BİLGECE BAKIŞ
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama
FAİZ NEDEN İSLAM DA YASAKLANMIŞTIR?

FAİZ NEDEN İSLAM DA YASAKLANMIŞTIR?

Tarih 26/Eylül/2017, 12:35 Editör BİLGE BİLGE

İSLAM, FAİZİ NEDEN YASAKLAMIŞTIR?


        Faiz70: Son 25 yılda yatırımların 4 katı faiz ödedik! ATO’nun “Faiz” araştırmasına göre; son 25 yılda devlet bütçeden 435 milyar dolarlık faiz ödemesinde bulunurken, yatırımlara ayrılan pay, bunun 4’te 1’ine bile ulaşamadı. 1983-2007 yıllarını kapsayan dönemde devletin topladığı her 100 dolarlık bütçe gelirinin 41 doları, her 100 dolarlık verginin 51 doları faiz ödemelerine gitti...2-9-2007 vakit

    Tanımı:RİBÂ-FAİZ:: "artık değer"in ismi olmuştur ribâ, insanın malını karşılıksız olarak almaktır. Yüz lirayı, yüzbir liraya peşin ya da veresiye satmak, bütün çıplaklığıyla açıktır ki, o bir lira fazlayı karşılıksız almaktır.

 FAİZ NEDEN HARAMDIR

    
***ÖNCELİKLE ,ALLAH'IN KİMSENİN İBADETİNE  VEYA ŞÖYLE BÖYLE DAVRANMASINA İHTİYACI YOK İKEN NEDEN BİZDEN BAZI DAVRANIŞLARI YAPMAMIZI BAZILARINI YAPMAMAMIZI İSTEMEKTEDİR?

1-Faizci, borç verip ribâ alabilmek için daima bir muhtaç insan arar. Bu insan, ihtiyacı olduğu için borç alır,bu borcu daha da artar,Faizli para verirken de parası kesilir.%50 de faiz alınır. Ve her ribâ bir bedel verilmeden alınan açık bir fazlalık olduğu için, ihtiyaç sahibinin ihtiyacını hafifletecek yerde onun emeğini ve üretimini karşılıksız gasp eder, dolayısıyla borç yükünü daha da ağırlaştırır ve gerçekte o toplum ribâcılara çalışmış olur. 
   
  2-Faiz,Muhtaçların kazançlarını ellerinden alan ve üretimin hedefini kamu yararından kişi çıkarlarına doğru kaydıran, gerçekte ise üretimden ziyade tüketime hizmet eder.İslam inancında Başkasının malına el uzatmak,tıpkı canına kastemek gibi haramdır.  Faizler düştüğünde,herkes iş aş buldu.Çalıştıracak insan bulmakta zorluk yaşandı.Faizden parasını çeken ev aldı,fabrika kurdu.Araba alındı.Birde faizin olmadığı zamanı düşünelim? 
   
3-Faiz verenler, hiçbir üretim yapmadan paralarını durmadan arttırmak isterler,emek ve üretim yapmadan ,ticaret ve üretim riskine girmeden devamlı arttırrmak isterler. 
 
  4-Faizli sistemlerde:Toklar azalmış, açlar çoğalmış, gülenler eksilmiş, ağlayanlar artmıştır. Dünyalar kadar mal yığılı olsa, parası olmayan yine fakirdir. Derken çalışan ve üretime katkıda bulunan emek sahipleri ile, sermaye sahipleri arasında kin ve öfke başlar.Açlıktan kıvrananlar,ya da diğer insanların lüks ve rahat kendilerinin yoklukta yaşadıklarını gören bu insanlar ellerini zenginlerin mallarına uzatırlar,ya da gasp hırsızlık yaparlar.”Aç it ambar yıkar”sözü bunu anlatır.Bazı zengin ülkeler bu saldırıyı önlemek için işsizlik sigortası sistemini getirmişlerdir. 
    
 5-Emek ve çalışmanın karşılığı, faiz kanallarından ribacıların ellerinde toplanır,Çalışan çalıştığını sermaye sahibine teslim eder, derece derece ve gitgide servet tekelleşmeye başlar, lüks ve zararlı tüketim, meydanı alır, sermaye sahipleri lehine tüketim önem kazanır  6-Faizle kredi alan bir iş adamının alınterini-kazancına ,borç veren riske girmeden ortak olmuş olur.Müteşebbis,100 araba üretecekken,50 araba üretir,bu krediden yansıyan maliyeti,satış bedeline yansıtır ve tüketici daha pahalıya mal amış olur. 
 
 6- Ribâ insanları cidden çalışıp kazanmak ve üretim ile meşgul olmaktan uzak tutar. Çünkü herhangi bir sûretle beş on kuruş para sahibi olmuş bulunan bir kimse faizcilikle parasını peşin veya veresiye arttırmak imkanını bulunca artık geçimini kazanmak için az veya çok kolay bir yol elde etmiş olur. Ve o zaman zahmetli olan ticaret veya sanatlarla çalışıp kazanmak zorluğuna ve sıkıntısına dayanamamaya başlar. Bu durum, yüksek üretim yapmaya kabiliyetli birçok kimsenin çalışmalarından iş dünyasının mahrum kalmasına ve bundan dolayı da halkın genel çıkarlarının kesilmesine sebep olur. Halbuki dünya ve toplum düzeni ticaretler, üretimler, sanatlar ve bayındırlık faaliyetleri ile gerçek boyutunu kazanır. 
 
7- Ayrıca Tefeciler,Faizli paralarını tahsil edemediklerinde,”ne kadar zorba ve gaddar olduklarını göstermek için”paralarını ödemeyenlere akla gelmeyen işkenceler ederler(Mezbahanenin buz dolabına koymak gibi.Böylece acıma gibi insani duygular yerini hayvanların dahi yapamadığı vahşete bırakır.Borçluların yada çocuklarının organlarını satmak…)  8-Faiz,Zenginlere fakir fukaradan fazla bir mal çekmek imkanını bağışlamak demektir ki, bu da Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın rahmetine aykırı düşer 
 
 8-Bir insanın bir tanıdığına,faizsiz borç vermesi; onların hem hoşuna gider, hem de bu durum ahlâk ve sosyal güvenin gelişmesine, yaygınlaşmasına ve neticede de sosyal düzenin sağlamlaşmasına sebep olur. Herkes ihtiyacı ölçüsünde tüketmeye, tükettiği ölçüde ödemeye mecbur olacağından borcunu ödemede titiz davranır, vaktinde ödemeye daha çok gayret gösterir ve borcuna dört elle sarılır.Ama faizle para alınmışsa,bu fazlalığı ödemek insane ağır gelir.Bu gün Faiz verenler,Ana paradan once faizleri tahsil ederlerki ileride borçlu borcunu kapatsa bile onlar gene bu işlemden kar etmiş olsunlar. 
 
  9-Faizlerin yüksek olduğu yerlerde üretim sanat,sanayi gelişemez;Çünkü Herkes ticaretin ve üretimin riskine,fabrika kurup zarar etme riskine girmemeye dikkat eder.ve kolay yoldan risksiz para kazanma yolu olan faizden kazanır. 
 
 10-Faiz Yardım etme-Allah rızası için başkasına borç verme yardımlaşma duygularını yok eder.Herkes ihtiyacı ölçüsünde tüketmeye, tükettiği ölçüde ödemeye mecbur olacağından borcunu ödemede titiz davranır, vaktinde ödemeye daha çok gayret gösterir ve borcuna dört elle sarılır. Bu şekilde halk arasında iyilik, ihsan, yardımlaşma ve dayanışma duyguları silinmeye; yerine hırs, kin, öfke ve saldırganlık fikirleri yayılmaya yüz tutar Bu da toplumun felakete sürüklenmesi demek olur 
 11--En az emekle ve en az zahmetle çok kazanç sağlamaktır. Bol kazanç elde etmenin en rahat, en kısa yolu da faizciliktir. Faizde kâr muhakkak ve kuvvetli; ticarette ise riskli, zayıf ve vehim, yani varsayımdır 
  
12-Üreteceği ya da açacağı fabrikası için sermayesi olmayan girişimci,para babalarından yüzdesi yüksek olan faizli para alır…Sermayesi ve bu faizi düştükten sonra kara geçmesi muhtemeldir.Ürettiği malın satış fiyatına aldığı bu faizli krediyide ekleyeceğinden,tüketicilere bu faiz pahalı mal olarak yansır.-. 
 
13-Eğer mal değişimi yapılacaksa kandırılmayı önlemek için Herkes malını satar fark ödenir.  14-Faiz uygulamalarındaki temel unsurları içerdiği ve bencillik, açgözlülük, bireysellik ve kumarbazlıktan ibaret olan bu mantıkla `nasıl olursa olsun, yeter ki kâr edeyim'den ibaret düşünceye bulaşmış olduğu sürece tüm faiz uygulamaları haramdır. 
 
15-Allah Faizli işlemlerden bereketi kaldırır.. Amerika, İsviçre ve maddi refahı olan birçok ülkede insanların genelde maddi açıdan bir sorunlarının olmadığı bir gerçektir. Ancak insanlar mutlu değildirler. Zengin oldukları halde sıkıntı, yüzlerinden okunuyor. Yoğun üretim faaliyetinde bulundukları halde doyumsuzluk hayatlarını yiyip bitiriyor. Bu doyumsuzluklarını kimi zaman çılgınlık ve haykırışlar ile, kimi zaman ilginç görüntü ve aykırılıklarla, kimi zaman da cinsel ve ruhi sapıklıklarla dışa vururlar. Ardından kaçına ihtiyacını duyarlar, kendilerinden, içinde yaşadıkları boşluktan, , intihar etmekle, çılgınlıklar yapmakla ve anormalliklerle kaçıyorlar. Sonra bu sıkıntı, boşluk ve hiçlik duygusu hiçbir zaman peşlerini bırakmıyor, rahat yüzü göstermiyor bu zavallılara... Niçin?.. bunün başlıca sebebi, insanların dertli, ızdıraplı, bahtsız ruhlarının, bunca maddi gelişmişliğe rağmen, ruhun gıdası olan imandan, Allah'a güvenden, bir de Allah'a imanın ve yoksun olmalarıdır.  16-dengeli ve eşit bir şekilde dağıtılmayan maddi şeyler ancak, bankalardaki bürolarına kapanan bir avuç para babası faizcinin elinde menfaatini gözeten ekonomi belası oluşturmaktadır. milyonların ezilmesi, yoksulluğu ve hayatlarının bozulması ve bütün insanlığın hayatına şüphe, sıkıntı ve korku tohumlarının ekilmesi pahasına da olsa en fazla kâr gerçekleştirecek üretimi sağlamaktır.(28 şubat krizinde bankalara olan borcundan dolayı intihar eden onca değerli fabrikatörler…) 
  
 17-Yanlış mantığa sahip olmak ta bir çarpılmışıltır."Faiz yiyenler şeytan tarafından çarpılmış kimseler gibi ayağa kalkarlar..."Artık bu insan için bir çok doğru yanlış yanlışlar da doğru kabul edilir olur. 
  
18-`alış verişte faiz gibidir'. Oysa Allah, alış-verişi helal, faizi ise haram kılmıştır...
"Dayandıkları benzetme, faiz gibi ticaretin de fayda ve kâr sağlamasıydı. Çünkü ticari işlemlerde kâr da zarar da mümkündür. Ayrıca kişisel yetenek ve çaba, hayatta yürürlükte olan tabii şartlar kâr ve zarar üzerinde etkili olmaktadır. Faiz işlemlerinde ise bütün durumlarda kâr haddi belirlenmiş olur. İşte başlıca fark budur. Haram ve helâl kılınma nedeni bu noktada yatmaktadır. Her ne şekilde olursa olsun, kârın garantiye alındığı tüm işlemler, kârın kesin ve belirlenmiş olmasından dolayı faiz kapsamına girerler. "Oysa Allah alış-verişi helal, faizi ise haram kılmıştır." 

 19-Vazgeçip tevbe edersem Allah, günahlarımı belki affeder. Bundan sonra artık faiz almayacağım." Faizle muamele gördüğü halde, içinde bereket, huzur, mutluluk, güven ve sükunet adına birşey kalan bir toplum görmemiz mümkün değildir. Yüce Allah faizi eritir. Bu uygulama bulunduğu topluma kıtlık ve bedbahtlıktan başka birşey kazandırmaz. Bugün ise bu ülkelerden bütün dünyaya, sıkıntı, dehşet ve ızdırap saçılmaktadır.(IMF ye her yıl Türkiye bütçesinin yüzde çoğu faiz ödemesi olarak gidiyor Böylece zengin ülkeler gelişmekte olanları bu yolla sömürüyorlar. 

20- Sadaka ve zekat gönüllü olarak verilir. dayanışma ve yakınlaşma esasına dayanır. şefkat, sevgi, hoşnutluk ve hoşgörü ruhu topluma egemen olur. Kuşkusuz bin defa "lailaheillallah, Muhammedün Resulullah" deseler de Allah'ın haram kıldığını helal sayanlar, küfür ve günah sıfatını hak etmektedirler. Çünkü İslâm, dille söylenen bir kelime değildir. O bir hayat düzeni ve pratik hayat metodudur. Onun bir parçasını inkâr etmek bütününü inkâr etmektir. 

 21-Faiz den para kazananlar, bunu devamlı yaptıklarından Malları ve servetleri hep katlanır.(Krizde,birileri irtica,gericiler…diye yaygara kopardılar sonra birileri bu dumanlı havada; hep bankaları boşaltılar ve Türkiye nin geleceğini 50 milyar doları çebe indirerek çaldırlar sonra Memurunun maaşını ödeyemez hale gelen Devletimize yüzde 7000 lerle faizli para verdiler.Ayrıca para babaları devletten Tahvil almakla Tüm türkiyenin Faizini yemektedirler.

         Eğer bu faiz borcu olmasa her yıl Türkiyenin faize ödediği bu kadar çok para (100 kamyon altın her ay:TOB başkanının Rıfat hisarcıklıoğlunun ifadesiyle Faize Türkiye para ödüyor.). Böylece sürekli tekrarlanmak ve birleşmek suretiyle kesintiye uğramadan zamanla birlikte "kat kat" katlanır.

         faiz düzeninin bir diğer özelliği de ekonomik ve siyasal hayatın bozulmasıdır. Müslüman bir toplum oluşturmayı hedef edinen İslâm ise, "Allah'a ve Peygambere itaat ediniz ki rahmete kavuşabilesiniz."dusturu ile Tüm toplumun ve canlıların bu rahmetten yararlanmasını ister.Bunu yapan Toplumlarda “Zekat veren insan bulunamaz olmuş”**rahmetin de bu itaate bağlı olarak tecelli etmesi geneldir. 

22-her ne surette olursa olsun faiz yiyen kalpte Allah ve O'na itaat duygusu barınamaz Bu inançta Olan Müslüman,Zenginlikte ve fakirlikte ölçüsünü bilir .Mesala Zengin olunca karısını aldatan erkekler az değildir. Müslümanı Ne darlık ne de bolluk bu özelliklerini değiştiremez.” Bolluk onları şımartıp oyalamaz, yokluk ta onları sıkıp görevlerini unutturamaz”. Cimrilik ve ihtirastan kurtulmaktır... Allah'tan korkmak ve O'nun gözetimini idrak etmektir... Mal arzusundan, ihtiras köleliğinden ve cimrilik ağırlığından İslam kuratır.  Allah'ın sevdiği ve onların da Allah'ı sevdiği bir toplum... Hoşgörü, kolaylık ve kurtuluşun, kin ve intikamdan daha yaygın olduğu toplum... Birbirine bağlı, kardeşçe yaşayan güçlü toplum olur.bir hadis-i şerife göre: "Haram ile helal birleşince haram öne geçer” Kur an I Kerim ayatelerinde:  “Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin ve insanların mallarının bir kısmını, bile bile günaha girerek yemek için onları yetkililere teklif etmeyin." (Bakara 2/188) Ey iman edenler, faizi kat kat arttırılmış olarak yemeyin. Ve Allah'tan korkup-sakının umulur ki kurtulursunuz. (3/130)  275-

     Faiz yiyenler şeytan tarafından çarpılmış kimseler gibi ayağa kalkarlar, Bu onların "alış-veriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah alış-verişi helâl, faizi ise haram kılmıştır. Kim kendisine Rabbinden bir öğüt gelir-gelmez faiz yemeye son verirse geçmişte aldığı faizler kendisinden geri alınmaz. Onun işi Allah `a kalmıştır. Fakat kimler tekrar faizciliğe dönerlerse onlar, orada ebedi olarak kalmak üzere Cehennemliktirler.(2/275)  276- Allah faizi eritir. Buna karşılık sadakaları artırır. Allah (haramda ısrar eden) hiçbir günahkar kâfiri sevmez.(2/276)Cabir b. Abdullah'tan şöyle rivayet edilir:

 "Resulullah, faiz yiyeni, yedireni, şahit olanı ve yazanı lanetledi. Ve `bunların tümü aynı oranda sorumludurlar' dedi." (Müslim, Ahmet, Ebu Davud ve Tirmizi)

Bu haber 26 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

SORULANLARA CEVAPLAR

KUR'AN DA BAŞÖRTÜSÜ VAR MI? (Nur, 31)

KUR'AN DA BAŞÖRTÜSÜ VAR MI? (Nur, 31) KUR'AN DA BAŞÖRTÜSÜ VAR MI?

REENKARNASYON OLABİLİR Mİ?

REENKARNASYON OLABİLİR Mİ? Reenkarnasyon (Ruh Göçü/Tenasüh) Mümkün müdür?

HZ.MUHAMMED (S.A.V)

ATATÜRK VE DİN

GALERİ

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

SİTE İSTATİSTİKLERİ

Kategori 63
Haber 1053
Yorum 115
Haber Okuma 1905693
Editör 12


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi