BİLGECE BAKIŞ
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama
ARAPÇA DA EDİLGEN( MEÇHUL ) FİİL

ARAPÇA DA EDİLGEN( MEÇHUL ) FİİL

Tarih 09/Ekim/2016, 17:11 Editör BİLGE BİLGE

Muzari Fiil’in Meçhulu Arapça Dersleri


http://fasiharapca.com/mazi-fiilin-mechulu-arapca-dersleri/849

MÂZİ FİİLİN MEÇHÛLU

Fiiller aktif ve pasif olmak üzere ikiye ayrılır. Fâili belli olana Arapça’da ma’lûm fiil (aktif, etken fiil)   denir.

ضَرَبَ بَكْرٌ الْحِصَانَ.    Bekir ata vurdu.

İşi yapan fâil (Bekir) bu cümlede bellidir. Fiili ma’lûmdur. Fâili belli olmayan (pasif, edilgen) fiile ise meçhûl fiil denir.


Fâil belli olmadığından bu cümledeki fiil meçhûldür.

Mâzî ma’lûm fiili meçhûl yapmak için üç harfli fiilin baş harfi ötre, ikinci harfi esre okunur:

ضَرَبَ

vurdu →

ضُرِبَ

Vuruldu

كَتَبَ

yazdı →

كُتِبَ

Yazıldı

عَلِمَ

bildi →

عُلِمَ

Bilindi

فَتَحَ

açtı →

فُتِحَ

Açıldı

أَكَلَ

yedi →

أُكِلَ

Yenildi

شَرِبَ

içti →

شُرِبَ

İçildi

Meçhûl fiil cümlesinde, fâil olmadığı için cümlenin mef’ûlü, fâil yerine geçer. Arapça’da buna nâib-i fâil denir ve son harfi fâil gibi ötre okunur

كُتِبَ الدَّرْسُ.

Ders yazıldı. 

                 Naibu fâil (son harekesi ötre)

 

 

  
 

 

           Çekim Tablosu

 

 

 

Cem

Müsennâ

Müfred

 

Müzekker

ضُرِبُوا

ضُرِبَا

ضُرِبَ

Gâib
 

Onlar dövüldü

İkisi dövüldü

O dövüldü

 
Müennes

ضُرِبْنَ

ضُرِبَتَا

ضُرِبَتْ

Gâibe
          

 

Müzekker

ضُرِبْتُمْ

ضُرِبْتُمَا

ضُرِبْتَ

Muhâtab
 

Sizler dövüldünüz

İkiniz dövüldünüz

Sen dövüldün

 
Müennes

ضُرِبْتُنَّ

ضُرِبْتُمَا

ضُرِبْتِ

Muhâtaba
         

 

Müz + Müe

ضُرِبْنَا

ضُرِبْنَا

ضُرِبْتُ

Mütekellim

 

Bizler dövüldük

İkimiz dövüldük

(Ben) dövüldüm

 

         

 

رَسَمَ الطاَّلِبُ الصُّورَةَ فِي الْحَدِيقَةِ.

Öğrenci resmi bahçede çizdi.
                            Câr-mecrûr       Mef’ûl       Fâil       Fiil-i Mâzî Ma’lûm

رُسِمَتِ الصُّورَةُ فِي الْحَدِيقَةِ.

Resim bahçede çizildi.
                                                             Naibu fâil   Fiil-i Mâzî Meçhûl

Görüldüğü gibi birinci cümlenin mef’ûlü ikinci cümlede nâibu fâil olmuş, dolayısıyla meçhûl fiil de ona uygun olarak müennes siyga ile kurulmuştur.

Cümle örnekleri:

أَخَذَتِ الْمُعَلِّمَةُ الدَّفْتَرَ مِنَ التِّلْمِيذِ.

Öğretmen defteri öğrenciden aldı.

أُخِذَ الدَّفْتَرُ مِنَ التِّلْمِيذِ.

Defter öğrenciden alındı.

كَسَبَ الْفَرِيقُ الْمُباَراَةَ فِي آخِرِ لَحْظَةٍ.

Takım maçı son anda kazandı.

كُسِبَتِ الْمُباَراَةُ فِي آخِرِ لَحْظَةٍ.

Maç son anda kazanıldı.

شَرِبَتِ الْمَرِيضَةُ الدَّواَءَ.

Hasta ilacı içti.

شُرِبَ الدَّواَءُ.

İlaç içildi.

مِنْ أَيْنَ أُخِذَتْ هَذِهِ الصُّورَةُ  ؟

Bu resim nereden alındı?

شَكَرَ حَسَنٌ الْمُدَرِّسِينَ.

Hasan öğretmenlere teşekkür etti.

شُكِرَ الْمُدَرِّسُونَ.

Öğretmenlere teşekkür edildi.

 

 

رَكِبَ عُمَرُ الدَّراَّجَةَ.

Ömer bisiklete bindi.

رُكِبَتِ الدَّراَّجَةُ.

Bisiklete binildi.

فَهِمَ التَّلاَمِيذُ الدُّرُوسَ.

Öğrenciler dersleri anladı.

فُهِمَتِ الدُّرُوسُ.

Dersler anlaşıldı.

كَتَبَتْ لَيْلَى رِساَلَتَيْنِ.

Leyla iki mektup yazdı.

كُتِبَتْ رِساَلَتاَنِ.

İki mektup yazıldı.

فَتَحَ مَحْمُودٌ الْباَبَ.

Mahmud kapıyı açtı.

فُتِحَ الْباَبُ.

Kapı açıldı.

أَكَلَ أَحْمَدُ التُّفاَّحَةَ.

Ahmed elmayı yedi.

أُكِلَتِ التُّفاَّحَةُ.

Elma yenildi.

كَتَبَتْ فاَطِمَةُ الدَّرْسَيْنِ.

Fatıma iki ders yazdı.

كُتِبَ الدَّرْساَنِ.

İki ders yazıldı.

مَسَحَ خاَلِدٌ السَّبُّورَةَ.

Halit tahtayı sildi.

مُسِحَتِ السَّبُّورَةُ.

Tahta silindi.

أُخِذَ الْكِتاَبُ.

Kitap alındı.

فُهِمَتِ الْقِصَّتاَنِ.

İki hikaye anlaşıldı.

قَرَأَ الطُّلاَّبُ الْقِصَّةَ.

Öğrenciler hikayeyi okudu.

قُرِئَتِ الْقِصَّةُ.

Hikaye okundu.

شَرَحَتِ الْأُسْتاَذَةُ الدَّرْسَيْنِ.

Hoca iki dersi şerhetti (açıkladı).

شُرِحَ الدَّرْساَنِ.

İki ders açıklandı.

فَرَضَ اللَّهُ الصَّلاَةَ عَلَى الْمُسْلِمِينَ.

Allah namazı müslümanlara farz kıldı.

فُرِضَتِ الصَّلاَةُ عَلَى الْمُسْلِمِينَ.

Namaz müslümanlara farz kılındı.

فَحَصَ الطَّبِيبُ الْمَرِيضاَتِ.

Doktor bayan hastaları muayene etti.

فُحِصَتِ الْمَرِيضاَتُ.

Bayan hastalar muayene edildi.

كَتَبَ أَخِي الرِّساَلَتَيْنِ.

Kardeşim iki mektubu yazdı.

كُتِبَتِ الرِّساَلَتاَنِ.

İki mektup yazıldı.

شَكَرَ الْقاَئِدُ الْمُجاَهِدِينَ.

Komutan savaşçılara teşekkür etti.

شُكِرَ الْمُجاَهِدُونَ.

Mücahitlere teşekkür edildi..

تُرِكَ الْعَمَلُ لِلصَّلاَةِ.

İş namaz için terk edildi.

جَعَلَ اللَّهُ الْأَرْضَ مَسْكَناً لِلْإِنْساَنِ.

Allah yeryüzünü insan için mesken kıldı.

جُعِلَتِ الْأَرْضُ مَسْكَناً لِلْإِنْساَنِ.

Yeryüzü insan için mesken kılındı.




FİİL-İ MUZÂRİNİN MEÇHÛLU

Fiil-i muzârinin meçhûl yapılması için muzâri harf ötre, fiilin sondan bir önceki harfi üstün okunur.  Örnek:

يَكْتُبُ

yazar

يُكْتَبُ

yazılır

يَشْرَبُ

içer

يُشْرَبُ

içilir

يَفْتَحُ

açar

يُفْتَحُ

açılır

يَضْرِبُ

döver

يُضْرَبُ

dövülür

يَعْلَمُ

bilir

يُعْلَمُ

bilinir

يأْكُلُ

yer

يُؤْكَلُ

yenilir

Muzâri meçhûl fiil cümlesinde de, mâzî meçhûlde olduğu gibi fâil yerine cümlenin mef’ûlü, nâibu fâil olur:

يَكْتُبُ التِّلْمِيذُ الدَّرْسَ.

Öğrenci dersi yazıyor

يُكْتَبُ الدَّرْسُ

Ders yazılıyor

                 Naibu fâil (son harekesi ötre)

 
   

       يَعْرِفُ      الناَسُ    الْمُخْلِصِينَ   بِأَعْماَلِهِمْ. – يُعْرَفُ  الْمُخْلِصُونَ   بِأَعْماَلِهِمْ.

Muzâri ma’lûm f.FâilMef’ûlMef’ûl b. ga. s.

                Câr-mecrûr  Nâibu Fâil  Muzâri meçhûl f

İnsanlar ihlaslıları (samimileri) işleriyle tanır. İhlaslılar işleriyle tanınır.

     اَلناَسُ  يَعْرِفُونَ    الْمُخْلِصِينَ   بِأَعْماَلِهِمْ. –  اَلْمُخْلِصُونَ    يُعْرَفوُنَ      بِأَعْماَلِهِمْ.

Mübtedâ

Câr-mecrûr  Nâibu Fâil  Muzâri meçhûl f.

Câr-mecrûr          Muzâri meçhûl f.     Mübtedâ

 

Haber (fiil cümlesi)

 Haber (fiil cümlesi) 
     

İnsanlar ihlaslıları (samimileri) işleriyle tanır. İhlaslılar işleriyle tanınır.

Cümle Örnekleri:

1- يَنْصُرُ اللَّهُ الْمُسْلِمِينَ – يُنْصَرُ الْمُسْلِمُونَ.

2- عَرَفْناَ كَيْفَ يَحْفُرُ([19]) الْمُهَنْدِسُونَ الْآباَرَ([20]) – عَرَفْناَ كَيْفَ تُحْفَرُ الْآباَرُ.

3- فَهِمْناَ كَيْفَ يَجْمَعُ الصَّحَفِيُّونَ الْأَخْباَرَ – فَهِمْناَ كَيْفَ تُجْمَعُ الْأَخْباَرُ.

4- فَحَصَ الطَّبِيبُ الْمُدَرِّسِينَ فِي الْمُسْتَشْفَى – اَلْمُدَرِّسُونَ يُفْحَصُونَ هُناَكَ.

5- تَنْصَحُ الْمُعَلِّمَةُ التِّلْمِيذاَتِ –  التِّلْمِيذاَتُ يُنْصَحْنَ.

 

6- تَشْكُرُ الْمُدِيرَةُ الطاَّلِبَتَيْنِ – اَلطاَّلِبَتاَنِ تُشْكَراَنِ.

7- يَكْسِبُ الْفَرِيقُ الْمُباَراَةَ فِي آخِرِ لَحْظَةٍ  – تُكْسَبُ الْمُباَراَةُ فِي آخِرِ لَحْظَةٍ.

8- يُؤْخَذُ الْكِتاَباَنِ – تُفْهَمُ الْقِصَّتاَنِ – يُتْرَكُ الْعَمَلُ لِلصَّلاَةِ.

9- تَشْرَحُ الْأُسْتاَذَةُ الدَّرْسَيْنِ – يُشْرَحُ الدَّرْساَنِ.

Tercüme:

1- Allah müslümanlara yardım ediyor. Müslümanlara yardım ediliyor.

2- Mühendislerin kuyuları nasıl kazdığını öğrendik (bildik). Kuyuların nasıl kazıldığını öğrendik.

3- Gazetecilerin haberleri nasıl topladığını anladık. Haberlerin nasıl toplandığını anladık.

4- Doktor hastanede öğretmenleri muayene etti. Öğretmenler orada muayene ediliyor.

5- Öğretmen kız öğrencilere nasihat ediyor. Kız öğrencilere nasihat ediliyor.

6- Müdür iki öğrenciye teşekkür ediyor. İki öğrenciye teşekkür ediliyor.

7- Takım maçı son anda kazanıyor. Maç son anda kazanılıyor.

8- İki kitap alınıyor. İki hikaye anlaşılıyor. İş namaz için terkediliyor.

9- Hoca iki dersi açıklıyor. İki ders açıklanıyor.

&&&&&&&&&&

FİİL-İ MUZÂRİNİN MEÇHÛLÜ İLE İLGİLİ AYETLER

1-  وَإِنَّهُ لَذِكْرٌ لَكَ وَلِقَوْمِكَ وَسَوْفَ تُسْأَلُونَ .

(43/ZUHRUF, 44). Doğrusu O (Kur’ân), sana ve kavmine bir öğüttür. (Ondan) sorulacaksınız (sorumlu tutulacaksınız).

ذِكْرٌ

hatırlayış, öğüt. (Buradaki manası; inzal edilmiş kitap, Kur’ân)

قَوْمٌ

kavim, topluluk

سَأَلَ يَسْأَلُ

sordu

2-  أَ تُتْرَكُونَ فِي مَا هَاهُنَا آمِنِينَ .

(26/ŞUARÂ, 146). Siz burada güvende olarak bırakılacak mısınız?

تَرَكَ يَتْرُكُ تَرْكاً

terketmek, bırakmak.

فِي مَا هَاهُنَا

işte burada (هَا tenbih için gelmiştir.)

آمِنٌ ج آمِنِينَ

emin, korkusuz olanlar, güvende olanlar. 
     

3-  فَيَوْمَئِذٍ لاَ يُسْأَلُ عَن ذَنْبِهِ إِنسٌ وَلاَ جَانٌّ .

(55/RAHMÂN, 41). İşte o gün insanlara da cinlere de günahı sorulmaz.

اَلذَّنْبُ ج ذُنُوبٌ

günah, suç

إِنسٌ

insanlar

جَانٌّ

cinler, görülmeyen, gizli, canlı, şuurlu mahluklar

4-  يُعْرَفُ الْمُجْرِمُونَ بِسِيمَاهُمْ فَيُؤْخَذُ بِالنَّوَاصِي وَالْأَقْدَامِ .

(55/RAHMÂN, 41). Suçlular, simalarından tanınır, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.

 

 

يُعْرَفُ (عَرَفَ يَعْرِفُ)

bilinir, tanınır

سِيمَا

çehre, sima

اَلْمُجْرِمُ ج  اَلْمُجْرِمُونَ

günah işleyen, suçlu

قَدَمٌ ج اَلْأَقْدَامُ

ayak

يُؤْخَذُ (أَخَذَ يأْخُذُ)

(ayetteki mana:) tutulmak, yakalanmak

اَلنَّاصِيَةُ ج اَلنَّوَاصِي

kâkül, perçem (Ayette geçen perçemlerle ayaklardan tutulmaktan maksat yakapaça edilip cehenneme atmaktır).

5- إِنَّ اللَّهَ اشْتَرَى مِنَ الْمُؤْمِنِينَ أَنْفُسَهُمْ وَأَمْوَالَهُم بِأَنَّ لَهُمُ الجَنَّةَ …

(9/TEVBE, 111). Muhakkak ki Allah mü’minlerden mallarını ve canlarını, kendilerine (verilecek) cennetle satın almıştır.

اِشْتَرَى يَشْتَرِى اِشْتِرَاءاً

satın almak

اَلنَّفْسُ ج اَلْأَنْفُسُ

can

ماَلٌ ج أَمْوَالٌ

mal

6- … أَنَّهُمْ يُفْتَنُونَ فِي كُلِّ عَامٍ مَرَّةً أَوْ مَرَّتَيْنِ ثُمَّ لاَ يَتُوبُونَ وَلاَ هُمْ يَذَّكَّرُونَ .

(9/TEVBE, 126). Onlar, her yıl bir veya iki kez (çeşitli belalarla) imtihan ediliyorlar. Sonra ne tevbe ediyorlar ne de ibret alıyorlar.

فَتَنَ يَفْتِنُ فَتْناً فُتُوناً

imtihan etmek, denemek, eziyet etmek, ateşe atmak

يُفْتَنُونَ

imtihan ediliyorlar

عَامٌ

yıl, sene

مَرَّةٌ

bir kere, defa, kez.

مَرَّتاَنِ  مَرَّتَيْنِ

iki kere

تاَبَ يَتُوبُ

tevbe etti.

تَذَكَّرَ  يَتَذَكَّرُ  تَذَكُّراً

hatırlamak, öğüt almak, ibret almak

يَتَذَكَّرُونَ  ‘nin aslı يَذَّكَّرُونَ

öğüt alıyorlar
        

7-  ثُمَّ        لَتُسْأَلُنَّ            يَوْمَئِذٍ        عَنِ           النَّعِيمِ .

 

Mecrûr isim     harfu cer

Zarfu zamanF.muzâri meçhûlAtıf harfi
   (لَ) Kasem (yemin)  harfi

(102/TEKÂSÜR, 8). Sonra o gün (dünyada yararlandığınız) nimetlerden elbette ve elbette hesaba çekileceksiniz.

لَتُسْأَلُنَّ

muhakkak sorulacaksınız (Fiilin başındaki lâm te’kîd lâmı, sonundaki şeddeli nun da te’kit nûnudur. Manayı kuvvetlendirmek için kullanılır. Cemi müennes nunları hariç te’kîd nûnundan önceki harfin yani fiilin son harfinin harekesi üstün ise müfred oluşu, ötre ise cemi oluşunu gösterir. Burada ötre olup cemidir. Ayetlere has açıklanarak konu dışı verilen bu bilgiler ilerideki konuların daha iyi anlaşılmasına yardımcı olacaktır.)

اَلنَّعِيمُ

nimet, çok nimet, rahat yaşayış, bolluk

8- … سَتُكْتَبُ شَهَادَتُهُمْ وَيُسْأَلُونَ .

43/ZUHRUF, 19. ..Onların (bu) şahitlikleri yazılacak ve sorguya çekileceklerdir.


Bu haber 1540 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

ARAPÇA DERSİ

KUR'AN DA RECM VAR MI?

KUR'AN DA RECM VAR MI? İSLAM DA RECM VAR MI?

EVRİME GENEL BAKIŞ

EVRİME GENEL BAKIŞ EVRİM BİLİMSEL GERÇEKLİK Mİ-ALDATMACA MI?

HZ.MUHAMMED (S.A.V)

GALERİ

SİTE İSTATİSTİKLERİ

Kategori 54
Haber 1234
Yorum 118
Haber Okuma 2688674
Editör 12


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi