BİLGECE BAKIŞ
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama
HZ PEYGAMBERİN  SÜNNETİNİN İSLAM  DİNİN DE Kİ YERİ  VE ÖNEMİ

HZ PEYGAMBERİN SÜNNETİNİN İSLAM DİNİN DE Kİ YERİ VE ÖNEMİ

Tarih 11/Aralık/2016, 21:45 Editör BİLGE BİLGE

İSLAM DİNİNDE PEYGAMBERLİK VE HZ.MUHAMMED(S.A.V)NİN YERİ VE ÖNEMİ

HZ MUHAMMED İ ANLAMA   L3-4  -SÜNNET  VE ÖNEMİ       Lise3

                                    http://www.4shared.com/file/182758272/357e0a6d/Hadis_Kaynaklar_Trleri_filigra.html

S-1-Peygamber  nedir?Hangi  durumda ki  ve hangi davranışları yapan toplumlara  gönderilmişlerdir?_

S-2--Peygamber seçmede ölçü nedir?Buna  itirazlar  nelerdir?İnsanlarda ki psikolojik  yapı  bu  üstünlüklerin  de ne  tür insanlarda olmasını   istemektedir/yakıştırmaktadır.    

           iNSANLARDA  psikolojik yapı,eğer bir insan da bir takım güzellikler  toplanmışsa  diğerleri de onda olmalıdır  şeklindedir.Ancak  Bu  özellikleri  İnsanın kendisi  kazanmadığından yada bunları elde etmek için  bir emeği,çabası olmadığından  Bunlar  ona  verilmiştir.İnsana  bir takım güzelliklerin verilmesi ,diğer özelliklerinin de güzel  ve üstün  olacağı anlamına  gelmez.

       Mesala ,bir insan  zengin,ise güzel  olmalıdır …Gibi,Boyu posu  iyiyse  ,sesi de iyi olmalıdır…gibi.Yada bilinen bir şahsiyetin ölümünün kabullenilememesi  gibi.

      Nitekim:”Peygamberlik efendimize  verilince-Ki Allah seçimiyle  peygamber olunur-Mekken’in  zenginleri,”Allah peygamber  olarak  bu Mekke’nin güçlü  ve Zenginlerinden birini  seçmeli  değil miydi ki gidip  Abdullah’ın yetimini  seçmiş”

          S-3-Kur’an  ve  Peygamberin  verdikleri  bilgileri   ve İnsanları  ulaştırdığı  seviyeye bakarak  ;Kur’an-ı  Neden peygamber  yazmış olamaz?

       FATIR SURESİ 13.AYET  Allah, geceyi gündüze katar, gündüzü de geceye katar. Güneşi ve ayı insanların hizmetine sunmuştur. Her birisi, belirlenmiş bir süreye kadar yörüngesinde akar gider. İşte, Rabbiniz olan Allah budur. Mülk O'nundur. O'ndan başka taptıklarınız, bir çekirdek zarına bile sahip değillerdir.  “

      Mü’minun 14.ayet:”   Sonra o su damlasını bir alak (embriyo) olarak yarattık; ardından o alak'ı (hücre topluluğu) bir çiğnem et parçası olarak yarattık; daha sonra o çiğnem et parçasını kemik olarak yarattık; böylece kemiklere de et giydirdik; sonra bir başka yaratışla onu inşa ettik. Yaratıcıların en güzeli olan Allah, ne yücedir.   “

 ENAM  suresi 125 .ayet:”  Allah, kimi hidayete erdirmek isterse, onun göğsünü İslam'a açar; kimi saptırmak isterse, onun göğsünü, sanki göğe yükseliyormuş gibi dar ve sıkıntılı kılar. Allah, iman etmeyenlerin üstüne işte böyle pislik çökertir.    “

http://www.canertaslaman.com/2011/10/kur%E2%80%99ani-bilimsel-teoloji-bilimsel-kur%E2%80%99ani-teoloji-ve-kur%E2%80%99ani-ahenksel-teoloji/

  Göüldüğü  gibi  bunları ve Ayetlerde  geçen binlerce  bilgiyi  Peygamber  efendimizin bilmesi  mümkün değildir!

S-4-Ordu komutanı,hakim,aile babası,dede,karısının  kocası,sosyal hayatta  sorrunları  çözen  ve hayatın içinde peygamber…Vs.  lerinden örnekler  veriniz.İns ani yönleri  ve  vahiyle  ilgili  yönleri  ve  davranışları olarak  değerlendirilebilir.

S-5-Peygamberlerin  İnsanlığı  Medeniyete   kültüre,insanlığa katkıları nelerdir?Her peygamberin ,peygamberliğinin yanında bir sanat dalıyla   dünyaya  gönderilmesinin  sebebpleri  ve bize  vereceği ufuk  neler  olabilir?

Peygamber Efendimizin (s.a.v) Toplumsal Hayata Kazandırdığı Değerler:1- İnsanlar Arasına Eşitlik Getirdi: 2-Sosyal hayattaki ilişkilerde belirleyici faktör “ Kuvvet” yerine “Hak” oldu: 3-Çıkar ve menfaata dayalı ilişkiler yerine Allah’ın rızasını kazanabilme amacına yönelik fazilet duygularına dayalı ilişkiler benimsendi: 4-Hayat mücadeledir zihniyetinin yerine hayat yardımlaşmadır anlayışı getirildi: 5-Sosyal hayatta toplumu birbirine bağlayan sosyal bağlar olarak; kabilecilik ve ırkçılık yerine vatan sevgisi ve din kardeşliği getirildi: 6-Sosyal hayatı tahrip eden asayiş ve huzuru bozan kötü alışkanlıklar yok edilerek; topluma huzur ve güven sağlayan güzel ahlak yaygınlaştırıldı: 7-Kizb (Yalan) terkedildi, yerine sıdk (doğruluk) geldi: 8-Sosyal Adalet Tesis Edildi: 9-İstişare ve Meşveret Yaygınlaştırıldı: 10-Hukuk Devleti Sistemi Getirildi: 11-Sosyal Hayatı Tahrip Eden Kötü Davranışlar Yasaklandı: 12-Sosyal Bağları Kuvvetlendiren Uygulamalar Getirildi: 13-Anarşi Yerine Emniyet Tesis Edildi:

http://www.boylesiyok.com/peygamber-efendimizin-s-a-v-toplumsal-hayata-kazandirdigi-degerler/

S-6-  ***Neden  insan  peygamber gönderilmiştir? Ayetlere göre peygamberin görevleri nelerdir?

   Nasıl ki bir kitap öğretmensiz olmaz ve anlaşılmaz olur;Bundan  dolayı  Evrenin oluşumu,canlıların  oluşumu  ve  bunların bağlı  olduğu kuralları  ve onların  programcısını  anlatan Kur’an  da öğretmensiz  anlaşılmaz.

TÖVBE SURESİ 128.AYET:

           1-BAKARA SURESİ 151 “  Nitekim (bu maksatla ve bir zaman İbrahim ve İsmail’in de dua ettikleri üzere,) size kendi içinizden çıkmış bir rasûl gönderdik: size (kendisine vahyettiğimiz) âyetlerimizi okuyor (ve bizzat kendinizi, dış dünyanızı, eşya ve hadiseleri apaçık delillerimiz olarak size anlatıyor; zihinlerinizi yanlış düşünce ve kabullerden, kalblerinizi bâtıl inanç ve günahlardan, hayatınızı her türlü kirden temizleyerek) sizi arındırıyor; size (kendisine indirmekte olduğumuz) Kitabı ve hikmeti (o Kitabı anlama ve tatbik etme yoluyla, ondaki emir ve yasakların manâ ve maksadını, ayrıca eşya ve hadiselerin anlamını) öğretiyor ve size bilmeyip de (öğrenmeniz gereken) ne varsa hepsini öğretiyor.”

     2-” Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, mü’minlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir.”

S-7-İnsanlar da akıl varken  neden  peygamber  gönderilmiştir?Onun davranışlarını  ve doğruyu  yapmasını  sağlayan etkenler  nelerdir? Bu durumlarda peygamber öğretilerinin önemi nelerdir?

      İnsan,nefis,çıkarlar  ve zaaflarından bağımsız hareket  edemeyen bir canlı olduğundan  her ne kadar  aklı  olsa da  zaman zaman aklı  doğrulardan  kaymakta  v e yanlışları  doğru kabul  etmektedir.Diri  diri  çocukların öldürülmesi,sigara içme,alkol içme  ve kazalar,cinayetler, vs   gibi                                                                                 http://www.yeniakit.com.tr/haber/kucuk-cocuga-iskence-goruntuleri-tum-dunyayi-sarsti-243271.html

     Kürtaj ile  veya başka etkenlerle  çocukların öldürülmesi  gibi..                                                                                                             TEKVİR SURESİ “     (8-9) Diri diri gömülen kızın hangi suç (ların) dan dolayı öldürüldüğü sorulduğu zaman,”

       https://ok.ru/group/55033050562580/topic/64694224033044 

S-7-Kıyametin en dehşetli anlarında Allah’ın  korumasına  girecek  7 grup  insan  tipi  kimlerdir?Örneklerle açıklayarak anlatınız.Bu Hadisin günümüze yönelik  davranış  oluşturması mümkün müdür?Neden?Nasıl?

Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Başka bir gölgenin bulunmadığı Kıyamet gününde Allah Teala, yedi insanı, arşının gölgesinde barındıracaktır:                        - Adil devlet başkanı,                                                                                                                                                                                                         - Rabbine kulluk ederek temiz bir hayat içinde serpilip büyüyen genç,                                                                                                   - Kalbi mescitlere bağlı Müslüman,                                                                                                                                                                           - Birbirlerini Allah için sevip buluşmaları da ayrılmaları da Allah için olan iki insan,                                                                                           - Güzel ve mevki sahibi bir kadının beraber olma isteğine "Ben Allah'tan korkarım" diye yaklaşmayan yiğit,                                     -Sağ elinin verdiğini sol elinin bilemeyeceği kadar gizli sadaka veren kimse,                                                                                              - Tenhada Allah'ı anıp göz yaşı döken kişi." (Buhari, Ezan 36, Zekat 16, Rikak 24, Hudüd 19; Müslim, Zekat 91. Ayrıca bk. Tirmizî, Zühd 53; Nesaî, Kudat 2)

S-8-Gerçek  doğruları bulmada  peygamberlerin  önemi  nelerdir?

       Gerçek  doğru insanların tasarımcısının ve onun  her şeyini bilenin koyduğu  doğrulardır.Zira ‘O’nun  koyduğu  doğrular  ispatlı  ve kanıtlı  olarak  sadece insanlığı mutlu  etmiş  ve  bunu tecrübe ve tarihen  sabit hale  getirmiştir.Doğru,Allah dışında ki kaynaklara  bırakılınca ,akıllar  kadar doğru ortaya çıkıyor.Örneğin  ,katilin cezası  ne olacak? Bu  soruya bir  sürü  cevap verilmektedir.!Abd’de idam,Türkiye de müebbet,başka  tarihlerde  ve yerlerde  ömür boyu  kürek  cezası  veya kölelik  gibi  cezalar  verilmektedir.Hırsızlık  yapanlara  verilen farklı  cezalar  da  gene insan  aklının  doğruyu bulmada  yanılması  ve bu arayışında acıma ,istek,arzu  ve zaaflarının  etkilerinin baskın  çıkması  sonucunda İnsan  doğruyu bulamayabilir;bulsa da yapamayabilir.Bundan  dolayı Allah,insana  olan sevgisi,merhameti  sebebiyle   İnsanın bozulan toplumsal,bireysel  yapısı  ve dengesini  tekrar  eski  fabrika ayarlarına(Fıtratına)getirmek için  peygamberler  v e kutsal  kitaplar göndermiştir.

        İnsan  aklı  fizik ötesi alem  hakkında aklıyla bilgi  sahibi  olamaz.Bu konuda  Ya  Oraları  yaratan  ın kendisinin bize bilgi  vermesi,ya aracılar  göndererek bizi bilgilendirmesi ya da  eserleriyle  bize tanıtması  gerekir.İşte bundan  dolayı  Allah merhametinin  eseri  olarak bizlere peygamber  göndermiştir.

S-9-İnsanlar a  peygamber Göndermekle  Allah ne gibi  iyilikte bulunmuştur?

S-10--Peygamberi  günümüze  ve davranışlarımıza nasıl  taşırırız?

 “Her  davranışımızda  ve düşüncemizde “Peygamber olsa  ne  ve nasıl  yapardı?”  “Allah beni görüyor ve görülüyorum” düşüncesinde davranışlarımızı  yaparsak  o  zaman  hadiste belirtildiği  üzere” Hadis-i Kudsi'de Allah Teâlâ "Kulumu sevince gören gözü, duyan kulağı, tutan eli olurum. Artık o benimle duyar, benimle görür, benimle tutar, benimle yürür." buyurmaktadır.

S-11--Neden kadınlar dan peygamber gelmemiştir?

Kadınlara vahiy gelmiş midir? Kadının mizacı, peygamberlik vazifesine uygun değildir

Peygamberlik vazifesinin gayet ağır şartları vardır. Kadın ise yaratılış ve huy itibariyle bu ağır görevin sorumluğunu taşımaya elverişli değildir.

Gerçi Allah-u Teâlâ dilerse bir kadına da o gücü ve tahammülü ihsan edip sonra da ona peygamberlik verebilir. Fakat bu, onun yaratılışını ve mizacını bir erkek mizacına dönüştürmek demek olur. Binaenaleyh insanlar içinde peygamberlik göreviyle görevlendirilecek kimselerin de sıradan erkeklerden değil, onlar arasında en seçkin, en iradeli ve en güçlü kimselerden seçilmiş olması da ilâhî hikmet icabıdır. (Elmalılı Hamdi Yazır Tefsiri)

Kadının biyolojik yapısı, peygamberlik vazifesini kaldıramaz

Kadının biyolojik yapısı da bu ağır vazifeyi yüklenmeye uygun değildir. Kadınların ayın belli günlerinde ibadete mani hallerinin olması ve çocuk sahibi olmaları gibi peygamberlik vazifesini yapmaya mani durumları vardır. Bu sebeple ümmetlerine hem imam, hem önder, hem de yeri geldiğinde kumandanlık vazifesi yapan peygamberlerin kadın olması elbette düşünülemez.

Allah (cc), kadınlardan “Resul” göndermemiş fakat “Nebi” göndermiştir

Resul; yeni bir kitap ve yeni bir şeriat ile bir ümmete veya bütün beşeriyete Allah (cc)tarafından peygamber olarak gönderilmiş olan zattır.    Nebi ise; yeni bir kitap ve şeriatla gelmeyip kendinden evvelki Resulün getirdiği kitap ve şeriatı devam ettiren peygamberdir.

İmam-ı Eşariye göre Allah (cc) kadınlardan resul göndermemiş ama nebi göndermiştir. Çünkü kadın olmak vahye engel bir hal değildir. Nitekim Cenab-ı Hak bazı müstesna hanımlara vahiy göndererek nübüvvet vazifesi vermiştir.

İmam-ı Eşari’ye göre Allah 6 “nebiye” göndermiştir. Bunlar:Hz. Meryem, Hz. Asiye, Hz. Havva, Hz. Sare, Hz. Musa'nın annesi, Hz. Hâcer’dir. (Zebidi, Tecridi Sarih Tercümesi ve Şerhi)

Kadınların cazibedar güzellikleri, elçilik vazifesinin mahiyet ve neticesine manidir     Cenab-ı Hak erkeği celalî, kadını cemalî sıfatlarıyla donatmıştır. Ve insanda yaratılış icabı güzele perestiş (tapma) derecesinde bir muhabbet bulunuyor. Cemalî sıfatların üzerindeçokçagörünmesiyle cazibedar yaratılmış kadına karşı -oluşabilecek- perestiş derecesindeki muhabbet, Allah (cc)ile kullar arasında elçilik demek olan peygamberliğin mahiyet ve ulviyetine münasip düşmeyecektir. Nitekim tarih boyunca insanların kendilerince birçok kadın tanrıça uydurmalarınınsebebi kadındaki bu fıtri cazibedir.

Bütün bunlar göz önünde bulundurulduğunda, Cenab-ı Hakk'ın kadın peygamber göndermemesinde ne kadar büyük hikmetler olduğu anlaşılır.

-Peygamberlerin medeniyete katkılara  ve bugünkü  bilime  ve  insanlığa katkıları  nelerdir?

S-12-HZ  MUHAMMED İN MEDENİYETLERİN KURULMASINA  KATKILARI  NELERDİR?

http://www.risalehaber.com/barlanin-cam-dagindan-filipinlerin-dato-dagina-5791yy.htm   

       Öncelikle  pisliği  ve yanlışı inançları adına kabullenmiş bir toplumu uyarmış   ve onları 23 sene  gibi süre zarfında  bu  davranışlarından  vazgeçirtmiş  ve aynı  zamanda  onları  eğitmiş  ve  insanlığa önderler/liderler/örnekler haline  getirmiştir.İslam  dan önce eşkıya  olan lar;islam  dan sonra  evliya olmuşlardır.Yol  kesenler yol  gösterir olmuşlardır.Nitekim Yunus suresi 100.ayette”Allah,Akıllarını kullanmayanları iğrenç bir hayatta yaşatır”buyrulur.

      Müslümanlar sadece inandıkları için kendilerine baskı uygulayan Mekkeli müşriklerden Habeş kralı Necaşi’nin ülkesine hicret etmişlerdi.Onları  almaya  gelen Mekke’li  müşriklerile Necaşi  ve Müslümanlar arasında ki konuşmaBu konuyu  güzelce özetlemektedir.    Necâşî, Hazret-i Ca'fer'e dedi ki:

- Siz bulunduğunuz dîni bırakıp ne diye başkasına uydunuz? Kavminizin dîninden ayrıldığınıza, ne benim dînimde ne de bunların dîninde olmadığınıza göre, sizin edindiğiniz bu din hakkında bilgi veriniz?

Hazret-i Ca'fer şöyle cevap verdi:

- Ey hükümdar! Biz câhil bir millet idik. Putlara tapardık. Ölmüş hayvan leşini yer, her türlü kötülüğü işlerdik. Akrabalarımızla münâsebetlerimizi keser, komşularımıza kötülük yapardık. Kuvvetli olanlarımız zayıf olanlarımızı ezerdi.

Allahü teâlâ bize, kendimizden doğruluğunu, eminliğini, iffet ve temizliğini, soyunun düzgünlüğünü bildiğimiz bir Peygamber gönderinceye kadar, biz bu vaziyette idik. O Peygamber bizi, Allahü teâlânın varlığına, birliğine inanmaya, O'na ibâdete; bizim ve atalarımızın tapınageldiği taşları ve putları bırakmaya da'vet etti.

İftirâdan alıkoydu

Doğru sözlü olmayı, emânete hıyânet etmemeyi, akrabalık haklarını gözetmeyi, komşularla güzel geçinmeyi, günâhlardan ve kan dökmekten sakınmayı bize emretti. Her türlü ahlâksızlıklardan, yalan söylemekten, yetimlerin malını yemekten, namuslu kadınlara dil uzatmaktan ve iftira etmekten bizi alıkoydu.

Allahü teâlâya eş, ortak koşmaksızın ibâdet etmeyi, namaz kılmayı, zekât vermeyi, oruç tutmayı bize emretti. Biz de kabûl ettik ve îmân ettik. Onun Allahtan getirip bildirdiklerine tâbi olduk. Allahü teâlâya ibâdet ettik, O'nun bize harâm kıldığını harâm, helâl kıldığını helâl olarak kabûl ettik.

Bu yüzden kavmimiz, bize düşman olup, bize zulmettiler. Bizi, dînimizden döndürüp, Allaha ibâdetten vazgeçirip putlara taptırmak için türlü işkencelere uğrattılar. Bizi perişân ettiler. Bizi, yeniden putlara taptırmak için zulmettiler. Bizi sıkıştırdıkça sıkıştırdılar. Bizimle, dînimizin arasına girdiler ve bizi dînimizden ayırmak istediler.

Biz de yurdumuzu yuvamızı bırakarak senin ülkene sığındık. Seni başkalarına tercih ettik. Senin himâyene, komşuluğuna can attık. Senin yanında zulme, haksızlığa uğramıyacağımızı ummaktayız.

S-13-Sünnet ne demektir?Tanımını yapınız?

Sünnet; Hz. Peygamber (s.a.s.)'in söz, fiil ve takrirleri ile ahlâki ve beşerî tavırlarıdır. Sünnet" daha ziyade metod, yol, izlenilmesi gerekli olan çizgi anlamıyla, toplulukların bir ayırdedici özelliği olması açısından karşımıza çıkmaktadır. Bir inanç ve âkide etrafında bir araya gelen topluluğun (ümmet), inanç sisteminin, akidesinin oluşmasını temin eden yola ve metoda sünnet denilir.

S-14-Sünnetin kısımlarını tanımlayarak birer örnek veriniz?

S-15-Müslüman toplumları diğer toplumlardan ayıran önemli unsurlar arasında sünnetin önemini belirtiniz?

İslâm toplumunun fikrî ve davranışlarının oluşumunu sağlayan, Allah'ın Kitabı ve Hz. Peygamberin sünnetidir. Bunun için Allah Teâlâ, Kur'an ile birlikte Peygambere tabı olup bağlanmanın ve ona itaat etmenin gerekli olduğunu belirtmiştir.Bu şekilde bir davranış sergilemek kişinin öz benliğini korumasını ve diğer kültür sahibi toplumlarda dahi olsa Türk ve Türk kültürüne bağlı kalmasını sağlar.Kendine özgü yaşam biçimi oluşturur.

S-16-Peygamber efendimizin sünnetine uymanın amacı nedir? Bu şekilde davrananlarda nasıl bir değişiklik olur??

“Allah, önceleri-gunumuzde de- açık bir şaşkınlık içinde olan inananlara, Allah'ın âyetlerini okuyan, kötülükten arındıran, Kitabı (Kur'an) ve hikmeti (sünnet) öğreten ve size daha bilmediğiniz nice şeyleri de öğreten bir Peygamber gönderdi" (el-Bakara, 2/151).

S-17-Kuran –Sünnet ilişkisi ve Sünnetin önemi konusunu kısaca anlatınız?

      1). Sünnete bağlılık, dinî bir zorunluluktur. Kur'an bize yeterlidir düşüncesiyle sünneti ihmal etmek tarih boyunca bütün ayrılıkçılık grupların ortak özelliği olan gizli bir hıyanet çeşididir. Hz. Peygamber (s.a.s.) bu durumun ileride ortaya çıkacağını haber vererek, dinî hiçbir kaygısı olmayan bu insanlardan bizi sakındırmıştır. "Tok karınlı, koltuğuna yaslanıp size "Kur'an yeterlidir; Kur'an neyi helâl kılmışsa onu helâl bilin, neyi haram kılmışsa onu haram bilin" diyen adamların çıkması yakındır. Haberiniz olsun, dikkatli olun: Bana Kur'an ile birlikte (hüküm bakımından) onun bir benzeri (sünnet) de verilmiştir" (Ebû Dâvûd, Sünne, 6, Ahmet b. Hanbel, IV, 131).

Hz. Peygamber'in Kur'ân'da olmayan hususlarda koymuş olduğu hükümlere örnek olarak, beş vakit namazın zamanı, rekatları, nasıl kılınacağı, vitir namazının vacip oluşu, namazlarda Kabe'den önce Beyt-i Makdis'e yönelme, orucu bozan ve bozmayan şeyler, kimlere zekâtın farz olduğu, şer'î boşanmanın şekli, diyetlerle ilgili birçok hükümler, içki içmenin cezası, hırsız, hangi miktarda hırsızlık yaparsa cezâlandırabileceği, hayızlı kadının namaz kılamaması, oruç tutamaması, büyükannenin mirâsı gibi hususlardır.

"O, havadan konuşmaz, O (na inen Kur'ân veya O'nun söyledikleri), kendisine vahyedilen vahiyden başka bir şey değildir." (Necm, 53/ 3-4).19

   “   Eğer o (Muhammed), Bize karşı, ona bazı sözler katmış olsaydı, Biz onu kuvvetle yakalardık, sonra onun şah damarını koparırdık.   “ Hakka suresi 46 .ayet

Bu konu ile ilgili olarak kaynaklarda şöyle bir habere rastlıyoruz:

İmrân b. el-Husayn'ın (Ö.52/672) bulunduğu bir mecliste, adamın biri: "Kur'ân'da olandan başkasından bahsetmeyin" deyince, İmrân: "Sen akılsız bir adamsın! Öğle namazının (farzının) dört rekat olduğunu, onda kırâatın açıktan olamayacağını, Allah'ın Kitabında gördün mü?" Sonra zekâtı ve benzeri hükümleri sıraladı ve şöyle ilâve etti: "Bütün bunları Allah'ın Kitâbında açıklanmış olarak buluyor musun? Kitâbullah bunları müphem bırakmıştır. Sünnet de açıklamıştır." 29

Hz. Peygamber'e genel olarak tatbikatta ortaya çıkan bazı konularda hüküm ve karar yetkisi verildiği gibi, Kur'ân'da olmayan hususlarda O'na. haram ve helâl koyma yetkisi de verilmiştir. Nitekim aşağıdaki âyetlerde bu husus ifâde edilmektedir.

S-18- Hz. Peygamber'e Helâl ve Haram Kılma Yetkisini Veren Ayetler/ Peygambere Hüküm Koyma Yetkisi Tanıyan Âyetler:

"Onlar ki, yanlarındaki Tevrât ve İncil'de yazılı buldukları O elçiye, O ümmî peygambere uyarlar. O Peygamber ki, kendilerine iyiliği emreder, kendilerini kötülükten meneder; onlara güzel şeyleri helâl, çirkin şeyleri haram kılar, üzerlerindeki ağırlıkları, sırtlarındaki zincirleri kaldırıp atar. O'na inanan, destekleyerek O'na saygı gösteren, O'na yardım eden ve O'nunla beraber indirilen nura uyanlar, işte felâha erenler onlardır." (A'râf, 7/157).

 

"Kendilerine kitap verilenlerden Allah'a ve âhiret gününe inanmayan, Allah'ın ve Resûlü'nün haram kıldığını haram saymayan ve hak dinini din edinmeyen kimselerle, küçülerek elleriyle cizye verecekleri zamana kadar savaşın." (Tevbe, 9/29).

        Bu konuya örnek verecek olursak, meselâ Hz. Peygamber ölü hayvan etinin haram olmasına rağmen30 deniz hayvanlarının bunun dışında olduğunu belirtmiş ve bunu "Denizin suyu temiz, ölüsü helâldir.";31 helâl olduğunu da şöyle belirtmiştir: "İki ölü ve iki kan bizlere helâl kılınmıştır. İki ölü, çekirge ve balık; iki kan da ciğer ve dalaktır." 32

Bundan başka Hz. Peygamber, âyette nikâhı haram kılınanlar arasında sayılmamasına rağmen33 bunlara bir kadının halası, teyzesi, kızkardeşi, kızı ve erkek kardeşinin kızı üzerine de nikahlanamayacağını ilâve etmiştir.34

     Yine, Kur'ân'da geçmeyen, katır, merkep, aslan, kaplan, fil, kurt, kirpi,35 maymun ve köpek gibi hayvanlarla, kartal, atmaca, şâhin ve doğan gibi yırtıcı kuşların etlerinin haramlığı da hadîslerle sâbit olmuştur.36 Erkeklere altın takmanın ve ipek giymenin haramlığı da yine hadîslerle sâbittir. Nesep ile haram olanların süt yoluyla da haram olacağı prensibi de bu cümledendir.

     Hiç şüphesiz, Hz. Peygamber'in bu yetkisini Yüce Allah'tan tamamen bağımsız olarak değerlendirmemek gerekir. Elbette O, bu nevi hükümleri Yüce Allah'ın kendisine verdiği yetki ve O'nun kontrolü altında vermektedir. Zâten genelde, Hz. Peygamber, bu hükümleri verirken dâimâ Kur'ân'daki umumî bir prensibe dayanmıştır. Meselâ, ehlî merkeplerin ve yırtıcı kuşların etinin haram olduğunu belirten Hz. Peygamber'in bu hükmü, "O, size temiz şeyleri helâl, pis şeyleri haram kılar."37 âyetine râcîdir. Bu bakımdan asıl Şâri' yani kanun koyucu Allah'tır, Resûlü'ne de O'ndan aldığı bu yetkiye dayanarak mecâzen "Şâri" sıfatı verilmiştir.

         Bu konuda Hz. Peygamber de bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır: "Şunu kesin olarak biliniz ki, bana Kur'ân ve onun bir misli daha verilmiştir. Karnı tok bir halde, rahat koltuğuna oturarak: 'Şu Kur'ân'a sarılınız; onda helâl olarak neyi görüyorsanız onu helâl kabul ediniz, neyi de haram olarak görüyorsanız onu haram biliniz.' diyecek bazı kimseler gelmek üzeredir. İyi bilin ki, Allah Resûlü'nün haram kıldığı şeyler de Allah'ın haram kıldıkları gibi-

       Bundan başka, Kur'ân'da bize örnek olarak gösterilen büyük bir ahlâk üzere olduğu belirtilen bu yüksek şahsiyete itâat etmemiz emredilmiş ve itâat pek çok yerde Allah'a itâatla birlikte zikredilmiştir; böylece, Hz. Peygamber'e itâatin Allah'a itâat demek olduğu defâatle vurgulanmıştır. Hiç şüphesiz, Resûle itâat hayâtında olduğu gibi, Ölümünden sonra da farzdır. Bu itâat da elbette O'nun sünnetine uyularak gerçekleştirilecektir.19 Nitekim, Hz. Peygamber de bir hadîsinde şöyle buyurmaktadır:

"Bana itâat eden Allah'a itâat etmiş, bana isyan eden de Allah'a isyan etmiş demektir. Bana itâat eden benim emrime uyan kimsedir." 40

S-6-Peygamber efendimizin yaşayış şekli demek olan sünnete uymamızın gerekliliği konusunda bir ayet yazınız?

            “Kim Allah a  inanıyorsa peygamberinin dediklerini yapsın”  / “Allah a ve peygambere itaat edin”(Araf suresi 158)

            “Allah ‘a ve peygamberine inanmayan kişler bilsinler ki, biz kafirler için çılgın ateş hazırladık”(Nur suresi54/Fetih suresi 13)

S-7-Peygamberimizin İslam dini içerisindeki önemini anlatınız?

         1-Öncelikle Peygamberimizin islam dinini yaşayabilmiş ve kurallarını uygulayabilmiş olması ,bu dinin insanlarca da yaşanabileceğini gösterir

            2-Peygamberimiz ,Kur’an daki bilgileri hayatıyla ve yaşayışıyla bizlere açıklamış öğretmiştir.”O yürüyen islam idi.”

            3-Peygamberimizin yaşantısı ve din konusundaki uygulamaları,İslamın bilgi kaynakları içerisinde ,Kur’an dan sonraki 2. kaynaktır.Bu konuda Kur anda “Peygamberin emrettiğine uyun ,yasakladığından da çekinin”  /”Allah ve peygamberinin sözünü dinleyiniz”(Enfal s.20)(haşr 7)

            4-Kuran ı Kerim de namaz kılınız ,oruç tutunuz,zekat veriniz ,ab dest alınız,gibi Allah ın emirleri bulunur,Ancak bunların nasıl yapılacağı konusunda bilgi verilmez,bunların uygulamasını bize peygamberimiz öğretmiştir.Eğer peygamberimiz olmasa idi insanlık bu emirleri anlayamayacaktı.Amuda kalkarak neden namaz kılınmaz/ Unutarak yiyip içmek orucu bozar mı?gibi soruları peygamberimizin uygulamasıyla cevaplayabiliriz

            5-Kur’an ı Kerim bir çok konudan genel hatlarıyla bahsetmiştir Onların açıklamasını Sünnete bırakmıştır,Eğer Kur’an herşeyi açıklasaydı ciltler dolusu kitap olurdu.İste burada,Matematik öğrenen öğrencinin nasıl ki formülleri sadece bilerek öğretmen olmadan problemleri çözemeyeceği gibi ,peygamber olmadan da Kur’an anlaşılmaz.O halde Peygamber bu dinin ilk öğretmenidir.

            6-Peygamberimiz Allah ın izniyle ,bazen Kur anın değinmediği konularda dini kural koymuştur.”soğan ,sarımsak yiyen kişi, ağzındaki kokuyu gidermeden insanların yanına çıkmasın” “arabanızı yakan kişiye aynı karşılık verilmez”/ “süt kardeşiyle evlenilmez”..

            7-Kur anda Allah kendi ismiyle birlikte Peygamberimizin ismini beraber söylemektedir.Resûlullah:Allah ın peygamberi/ Leilaha illallah muhammed en Resûlullah..

S-8-Peygamberimizin peygamberlikle ilgili durumlarında insanlar nasıl davranmalılar?

            Peygamberimizin gece namazı kılması,kuşluk namazı kılması,ramazan harici günlerde oruç tutması gibi konularda İnsanların O na uyması zorunlu değildir ama uyulduğunda sevap alınır

S-9-Peygamberimizin sözleri günümüze nasıl gelmiştir?Bu konuda gösterilen titizliği anlatınız?

            Peygamberimizin sözleri kılı kırk yararcasına ince elenip sık dokunduktan sonra  ve doğru olanları ,kitaplara yazılmış,peygamberimiz adına uydurma sözler söyleyenler tespit edilmiş ve bunların yalancı olduğu ve söylediği sözler kitaplara yazılmıştır.O zamanın şartlarında bu konuda kitap yazan bir yazar , bu konuda bir bilgiye ulaşmak için 500-600 km yolu gitmiştir.Bilgi alacağı kişinin ,atının kaçmış olduğunu ve atı yakalamak için kandırıcı davranışlar sergilediğini görünce, “atı kandıran insanları da kandırır” diyerek o bilgiyi almadan geri dönmektedir.

            Ayrıca Peygamberimizden söz aktaran kişilerin hayatları araştırılmış,yalancı,kötü işler yapanlar bu kitaplarda belirtilmiştir..Mesala bir adam kabak satmak için “peygamberimiz kabağı çok severmiş”diye uydurmuştur.Bu cümle kitaplarda söyleyen kimse ile ve neden söylediği ile birlikte yer almıştır.          

S-10- Batılı araştırıcıların ,peygamberimiz hakkında ileri sürdüğü yanlış görüşler ve tutarsızlıklarını anlatınız*

            Bu kişilere oryantalist denir.Bu kişilerin amacı dini öğrenmek değil,onlara göre dinin eksikliklerini bularak insanların dini inançlarını sarsmaktır.Bunlardan biri,Peygamberimiz sara hasta idi daha sonra kendisine sara nöbeti geldiğinde böyle güzel sözler söylerdi”demişlerdir ki bu hem gülünç hem de peygamberimiz hakkında ,onun zamanından günümüze kadar yazılı gelmiş bilgilere aykırıdır.

S-11-Peygamber efendimiz döneminde yaşanmış olan İnsanların sünneti açıklamaktaki önemi nedir?Yazınız?

            Peygamberimizin arkadaşları peygamberimizden öğrendiklerini O nun vefatından sonra uygulamışlar ve parlak bir medeniyet ortaya koymuşlardır.

      Efendımız  as  bir yere vali atamıştı  ve vali  görevi  bitince Medine’ye dönmüştü.Vali  gelirken  topladığı  vergileri   ve  kendisine verilen  hediyelerle Peygamber efendimiz   as.nin yanına  geldi   ve “Bunlar vergi  bunlar hediye”diyerek  elindekilerden bir kısım maddi şeyleri kendisine ayırıyordu!Efendimiz”Sen  ananın babanın  evinde otursaydın  bu hediyeler sana  gelirmiydi?”diyerek O’nun  ve kamu  görevlilerinin  böyle durumlarda ne yapması  gerektiğinin hükmünü  vermiştir.

            Hz Ömer Bir yere vali atadığında ona şu şartları koşardı.”Gösterişli bineklere binmeyin,Halkın yediğinden daha güzel yiyecekler yemeyin,Halkın giysisinden daha alımlı,gösterişli giymeyin,kapılarınızı ihtiyaçlılara kapatmayın,bunları yapmazsanız caza  alırsınız “derdi

            Gene Peygamberimizin eğitiminden geçmiş bir yönetici olan Hz Ömer,Kendisini ziyarete gelen gruplara,idarecileri sorar,”hastaları ziyaret ediyor mu?Fakirlerin davetlerine gidiyor mu?İnsanlara karşı nasıl davranıyor?İnsanları kapısında bekletiyor mu? Diye sorardı.Bu sorularına olumsuz cevap aldığında idareciyi görevden alırdı.

            Azerbeycana atadığı bir Valiye yazdığı mektupta,

            “Ey Vali ,Ananın babanın evinde ne ile karnını doyuruyorsan idarecilikte de onunla karnını doyur,Çünkü Devletin sana sunduğu imkanlar ne senin ne de babanın çalışmasıyladır.İsrafa kaçmayın,Gösteriş için devletin malını har vurup harman savurmayın”

s-12-Kur’an-ı Kerim  de Sünnete uymanın  önemini anlatan ayateler nelerdir?

7) Hz. Peygambere İtaati Emreden Ayetler:

"Kim, Peygamber' e itâat ederse Allah'a itâat etmiş olur..." (Nisâ, 4/80).

"... Peygamber size ne verdiyse onu alın, size neyi yasakla-dıysa ondan da sakının..." (Haşr, 59/7).Şu âyette de Allah sevgisinin Hz. Peygamber'e itâata bağlanmış olması çok dikkat çekicidir:

"Deki: 'Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın Allah çok merhametli ve bağışlayıcıdır.' De ki: 'Allah'a ve Peygamber'e itâat edin!' Eğer dönerlerse muhakkak ki Allah, kâfirleri sevmez." (Âl-i İmrân, 3/31-32).

Âyetteki hitap, sebeb-i nüzulünden de anlaşıldığı gibi özellikle inanmayanlara olduğuna göre,41 Resûlüne îman ve itâat olmadan Allah'a îman, O'nu sevme ve O'na itâat iddiâsı geçerli bir iddiâ olarak kabul edilmemektedir.

"Biz hiçbir peygamberi, Allah'ın izniyle itâat edilmekten başka bir amaçla göndermedik..." (Nisâ, 4/64).42

Hiç şüphesiz bu âyetlerde sözü edilen itâat sâdece, Yüce Allah'ın O'na indirdiği Kur'ân emirlerine itâat değildir. Çünkü bu durumda Kur'ân'ın pek çok yerinde peygambere itâatin Allah'a itâatla birlikte zikredilmesinin bir anlamı kalmazdı. Bu sebeble, hadîsler de alelâde bir insan sözü değil, Yüce Allah'ın emri ile kendisine itâat etmekle yükümlü olduğumuz bir Zât'ın sözleridir. Nitekim, Kur'ân'ın ilk muhâtapları olan ashâb da bunu böyle anlamış ve Hz. Peygamberin bütün emirlerini titizlikle uygulamaya, bilmedikleri her hususu ondan sorup öğrenmeye çalışmışlardır. 43

Yüce Allah, Kur'ân'da Hz. Peygamber'e itâati emrettiği gibi, O'na yapılabilecek her türlü isyânı da yasaklamaktadır.

8) Hz. Peygamber'e İsyan Etmeyi Yasaklayan Ayetler:

"Kim, Allah'a ve O'nun elçisine karşı gelir ve O'nun sınırlarını aşarsa, Allah onu ebedî kalacağı ateşe sokar. Onun için alçaltıcı bir azap vardır." (Nisâ, 4/14).

"Kim de kendisine doğru yol belli olduktan sonra Peygamber'e karşı gelir ve müminlerin yolundan başka bir yola uyarsa, onu döndüğü yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Ne kötü bir gidiş yeridir orası!" (Nisâ, 4/115).

"Bu böyledir. Çünkü onlar, Allah ve Resûlüne karşı çıktılar. Allah ve Resûlüne de kim karşı çıkarsa muhakkak ki, Allah'ın cezası çetin olur." (Enfal, 8/13).44

Hz. Peygambere itâati emreden ve O'na karşı gelmeyi yasaklayan bu âyetler, O'na itâatin isteğe bağlı değil, zorunlu olduğunu kesin olarak ortaya koymaktadır. Bu O'na inanmanın tabiî bir sonucudur.

Yüce Allah Kur'ân'da Hz. Peygamber'e kuru bir itâatin ve O'na karşı gelmemenin de ötesinde O'na karşı derin bir saygı ve sevgi duymamızı da istemektedir. Bu âyetler hiç şüphesiz Yüce Allah'ın Resûlullah'a verdiği şerefi ve değeri de açık bir şekilde ortaya koymaktadır.

9) Hz. Peygamber'e Saygıyı ve Sevgiyi Emreden Ayetler:

"Peygamber müminler için kendi canlarından ileridir. O'nun eşleri de onların anneleridir..." (Ahzâb, 33/6).45

"Şüphesiz ki Allah ve melekleri, Peygamber'e salât etmekte (yani, O'nun şerefini gözetmekte ve şanını yüceltmekte/O’na destek olmaktadırlar) dirler; o halde siz de îman edenler O'na salât edin (yani, O’na  destek olun!); O'na içtenlikle selâm edin (esenlik dileyin)." (Ahzâb, 33/56).

     "Ey îman edenler! Allah ve Resûlü'nün önüne geçmeyin, Allah'dan korkun. Şüphesiz ki Allah her şeyi işiten ve her şeyi bilendir. Ey iman edenler, seslerinizi, Peygamber'in sesinden fazla yükseltmeyin, birbirinizle yüksek sesle konuştuğunuz gibi O'nunla da öyle yüksek sesle konuşmayın. Yoksa siz farkında olmadan amelleriniz boşa gider." (Hucurât, 49/1-2)46.

      Son olarak, Hz.Peygamber'e itâat eden ve O'nun yolunda gidenleri O, doğru yola götürür. Bu hususu Yüce Allah pek çok âyette ifâde etmiştir:

    10) Hz. Peygamber'in İnsanları Doğru Yola Götürdüğüne Dâir Âyetler:

"... Şâyet O'na itâat ederseniz doğru yolu bulursunuz..."(Nûr, 24/54).

   "... Şüphesiz ki Sen (sana inananları) mutlaka doğru yola, göklerde ve yerde bulunan herşeyin sâhibi Allah'ın yoluna götürürsün." (Şûrâ, 42/52-53).

"Şüphesiz ki sen, onları doğru yola çağırıyorsun."(Mu'minûn, 23/73).47

     Bu âyetlerden bizzat Yüce Allah'ın garantisi ve şahitliği ile anlaşılıyor ki, Hz. Peygamber bütün sözleri, fiileri ve takrirleriyle doğru yoldadır ve insanları doğruya götürmektedir. Böyle bir şeyin mümkün olmaması ile birlikte şâyet O, kendisine uyanları doğru yoldan ayırmış veya Yüce Allah adına Kur'ân veya hadîs olarak (haşa, böyle bir ifadenin O'nun için zikri bile hoş değil!) bir söz uydurmuş olsaydı elbette Cenâb-ı Allah, bir âyet-i kerîmede48 işaret ettiği gibi buna en ağır bir şekilde müdâhale ederdi. Bu da Kur'ân'ın ve O'nunla birlikte sünnetin sağlamlığını bağlayıcılığını açıkça ortaya koymaktadır.

NETİCE 

Netice olarak diyebiliriz ki: Yüce Allah'ın beşere kendi içinden birisini örnek seçerek bir peygamber göndermiş olması insanlık için en büyük bir lütuftur. O'na inanmak sadece O'nun peygamber olduğunu tasdik etmek demek olmayıp, O'na itâat etmeyi de gerektirir.

Yüce Allah O'nu bizzat kendisi terbiye etmiş, kitabında O'nun üstün bir ahlâk sahibi olduğunu ve örnek olarak alınması gerektiğini ifâde etmiştir.

Ayrıca O'na indirilen vahiy sâdece Kur'ân'dan ibâret olmayıp, âyetlerde Kitab'ın yanında kendisine verildiği bildirilen ve sünnet anlamına gelen "hikmet" de vahiy kaynaklıdır. Kaldı ki, O'nun kendi içtihâdıyla yapmış olduğu işler ve söylemiş olduğu sözler de yine vahyin kontrolü altında olduğundan "zelle" tabir edilen küçük hataları bile vahiyle düzeltilmiş ve böylece O'nun yapmış olduğu fiiller ve söylemiş olduğu sözler her türlü hatadan arındırılmıştır. Bu husus da O'nun sünnetinin sağlamlığını ve O'na uymanın gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Hz. Peygamber'e bizzat Yüce Allah tarafından âyetleri açıklama yetkisi verildiğini görmemiz de O'nun sünnetinin, inananları bağladığını açıkça göstermektedir.

Yine âyetlerde, Hz. Peygamber'e itâatin Allah'a itâatle birlikte zikredilmesi de Hz. Peygamber'in sünnetine verilen değeri açıkça ifâde etmektedir. Bu itâat de elbette sağlığındayken bizzat şahsına, vefâtından sonra da sünnetine uymakla gerçekleşecektir.

Bundan başka, Kur'ân'da olmayan hususlarda, hüküm koyma, haram ve helâl tayin etme yetkisi bizzat Yüce Allah tarafından Hz. Peygamber'e verilmiştir. Bu itibarla Kur'ân'da bulunmayan hususlarda Hz. Peygamber'in sünneti şer'î bir kaynaktır. Son olarak diyebiliriz ki: İslâm dininin gerek ibâdet, ahlâk ve gerekse sosyal hayata geçirilmesi hususunda, Hz. Peygamber'in, O'nun sözlerinin ve uygulamalarının önemli bir yeri olduğunu gayet iyi bilen din düşmanları, doğrudan doğruya Kur'ân'a saldıramadıkları için Hz. Peygamber'in ve O'nun sünnetinin dindeki yerini sarsmaya, hadîsler üzerinde şüphe uyandırmaya çalışmaktadırlar. İnananların bu oyuna gelmemeleri, Hz. Peygamber'in önderliğine ve O'nun sünnetinin rehberliğine sımsıkı sarılmaları gerekir.

 

 

Bu haber 702 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

HZ MUHAMMED İN ÖRNEKLİĞİ

MUCİZELER İNSANA UFUK AÇAR

MUCİZELER İNSANA UFUK AÇAR PEYGAMBER MUCİZELERİ,İNSANLARA BUNLARA YAKLAŞMA TEŞVİKİDİR

ENDONEZYA NASIL MÜSLÜMAN OLDU?

ENDONEZYA NASIL MÜSLÜMAN OLDU? ENDONEZYA NASIL MÜSLÜMAN OLDU?

HZ.MUHAMMED (S.A.V)

ATATÜRK VE DİN

GALERİ

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

SİTE İSTATİSTİKLERİ

Kategori 64
Haber 1092
Yorum 115
Haber Okuma 2076935
Editör 12


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi