BİLGECE BAKIŞ
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

DİNİ KAVRAMLAR -3-(11.SINIFLAR İÇİN)

DİNİ KAVRAMLAR -3-(11.SINIFLAR İÇİN)

Tarih 10/Ocak/2013, 07:22 Editör BİLGE BİLGE

İSLAMIN ANLAŞILMASI İÇİN BİLİNMESİ GEREKN KAVRAMLAR 11

11DİNİ ANLAMAK İÇİN BİLİNMESİ GEREKEN KAVRAMLAR

 

“HER FERT DİNİNİ,DİYANETİNİ,İMANINI ÖĞRENMEK İÇİN BİR YERE MUHTAÇTIR.ORASI MEKTEPTİR”     -1-

                                                                                                                                     (Mustafa Kemal Atatürk)

1-ALEVİ:1-Hz Ali ve Fatıma soyundan gelen 2-Hz Ali ‘ye özel ilgi ve sevgi besleyen ,O ‘na taraftar olanlara verilen isimdir…

2-ALEVİLİK:1-Hz Ali ‘ye bağlılık noktasında birleşen çeşitli dini ve siyasi grupların ortak adı 2-Hz Ali’ye bağlılık ve O’ nun yolundan gitmeyi ilke edinmiş ve bu yorumu kabul eden ekolün adı.

 

3-ANARŞİST:Başta devlet olmak üzere bütün baskıcı kurumları ortadan kaldırmayı öneren öğreti. Anarşizme göre devlet egemen sınıfın çıkarlarını korumakla görevlendirilmiş gereksiz bir kurumdur. Özgürlüğü gerçekleştirmek için en başta devlet yıkılmalıdır. Devlet hiçbir zaman yeni bir toplum çağını başlatmak için kullanılamaz. Devlet ile birlikte her türlü baskıcı kurum yok edilmelidir.

4- CİHAD:L4 Chd kökünden gelen bir kavram olup Cihad, çalışmak, çabalamak, gayret etmek anlamında Kur’ânî bir kavramdır.. Türkçe’ye de cehdetmek şeklinde geçmiş. Bugün, cihad-ı mânevî geçerli. Kılıç yerine kalem, ilim ve fikir silâhları kullanılır.Bütün bir hayatı içine alacak şekilde nefsimiz ile ruhumuz arasında verdiğimiz sürekli mücadelenin adıdır cihad.Toplumda ve kendimizde bulunan kötülükleri kaldırmak için yapılan here türlü davranış ve tutuma denir.”2

Aynı kökten gelen içtihad ise, meşakkati yüklenerek olanca tâkatı göstermektir.

      CİHAD:Sadece savaşla kısıtlanamayacak kadar yüce bir şeydir.Allah adına,sevgi adına,toplum adına inançlı insanların yaptıkları her şeydir. Peygamberimiz (asm) bir büyük savaştan dönüşte, “Küçük cihaddan büyük cihada dönüyoruz ” diyerek cihadı ikiye ayırmıştır. Ashabından birisi büyük cihadın ne olduğunu sorunca, “Kişinin nefsine, hevâ ve hevesine karşı gerçekleştirdiği savaştır ki, bu cihadın en büyüğüdür” buyurmuştur. 3 Nefis planında cihad, dini öğrenmek, bildiğini hayata geçirmek, başkalarına anlatmak, Allah’ı ve dinini insanlara anlatırken başa gelen zorluklara sabretmek sûretiyle olur.

Sevgi, fazilet gibi güzel hasletler, fen ve modern ilimlerle donanıp, terakkinin(gelişmenin) en müthiş düşmanı olan cehalet, fakirlik ve fikrî ihtilafa(ayrılıklara) karşı verilen mücadele; i’la-i Kelimetullah’tır(Allah’ın adının yükseltilmesi ve her tarafa ulaştırılması).

Söz ve fiille bütün kuvvetini harcayarak çalışma, yorulma, aşırı gayret etme. İyiliğin yerleşmesi ve kötülüğün ortadan kalkması, cahilliğin fakirliğin ayrılık tohumlarının kaldırılması, Allah’ın tün kullarının nimetlere ulaşması için maddi ve manevi tüm imkanlarını kullanarak gayret sarfetmek. (Kuran 49/15) Düşmanlara karşı vatanı savunmak amacıyla silahlı mücadele vermek. “Amellerin en üstünü; vaktinde kılınan namaz, ana babaya iyi davranmak ve Allah yolunda cihad etmektir.” (Hadis) “Gerçek mücahid(GAZİ), kendi nefsiyle kötü arzularıyla ve tutkularıyla cihad edendir.” (Hadis) Gazi Mustafa Kemal Atatürk); S50

       En geniş anlamıyla cihad, Allah yolunda bir ömür boyu istikamet/doğruluk çizgisinde yaşamak, kulluk şuur ve görevini hakkıyla yapma hususunda ciddi gayret göstermek, nefis ve şeytanı ile çarpışmak, Allah ve resulünün koyduğu ölçüleri nefsinde yaşamak ve yansıtmak, İslam’ın güzelliğini diğer insanlara ulaştırmak için dini tebliğ etmek, ilahi mesajı bütün insanlığa duyurmak, İslam ülkesini ve Müslümanları düşmanların her türlü tehlike ve saldırılarına karşı savunmak ve gerekirse, vatanı,namusu uğrunda onlarla savaşmak” demektir. Bu anlam çerçevesinde, cihad’ın bir “manevi cephesi” birde “maddi cephesi” bulunmaktadır.

     Bu manevi cephe, müminlerin ilim ve iman ile donatılmasını, bilinçli ve basiretli olmasını, İslamı nefsinde ihlasla yaşayan örnek bir müslüman modelini gün ışığına çıkarmalarını gerektirir (Zümer Sûresi, 2-3; Bakara Sûresi,41). “Maddi cephe” ise, maddeten terakki etmek(gelişmek-ilerlemek), ekonomik anlamda güçlü olmak, ilim ve teknolojide yol kat etmek ve düşmanların taarruz ve ihanetlerine karşı kültür mücadelesinde, siyasi ve askeri sahada güç ve üstünlük sağlamak ve gerektiği zamanlarda savaş üstünlüğünü sağlayacak her türlü silah ve donatımda en ileride olmak zaruretini ortaya koymaktadır.(Vatanını üstünleştirmektir)

İslam literatüründe, ayet ve hadislerin çerçevelediği anlamlarda cihad kavramı aşağıda sıralanan görev ve sorumlulukları içinde toplamaktadır:
1. Allah’ın rızasına uygun bir şekilde dini nefsinde ömür boyu yaşama çabası, Allah yolunda samimi kulluk gayret ve ciddiyeti, nefse ve şeytana karşı mücadele vermek, nefs-i emmarenin tahakkümünü kırmak,
2. Hakkın hatırını üstün tutma ve hakikati/hukuku hakim kılma gayreti,
3. Dinin emirlerini öğrenip ona göre yaşamak ve başkalarına öğretmek,
4. İyiliği emredip kötülükten sakındırmak,
5. Güçlüklere karşı göğüs germek, kaba hareketlere karşı sabır göstermek,
6. İslam’ı tebliğ, ilahi mesajı bütün insanlığa duyurma aşk ve gayreti,
7. Düşmanlara karşı ilmi ve fikri mücadele, ilim ve teknolojide etkinlik ve üstünlük sağlama,
8. Maddeten terakki ederek ekonomi ve kültür savaşında güç ve üstünlük kurmak,
9. Devleti basiretle yönetmek, çıkarcılara, vurgunculara fırsat vermemek,
10. Başka ülkelerin siyasi, ekonomik ve askeri tahakkümleri altına girmemek için say(çaba) ve gayret göstermek,
11. Düşmanın her türlü ihanet ve saldırılarına karşı önceden gereken her türlü tedbirleri almak,
12. Savaş zarureti ortaya çıktığında, düşmandan korkmamak, kaçmamak, bütün güç ve gayreti ile savaşa katılmak ve Allah’a güvenmektir.

Bu geniş çerçeveyi yanlış bir biçimde değerlendirmek veya kasti bir şekilde yanlış yorumlayarak cihad kavramını sadece “savaş” anlamına tahsis etmek gerçeği yansıtmayacağı gibi, Kur’an ve sünnette ifade edilen anlam ve kapsam bakımından da eksik, yanlış ve yetersiz olacaktır.    -2-

5- DEDE:L3-4 Bektaşi tarikatında şeyh baba. Mevlevilik tarikatında çile doldurup dervişlik derecesine erişmiş kişi. S58

6- DİYANET: L3Türkiye’ de İslam diniyle ilgili işleri yürütmek, toplumu din konusunda aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmekle ilgili devlet kuruluşu; Diyanet İşleri Başkanlığı: 1924 yılında Atatürk’ün emriyle Şeriye ve evkaf vekaleti(Şeriat ve vakıfları yönetmekle görevli kurum) kurulmuş daha sonra İsmi diyanet işleri başkanlığı olarak değişmiş, yurtiçi ve yurtdışındaki Müslüman Türk topluluklarına imkanları ölçüsünde din hizmeti vermeye çalışmış, camii işlemlerini disiplin içinde yürütmeye çalışmıştır S61

 

7-DÜRZİLİK: L3 Şiiliğin İsmailiye kolundan çıkan Fatimi halifelerinden el Hakim’in veziri Hamza B. Ali tarafından kurulan bir mezhep. Hamza Bin Ali mezhebin peygamberi olduğunu iddia etmiştir. S63

8-ECEL:L3 Kurana göre dünyanın, medeniyetlerin, toplumların varlıkların ve insanların belirlenmiş süreleri. “Her topluluk için bir ecel vardır. Ecelleri geldiği zaman bir an olsun onu ne geciktirirler ne de öne alabilirler.” (Kuran 7/34) “Ey iman edenler! Belirli bir ecele kadar (vakte kadar) borç alıp verdiğinizde onu şahitleriyle yazınız. (senetleşiniz) (Kuran Bakara 282) S65

9- EHL-İ BEYT: L3-4“Peygamberin kızı Hz. Fatıma, damadı Ali, torunları Hz. Hasan ve Hüseyin ve eşini içine alan aile üyelerine denir.” (Kuran 33/33-34) S67

10-EHL-İ SÜNNET:L3 İslam dininin temel konularında Hz Peygamberin sünnetine ve sahabelerinin yoluna uymayı ilke edinenlerin izlediği yolu ve yöntemi benimseyenler. Eşariyeve ,maturidiye gibi inançla ilgili mezheplerin ortak adı, Ehl-i sünnet vel cemaat. S69

11- EŞARİLİK: Hasan El Eşari’nin inanca ait konularda ayet ve hadislerden çıkardığı görüşleri kabul edenlerin bağlı olduğu ekol (mezhep). Temel ilkeleri şunlar: 1-Allah’ın birliği, sıfatları ve isimleri konusunda ayet ve hadisler esastır. 2-Cennetlikler Allah’ı ahirette göreceklerdir. 3-Kur’an Allah’ın sözüdür. Yaratılmış değildir. 4-Kulun iyiliğine olan şeyleri yaratmak Allah için zorunlu değildir. 5- Büyük günah işleyen günahı helal saymadıkça dinden çıkmaz. 6-Allah’ın zati ve subuti sıfatları vardır. S80

 

12-EYVALLAH: Erenlerin kullandığı, Allah razı olsun, Allaha  ısmarladık, evet doğrudur, anlamına gelen kelime. S82

13-İMAM: Büyük İslam bilgini ve mezhep kurucusu. Önder, lider rehber, devlet başkanı. Cemaate namaz kıldıran kişi. “Kim alim ve takva sahibi bir imamın arkasında namaz kılarsa sanki peygamberin arkasında namaz kılmış gibi olur.” (Hadis) syf 166

14- İNŞALLAH: Allah izin verirse, isterse, dilerse, kısmet olursa anlamlarına gelen dua cümlesi. Bir işin, Allah’ın dilemesi ve iznine bağlı olarak gerçekleşebileceğini belirtmek amacıyla öncesinde veya sonrasında söylenmesi gereken söz. Bir mümin iş yapacağı zaman Allah’ın gözetiminde olduğunu hissetmelidir. (kuran 48/27) syf 171

        İnşallah’ın mânâsı ve önemi nedir? ‘Allah nasip eder inşallah’ gibi bir cümlede yanlışlık olabilir mi?”

       İnşeallah kelimesi, Allah’ın geleceğe dönük cümlelerimiz arasında ve üslûbumuz içinde kullanmamızı istediği bir vahiy kelâmıdır. İnsan her ne kadar cüz’î irade sahibi ise de, üstadın ifadesiyle:“âlemin en mükemmel meyvesi ve arzın halifesi ve emanet-i kübrânın(büyük emanetin) hâmili(taşıyıcısı) olan insanın sergüzeşt-i hayatiyesi(hayat serüveni), her şeyden ziyade, kaderin kanununa tâbidir.”1 Yarınımızın planlamasını yaparız; fakat planımızı yürütmek için gerekli adımları Allah’ın inayetiyle (yardımıyla)atarız, işimizin sağlıklı ve verimli yürümesi için Allah’a dayanır, Allah’a tevekkül ederiz. Bu duru ve samimi inancımızı “inşâallah” kelimesi ifade eder.

       Kalem suresinde ,bir şey elde edebilmek için kesin konuşan ve Allah ın o konuda ki iradesini devre dışı bıraktığını düşünen insanların başlarına gelenler ,bizlere örnek olarak sunulur ve bir şey yapacağımız zaman"İNŞEALLAH"(Allah izin verirse,Allah tan bir mani keder,kaza bela olmazsa dememiz öğretilir. İnşeallah,cüzi irademizle yapmayı istediklerimizin külli irade sahibince de uygun görülmesini ve O’nun razı olması ve izin vermesini dilemek anlamına gelir.

17- Biz, vakti ile "bahçe sahiplerini-şehrin zengin ve güçlülerini-"- sınadığımız gibi, onları da sınadık. Hani onlar (bahçe sahipleri) sabah olurken kimse görmeden onun mahsullerini toplayacaklarına yemin etmişlerdi.18- Onlar İNŞEALLAH demiyorlardı.19- Ancak onlar uyurken Rabbin katından gönderilen bir salgın o bahçeyi sarıvermişti de.20- Bahçe simsiyah olmuştu.21- Sabahleyin birbirlerine seslendiler.22- "Haydi ürünleri toplayacaksanız erkenden ekininize gidin" diye.23- Derken yürüdüler ve şöyle fısıldaşıyorlardı:24- "Sakın bugün hiçbir yoksul bahçeye girip yanımıza sokulmasın."25- Ürünleri toplayacaklarından emin olarak erkenden gittiler.26- Fakat bahçeyi görünce "Herhalde biz yolu şaşırdık " dediler.27- "Hayır doğrusu biz mahrum bırakıldık."(Kalem suresi 17.ayet)

         Yahudi ve müşriklerden bazıları Peygamber Efendimiz’e (asm) mağarada üç yüz yıldan fazla yatan gençlerin hikâyesinin ne olduğunu, Zülkarneyn hakkında ne bildiğini ve ruhun ne olduğuna dair sorular sormuşlardı. Peygamber Efendimiz (asm) de o an cevap vermemiş, her gün kendisine gelerek âyetler indirip duran Cebrâil’in (as) bu sorularla ilgili de derhal âyetler indireceği kanaatiyle, “Yarın gelin, cevap vereyim” deyivermiş, ancak “inşâallah” dememişti.

     Fakat Cebrail’in inmesi ve vahyin gelmesi haftalarca gecikti. Peygamber Efendimiz (asm) bundan müteessir oldu. Nihayet haftalar sonra Hazret-i Cebrâil (as) gelince Peygamber Efendimiz (asm) bunun sebebini sordu. Hazret-i Cebrâil (as) de sırayla Meryem Sûresi’nin 64. âyetini, Kehf Sûresi’nin 23. ve 24. âyetlerini ve Duhâ Sûresi’ni indirdi.

O an indirilen âyetleri buraya alalım: “Biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Gelecek olan, geçmiş olan ve ikisi arasında bulunan ne varsa O’nun ilminde ve kudretindedir. Rabbin hiçbir şeyi unutmuş değildir.”2

Hiçbir şey hakkında ‘Yarın bunu muhakkak yapacağım’ deme. Ancak ‘İnşâallah’ deyip, Allah’ın dilemesi şartına bağlarsan müstesnadır. Unuttuğun zaman da, yine Rabbini an ve ‘Umulur ki, Rabbim beni bundan daha hayırlı ve doğru bir yola eriştirir’ de.”3

     Görüldüğü gibi Cenâb-ı Allah, gelecekle ilgili konuşmalarımızda “Allah dilerse, Allah izin verirse, Allah nasip ederse...” gibi mânâlara gelen “İnşeallah” kelimesini söylememizi şart koşuyor. Çünkü gelecek bizim elimizde değil. Gelecek Allah’ın takdirindedir. Gelecekte nasıl bir tecellî gerçekleşeceğini bilmiyoruz. Sadece olmasını arzu ettiğimiz şeyler söz konusu. İşte bunları konuşurken Allah’ın dilemesi şartına bağlayarak konuşmamız gerekiyor. Ki, “İnşâallah” kelâmı bize bunu sağlıyor.

      Bu pencereden bakınca, “Allah nasip eder inşallah” cümlesinden şu manayı çıkarmak mümkün: “Allah dilerse nasip eder”.

Öte yandan bu cümle ile kastedilen, Cenâb-ı Hakk’ın nasip etmesini büyük bir arzu ile istemekse, bunda da bir yanlışlık yoktur elbette. Burada önemli olan, bu kelime ile, gelecekle ilgili bir şeyler yapmayı kendi üzerimizden atan bir tembelliği veya kendi yapabileceğimiz şeyleri Allah’a havâle eden vurdumduymazca bir havaleciliği kastetmemeye dikkat etmeliyiz.

“İnşâallah” kelimesi kararlılığımıza gölge düşürmüyor. Bilakis, “Allah’ın dileği ile örtüşmesi halinde ben kararlıyım” mânâsını içeriyor. Oysa bazen kararsız olduğumuz ve hattâ olumsuz düşündüğümüz bir meselede de-–sırf muhataptan kaçmak için—“inşâallah” deyip geçiyoruz. Bu yanlıştır. Çünkü bu durumda bu kelâmı bir kaçış cümlesi olarak kullanıyoruz. Muhatabımız da çileden çıkıyor. “İnşallah’la maşallahla olmaz!” gibi nezaketsiz sözler sarf ediyor. Bu nezaketsizlikte bizim de payımızın olduğunu unutmamalıyız.

Dipnotlar: 1- Özler, s. 434 2- Meryem Sûresi: 64 3- Kehf Sûresi: 23, 24

15-MATURİDİLİK: El maturidi adlı imamın Kur’an ve sünneti yorumlaması sonucu ortaya çıkan ekol. Maturidi, aklı bilgi kaynağı olarak yeterince kullanmış bir İslam bilginidir. Görüşleri: 1-Allah akılla bilinir. Fakat dini emir ve ibadetler ise akılla bilinemez. 2-Allahın zatından ayrılmayan sıfatları vardır. 3- cennete giden müminler Allah’ı görecekler. 4- büyük günah işleyen yaptığı günahın haram oluşunu inkar etmedikçe dinden çıkmaz. Syf225                                                                                                                                       -3-

 

16-MECELLE: İslam Hukuku kurallarına ve bu konuda değişik çalışmalara dayanarak hazırlanmış olan ilk medeni kanun çalışması. Sosyal ve ekonomik şartlardaki değişmeler yeni ihtiyaçlar dikkate alınmıştır.Mecelle adlı hukuk kitabında  16 kitap 1851 hukuk maddesi vardır. Sayf226

17-MEDRESE:Ders yapılan yer, okul, mektep. İslam tarihinde dini ilimlerle sosyal ve fen bilimlerinin üretildiği yüksek öğretim seviyesindeki eğitim öğretim kurumu, fakülte. İslamın yayılmaya başlanmasından itibaren camiler, ibadethane ve eğitim faaliyetlerinde kullanılmış, daha sonra medreseler kurulmuştur. Syf228

18-MERHABA: Günaydın ve hoş geldiniz anlamında selamlaşma sözü. Allah sana bolluk ve rahatlık, huzur ve afiyet versin. Misafir karşılarken ‘buyur evim senin için geniş ve rahat bir yer olacak. Burada dostluk bulacaksın. Kendini rahat hisset.’ Anlamında selamlama ve karşılama sözü. Hz. Peygamber yanına gelenleri ‘Merhaba, Ey falan.. (Ümmühali) diye karşılardı. (Hadis) syf 231

 

19-MESCİD-i AKSA:Kudüste bulunan kabe den sonra Müslümanların kutsal saydıkları en önemli 3. mescit. Süleyman peygamber tarafından yapılmıştır. Diğer adı Beyti maktistir. Mekke’ye uzaklığından dolayı(en uzak mescid anlamında) bu adı almıştır. Müslümanlar 1,5 yıl mescid-i aksaya yönelerek namaz kılmışlardır. Miraca peygamber buradan çıkmıştır. (Kuran 17/1) “Mescid-i aksa da kılınan bir rekat namazın sevabı, diğer yerde kılınan 500 rekat namazın sevabından daha çoktur. (hadis) syf233

20-MİHİR: Müslüman bir erkeğin nikah sırasında enleneceği hanıma verdiği / vereceği mal ve paraya denir. İslam dininde,mihr kadının yalnız başına ayakta durabilmesinin ekonomik güvencesi olarak kabul edilmiştir. Miktarı kişilerin ekonomik durumu ve sosyal konumuna bırakılmıştır. İslam Hukukuna göre sadece kızın hakkıdır. Bu sebeple babası veya ailesi başlık parası veya başka bir adı altında para alamaz. “Mihrin en hayırlısı ödemesi en kolay olandır.” (Hadis) syf 238

                                                            

21-MİNBER: Cami ve mescitlerde imamın üzerinde hutbe okuduğu, basamaklarla çıkılan yüksekçe yer. Syf239

22-MİRAS: Ölen kimsenin, hukuken akrabası olan kimselere belli ölçüler içersinde paylaştırılmak üzere bıraktığı para ve her türlü taşınılır taşınılmaz mallar. “ana baba ve akrabaların miras olarak bıraktıklarında erkeklerin bir payı olduğu gibi kadınların da ana baba ve akrabalarının bıraktığı mirastan payları vardır.” (Kuran 4/7) syf240

23-MÜÇTEHİT: Kur’an ve hadislerde açıkça karşılığı bulunmayan,insanların karşılaştıkları yeni konulara,olaylara ve durumlara Kur’an ve sünnet çerçevesinde yeni çözümler bulabilmek için çalışan, çözüm üreten, İslam hukuk bilgini, fıkıh alimi. Müçtehitliğin şartları: Kur’an, Arapça, sünnet, İslam kültürü, İslam tarihi ve İslam hukukçularının görüşlerini çok iyi bilmek, güzel ahlaka sahip olmak. “Müçtehit, içtihat yapıp da doğru görüşü bulabilirse 2 sevap, içtihadında yanılırsa 1 sevap alır. (Hadis) syf255

 

24-MÜFSİT: Toplumun birlik ve beraberliğini yok etmek için karışıklık çıkaran,anarşist, bozgunculuk yapan münafık, fitneci veya başlanan bir ibadeti bozan, dinin onay verdiği hukuki bir işlemi geçersiz kılan iş, söz, davranış. Namazda konuşmak, abdestliyken vücuttan kan çıkması müfsit olup, ilki namazı, ikincisi abdesti bozar. “Yeryüzünden hiçbir zaman bozgunculuk isteme. Şüphesiz Allah müfsitleri istemez.” (Kuran 28/77) syf 257

25-MÜTEVATİR:Yalan Toplumdan topluma kesintisiz olarak aktarılan, nakledilen bilgi.Yalan söylemesi mümkün olmayan topluluğun naklettiği bilgi.Ayet ve hadisler.

 syf269

26-NASS:Kuran ve hadislerde bir konu hakkındaki açık hüküm ve bunu gösteren sözler. “ Nassın olduğu yerde içtihada gerek yoktur.” (mecelle) syf275

27- NİKAH: Nikah, evlenmelerine engel bulunmayan ve belirli şartlar taşıyan erkek ve kadının beraberce bir hayat sürmek için şahitler önünde gerçekleştirdiği evlilik anlaşması. Şartları: özgürce eş seçimi, mutlu bir yuva için İslam hukukuna göre ana babanın rızası, sosyal, ekonomik ve ahlaki denklik, ilan, mihirdir. “Nikah benim sünnetimdir. Kim benim sünnetimi terk ederse benden değildir.” (Hadis) syf282

28-NÜBÜVVET: Allahın gönderdiği vahiyleri, emir ve yasakları alıp insanlara dinin gerçeklerini duyurmak, söz, tutum ve davranışlarıyla açıklama makamı olan peygamberlik. “Benim gönderilişimle beraber nübüvvet sona ermiştir.” (hadis) syf 287

 

29-NÜZUL-ÜL KURAN: Kuran ayetlerinin indiği olay ve sebeplere denir. Syf 288 Hz Aişe’ye zina iftirasında bulunulması üzerine ifk olayından bahseden ayetler inmiş ve sonraki zamanlarda böyle durumlarda Müslümanların nasıl davranmaları gerektiğini vurgulamıştır.

30-RIZK: Allah’ın tüm canlılara kendi katından verdiği yenilen, içilen, giyilen ve maddi, manevi, yararlanılan mallar. Çocuklar, eşler, ilim ve iman gibi şeylerin hepsi. Rızk elde etmek için çalışmak ibadettir. Syf307 elkasibu habibullah (Çalışanı Allah sever.) Hadisi şerif

 

31-RİYA: İnsanların arasında şöhret, çıkar sağlamak veya manevi bir konum elde etmek amacıyla gösteriş için ibadet veya iş yapma. Allah rızası için yapılması gereken ibadetleri ve güzel davranışları kendini beğendirmek için Allahtan başkası için yapma. “Sizin için en çok korktuğum şey; küçük şirk yani riyadır.” (Hadis) syf308

32-SELEFİYE: Allah’ın sıfatları ve fiilleri başta olmak üzere inanç konularına ait olan ayet ve hadisleri yorumsuz olduğu gibi iman eden ehl-i sünnet mezhebi. Syf 327

33-ŞEHİT:Şahit ve tanık olan.Allah’ ın dininin tüm insanlığa ulaştırılması ve bu uğurda ortaya çıkan engelleri kaldırırken ve vatanı-kutsal değerleri,namusu,kötülüğün–cahilliğin-fakirliğin yok edilmesi için mücadele ederken,Dinin kutsal saydığı ,mal,can güvenliği, Allah yolunda ölen veya öldürülen Müslüman.”Allah yolunda öldürülmek ,Şehide karıncanın ısırması kadar bile acı vermez”(Hadis)Allah ve yukarıdaki değerleri uğruna öldürülenlere şehid denilmesinin nedeni,Onların Cennetlik olduklarına Müslümanların şahitlik etmesi,meleklerin de imanlı öldüklerine şahitlik etmeleri,Allah huzurunda her zaman diri oldukları ,peygamberlik makamından sonraki makam olması                                                             sebebiyledir.”Ümmetimin şehitleri azdır,Allah yolunda şehit olanlardan ayrı olarak koleradan,karın ağrısından,yangından ,suda boğularak,deprem ve göçük altında kalarak, ölen mü minler şehittir.Doğum esnasında ölen mü’min kadın da şehittir”-“Doğum ile birlikte kadının günahlarını Allah bağışlar”(Hadis)                                                                        -4-

 

34-ŞER: Kötü, fena iş. Bu dünyada hukuki yaptırımları ve kınamayı ahrette cehennem  azabını ve Allah’ın kızgınlığını gerektiren kötü sözler inançlar, davranışlar. “ Hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için hayırlı olabilir. Sevip hoşunuza giden bir şey de sizin hakkınızda şer olabilir.” (Kuran 2/216) syf 340

35-TALAK: Boşanma, sözleşmeyi iptal etme, evliliği sona erdirmek. “Talak yeryüzünde Allahın hiç sevmediği bir helaldir.” (Hadis) Hz. Peygamber aile kurumunun yıkılmasına karşı duyduğu tepkiden dolayı boşanma sözünü ve bu konuda şaka yapmayı, gereksiz konuyu hoş görmemiştir.” “Bir kadın hiçbir ciddi neden yokken kocasından talakını isterse onu cennetin kokusu bile haram olur.” (Hadis) syf350 “Üç şeyin şakası da ciddisi de ciddidir; nikah, boşama ….

Üç şeyin şakası da ciddisi de ciddidir; nikah, boşama ve “rici talak”

36-ÜLFET: Kalplerin ısınması, kaynaşma, arkadaşlık. Ahlakı güzel ve başkalarına yararlı olan insanlarla nitelikli dostluklar kurup onlarla görüşme konuşma. “Mümin, ülfet eden ve kendisiyle ülfet edilendir.” Syf 373

 

37-ÜMMET: Topluluk, cemaat, din ve inanç birliği temelinde bir araya gelen ve aynı peygambere bağlanan insanlar topluluğu bir din üzerinde birleşen millet. “Sizden insanlara hayırlı şeyleri yapmaya çağıran iyiliği emreden kötülükleri engelleyen bir ümmet olsun.” (Kuran 3/104) syf373

KAYNAKLAR:1-Türk tarih kurumu Sözlük http://tdkterim.gov.tr/bts/ .

2-T.C.Diyanet gov tr :Web kütüphanesi,

3-T.C.Diy,işl.Bşk.İslam Anskl.Bk.İslam hukuku,Fıkıh,şeriat maddeleri,Mecelle.

4-T.C.Meb yayınları "DİNİ TERİMLER SÖZLÜĞÜ"2010 Ankara

5-Din kül lise ders kitapları "Hacı Bektaş-ı Veli,Şeriatın kırk makamı"

6-T.C.Diyanet işleri başk.: http://www.diyanet.gov.tr/turkish/dy/DiniBilgilerDetay.aspx?ID=1244

7.T.C.Diyanet işleri bşk. http://www.diyanet.gov.tr/turkish/dy/DiniBilgilerDetay.aspx?ID=1268

8-T.C.Diyanet işleri bşk. http://www.diyanet.gov.tr/turkish/dy/dinibilgiler.aspx?KID=1

9-Kültür bakanlığı WEB http://www.kultur.gov.tr/TR/arama/1-61486/arama.html?1,1,1,0,0,%C5%9Feriat

10- T.C.Kültür bakanlığı http://www.kultur.gov.tr/TR/arama/1-61486/arama.html?1,1,1,0,0,%C5%9Feriat

11-T.C.Meb İmam hatip Liseleri Fıkıh ders kitabı Ankara Meb yayınları

12-T.C Diy.işl.bşk. İSAM http://www.isam.org.tr/index.cfm?fuseaction=objects2.detail_content&cid=609&cat_id=4

 

 

 

Bu haber 554 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

11.SINIFLAR DİN DERS NOTLARI

LİSE AŞKI...

LİSE AŞKI... SEVGİ İLE YUSUF'UN HİKAYESİ

TIP İLE İLGİLİ HADİSLER

TIP İLE İLGİLİ HADİSLER PEYGAMBERİMİZİN TIP İLE İLGİLİ HADİSLERİ

HZ.MUHAMMED (S.A.V)

ATATÜRK VE DİN

GALERİ

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

SİTE İSTATİSTİKLERİ

Kategori 51
Haber 869
Yorum 120
Haber Okuma 1197555
Editör 5


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi