZLA İÇKİ İÇEN KADINLARLA, BEŞ BARDAKTAN FAZLA İÇEN ERKEKLERİN ZAMANLA HAFIZALARININ ZAYIFLADIĞINI SÖYLEDİ. VERSTER, "AŞIRI MİKTAR AKŞAMCILARIN ZAMANLA UNUTKAN OLMALARINA, OLAYLARA GEÇ TEPKİ VERMELERİNE VE ANLAMADA GÜÇLÜK ÇEKMELERİNE NEDEN OLUYOR" DEDİ. SIVI KAYBI OLUR : BİR GECE ÖNCEDEN KALMANIN, "UYKUSUZLUK, PİNEKLEMEK, DİKKATİNİ TOPLAYAMAMAK, SERSEMLİK, AĞIZ KURULUĞU VE MİDE BULANTISI" GİBİ EZİYETLERİ OLDUĞUNA DİKKAT ÇEKEN VERSTER, DİĞER ETKİLERİ DE ŞÖYLE SIRALADI: VÜCUTTA SIVI KAYBI VE ELEKTROLİT DENGESİNİN BOZULMASI, MİDE RAHATSIZLIĞI, KANDA ŞEKER SEVİYESİNİN DÜŞMESİ, UYKU VE BİYOLOJİK RİTMİN BOZULMASI.- AYRICA İÇKİNİN HER YUDUMU İLE BAŞTA BEYİN HÜCRELERİ OLMAK ÜZERE BİNLERCE HÜCRE ÖLMEKTEDİR...!-( MİLLİYET :01.09.2003) *ALKOLÜN ZARARLARI:ALKOL KULLANIMI KARACİĞER,PANKREAS,BEYİN VE DOLAŞIM SİSTEMİNE ,BEYİN VE SİNİR SİSTEMİ ,UYKU BOZUKLUKLARINA. ,WERNİCKE-KORSAKOFF SENDROMU DENEN BİR NÖROLOJİK BOZUKLUĞA,SİNDİRİM SİSTEMİ ,BAŞ AĞRISI VE AĞIZ ,ALKOLİKLERDE AKUT VEYA KRONİK PANKREAS İLTİHABI ,DOLAŞIM SİSTEMİ ,KAN BASINCINDA DÜŞME -AZ MİKTARDA ALKOL KULLANIMI DA KALP HASTALIĞI OLASILIĞINI ARTIRIR -CİNSEL İŞLEVLERDE SORUN , KANSERE ...VS NEDEN OLUR ! ( hekimce.com'dan ) ARAŞTIRMACILAR ÖTE YANDAN, ALKOLÜN KONTROL ALTINA ALINMASINA YÖNELİK BİLİMSEL BİLGİLER VE HÜKÜMETLERİN UYGULADIĞI POLİTİKALAR ARASINDA ÖNEMLİ FARKLILIKLARIN BULUNMASINI KINIYORLAR.TÜTÜN ÜRÜNLERİ VE İLAÇLAR KONUSUNDA DAHA DİKKATLİ DAVRANILMASINA RAĞMEN ALKOL HALA SIRADAN BİR ÜRÜN MUAMELESİ GÖRMEKTE. BİLİM ADAMLARI BU NEDENLE WHO’NUN TIPKI TÜTÜN ÜRÜNLERİNDE OLDUĞU GİBİ ANTİ ALKOL KAMPANYALARI BAŞLATMASINI ÖNERİYORLAR. Alkol, kalp yetmezliğine ve tansiyona neden oluyor (Hürriyet :19.08.2005)

     S-5-Alkol ile nasıl mücadele edilmelidir?Anlatınız?
        Alkolle mücadelede,En önemli yöntem tehlikeli başlangıca hiç başlamamaktır.Kontrollü içmek diye bir çözüm yolu yoktur.Alkolikler sadece alkol kullananlar arasından çıktığına göre,alkolizmi önlemenin en kesin yolu alkolün ilk kadehini ağza sürmemektir.Kişi ve toplumu alkolden uzak tutacak tedbirleri almadan ve insanları alkolizme götüren sebepleri ortadan kaldırmadan sadece kanunlarla içki yasağı koymanın sorunu çözmediği görülmüştür.Nitekim alkolün hoş karşılanmadığı ülkelerde alkolizm oranı çok düşüktür.İçkinin günah olduğunu bilen müslümanlar ağızlarına bir damla bile içki koymazlar.Kendini tutamayarak alkol alan Müslümanların çoğu ramazan ayında içmemekte dir.Aslında bu alkolden kurtulmak için iyi bir fırsattır.

 S-6-O halde hem beden hem ruh hemde sosyal mutluluk için içkinin ne kadar zararlı olduğu ortada ise neden ü tilmekte?
   KAYNAK:Türkiye diyanet İşl bşk. İlmihali/ Türkiye Cumhuriyeti diyanet işleri başkanlığı İslam Ansiklopedisi
      DOMUZ ETİ NEDENYASAK KILINMIŞTIR? EXTRA
      a-Domuz etinin dinimize göre değerlendirilmesi:İslam dininde yiyecek ve içeceklerden haram kılınanlar oldukça sınırlıdır.Bunların başında domuz eti yer alır.hatta Kuran da tür olarak haram kılınan tek hayvan domuzdur.Aynı şekilde diğer iki dinde de domuz eti haram kılınmıştır.Öncelikle Allah yasakladığı için domuz eti yenmez.Yoksa aşağıda sayacağımız sebeplerden dolayı bırakılması temel amaç değildir. Domuz etinin yasak kılınma sebepleri a-Domuzun yaşayışı pis olup trişin kisti taşır nakleder.

b-Domuz etinde,”Ütiker stoksin”adlı yabancı protein vardır.Bu zehir:ekzama,astım...gibi allerjik hastalıklara sebep olur stoksinin azlığında ise vücut kırgınlığı,eklem ağrıları olabilir.
 c-Domuz etinde bulunan,mukopoli –sakarit adlı madde eklem rahatsızlığı yapar.

 d-Domuz Domuz etinden geçen bir hastalık shape virüsüdür.Bu virüs onun akciğerinde bulunur. e-Domuz eti bel altı bölgelerde fazla yağlanmalara sebep olur.

 f-Stal adli bilim adamı”this wormy world” adlı kitabında:domuzdan bulaşan trişin hastalığı İnsan beyninde kist yapar,damar tıkanıklığı,kolera,tifo, vs.hastalıklara sebep olur.dermiştir.

 g-Bağırsak şeridi de domuz etinden insana geçen bir kurtçuk olup,bağırsakta yerleşir,gıdalara ortak olur.
       
        Domuz eti kanda yağ miktarını arttırır.Bilindiği gibi hayvan iç yağları insan sağlığına zararlıdır.Dana etinde %10,koyun etinde %20,Kuzu etinde %23 yağ oranı var iken,domuz etinde yağ oranı %35 tir.Bu fazla yağ miktarı insanda bunama,erken ihtiyarlama,Felç,kalp damar tıkanıklığı na sebep olabilir.

h-Domuz etindeki bu aşırı yağ:İnsanda E vitamini eksikliği yapar.E vitamini ise cinsel bezlere olumlu etki yapar.isteksizlik artar,deri hastalıkları,görme bozukluklarına da sebep olabilir.

 I-Ölü etinde bulunan birçok toksin ve mikropların aynısı domuz etinde de mevcuttur.7eşini kıskanmayan tek hayvan domuzdur. **Tabi bu saydığımız zararlar tamamen bertaraf edilemez ama zamanla bu zararlar giderilse bile bu etin yenilmesi dince yasaktır.Çünkü dindeki emir ve yasakları Allah belirler. *Bilimsel ilerleme/ gelişme arttıkça dinin emir ve tavsiyeleri daha iyi anlaşılmaktadır.
       “SİZE HAYAT VEREN KURAN ÖĞRETİLERİNE UYUNUZ”(MAİDE SURESİ 5/ENAM SURESİ145..AYETLER)

      SİGARA

 1-Sağlık yönünden:Hiç kimse sigaranın yararından bahsedemez,Nitekim içinde bulunan katran,nikotin gibi maddelerin zararı bilinmektedir.

 2-Kul hakkı yönünden
:Sigara içilmiş bir ortamdan gelen insan bile bizleri rahatsız ediyorken sigara içen kişiyle aynı mekanı paylaşmak zorunda kalan insanlar bu durumda sıkıntı çekmektedirler.Bu da kul hakkına tecavüzdür.Çünkü peygamberimiz(s.a.v.)İnsanları rahatsız eder düşüncesiyle:”sarımsak,soğan yiyenler ağız kokularını gidermeden toplumun içine çıkmasınlar “buyurmuştur.Dolayısıyla sigara da bu düşünce çerçevesinde düşünülür.Bu da kul hakkını ihlal sayılır,İslam dini buna izin vermez..(Otobüste,Camiide,).Sigara içmeyin ! diyenlerin bu istekte bulunduğu kimselere örnek olmaları gerekir ki muhatapta olumlu etki ve davranış değişikliği oluşturulabilsin.Bundan dolayı bazen “içmeyin”denilen kesimden,”-Eğer zararlıysa siz niye içiyorsunuz? /Zararlı değilde yararlı ise bizi neden böyle yararlı bir şeyden mahrum ediyorsunuz!” Tarzında itirazlar gelmektedir!

3-İsraf:Sigaraya verilen para,ve onun izmaritlerinin toplanması için harcanan mesai,...gibi yönlerden düşünülünce israf olduğu bilinmektedir.İsraf ta dinimizde haramdır.”Sigaranın parasını el,dumanını yel alır”

 4-Nafaka sorumluluğu yönünden:Kazandığı paranın bir kısmını sigaraya harcayanlar,o Miktarları daha iyi yerlere kullanmaları gerektiğini düşünmelidirler.Yani o Miktarları pekala sorumlu oldukları kimseler için harcayabilirler.Normal ücretle çalışan bir kişi ev halkına harcaması gereken bir miktarı keyfi olarak sigaraya harcarsa bu haramdır.Tabii kişinin parasının çok olması gene bu durumu değiştirmez.Bir de toplum-devlet olarak sigaraya harcanan miktar düşünüldüğünde,sigaradan dolayı erken hayatını kaybedenler düşünüldüğünde,sigaradan dolayı hastalığa yakalanmış insanları tedavi etmek için uğraşan doktorlar ve bunların,O sigaranın sıkıntıya düşürdüğü insanlar yerine başka hastalığı olanlarla ilgilenmesi gereği.düşünüldüğünde böyle bir maddeye islam dininin olur vermeyeceği açıktır.

5-Emek israfı
:Sigara izmaritlerini temizlemeye zaman emek harcayanların bu enerjilerini daha yararlı şeylere kullanabilmeleri …

Bu haber 1722 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

HAKLAR VE ÖZGÜRLÜKLER

MÜSLÜMAN İŞİNİ SAĞLAM VE GÜZEL YAPAR

MÜSLÜMAN İŞİNİ SAĞLAM   VE GÜZEL YAPAR İŞ VE ÜRETİM AHLAK

TOPLUMSAL GELİŞME VE İLERLEMEDE DİNİN ETKİLERİ NELERDİR?

TOPLUMSAL GELİŞME VE İLERLEMEDE DİNİN ETKİLERİ NELERDİR? DEVLETİN/TOPLUMUN KALKINMASINDA İSLAMIN MOTOR GÜÇ OLMASI

HZ.MUHAMMED (S.A.V)

ATATÜRK VE DİN

GALERİ

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

SİTE İSTATİSTİKLERİ

Kategori 63
Haber 1063
Yorum 115
Haber Okuma 1944722
Editör 12


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi