BİLGECE BAKIŞ
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

İHLAS SURESİ  TEFSİRİ  9 SINIFLAR

İHLAS SURESİ TEFSİRİ 9 SINIFLAR

Tarih 16/Şubat/2017, 22:48 Editör BİLGE BİLGE

İHLAS SURESİ TEFSİRİ 9 SINIFLAR

İHLAS SURESİ  TEFSİRİ  9 SINIFLAR

Cüneyd Bağdâdî, “İhlâs, kul ile Allah arasında bir sırdır. Melek onu bilmez ki sevap yazsın. Şeytan ona muttali olamaz ki ifsad etsin Hevâ ve heves onu fark edemez ki kendisine meylettirsin.” şeklinde ihlâsı açıklamıştır.

      K ur’an da Allah’ı anlama, bilme ve tanımak için tabir caizse rabbimizin kart viziti hüviyetinde. Sen kimsin ya rabbi diye sorana, ben buyum diyen bir sure. Kul HUvAllâhu Ehad onun için ilahi bir kartvizit mesabesinde.

         Kur’an da mesela Ayet el kürsi; Allâhu lâ ilâhe illâ HÛ* elHayy’ül Kayyûm. (Bakara/255) böyle ayetler var Allah’tan bahseden. Kur’an ın zirvesi Allah’tan bahseden ayetler ve surelerdir. Neden? Çünkü kelamın zirvesi, varlığın zirvesi olan Allah’tan bahseden yerlerdir. Onun için ilahi kelamın zirvesiyle karşı karşıyayız şu anda.

        Tevhid suresi kelime-i Tevhidin tefsiridir. 6 cümleden oluşur, 6 cümle, hepsi bu. 3 cümlesi olumlu, 3 cümlesi olumsuz. Adeta lâ ilâhe, illallah. Olumsuzlar lâ ilâhe nin tefsiri, olumlularsa illallah dır nefiy ve ispat. Bu surede lâ ilâhe illallah ın açılımıdır, şerhidir adeta, tefsiridir yani.

       Tevhid; Allah’ı Allah bilmektir, Allah’ı bir bilmektir. Allah’ı Allah gibi görmektir, Tevhid her şeyin bir şeyle, ve o bir şeyin her şeyle ilişkisini keşfetmektir.

1-) Kul HUvAllâhu Ehad;De ki: “HÛ Allâh EHAD’dır! (son – sınır kavramsız TEK’tir)”                                                                                                                     Aslında Kul süz de okuyabilirdik HuvAllahul Ehad diye de gelebilirdi. Neden kul ile geliyor? inşa cümlesi olması için “gul” gelmiştir.Bu da düzen lemeyi sonuç doğurur.Allah “ Gul  “ ifadesiyle ey  Muhatap “ben  seni inşa edeceğim”denilmek istenmektedir. İnşaya taşınmak ne demek? İlahi kelam ilahi bir inşadır, inşa projesidir. Ey muhatap dikkat et ben seni inşa edeceğim demektir. Yani vahiy bir usta, insan bir çırak. Vahit bir usta, daha doğrusu insan bir malzeme. Vahiy ustası insan malzemesini eline alacak, yoğuracak ve onunla bir insan çıkaracak ortaya, beşerden insan. Allah insanı vahiy ustasının eliyle terbiye edecek. Onun için vahyin Kur’an da kullanılan tüm sıfatları ismi fail, hem de mübalağa ile ismi fail veznindedir. Nedir? Keriym, meciyd. Bakınız, kitabun keriym. Evet Kur’an un meciyd. Mecid Kur’an, keriym kitap. Bunlar mübalağa ile ismi fail formlarıdır. Yani aşırı özne. Ben özneyim, hem de senin her tarafını inşa ederim. Aklını, tasavvurunu, dünyanı her tarafını inşa ederim. Bakışını duyuşunu, görüşünü.

             Evet, Kul işte budur. HuvAllah; O Allah’tır, bir tekdir, tüm sıfatlar Allah’a döner. İnne lillahi tisbun ve tis’iyne ismen Allah’ın doksan dokuz ismi vardır fe men ahsaha fekad dehalel cenneh kim bunları yaşarsa, anlarsa ruhuna sindirirse ve hayatına aktarırsa ‘ıhsa bu manaya gelir, yoksa sadece ezberler ve sayarsa değil. Cennete girer, cennete girdi bilin onu.

           Tıpkı bir canlının nefesi hayatına delalet ettiği gibi Allah’ta varlığın canlılığıdır, hayatıdır. İşte HuvAllahu; O Allah’tır. Ehad; Tek, bir tek, eşsiz benzersiz manasına gelir Ehad. “ALLÂH AHAD”dır… Yani, sınırsız, sonsuz, cüzlere ve zerrelere bölünmesi ,toplanması  veya çıkarılması ( ½=0.5  veya 1+1=2 gibi   )söz konusu olmayan TEK’dir.

  2-) Allâhus Samed;  “Allâh SAMED’dir (Som, kendisine bir şey eklenmesi, genişlemesi ya da kendisinden bir şey açığa çıkması söz konusu olmayan);” Bütün bunları niye saydım? Allah; hiçbir şey içine girmez, hiçbir şey çıkmaz. Bu tevhidin bir parçasıdır. İşte falanın içine tanrı girdi veya falan tanrının içine girdi. Falan tanrının bir parçasıdır. Feşmekan tanrıdan bir parçadır, falan tanrının oğludur (Haşa) falan tanrının anasıdır (haşa). Bütün bu şirk türlerinin hepsini reddetmek için Samed kullanılır. O’ndan hiçbir şey çıkmaz, O’na hiçbir şey girmez. Onun için bu gibi iddialar küfürdür, şirktir.

             Pantezim ve panteizme benzer her tür düşünce, vahded-i vücudun panteizm şeklinde yorumlanışının her türü şirktir. Allah’ın Samed ismine aykırıdır. Hiçbir şey girmez, hiçbir şey çıkmaz. Onun için O Hâlık’tır, O’ndan gerisi mahlûktur. Mahlûku Hâlık, Hâlık ı mahlûk görmek küfürdür. Hâlık Hâlıktır, mahlûk mahlûktur. Hâlık yaratandır, mahlûk yaratılandır. Hâlık kendisine kul olunandır, mahlûk ise O’na kul olmaktan başka görevi olmayandır. Mahlûka düşen O’na kul olmaktır. Allâhus Samed budur.

3-) Lem yelid ve lem yûled;    “Doğurmamış ve doğurulmamıştır; (kendisinden varolmuş meydana gelmiş ikinci bir yapı yoktur ve kendisini var eden de yoktur)” Lem yelid ve lem yûled O doğurmamış ve doğurulmamıştır. Yani zımnen aslında Hıristiyanların şirkini, Yahudilerin Üzeyr üzerinden şirkini, uzak doğu dinlerinin kirişna, vişnu ve Brahma dan oluşan teslisini, eski Mısır’ın isis, osiris ve horus üçlemesini ve Zerdüştizmin ahuramazda ve Ehrimen. İyilik ve kötülük tanrısı tesniyesini ve daha burada sayamadığım tüm dünya da ki inanç sistemlerinin tevhide aykırı tüm boyutlarını reddeder bu ayet, bu cümle. Lem yelid ve lem yûled O doğurmadı, doğurulmadı. Baba ve anne olmadı. Ne baba oldu, ne anne oldu, ne evlat oldu (haşa) hiçbiri olmadı. Tüm tesnisleri ve tesniyeleri reddeden bir tevhid ilkesidir bu ayet.

4-) Ve lem yekün leHÛ küfüven ehad;  “O’na hiçbir küfuv (denk) olmadı! (hiçbir düşünülen O’na denk özellikler açığa çıkaramaz.)” Ve lem yekün leHÛ küfüven ehad ve hiçbir şey O’na asla denk ve benzer olmadı. Aslında bu ayeti en güzel tefsir eden Kur’an ayeti leyse kemisliHİ şeyun. (Şûrâ/11) hiçbir şey O’nun eşi benzeri dengi gibi olmadı ayetidir. Her ne ki aklına geliyor, o Allah değildir. Çünkü akıl sınırlı kapasitesiyle sınırsız ve sonsuz varlığı kuşatamaz.

Ziya paşa ne diyordu?                                                                                                                                                                                                                                               İdraki meali bu küçük akla gerekmez,                                                                                                                                                                                                                                 Zira bu terazi bu kadar sıkleti çekmez.                                                                                                                                                                                                          Yani Allah’ı zatıyla idrak etmek bu küçük akla gerekmez. Çünkü bu terazi bu kadar ağırlığı çekmez.                                                                                         Ne diyordu Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer? 1. mısra ona, 2. mısra Hz. Ömer’e aittir çok ilginç çok muhteşem bir ifade;

          El aczü an derkil idraki, idrakün, O’nu idrak etmekten aciz olduğunu itiraf etmek, O’nu idrak etmektir. Yani Allah’ı idrak etmek Allah’ın idrakten aciz olduğunu bilmektir.         Vel bahsü an sırri zatillahi işrakün. Hz. Ömer de bunu ekliyor. Hz. Ebu Bekir’in o mısraının arkasına. Allah’ın zatının sırrını araştırmakta şirktir. O’nun zatını hiçbir akıl kavrayamaz.

            Peki nasıl kavrayabiliriz? O’nun sıfatlarını kavrayabiliriz. Sıfatlarından yola çıkarak, varlıktan yola çıkarak onu kavrayabiliriz. Çünkü varlık O’nun sıfatlarının tecellisidir. Varlık O’nu gösteren bir işaret parmağıdır. Varlığa bakarak, parmağa bakarak gösterdiği yeri görürüz. O zaman anlarız ki san’at ortada ise bir sanatkâr var. Ortada fiil varsa bir fail var, ortada eser varsa bir müessir vardır. Müessirsiz eser olmaz, failsiz fiil olmaz, sanatkârsız sanat olmaz. O zaman anlarız.

                 Onun için O niçin görünmez demişler? Cevap vermişler: Zuhurunun şiddetinden, varlığının şiddetinden göze görünmez. Tıpkı aşırı ışığın gözü kör ettiği gibi demişler. Nasıl izah edersek edelim yine söz tükenir yine zihin tavana vurur, aklın nutku durur, sözlerin nabzı tutulur ve yine biz onu tarif edemeyiz. Rabbim nebi’nin duasını biz de ediyoruz. Bize seni anlama kabiliyeti bahşet, bize seni tanıma kabiliyeti bahşet. İlahi erinel eşya kenahi. İlahi bize eşyanın hakikatini göster. Ya rabbi sen neye layıksan seni layık olduğun şekilde bilelim, seni neden münezzeh kılmamız gerekiyorsa seni ondan tenzih edelim. Ya rabbi seni bilemeyeceğimizi bilmek seni bilmektir. Zatını bilemeyiz, fakat varlık sana bir atıftır. Ya rabbi bize nasıl bilmemizi istiyorsan kendini öyle bildir, öyle duyur, öyle anlat. Amin..!

“Ve ahiru davahüm enil hamdülillahi rabbil alemiyn”                                 

Çağrımız ve davamız Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd’adır.

Bu haber 591 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

KUR'AN-I KERİM DERSİ

KUR'AN-IN YAZILMASI VE KİTAPLAŞTIRILMASI 10 KURAN

KUR'AN-IN YAZILMASI VE KİTAPLAŞTIRILMASI 10 KURAN KUR'AN-IN YAZILMASI VE KİTAPLAŞTIRILMASI 10 KURAN

ADİYAT SURESİ 10 lara

ADİYAT SURESİ 10 lara ADİYAT SURESİ 10 lara

HZ.MUHAMMED (S.A.V)

GALERİ

SİTE İSTATİSTİKLERİ

Kategori 57
Haber 1128
Yorum 116
Haber Okuma 2333468
Editör 12


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi