BİLGECE BAKIŞ
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama
ADİYAT SURESİ 10 lara

ADİYAT SURESİ 10 lara

Tarih 13/Mart/2017, 07:57 Editör BİLGE BİLGE

ADİYAT SURESİ 10 lara

ADİYAT SURESİ 10 lara

          Konusu Allah insan ilişkileridir. Burada gerçekten de hayret vurgusu var. Maksat insan vicdanını harekete geçirmek aslında, tüm dert bu. İnsan vicdanı harekete geçsin ve göz göre göre ateşe gitmesin, Allah’ın kulları yanmasın.  Rabbimizin şefkatinin, merhametinin bir ifadesi bu, vahiy bir gök sofrası önümüze inmiş. Hesap günü gerçeği ile muhatabı sarsmak istiyor bu sure. Zira vicdan ancak bu sayede diri kalabiliyor, vicdan ancak bu sayede diri ve uyanık kalabiliyor. İnsan ancak bu sayede insanlığını koruyabiliyor.

ANLAMI                                        Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.
1- O harıl harıl (savaşa) koşanlara,
2-  ateş çıkaranlara, 
3- Sabahleyin akın edenlere, 
4- Tozu dumana karıştıranlara, 
5- Derken bir topluluğun ortasına dalanlara yemin ederim ki, 
6- Şüphesiz insan, Rabbine karşı çok nankördür. 
7- Ve kendisi de buna şahittir.
8- Gerçekten o dünya malını çok sevdiği için katıdır.
9- Bilmiyor mu ki, kabirlerin içindekiler fırlatılacak. 
10- Ve sinelerin içindekiler derlenecek. 
11- O gün Rableri onların bütün yaptıklarından haberdardır.

BismillahirRahmanirRahıym 

1-) Vel ‘adiyati dabhâ; 1- O harıl harıl (savaşa) koşanlara,:                                                                                                            .          Allah şahittir.   Neye? Vahye nefretle saldıranlara. Yani nitelik var nitelenen yok. Bu nitelik hangi nitelenene ait, bu niteleme ile ne niteleniyor o yok koşanlar nelerdir?Koşanların isimlerine neden değinilmemiş?Bu bilinçli boşluk neden doldurulmamış?. Yani bu niteliğin öznesi burada belirtilmemiş .Boş olan öznenin yerine, özneleri ,zamana ve yerine  göre  insanlar koysunlar diye!

          Vel ‘adiyat ne demek;  kelime düşmanla alakalı onun için bu düşmanla alakalı . Yine dabhân göğüste ki hırıltı ve hışıltıya denir. Yani hışımla gelen bir insanın içinden hırıltı gelir ya veya havlayacak olan köpek hırlar ya ona dabh deniyor. Vahye saldırı işleniyor aslında bu ayetlerde. Vahye nefretle saldıranlara Allah şahittir, vahye karşı hırlayanlara Allah şahittir.

           Diğer anlamda:Giderken,koşarken,hırıltı çıkaran varlıklara yemin olsun ki!Neden,Çünkü bunlara dünya da sahip olan üstün olur.Ey Müslüman sen bunlara sahip ol üstün ol!denilmek isteniyor,lakin sen bunu yapmazsan Allah kimseye gökten Elma ,armut,altın,gümüş,araba yağdıracak değildir.Onları insan Evrensel kurallardan dolayı evrende bulabilir.Evrensel Kurallar(Kader):1-Fiziksel kader  2-Toplumsal Kuralllar(kader) 3-Biyolojik Kader veya biyolojik kurallar ki bunlara dikkat eden üstün olur Teknolojiyi yakalar.!

2-) Fel mûriyati kadhân 2- Yemin olsun ateş çıkaranlara, 
Allah şahittir. Mûriyat; tutuşturmak, tutuşturanlar demektir. Kadhan; aslında öfkenin ateşi manasını verdiğim bu kelime bir ateşi körüklemek, bir ateşi daha da azdırmak, kışkırtmayı ifade ediyor birlikte.

          Ebu Leheb’i hatırlayalım, Halkı Allah resulü toplamıştı  ve size şu dağın arkasında bir düşman var desem ne inanırmısınız! demişti. “Sen el eminsin, senden hiç yalan duymadık, doğru söylüyorsun deriz ve tedbir alırız” demişlerdi. Peki yarın sizi bekleyen bir hesap günü var ve ben Allah tarafından gönderilmiş bir elçiyim sizi uyarıyorum desem ne dersiniz deyince herkes dona kalmış, üvey amcası Ebu Leheb; Tebben leke”, elin kurusun bizi bunun için mi buraya topladın “demişti.    Evet, bu öfkeyi bundan daha güzel nasıl ifade edebilirsiniz işte öfke size. Nasıl kuduruyorlar, nasıl saldırıyorlar, nasıl hınçla ve nefretle saldırıyorlar. Saldırdıkları şey aslında vahiy idi. Yani “sen iyi bir çocuktun” Ebu Leheb’in iç dünyasında “sana ne oldu böyle vahiy dediğin şey sana geldikten sonra sen böyle oldun.” demeye getiriyorlardı, yoksa geçmişinde iyi olduğunu hiçbir kimse, hiçbir düşmanı inkar etmedi. Yani zaten sen eskiden de böyleydin diyen hiç çıkmadı.

Onun için bu düşmanlığı bu kini aslında vahye, vahye olan kin de Allah’a kindi. Çünkü vahye itiraz Allah’a itirazdır.        Diğer anlamına bakarsak:Atların nallarının taşlara çarptığında ateş çıkartması veya yerde gökte ateş çıkartarak süzülen alet ve edavatın önemi vurgulanmaktadır!Yani Ey Müslüman Hedefin bu işte!

3-) Fel muğıyrati subha; 3- Sabahleyin akın edenlere,                                                                                                                                             Fel muğıyrati subhan ve kasıp kavuran bir kinle sabahlayanlara Allah şahittir.Velid Bin Muğire’yi hatırlayalım, kasıp kavuran bir kinle sabahlıyordu. Allah resulü davetine başladıktan sonra sabahlara kadar uyuyamazdı bu adam, uykularını kaybetmişti, kendince tedbir düşünüyordu. Uykularını kaybetmişti çünkü vahyi dinlediği zaman atıyordu,duyduğu Kur’an-ın doğruluğuna ve edebi yapısına hayran kalıyor ama bunu yok etmek istiyordu. Hatta kendi iç dünyasında korkunç bir çelişki yaşıyordu.

             Evet, “İnnehu fekkere vekadder   Fekutile keyfe kader “   O düşündü , taşındı, ölçtü biçti . kahrolası nasıl da ölçtü biçti nasıl da yamuk ölçtü, terazisi kilosu metresi nasıl da yamuktu. Sümme kutile keyfe kader. (Müddessir/18-19-20) bir daha kahrolası nasıl da yamuk ölçtü biçti. İşte böyle. Zaten kahroluyorlardı, kahrolası demesi Kur’an ın aslında kahrolduklarını da gösteriyor.

               Gecelerine hakim olanlar gündüzlerinin de hakimi olurlar Yani kendilerine düşmanlık yapanların bu durumları ortadayken,Ürettiği alet ve edavatla düşmanlarına ansızın ve uykudayken /gafilken saldıranlara yemin olsun!   

4-) Feeserne Bihi nak’â; O hırsla ortalığı toza bulayanlara,                                                                                                                                          .        “TOZU DUMANA KATMAYANLAR ,TOZU DUMANI YUTARLAR”  Yani Üstün alet ve edevata sahip olmuş ülkeler den düşmanları korkar çünkü onlar tozu dumana katarlar ve o ortamda görülmez olurlar.Bbaskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalanlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.                                            

  .           Feeserne Bihi nak’ân “tozu dumana katarak ortalığı bulandıranlara Allah         

şahittir.”                                                                  

   Bu ayeti sosyal yapıda düşünürsek,Feeserne Bihi nak’ân onlardan biri Ömer’di mesela. ResulAllah; Min ehadil Ömerayn demişti “İki Ömerden birini İslamla şereflendir “diye dua ederdi.. Neden iki Ömer? Çünkü cinsti, kafirken de cinslerdi Müslüman olurlarsa İslam’da da cins olurlardı, evet öyleydi. Tıpkı efendimizin buyurduğu gibi en nasü meadinü Hıyarun fiyl cehliyye fe hıyaruhüm fiyl İslam. “İnsanlar madenlere benzer cahiliye de hayırlı olanı yani cahiliye de karakterli seciyeli olanı İslam’da da olurdu.” Ebu Cehil Bedir’e çıktı çarpıştı ve yiğitçe öldü. Ama Ebu Leheb lejyoner , paralı asker gönderdi.Rochel core gibi…

           Fark bu. Yani İnançsız  var, İnançsız  var. Şahsiyetsiz inançsız var, şahsiyetli inançsız var böyle de diyebiliriz. Yani aslında bize bunları bir nebze gösteriyor, ayırt etmemizi sağlıyor.  Feeserne Bihi nak’ân” tozu dumana katarak ortalığı bulandıran                 Hz. Ömer Müslüman olmadan önce ben bu adamı öldürüp Mekke’de ki ikiliği ortadan kaldıracağım diye yemin etmişti ve evinden hışımla çıkmıştı. Yolda kendisini arkadan, kendi kabilesinden biri ama Müslüman olduğunun farkında değil henüz o adamın, Ömer’in hışmını görünce onu konuşturdu, niyetini anlayınca kardeşlerini ele verme pahasına Resulallah’ı kurtarmak istedi. Yani bir tür ResulAllah’ı savunmak için kardeşlerini ele verdi.(DAHA AZ KÖTÜYE YÖNLENDİR..) Sen önce git dedi eniştenle bacının işini gör çünkü onlar da iman ettiler, Ömer’in haberi yok. Vardığında içerden Kur’an sesleri geliyordu. Kardeşi Fatıma binti Hattab’ın evinden. Eniştesi Sa’îd bin Zeyd bin Amr bin Nüfeyl, eşi. Ve kapıyı yumrukladı, Kapı açıldığında telaşla sakladılar. V e neydi o duyduğum sesler. Karma karışık, Ömer’in içi yangın yeri gibi geliyor gidiyor, bir aydınlık bir karanlık ve orada birkaç tokat aşketti kardeşine, eniştesine de saldırdı. Ama bir taraftan da iç dünyasında gelgitler yaşıyordu. Ve en sonunda çıktı o Kur’an parçası Tâhâ suresi okunuyordu. Ömer Tâhâ suresinin ayetlerini dinledikçe karanlık yüreğine güneş doğmaya başladı, vahiy onu da feth etmişti ve o anda, oracıkta öldürmeye gelen Ömer dirildi ve Allah resulüne vardığında zaten niçin vardığını bilerek varmıştı. Dolayısıyla işte tozu dumana katmak, bir tanesinin hikayesi bu, ilginçtir.

5-) Fevesatne Bihi cem’a; :- Derken bir topluluğun ortasına dalanlara yemin ederim ki, 
Buna göre zamanımızın ateş saçan silahlarıdır..Topluluğun ortasına girdiğinde orayı darmadağın edenlere yemin olsun!                     

   Bu şekilde burada sonradan peyderpey ortaya çıkacak böyle ateşler saçan silahlarla geleceğin harp güçlerine de işaret edilmiş olmakla buna göre yalnız atlara değil, harıl harıl süratle hücum eden motorlu akın vasıtalarının da hepsini içine almış bulunur. bunlar sadece bir seriyeye değil, her zamanın peyderpey gelişecek taarruz araçlarına işaret eden âyetler olduğu takdir olunabilir. (Elmalı-Tefsir)]Topluluğa dalanlar” ifadesi ise topluluk içinde yaşayan ve sosyal hayatta çalışarak iz bırakan ve eserleri ile konuşanlar kastedilmiş olmalıdır.(M.Ali Kaya)]

6-) İnnel’İnsane liRabbihi le kenûd; - Şüphesiz insan, Rabbine karşı çok nankördür. 

Ki gerçekten de insanoğlu rabbine karşı çok kaba, çok cimridir. Çok kaba, çok cimridir. Ya eyyühel’İnsanu ma ğarreke BiRabbikelkeriym. Elleziy halekake fesevvake fe’adelek Fiy eyyi suretin ma şâe rekkebek (İnfitar/6-7-8) “Ey insanoğlu bu kadar cömert olan rabbine karşı bu kibirlendiren ,inatlaştıran ve O’na karşı kinlenmene sebebp olan , bu küstahlığın sebebi nedir?” Seni böyle mağrur kılan nedir, bu kadar cömert olan Allah’a karşı. Ki seni O yarattı, sen O yaratılış amacınla donattı,Fabrika ayarlarını ve programlarını yükledi, seni O dengeledi muhteşem bir düzene koydu hayatını. Duygu düşünce dengesi, ruh ceset dengesi, dünya ahiret dengesi muhteşem dengeler yerleştirdi ve seni istediği biçimde yarattı. Neden sen O’nun istediği biçimde olmuyorsun, Allah’a karşı neyine güvenerek baş kaldırıyorsun ayetini hatırlamanın tam sırası.

            Kenûd aslında çorak demek, çorak toprak yani verimliyken çoraklaşmış toprak. İnsan Allah’ın hakkını ödeyemez değil mi.? Eğer Allah’ın hakkını inkar ederse insan çok verimliyken çoraklaşır, zihin çok verimliyken çoraklaşır, akıl çok verimliyken çoraklaşır, kalp çok verimliyken çoraklaşır, yani insanın iç dünyası nasıl çoraklaşır sualinin cevabını veriyor aslında bu ayet. Ey insan Allah’a borcunu ödeyemezsin, inkar etme kabul et ödemiş sayayım. Biz bunu anlıyoruz. İnkar etme yeter ki, yoksa borç borçla ödenmez, her aldığın nefes yeni bir borçtur.Sana bir kiraz yedirmek için Trilyonlarca ton ağırlığında ki gezegen ve yıldızları matematiksel ve astronomik/fiziksel dengelerle güneşin etrafında döndürüyor…Çevreni sana ,seni de Çevrene uygun dizayn etmiş…O halde Rabbine karşı nasıl asi olabilirsin?

7-) Ve innehû alâ zâlike le şehiyd; 7- Ve kendisi de buna şahittir.
Allah,İnsanlara bu kadar iyilik yapmış cömert davranmış ,işte bunu İnsan,bilimle ,okumayla araştırmayla görüyor.                                .       Üstelik insanın kendisi de buna şahittir insanın kabalığına ve cimriliğine değil mi? Allah kendisine bir bağ bağışlar, kendisi Allah için bir üzüm bağışlamaya gelince eli titremeye başlar, bu nasıl bir iştir.İnsan “kendi nankörlüğüne kendisi de şahittir” Her ne kadar dili nankörlük etse de vicdanı buna şahittir demektir. Dünyada bunu itiraf etmese de ahirette kendi aleyhine şahitlik ederek günahlarını ve nankörlüklerini itiraf edecektir.(M.Ali Kaya)]

8- ) Ve innehû lihubbil hayri le şediyd; 8- Gerçekten o dünya malını çok sevdiği için katıdır.
       Zira o servete pek tutkundur. İşte sebebi geldi, kabalığın ve cimriliğin, Allah’a karşı küstahlığın temelinde servete tutkunluk yatıyormuş. İllet/sebep geldi burada, tam burada Allah resulünün o muhteşem hadisini hatırlamanın sırası. Size günahtan bir insan, kötülükten bir insan yapın deseydim kellesinin yerine neyi koyardınız? Kiminiz şirki koyardı, kiminiz küfrü koyardı, kiminiz zinayı koyardı, kiminiz hırsızlığı, kiminiz cinayeti.PARANIN YERİ CEPTİR ,GÖNÜL DEĞİLDİR.

         Ama peygamberimiz neyi koyuyor biliyor musunuz? Dünyevileşmeyi Hubbüd dünya, ra’sü külli hadıet “Dünya sevgisi tüm hataların, tüm günahların, tüm sapmaların başıdır, kellesidir.” Onun için dünyevileşme böylesine korkunç bir tehlike. Tüm sapmaları insanoğlunun dünyevileşmeden kaynaklanıyor. İnsanoğlu geçiciye kalıcı muamelesi yaptığında yüceye alçak, alçağa yüce muamelesi yapıyor, zulmediyor yani. Eşyaya zulmediyor, kendine zulmediyor, Allah’a zulmediyor.Aşırı dünya sevgisinden dolayı,İnsanların yer altı ve yerüstü zenginliklerini sömürüyor,Nesilleri yok ediyor!Bir çok entrikalar çeviriyor!

            Mal ve dünya metaı insan için hayır vasıtasıdır. Ancak insan yanlış düşüncesi ile malı hayra harcamaktan kıskanır, cimrilik eder ve vermez. Hâlbuki mal hayra ve Allah yoluna harcanırsa hayır olur; aksi takdirde insan için şerdir. O insan zanneder ki hayatın amacı ve gayesi malı kazanmak ve servet biriktirmektir. Bu konuda yanılır ve yanlışa düşer.

9-) Efelâ ya’lemu izâ bu’sire ma fiyl kubûr; 9- Bilmiyor mu ki, kabirlerin İÇİ DIŞINA ÇIKACAK. o insan bilmez mi ki kabirde ki herkes dirilip ortaya çıkacağı zaman. Yani bilmez mi ki kabirde ki herkes bir gün gelecek dirilip ortaya çıkacak.

10-) Ve hussile ma fiys sudûr; 10- Ve sinelerin içindekiler derlenecek.                                                                                                              

   Yine o Allah’a karşı kenûd olan, kaba, saygısız ve cimri olan insan bilmez mi ki göğüslerde saklı her şey bir gün gelecek ortaya serilecek, yani hiçbir şeyi saklayamayacak, hiçbir şeyi gizleyemeyecek. Allah’tan ne saklana bilir ki. Allah göğüslerin özünü bilir. Evet, inneHU ‘Aliymun BiZâtissudur. (Örnek;Mülk/13) Kur’an da birçok yerde. Evet, göğüslerin özünü bilendir, insanın sırrını bilendir aslında burada ki söylenen bu. ZİHNİNİN 40. odasını en ayrıntılı bilendir. Neyi saklayacaksın ey insan yer yüzünün kameraları 3 boyutlu çekiyor en çok, Allah’ın kamerası 3.000.000 boyutlu. Bir işi yaparken ne düşünüyorsun, bilinç altında ne var, zihninde ne var, kalbinde ne var, niyetinde ne var, iç güdülerin nasıl hepsini çekiyor. Ve bir gün bu filmler tek tek ortaya açılacak seyret kulum diyecek kendini seyret.

11-) İnne Rabbehüm Bihim yevmeizin le Habiyr; 11- O gün Rableri onların bütün yaptıklarından haberdardır. elbet rableri o gün onları bekleyen akıbetin iç yüzünden haberdardır. Haberdar dır çünkü Habiyr dir. Habiyr olan Allah’tan gizlenecek hiçbir şey yok.  Habiyr;Çok ilginç, esmaul hunsa dan bir isim, tek gelmiş burada, bazen Aliym ile birlikte gelir bazen de böyle tek gelir.

           Yani ilm insan içinde kullanılır Aliym formuyla değil Alim formuyla insan içinde kullanılır. Fakat Habiyr asla başkası için kullanılmaz sadece Allah için kullanılır. Habiyr; suyun çıkış yerine deniyor Arap dilinde suyun çıkış noktası yani haberin çıkış noktası haberin aslı, haberin ta ilk noktası demektir. Habiyr de budur haberin çıkış yerini bilen. Nereden çıktı bu haber, nasıl çıktı, niçin çıktı, kim için çıktı, kim sebebiyle çıktı bütün bunları çok iyi bilen demektir Habiyr çıkış noktasını bilen. Dolayısıyla rabbimiz Habiyrdir yani özünü bilir, O’ndan hiçbir şeyi hiç kimse saklayamaz. Onun için İnne Rabbehüm Bihim yevmeizin le Habiyr “Rableri o gün onları bekleyen akıbetin iç yüzünü bilecek, çünkü onların iç yüzünü bilecek. “Allah’a gizli mi var ki, Ey insan Allah’tan neyini saklayabilirsin ki. Onun için insanoğlu Allah’tan kaçırmaya kalkmasın, kaçmaya kalkmasın, en doğrusu Allah’a kaçmak Allah’tan kaçmak değil.

Rabbim kendisinden kaçanlardan etmesin, kendisine koşanlardan, koşacak yüzü olanlardan, böyle bir hayat yaşayanlardan kılsın inşaAllah.                                                                                                                                                                                                                       Ve ahiru davahüm enil hamdülillahi rabbil alemiyn

Çağrımız ve davamız Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd’adır.

Bu haber 167 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

KUR'AN-I KERİM DERSİ

KUR'AN-IN YAZILMASI VE KİTAPLAŞTIRILMASI 10 KURAN

KUR'AN-IN YAZILMASI VE KİTAPLAŞTIRILMASI 10 KURAN KUR'AN-IN YAZILMASI VE KİTAPLAŞTIRILMASI 10 KURAN

TEKVİR SURESİ (01-29) 11 lere (Hz.Muhammedîn geldiği ortam)

TEKVİR SURESİ (01-29)  11 lere     (Hz.Muhammedîn geldiği  ortam) TEKVİR SURESİ (01-29) 11 lere (Hz.Muhammedîn geldiği ortam)

HZ.MUHAMMED (S.A.V)

ATATÜRK VE DİN

GALERİ

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

SİTE İSTATİSTİKLERİ

Kategori 63
Haber 1057
Yorum 115
Haber Okuma 1914880
Editör 12


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi