BİLGECE BAKIŞ
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama
İSLAM VE AİLE KURUMU  11 SINIFLAR

İSLAM VE AİLE KURUMU 11 SINIFLAR

Tarih 27/Mart/2017, 22:26 Editör BİLGE BİLGE

DEĞERLER VE AİLE VE AİLENİN ÖNEMİ

AİLE HAYATI 11/   (DEĞR.VE AİLE)

I-AİLENİN TANIMI VE ÖNEMİ                                                                                                                                                                                                         

        -Tanımı:Akrabalık ilişkisiyle birbirine bağlanan fertlerin bir araya getirdiği topluluktur. Aile, evlilik bağıyla bağlı anne baba ve varsa çocuklardan oluşan en küçük toplum birimidir. Bu bakımdan aile toplumun temel taşı sayılmıştır. Anne baba ve çocukların yanında nine dede, amca hala, dayı ve teyzeler de aileden sayılır. Aileler ne kadar sağlam temeller üzerine kurulursa, böyle ailelerden meydana gelen toplumlar da o derece sağlam ve huzurlu olur.

AİLENİN KURULMASI                                                                                                                                                                                       Aile kurmak için Beş altı ay, hatta bir yıl görüşüp sonrasında “sevemedim ya da biz seninle yapamayız” diyen erkekler var. Kadınlar erkeklerden daha duygusal oldukları için, çabuk bağlanabiliyorlar; genç kız hayalinde evini döşemiş, hatta çocuğuna bile isim koymuşken terk edildiğinde, çok fazla üzülüyor. Erkekler! Arkanızda kırık bir gönül bırakmayın, ah almayın. Aşk evliliklerinde kişi karşısındakinin her şeyini hoş görüyor; fakat aşkın kör olan gözü, aynı evde yaşamaya başlayınca açıldığı için karı koca birbirine yanlış davranıyorsa aşk da çabuk bitiyor.  

 İLKELER                                                                                                                                                  

  1-Güzelliğe ya da yakışıklılığa aldanmayın, yanıltıcı olabilir. Sizi rahatsız eden sebebini bile açıklayamayacağınız bir şey varsa, uzak durun.İlk gördüğünde hoşlanmak çok önemli. Hoşlanmak; güzellik ya da yakışıklılıkla alakalı bir durum değildir: Ruhların uyuşması, iki kişinin yaydığı elektriğin birbirini tutması. “Evet ben bu kişiyle ömrümü geçirmek isterim.” diyebilmektir.                                                                                                                                                                         2- Beklentilerinizi çok yüksek tutmayın. Siz mükemmel olmadığınız gibi karşınızdaki kişinin de mükemmel olmasını beklemeyin. Gördüğünüz hatalar, sizi aşırı rahatsız edecek şeyler değilse gözünüzde büyütmeyin.                                                                                                                                    3-Önceliğinizi belirleyin. Sizin için en çok ne önemli. Dindarlıksa o yönden değerlendirin.Dindarlık: Temizlik, nezaket…Kısacası güzel ahlak. Yere çöp atan, hayvana ve çevreye saygısı olmayan insanlardan uzak durun.                                                                                                                                                               4-Kendinizi olduğunuzdan farklı göstermeyin, dürüst olun. “Bizi aldatan bizden değildir” der sevgili peygamberimiz. “Dürüst olursam kabul etmez.” gibi korkulara kapılmayın. Sizi olduğunuz gibi kabul etmeyen biriyle aile kurmayı denemeyin. Görüşme döneminde ilerde “evet” demeyeceğiniz şeylere “evet” demeyin, kendinizi yanlış tanıtmayın. Neleri sevip, neleri sevmediğinizi açıkça söyleyin. Maddi konuları mutlaka konuşun. Parayı tasarruf etmeyi seven biriyle, harcamayı çok seven birinin uyumu da oldukça zordur.                                                                                                                                             

 

5-6-7-Aileler çok önemli; karşınızdaki kişinin ailesinin sizin hayatınızı etkileyeceğini unutmayın. Gençler “Biz anlaşırsak gerisi boş” diye düşünüyorlar; fakat aileler zannedildiğinden çok daha fazla önemli. Hem de pek çok açıdan. Mümkünse ailelerin birbirine kültür olarak denk olması iyi olur. Bir evin nazlı kızı, “aşık oldum” deyip, gidip kendi kültürüne uymayan insanların bir araya gelmeleri sıkıntılar doğurabilir.  Çok ince bir denge bu. Annesine saygısı olmayan, annesini azarlayan bir erkekle de hiç evlenmeyin. Size de kaba davranır. Vefası olmayanın sefası da yoktur…                                                                                                     … İnat,dediğim dedik,insanlar mutlu yuvalarını devam ettiremezler:Kadına bilgi yakışır; fakat bilgiçlik/küçümsemek hiç yakışmaz.Birlikte yaşayacağınız bir kadın mı, yoksa yarışacağınız bir kadın mı istiyorsunuz, iyi karar verin.                                                                                                                                                   8-Erkeğin eğitim ve maddi imkan olarak kadından geride olmaması iyi olur. Ancak çok okuyan bir erkek, aradaki farkı kapatabilir.                                                                                                                                                                                      

   9-Görüştüğünüz kişinin sözlerine içinizden yorum yapmayın. Karşı tarafı iyi dinleyin, kendi kendinize yorumlamayın. Anlamadığınız ve takıldığınız konuları mutlaka sorun.     Mesela genç “ben biraz şımarığım” diyorsa “şımarıktır” bunu iyiye yormayın. Ya da genç ben “ukalayım” diyorsa “ukaladır” “iyi farkındaysa dozunu ve ayarını biliyordur, söylemesi mütevazılığını gösterir” gibi iç yorumlara girmeyin, yanılırsınız, sonra çok üzülürsünüz.                                                                                                                                     10-Detaylı soru sormaktan çekinmeyin. Nişanlılık sürecini çok uzun tutmayın. Çok fazla görüşüp, mesajlaşıp evlenmeden birbirinizden bıkmayın.

 

 S-1-Anayasamızda ve dinde Nikahta bulunması gereken şartlar nelerdir?                                                                                                                                                    Hiç şüphesiz nikâh, yani evlilik, laletayn bir anlaşma, bir birliktelik değil. İki karşı cinsin bir arada yaşayacağının ebedî sözleşmesidir. Birlikteliğin resmen tescili, belgelenmesidir. Ömür boyu beraberliğin ilânıdır. Nikâh akdinin, sözleşmesinin geçerli olmasının maddeleri şöyle sıralanır:                                                                                                                                                                                                           1- Nikâhlananlar akıllı, bulûğ çağına ulaşmış ve nikâh anlaşması konusunda hür olmalı.                                                                                              2- Nikâhı kıyılanların mevcut olmaları ve nikâh kıyılmaya bir mâni olmaması, yâni birbirlerine helâl olmaları gerekir.                                                                       3- Nikâh, her iki tarafın, en az ya iki erkek veya iki kadının huzurunda, “Seni eş olarak kabul ettim” denmesiyle gerçekleşir.                                         

   4- Nikâh anlaşmasını yapan erkek veya kadının veya vekillerinin birbirinin icap veya kabul anlamındaki, “Eş olarak kabul ettim” şeklindeki sözlerini işitmeleri gerekir.                                                                                                                                                                                                                   5- Şahitler hazır bulunmalı. Şahitler de hür, akıllı, ergen ve Müslüman olmaları lâzımdır. Şâhitler ya iki erkek veya iki kadın olmalı. Yani, evliliğin aleniyete dökülmesi, bildirilmesi demektir.                                                                                                                                                                                                              6- Şahitlerin de “icap ve kabul” sözlerini işitmeleri şart. İki şahitsiz hiçbir nikâh geçerli değil.

7- ilk kez evlenecek  olsun, dul olsun ergenlik çağında olan kadının rızasının alınması lâzımdır. Yâni hür olması gerekir. Hanefîlere göre  ergenlik çağındaki kızı, velîsi onu evlendirmeye zorlayamaz.                                    

 8- Evlenecek olan kadın ve erkeğin bilinmesi şarttır. İki kızı olan bir kimse, kızın ismini belirtmeden kızını verirse, nikâh geçerli olmaz. Açıkça isimler belirtilmeli.Özetlersek:

 a-Her iki cinsin karşılıklı rızası                    

b-İnsanlara duyuru        

c-Şahitlerin olması

d-Anne babanın rızasının olması

*-Mihir.Bu şartlar gerçekleştikten sonra O nikahın adı ne olursa olsun,İslam dini bunu destekler.

 

AİLE KURMAKLA İLGİLİ ÖZDEYİŞLER

-"Eş seçmek kitap seçmeye benzer, iyi tasarlanmış bir kapak ve cilt ilginizi çekebilir ama içeriği sağlam olmadıkça sonunu getirmek zordur."

-"Aşk , bir uçurumdan düşmek gibi bi şey , işte bu yüzden sevgiliye ''YAR'' denir. Hz.Mevlana

-“Beşiği sallayan cihanı sallar” F.S.Mehmet

-"Minareden düşenin parçası bulunurda, Gönülden düşenin parçası bulunmaz." ( Hz. Mevlana )

-"Ey Sahibim!! eşimle yaşamımız sadece bu dünyada kalmasın ,bir dünya yetmez, ahiretliğim de o olsun..

- Bize öyle bir sevgili ver ki Rabbim!  Sevgimizde Muhammed sevilsin  Öyle sevelim ki birbirimizi ...Hz. Hatice göklerden bize seslensin  Ve desin ki   "Bak ya Muhammed bak şu evli birbirini sevenlere onlar bizde... bizde onlardayız. Bak Aşkimiz bir kez daha yaşanıyor yer yüzünde.. .Allah Aşkımızı öyle çok seviyor ki binlerce insana yaşatıyor"

- “Evlilik, ‘cinsel’ değil, ‘dinsel’ bir kurumdur.” 

- "KADIN OLMAK iç güzelliğini ortaya koyabilmektir.Her erkekte bir parça bırakmak değil, bir erkekte bütün olabilmektir.. ERKEK OLMAKSA aradığın iç güzelliğe bulduğunda boyun eğmektir.

-"İyi Geçinmek İki “Kişinin Kusursuz Olmasıyla Değil, Birbirlerinin Kusurlarını Hoş Görmesiyle Olur. "

- “Buyur nikaha!’ demeden erkeğin ciddiyeti anlaşılmaz.”

- “Kişiliğiyle dikkat çekemeyenler,En kolay,basit ve devamlı revaçta olan yollarla dikkat çekmeye çalışırlar..”

    - "Duydum ki kapıma gelmiş, tokmak olmadığı için kapıya vurmadan geri dönmüşsün.     Bilmez misin, kalp kapısının tokmağa ihtiyacı yoktur; o ancak içeriden açılır... " Hz. Mevlana 

-  "KALBINIZN SEVMEDIKLERINDEN UZAK DURUN."HZ.OMER

-  "Hatırladığında sana Allah'ı unutturan bir Sevgili değil; Unuttuğunda sana Allah'ı hatırlatan bir Sevgili olsun kalbinde..!"

-    “Kadınlar zayıf, anneler güçlüdür!”

 

TOPLUMUN DEVAMI VE AiLE

             . 1-Aile ortamı kişinin huzur bulduğu yerdir.Üyelerin günün bütün sıkıntılarını paylaştığı deşarj olduğu acıyı sevinci paylaştığı yerdir.

2-Aile kurmak ,Neslin devamını sağlayıp Kişiyi kanunlarca ve dince-ahlakça  yasak sayılan  davranışlardan alıkoyar..(Örnek:Zina-sapkınlıklar-psikolojik cinsel anormallikler...gibi ) Bu konuda Peygamber(s.a.v.)”Evleniniz ve çoğalınız”Buyurmuştur.Bu söz bugün için,genç nesil sıkıntısı çeken,ve bunu arttırmak için doğum başına binlerce euro verilen ülkeler göz önüne alınarak düşünüldüğünde daha iyi anlaşılır.

3—Aile,Sevginin en üst seviyede tatmin edildiği ve yaşandığı yerdir.Kur’an ı Kerim de “Kendilerinde sükûnet bulup, huzura eresiniz diye, kendi cinsinizden eşler yaratıp, aranızda sevgi, aşk ve merhamet peydah etmesi de, O’nun varlığının, kudretinin ve yeniden diriltmesinin delillerindendir. Bunlarda gelişmeye devam eden, tefekkür-düşünme ağına sahip, faydalı sonuçlar elde edebilen toplumlar için, Allah’ın kudretini, kurduğu düzeni gösteren deliller, birçok dinî ve sosyal konunun çözümüne işaretler vardır.” (Rum suresi 30/21)                                                                                                                                                   --“Ey müminler! Sizden bekâr olanları evlendirin. Eğer fakir iseler, Allah onları lütfuyla zengin yapar.”(Nur 32)                                                                                                                                      -Peygamberimiz ilk vahiyden sonra başına gelenleri eşiyle paylaşmış ve onun teselli edici ve rahatlatıcı sözleriyle psikolojik olarak rahatlamıştır.Yani bir İnsan annesine nasıl sığınırda rahatlarsa,eşine de öyle sığınmış ve rahatlamıştır.İşte Bunlarda aile kurumu ile olur.

 ----------------------------                             ------------------------------

 "Güzeli güzel yapan edeptir edep ise güzeli sevmeye sebeptir."

 ---------------------------------- ----------------------               -------------------------

4-Evlenerek yuva kurmakla taraflar peygamberimizin bir tavsiyesini yerine getirmiş olurlar;Böylece birliktelikler kutsallık kazanmış ve bu davranışlar dince sevap kapsamına dahil olmuş olur. Peyg.miz  “Nikah benim sünnetimdir,Kim benim sünnetimi yapmazsa bizden uzaklaşmış olur”    “Evleniniz ve çoğalınız;Zira ben diğer toplumlara karşı sizin çokluğunuzla övüneceğim” buyurur.                                                                                  

5-Aile kurmakla,eşlerin birlikte yuva kurmaları, anne baba için  övünç kaynağı ,teşvik edilmişken, serbest rast gele ilişkiyi bütün anne babalar hoş karşılamaz ve karşıdır.Aile kurmakla  akrabalar arasında saygı sevgi oluştururken,Rast gele,serbest birliktelikler Aileler arasında düşmanlığa(cinayetlere) sebep olabilmektedir..

6-Çocukların ruhsal yönden sağlıklı olmaları,sevgi ortamında büyümeleri için aile hayatı dinde teşvik edilmiştir.Bunun haricinde doğan çocuklar sosyal/manevi yönden sıkıntı yaşayabilmektedirler,bu onların ruhsal yapılarında düzeltilmesi mümkün olmayan yaralar açmakta,bazen topluma suçlu bireyler olarak katılabilmektedirler,dışlanan çocuk ise bazen kuralları yok saymakta,çaresizliğe itilmektedir.( Çünkü bu şekilde dünya ya gelmek bu çocuğun tercihi olmadığı gibi sıkıntısını da o çekmektedir.Çoğu zaman bu tavırlara karşı koyamamakta,çaresizliğe düşmektedir.

 

7-Aileyi temelinden sarsan en büyük etken zinadır.İslam dini bundan dolayı zinayı yasaklamıştır…”ZİNA YA YAKLAŞMAYIN “buyurarak Serbest ilişkiyi yasaklamıştır.Serbest birlikteliğin sıkıntılarını yeni nesiller ve toplum –aile üyeleri çekebilmektedir.Bazen bir hayat çöpte yitirilmekte yada insaflı bir elin o nu bulması beklenecek yerlere konulmaktadır.....

8-Temel ve kalıcı eğitim ilk olarak ailede başlar,Aileden alınan ilk bilgiler beyaz kağıda yazılan yazı gibi çocuğun ruhunda kalıcılık etkisi göstermektedir.Ancak serbest-Rastgele ilişkiden oluşan canlı, bu eğitimden uzak kalmaktadır...(Kişilerin eşleri ile zaman geçirmeleri  sevaptır,Kişinin kötü yerlerden veya yollardansa,eşine-evine  dönmesi ibadettir:Çünkü İbadet ,”Allah’ın YAPINIZ,dediklerini yapmak ;YAPMAYINIZ” dediklerini yapmamaktır..Ayrıca peygamberimiz,”Eşler sevgi/muhabbetle birbirlerinin ellerini tutarsa,parmaklarının arasından günahları dökülür”buyurmuştur.)

9-Toplumun ve manevi değerlerin en temelde ve en güzel olarak sonraki nesillere en güzel aktarıldığı yer ailedir.İnsanın dünyadaki ve Ahiretteki mutluluğu bu değer aktarımdaki başarısına bağlıdır.Bu işlem Ailesiz gerçekleşmez.

 

BEKARLIK-AİLE HAYATI

                 Bekar erkeklere kötü haber

       "Öyle ki yetişkin erkeklerin kadınsız yaşaması ölümcül risk içeriyor. Amerika’daki araştırmaya göre, yalnız yaşayan bekar erkekler, evlilerden erken ölüyor. Çünkü mutlu bir evlilik sağlığa iyi geliyor."    12agustos2010 …nethaher.com     

      AİLENİN BEREKETİ:Habere göre  bekarlar hayatları boyunca, evli çiftlere göre 388 bin 822 dolar fazla para harcıyor.                                                                                       Ev kiralarını, yemek giderlerini, vergilerini kendileri ödeyen bekarlar, aldıkları banka kredilerini de tek başlarına ödüyor.                                                      Çiftler, birçok alanda çeşitli indirimlerden yararlanırken tek başına yaşayanlar için herhangi bir indirim söz konusu olmuyor.     Örneğin tatillerde, tek kişilik bir odanın fiyatı çoğu zaman iki kişilik bir odada kişi başına düşen fiyattan daha yüksek oluyor.         Avrupa'da nüfusun yüzde 29'unu oluşturan bekarların yüzde 60'ı çiftlerin hayat tarzının kendilerinden daha iyi olduğunu düşünüyor.Habertürk       

 

MUTLU AİLE İÇİN

     MUTLU AİLE İÇİN:  -“Erkeği değiştirmeye çalışmak hem enerjinizi, hem de umutlarınızı tüketir. Enerjisiz ve umutsuz kalacağınız bir yola girmektense, daha fazla istifade etmenin yollarını arayın. Ya da aldıklarınızla yetinin! Böylece en azından sağlığınızı korumuş olursunuz.”

             Aile kurma niyetine girilmesinde Dürüst olun, kendinizi başka türlü göstermeyin, sizi olduğunuz gibi seviyorsa, kabul ediyorsa sizinle evlensin.Bir misal üzerinden gidersek konuyu anlatmak daha rahat olacak. Öncelikle evlilik hayatını bir gemiye benzetelim. Erkek bu geminin kaptanıdır(sorumluluklar bakımıdan). Kadın da kıymetli bir yolcu, değerli bir emanettir. Sermayeleri de sevgidir. Birbirlerine ihtiyaçları vardır. Birlikte gitmeleri gereken bir istikamet vardır. Kaptan hem gemiden hem yolcudan sorumludur. Geminin yönetimi ve yolcuyu korumak kaptanın en önemli görevidir. Kaptan nasıl davranırsa bu yolcu ile güzel bir yolculuk yapma ihtimali yüksek olur?

           Birincisi: Yolculuk öncesi yolcuyu doğru bilgilendirmek önemli. Öncelikle dürüst olun.Evlilik öncesi daha yola çıkmadan bu konuda kaptanın açık olması iyi olur. Erkeklerin en büyük hatası evlilik öncesi kendilerini çok zorlayarak istemedikleri şeyleri yapmaları ya da yapacağına dair söz vermeleridir. Evlilik hayatına geçince erkek bunları yapmayınca kadın hayal kırıklığına uğruyor, eşini dürüst olmamakla, olduğu gibi görünmemekle suçluyor.

           Kaptan olarak yolculuk güllük gülistanlık gidecek havası vermeyin. Yolcuya çıkabilecek fırtınalar ve tehlikelerle ilgili bilgi verin. Hazırlıklı olsun. İkincisi: Yolcu ile ilgili bilgi sahibi olmaya çalışın. Yolcu, kaptanın kendi cinsinden olmadığı için kaptanın yolcu ile ilgili araştırma yapıp bilgi edinmesi, yolculuğun selameti açısından önemlidir. Bu yüzden kadın erkek farklılıklarını her erkeğin bilmesi lâzım ki eşine doğru davranabilsin. Sonrasında da yolcunun kişilik özelliklerine dikkat edip onu tanımaya çalışırsa yolculuk daha güzel geçer. Kaptanlık zor bir görevdir, sorumluluk isteyen bir iştir. Yolcu olmak daha rahattır; fakat o rahat kadın içindir, İyi bir kaptan iyi bir yönetici olmalıdır. Yolcu hata edebilir, sorun çıkarabilir, kaptan sorunu çözmek için en iyi yolun ne olduğunu bulmak için gayret göstermek zorundadır. Yolcu hata etti diye, yolcuya kötü davranmak ya da surat asıp bir köşede oturmak iyi bir kaptanın yapacağı işler değil. Günümüzde erkeklerin en büyük hatası, evliliklerinde sorun olduğunda düzeltmeye çalışmak yerine eşlerine soğuk davranarak cezalandırmaya çalışmalarıdır. Yolculukta yolcunun da isteklerini dikkate almak önemlidir, sevgi sermayesini batırmamak için.

             Erkeklere, kendinizi olduğunuz gibi gösterin derken, sadece kendi isteklerinizi yaparak bencilce davranın, demek istemiyorum elbette. Sevgi emek ister, fedakarlık ister. Yolcuyu mutlu etmek için istemediğiniz şeyleri de yapmalısınız bazen, onunla keyifli bir yolculuk yapmak istiyorsanız. Mesela; kadınlar arada bir eşi ile dışarıda yemeğe gitmek ister. Erkek zaten bütün gün dışarıda, öğlen yemeğini de dışarıda yemiştir.(Çalışmayan eşler için) O da bir an önce kendimi eve atsam da karımın yaptığı yemekleri yesem, bir uzanıp dinlensem diye canı ister.Fakat kadın dışarıda yemekten mutlu oluyorsa erkekler arada bir fedakarlık yapıp, eşlerinin isteklerini yerine getirmelidir. Fakat bunu yaparken erkek suratını asıp söylenmemeli, yemek boyunca telefonla iş görüşmesi yapıp eşinin yüzüne bakmayarak ya da hesaba söylenerek eşinin burnundan getirmemelidir. O da karısı ile ilgilenmeli yemeğin keyfini çıkarmalıdır.  İyi bir koca sabırlı olmalıdır. İdare etmeyi bilmelidir. Sabırsızlıkla ve öfkeyle hareket etmemelidir. Yolcuya; güzeli, doğruyu göstermek için en iyi yolu bulmak için çalışmalıdır. Kaptan yolcunun ihtiyaçlarını bilmeli ve yolcunun makul ihtiyaçlarını mutlaka karşılamalıdır.Tüm bunları özetlersek:” Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar. İyi kadınlar, itaatkârdırlar. Allah’ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da “gayb”ı korurlar. Şüphesiz Allah, çok yücedir, çok büyüktür.”(Nisa34.ayet)

         Peygamberimiz,”Her hak sahibine hakkını ver “buyurmuştur.Gene peygamberimiz:”Ben şu iki zayıfın hakkını haram kılıyorum ,kadın ve yetim”buyurmuştur.

         Hz Ali derki,”Çocuklarınızı yaşadığınız çağa göre değil;yaşayacakları çağa göre yetiştiriniz.”..Yani anne babalar çocuklarını digergam,sabırlı,eşlerinin kusurlarını affedebilen insanlar olarak yetiştirmeli,eşler de hatalarından ders alıp aynı hatayı bir daha yapmamaya dikkat etmelidirler.”Elini sıcak sudan soğuk suya sokturmadım “cümlesi aile kuracak evlatlarımız için doğru olmasa gerektir.

       Peygamberimiz,eşinizde beğenmediğiniz bir yönünü görebilirsiniz;ancak beğendiğiniz yönleri daha çoktur”buyurarak mutlu bir ailenin ,doğru iletişimin kodlarını vermiştir.

        Peygamberimiz,”Müslümanın cenneti ailesidir”buyurur.Eşler bu cenneti dünyada kurarlarsa mutlu bir aile kurulmuş olur…Ancak gene mi eve gideceğim!düşüncesinin hakim olduğu yuvalar bu hadise uymaz…

      Çok konuşma:Mesela; nişanlı erkeklerin en büyük şikayeti nişanlılarının telefonda çok konuşması ve az konuşmak isteyince de “sen beni sevmiyorsun” suçlamalarına maruz kalmaları. Bir kadın ve erkeğin konuşma ihtiyaçları asla birbirinin aynı değildir.

       Kadınların beyninin her iki yanında konuşma merkezi olduğu için kadınların konuşmayı severler, ve konuşacak konu bulmakta sorun çekmezler. Erkeklerin konuşma merkezleri sadece solda olduğu için erkekler kadınlar kadar konuşamazlar. Bilimsel olarak; erkekler bir günde yaklaşık yedi bin, kadınlar bir günde yirmi bin kelime kullanıyorlar.

      Ailenin iç ve dış sorunlarıyla uğraşmak,ailenin dışındaki yorucu dünyanın zorluklarıyla mücadele etmek, kadın fıtratına uygun değildir, kadını fazlasıyla yorar yıpratır. İnsan olarak eşitiz; ama sorumluluklar ve haklar noktasında kadın ve erkek eşit olamaz. Çünkü bir gemi eşit sorumluluğa sahip iki kaptanla gitmez, batar. Dümeni, yolcunun isteklerini de dikkate alarak çevirin. İyi bir aile babasının en önemli özelliği güler yüzlü olmasıdır. Asık yüzle otorite ya da saygınlık sağlamak mümkün değildir. Erkek yöneticiliğini güler yüz ve şefkatle yapmalı, kadına nasıl davranması gerektiğini bilmelidir.

        Mutlu bir yuvanın devamı için Kadında, erkeğe psikolojik şiddet (asık yüz, bağırmak, hakaret…)uygulamamalıdır.

        Kadınlara kocalarını nasıl şikayet edeceklerini öğretmek yerine,her iki cinse de  nasıl iyi geçineceklerini öğretmek daha doğru değil midir? Erkeklere öfkeyi kontrol etmek ve öfke sonrası olabilecek sonuçlar üzerine eğitim vermek daha iyi olmaz mı?

    Yeni kurulan aileye her iki aileden ,fazla karışma olmadan gençlerin kendi kendilerine “birlikte yaşama “sanatını  öğrenmelerine imkan verilmelidir.

 

AİLE DE KADIN

     Aile hayatında,kadının yerini ve önemini anlatınız?

1-Kadın, kocası yönünden ve iktisaden bağımsız olup; kadın ve erkeğin malı ayrı olabilir.Kadın, malını istediği gibi kullanabilir.Bu konuda kocasının iznini almasına gerek olmaz.Kur’an-ı Kerim de “Erkeklerin kadınlar üzerinde,kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır,Yalnız erkekler için kadınlar üzerinde bir derece  vardır.”(2/228)buyrulur.

2-Bu bağlamda Kadının yiyecek ,giyecek,tedavi,barınma,içecek .vs..ihtiyaçlarını ,(erkeğin ekonomik gücü oranında) karşılamak ailede erkeğe aittir.Evin yönetiminde eşe danışmak ve söz hakkı vermek gerekir.İslam bilginlerine göre kadının çocuğuna bakma zorunluluğu tartışılmıştır..Eğer kadın bakamaz yada istemezse babanın çocuğa süt anne(bakıcı) tutma zorunluluğu vardır.Ayette:” Anneler, çocuklarını iki tam yıl emzirsinler. Bu, emzirmeyi mükemmel şekliyle uygulamak isteyenler içindir. Annelerin, münasip şekilde yiyeceğini giyeceğini sağlamak, babanın görevidir. Hiçbir kimse takatinin dışında bir görevle yükümlü tutulmaz. Çocuk yüzünden ne annesi, ne de babası zarar görmemelidir. Fakat anne baba aralarında görüşüp anlaşmaya vararak, iki yıldan önce, çocuklarını sütten kesmek isterlerse, kendilerine bir vebal yoktur. Şayet çocuklarınızı başkalarına emzirtmek isterseniz, Kendilerine vereceğiniz ücreti münasip tarzda ödemek şartı ile, bunda da size vebal yoktur. Allah’a karşı gelmekten sakının ve bilin ki Allah yaptığınız her şeyi görmektedir.(Bakara233)

 Kadınlarla iyi geçinme aile hayatında tavsiye,dilmiştir.”Kadınlarla iyi geçininiz”(Nisa suresi 19.ayet)  Peyg.miz”En iyi koca eşine iyi davranandır”buyurmuştur..Bu bağlamda eşin dövülmesi yasaklanmıştır.Kur’an da ve Peygamberimizin sözlerindeKadınların nazik yapılı ,duygusal,kırılgan “olduğu vurgulanmış,erkeklerin eşlerine davranırken bunları dikkate almaları “öğütlenmiştir.Peygamberimiz “Kristal tanelerini kırmayınız”buyurmuştur..Zaten böylesi en güzeli değil midir?

 Kadının eşine karşı görevlerini hatırlatmak gerekir.

 

SORULANLARA CEVAPLAR&YANLIŞ BİLİNENLER:

        S-1-ÇOK EŞİLİK VE İSLAM

         İslam dini  Tarihi süreçte- çok evliliği sınırlamış zamanla bire düşürmüştür.

--Nisa suresi 20:” Bir eşinizden ayrılıp da yerine başka bir eşle evlenmek isterseniz, ayrıldığınız hanıma yüklerle mehir vermiş olsanız da, içinden ufak bir şey bile almayın. Boşanmaya sebep uydurup iftira ederek, göz göre göre günaha girerek bunu almanız hiç münasip olur mu?”

--Ahzap52 “Ey Muhammed! Bundan sonra artık sana başka kadınlarla evlenmen, bunları başka eşlerle değiştirmen, güzellikle hoşuna gitse bile sana helal değildir

--Hayatta insanların yaşamları sadece bu bağlam dahilinde değildir,diğer ihtimalleri göz ardı etmemek gerekir.

     S-2-Evlilik,aşkı öldürüyor mu? “Kendi hayatımı yaşamak istiyorum “denilerek  Aile yıkılabilir ,çocukların hakkı yenebilir mi? Allah’a inanıp ta Allah yokmuş gibi Müslüman yaşayabilir mi? Çift dünyalı ve yaptıklarının görüldüğünü hesaba çekilip karşılığını alacağını bilen insan böyle yapar mı?Anne baba-çocuk olmak zulmetmenin mazereti olabilir mi?İnsanın yüzü duygularının ekranı nasıl olur?

     

 S-3-Kadın erkek eşitliği konusunda neler söylenebilir?

1-Soğukkanlılık,fiziki güç,zorluklara dayanıklılık yönünden, kadınlar erkekler kadar dayanıklı değildirler. Kadın ile erkeğin Fizikî yapısı birbirine benzemez. Birbirine benzemeyen iki şey, birbiriyle mukayese edilmez. Bir erkek kalkıp da, "Madem kadın-erkek eşitliği vardır, ne diye kadınlar da bizim gibi yerin altında, kömür ocaklarında, maden ocaklarında çalışmıyor?" diyemez. Çünkü kadının bünyesi buna müsait değildir. Rusya'da kadın böyle zor işlerde çalıştırılıyorsa da, bu bir hak değil, kadına zulümdür. Herkese bünyesine uygun iş verilmelidir. Cinsleri, vasıfları farklı olanlar arasında mukayese olmaz. Taksi ile tank, birbiriyle mukayese edilmez. Kadın ile erkek iki ayrı cinstir.Elma ile armut mukayese edilmediği gibi, bunların da birbirine üstünlüğü söz konusu olmaz. Ancak vasıfları eşit olan iki şey arasında kıyaslama yapılır. Vasıfları farklı olan şeyler arasında kıyaslama olmaz. Meselâ vapur, uçak ve otobüs binek vasıtası olduğu hâlde, birinin diğerine üstünlüğü söylenemez. Uçak, denizde yüzemediği için vapurdan aşağı sayılmaz. Vapur, karada gitmediği için bisikletten aşağı olduğu söylenemez Tank, taksi kadar hızlı gitmediği için aşağı kabul edilemez, Boksta iki kadın, ancak bir erkek kadar dövüşebilir" dense, bu, kadına hakaret olmaz.

2-Sevgi duyma,şefkat besleme,merhametli olma, acıma,evlat sevgisi yönlerinden kadınlar erkeklerden çok üstündürler. Dinimizde üstünlük, Allah indindeki kıymete göredir, Dinimiz kadına çok değer  vermiş, erkeğe de çok mesûliyet yüklemiştir

3-Kur’an- ı Kerime göre İki farklı cinsin bu farklılıkları düşmanlık sebebi olmayıp bir bütünün farklı iki parçalardırlar;ki bu parçalardan birinin yokluğu diğerini anlamsızlaştırmaktadır.

4-Kur ‘an ın emirlerini yerine getirmede ,erdemli olmada herhangi bir ayrım yoktur,Bu emirleri yerine getiren diğer inden üstün olmaktadır.Allah ın “OKU “emrini yapmada, yasaklarından kaçınma da herkes tarağın dişleri gibi eşittir.Birinin diğerinden farkı yoktur.Bir kadın olan Rabiat-ül Adeviye,Hz.Aişe  gibi.binlerce erkekten üstündür.

5-Eğer –hiçbir ayrıma tabii tutmadan-kadınlar eğitilirse toplum kurtulur,yakındıklarımız/şikayet ettiğimiz durum ve davranışlar, en aza iner.Çünkü Analar toplumun mimarlarıdırlar,her toplumun geleceği annelerin eğitilmişliğinde gizlidir Peyg.miz buna dikkat çelmek için “Cennet anaların ayakları altındadır”buyurur..”

“Bir kişinin  üç kızı varsa bunları güzel yetiştirirse cennete gider buyurmuş,arkadaşlarından birisi iki kızı olsa?demiş O da evet aynı karşılığı alır,1 kızı olanı sormaya çekindim,ama aynı cevabı verecekti”der ,soran kişi

6-Kadın erkek eşitliği meselesinde önemli olan eşitlik değil adalettir:Mesela kadına da erkeğe de aynı işi yaptırmak eşitliktir ancak adalet değildir.O halde kadın erkek eşitliğinden değil de bu iki cins arasında adaletten bahsetmek gerekir..

S-4-Flört ve diğer eş anlamlıları olan kavramlar hakkında neler söylenebilir?

S-5-Aileyi tehdit eden önemli etkenler nelerdir,çözümleri neler olmalıdır?

 

AİLE HAYALLERİN  DEĞİL GERÇEKLER ÜZERİNE KURULMALIDIR

      Okul dersi olarak çocuk eğitimi!

       Bu gün en basit bineği kullanmak için daha kursa gitmek ve belge almak,sınava girmek gerekiyorken ;toplumun sağlamlığının temelini teşkil eden ailenin kurulması için neden bu kadar önem verilmez…Sesimi duyan olur mu bilmem. Ancak ben müfredata, “Evlilik, Aile ve Çocuk Eğitimi” konusunun, mutlaka ders olarak girmesi gerektiğini savunuyorum. Medya’da izledikleri dizilerde ki aşk ve evlilik hikayelerini gören çocuklar / gençler, evliliği de öyle bir şey sanıyor. Bilmiyorlar ki hayat, dizilerin bittiği yerde başlıyor. Dizilerde aşk ve evlilik hikayeleri, sevgililer kavuşunca, dizi final yapar. Gençlerde “mutlu son” ile duygulanır. “Asıl film o günden sonra başlıyor!” gerçeğini kim anlatacak gençlere?

          Aile de anlaşmazlıkların olması normal olup;olmaması anormaldir çünkü iki farklı insan bir araya gelmiştir.Eğer her şey çok iyi gidiyorsa ;iyi gitmeyen bir şeyler olabilir.Aile de erkek ,eşine karşı yerine göre Koca,yerine göre abi,yerine göre şefkatli baba olursa ya da peygamberimiz ibi eşinin yerine kendisini koyarsa mahkemeye ,savcıya gerek kalmadan ,onların enerjilerini başka alanlara kullanmalarını sağlayarak çözülebilir.

       Biz gençlere evlilik, aile ve çocuk eğitiminin önemini anlatmazsak, bugünün gençleri, “MSN’de evlenip, Twitter’de kavga edip, Facebook’ta boşanırlarsa; bu ailenin yani toplumun bozulmasını-kuvvetinin gitmesini hızlandırır.!                                                                                                                            .      ” “Doğurmak annelik, doyurmak babalık değildir!” cümlesi, dilime yapışan bir cümle oldu. Aile tasviri yaparken, çocukların sadece maddi ihtiyaçlarını gidermeyi annelik – babalık sanmanın yanlış olduğunu anlatmak için kullandığım bir cümleydi.    “Yemedik yedirdik, içmedik içirdik, giymedik giydirdik, saçımızı süpürge yaptık ama bu çocuk…” diye başlayan cümleleri kullanan Anneler, bu cümleyi kurmaktan vazgeçin.

    “Cep telefonu istedi aldık! Bilgisayar istedi aldık! Eve internet de bağlattık! Dershane taksitlerini de ödedik!” cümlesini kuran babalar, bu cümleleri kurmaktan vazgeçin. 

     Anneler kendilerini çocukları var eden (Halik), Babalar kendilerini rızık veren (Rezzak) sanıyor galiba? Çocukları yaratan Allah, o çocukların rızkını da yaratmıştır. Anne babaya düşen görev, çocukları için yaptıklar maddi fedakarlıkları dillendirmek değildir. Anne babanın asli görevi, çocukları terbiye etmek, eğitmektir ve hayata hazırlamaktır. EN BÜYÜK YANLIŞLARDAN Biri de ,”çocuğum doktor olsun,öğretmen olsun”demektir;Doğru olan,çocuğum ahlaklı,anne babasını sayan,toplumun kültürünü edinmiş,Annesine “ÖF BİLE DEME”yen doktor-öğretmen…çocuklar olarak yetiştirilmesidir.                  .Buna dikkat edilmeli  sonra da “Çocuğumu büyüttüm,besledim” ancak yüzünü unuttum,denilmemelidir.…Yani çocuklar,Ahlaklı-inançlı evlatlar olarak yetiştirilmeli,Anne baba hakkını bilen evlatlar olarak büyütülmelidirler.

IV.BOŞANMA  

         S-1-Aile düzeni hangi şartlarda bozulabilir?

“Allah ‘ın en sevmediği helal olan şey, boşanmadır” (Hz.Muhammet) Bazen ufacık bir şey yada halledilmesi mümkün olan bir şey büyütülmekte ,işler gurur meselesi yapılmakta,egolar,şeytan işin içine girmekte,sonra yuvalar dağılmakta,bundan sonra çok çok pişman olunmaktadır.Bir çok eş”Keşke bu sebepten dolayı yuvamı yıkmasaydım”demiştir.Özür dilemek erdem dir.Olgun insan Özür dileyebilendir.(Benim eşeğim kara diyebilmek ,erdemdir)Eşlerin birbirlerinden nefret etmesi-geçinememe-Malum ihtiyaçların karşılanamaması-cüz zam hastalığı-Eşin kaybolması-Kötü muamele-deli olma...

     Sevdiğini elde edemezsen elde ettiğini sevmeye çalış.

Eşini iyi seç; Çünkü bu senin mutluluğunun veya mutsuzluğunun yüzde doksanını oluşturur.

     İyi bir evlilik iki şeye bağlıdır; Birincisi doğru insanı bulmaya, ikincisi doğru insan olmaya.

Peygamberimiz eşlere:”Eğer eşinizde beğenmediğiniz bir yön görürseniz beğendiğiniz yönlerini düşününüz “buyurur…

  S-2-Aile içine başkalarının karışması ! Aile üyelerinin birbirlerini şikayet etmeleri?

          Sonra evine gelecek. Ne olacak? Karı koca hasretle birbirlerine sarılacaklar!Akşam çaylarını içerken adam hapiste karısa yazdığı şiiri okuyacak!Akşam birbirlerine sarılıp hasret giderecekler,adam hapiste karısının kokusunu ne kadar özlediğini fısıldayacak kulağına!                                                                                        .         Bir örnek verelim,On beş yıllık evli hanım, güzel bir evliliği var, karı koca birbirlerini çok seviyorlar. Erkek bir kez eşine karşı hata işlemiş;fakat geçen aylarda ciddi bir tartışma yaşıyorlar. Sabah eve polisler geliyor, kadın çantayı çocuğu almış, kocası gitmesine engel olmasın diye de polis çağırmış, polis eşliğinde gidiyor. Şimdi babasının evinde polis çağırdığına çok pişman; fakat kocası affetmiyor. Lojmanda oturuyorlar, kocası “Beni bütün iş yeri arkadaşlarıma rezil ettin, bu evlilik biter.” Diyor,aile yuvasının devamına onay vermiyor...Yani aile içi sorunları Polis değil,eşlerin kendileri çözmelidirler.İşte bundan dolayı eşler birbirlerinin haklarını gözetmelidirler .                                  

          --ŞU İLKE KULAĞA KÜPE OLMALIDIR: Ey insanlar ! ...

       “Kadınların haklarına riayet ediniz. Bu hususta Allah'tan korkunuz. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onları Allah adına söz vererek helâl edindiniz. Sizin kadınlar üzerinde haklarınız olduğu gibi, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınız; onların aile şerefini , sizin hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. “(Veda Hutbesi)

Kaynaklar:Kur’an-Kerim(T.C.Diy.işl.bşk.Terc. ank.)Meb Din kül ve ahlak bil.Orta öğretim,İ.Öğrt. öğretmen klavuz kitabı (2010 ank), 1999 ve sonrası Meb. din kül kitapları T.C.diy.işl.bşk.yayınları:İslam ilmihali(II cilt),İslam ansiklopedisi(42Cilt),Meb orta öğretim Lise,ilköğretim din kül kitapları,Değişen 2005 Tarihli din kül ve ahl.bil Müfredatı,1739 sayılı Milli eğitim temel kanunu(Özellikle 10.madde),Anayasanın tecziyelendirme ve kamu hakları hukuku ile ilgili maddeleri,Meb Öğretmenin görev ve sorumluluklarına dair yönerge,genelgeler. Ayetler ışığında bilim (T.C.diy işl.bşk yay.Onk Dr.Haluk Nurbaki),Atatürk’ün oluşturulmasını emrettiği Hak Dini Kur’an dili adlı Tefsir kitabı (10Cilt),T.C.İlahiyat Fakülteleri dergileri.T.C.Meb İstanbul Valiliği “Değerler eğitimi genelgeleri”(oluşturulmak istenen hedef değerler)- www.diyanet.gov.tr,Dinimi öğreniyorum (T.C.diy.işl.bşk.yay.ank.) Diyanet Aylık Dergi

Bu haber 206 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

AİLE VE DİN

İSLAM DA NİŞAN VE NİŞANLANMA!

İSLAM DA NİŞAN VE NİŞANLANMA! Nişan ve nişanlılık devresi nasıl olmalıdır? Tarafların görüşmelerinde ölçü ne olmalıdır?

İSLAM VE KADIN HAKLARI i

İSLAM VE KADIN HAKLARI  i İslamda Kadının Yeri

HZ.MUHAMMED (S.A.V)

ATATÜRK VE DİN

GALERİ

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

SİTE İSTATİSTİKLERİ

Kategori 63
Haber 1057
Yorum 115
Haber Okuma 1914913
Editör 12


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi