BİLGECE BAKIŞ
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama
OSMANLI DA HİLELİ MAL ÜRETENLERE VERİLEN CEZALAR

OSMANLI DA HİLELİ MAL ÜRETENLERE VERİLEN CEZALAR

Tarih 30/Eylül/2017, 14:30 Editör BİLGE BİLGE

OSMANLIDA ESNAFA VERİLEN CEZALAR


OSMANLI DA  ESNAF VE  AHİLİK TEŞKLATI(ESNAF SANATKARLAR BİRLİĞİ)
   OSMANLI  DA HİLELİ MAL ÜRETENLERE VERİLEN CEZALAR.
https://www.youtube.com/watch?v=Xfs8PwdBHL0&feature=youtu.be
Osmanlı esnafı, işlediği suçlardan dolayı, çeşitli müeyyidelere tabi tutulmuştur. Osmanlı hukukunda, esnafı ilgilendiren cezaları çeşitli bölümlere ayırmak mümkündür. Buna göre, bedenî cezalar başlığı altında idam, uzvun kesilmesi ve dayak sayabiliriz. Malî cezalar ise para cezalarıydı. Hapis, sürgün, zincire vurma, kürek cezasını, hürriyeti bağlayıcı cezalar olarak ele almak mümkündür. Manevî cezalar ise, suçlunun tekdir edilmesi, azarlanması ya da nasihat yoluyla ikaz edilmesi ile teşhir edilmesi şeklindeki cezalardı . 

Biz bu yazımızda yukarıda anılan suçlardan bir kaçına değineceğiz.
https://www.youtube.com/watch?v=cTPziaKAL3E

1-Hileli Mal Üreten Esnaf Çarşı ve Pazarda Teşhir Edilirdi


Osmanlı esnafının muhatap olduğu cezalardan biri de, rencide edilecek şekilde çarşı pazarda dolaştırılmasıydı. Mesela ekmeğin dirhemini belirlenen narha aykırı bir şekilde düşüren ve bu yolla, haksız kazanç elde eden fırıncının aldığı cezalardan biri de buydu. Böylece toplum içinde rencide olan esnafın caydırılması hedeflenir, suçun tekrarının önüne geçilmeye çalışılırdı. 

Osmanlı esnafına uygulanan teşhir cezası, muhatabı olan esnafı oldukça etkilemesi beklenen ve caydırıcı yönü ağır basan bir cezaydı. Malı teşhir edilen esnaf, gerek kendi camiası içinde, gerekse tüketici nezdinde ciddi bir itibar kabına uğramaktaydı. Aynı zamanda bu ceza, söz konusu esnafın ticaretini de olumsuz yönde etkilemekte ve bu durumdaki kişilerin toplum içinde sahtekâr esnaf olarak tanınmalarına yol açmaktaydı .




2-İhtiyaç Fazlası İş Yeri Açanların Dükkanları Kapatılırdı


Dükkân kapatma cezasının en sık uygulandığı durumlar, ihtiyaç fazlası işyerlerinin açılması haliydi. Öncelikle, fazla işyerlerinin tespiti yapılırdı. Mevcut dükkânlarda olduğu gibi yeni açılanlarda da yapılan uygulama, bu dükkânların defterlere kaydedilmesiydi. Böylece hangi işyerinin nizama uygun olarak açıldığı, hangisinin kaçak olduğu belirlenmiş olurdu. Kayıtlı olmayan işyerleri kaçak sayılmaktaydı. Kaçak işyerlerine herhangi bir müsamaha gösterildiğine dair örneklere rastlanmamaktadır. Yine belirlenen yerler dışında, esnafın mesleğini icra etmesi veya kapalı iken dükkânını yeniden açması da suçtu. Çevreye rahatsızlık vermek, mesleğin prensiplerine aykırı hareketlerde bulunmak, işyerini maksadının dışında gayri meşru işlerde kullanmak gibi suçlarda, dükkân kapatma veya meslekten ihraç cezası uygulanmıştır .



3-Çevreye ve Halka Zarar Veren İş Yerleri Kapatılırdı


Çevreye ve halka rahatsızlık veren işyerlerinin de kapatma cezasına tabi tutuldukları ile ilgili yaygın örnekler arasında, bozahaneler gelmekteydi. Bu kapsamda, bazı bozahaneler, içki sattıkları için ve buralara uygunsuz kişilerin girmesi dolayısıyla, fitne yuvası haline geldiklerine hükmedilerek kapatılmışlardı. Yine, cami yakınlarında faaliyet gösteren bozahanenin müdavimleri, fazla gürültü yaparak cami cemaatini rahatsız ettiklerinden, söz konusu bozahanenin kapatılması için fetva verilmişti .



4-Fitneye Sebep Olan Esnaf Meslekten İhraç Ediliyordu


Kadı tarafından esnafa, bazı durumlarda meslekten çıkarma cezasının verildiği olmuştur. Meslekten ihraç edilmeyi gerektiren suçlar arasında, iş yapmamak, esnafın ödemesi gereken vergilere iştirak etmemek, fitneye sebebiyet vermek, sahtekârlık yapmak, ahlaksızca davranışlar sergilemek ve diğer esnafa kötü sözler söylemek gibi durumlar yer almaktaydı. Burada dikkati çeken husus, ahlaksızlık yapmanın ya da kötü söz söylemenin esnaf için meslekten çıkarma gerekçesi olmasıydı .



5-Kaçakçılık Yapan Esnafın Malına El Konurdu


Özellikle İstanbul'a getirilmesi gereken zahirenin daha çok para kazanmak maksadıyla, dışarıya götürülerek yabancı tüccarlara fazla fiyata satılması, önemli bir suç olmanın yanında, sıkça görülen bir yolsuzluktu. Böyle zamanlarda zahireyi satan esnaftan, parası geri alınarak yabancı tüccarlara iade edildikten sonra, zahireye de devlet tarafından el konulurdu. Yine gemileriyle İstanbul'a zahire getirmekle görevli tüccarın mala yabancı maddeler katmasından dolayı, gemileri Tersane-i Âmirede bağlanırdı . Geçici olduğu anlaşılan bu ve benzeri cezalarla, zahire kaçakçılığına ve hileli mal satma işine bulaşan esnafın caydırılmasına çalışılırdı.



6-Fırıncılara Verilen Cezalar


Osmanlı Devleti’nde en fazla kontrolü yapılan ürün ekmek ve et idi. Nitekim Birinci Abdülhamid, devlet adamlarına hitaben kendi eliyle kaleme aldığı bir emirde, "Her şeyden önemli olan et ve ekmektir" demekteydi. Ekmek Osmanlı arşiv belgelerinde "nân-ı aziz" olarak geçmektedir.



a-Padişahlar Fırınları Denetliyordu

Ekmek halkın ana gıdası olduğu için başta padişah ve sadrazam olmak üzere bütün devlet görevlileri fırınları sıkı bir denetim altında tutarlardı. Fatih Sultan Mehmet bazen resmi olarak, bazen de tebdil-i kıyafetle, yani kıyafet değiştirerek Unkapanı'ndaki, Kapalıçarşı'daki esnafı sık sık dolaşarak, devletin koyduğu kanunlara uyulup uyulmadığı kontrol etmişti. 1774-1789 yılları arasında Osmanlı tahtında bulunan Birinci Abdülhamid de sık sık esnafı denetleyen padişahlardandı. Sultan Birinci Abdülhamid, tebdil-i kıyafet ederek fırınlara gider, ekmeğin ağırlığını, rengini, içine konan maddeleri kontrol ederdi.



b-Fırının Önünde Rezil edilen Fırıncılar


Eğer ekmek kanunnamede belirtilen gramajın altındaysa fırıncının kafasına suçlu olduğunu belirten tahta bir külah geçirilir veya para cezası verilirdi. Gramajda meydana gelen yüzde 5 oranındaki sapmalar beşerî bir yanılma olarak görülüp ekmekçi esnafına herhangi bir ceza uygulanmaz ancak sapmalar bu oranı aştığı zaman ekmekçiler ikaz edilirdi. Eğer devletin belirlediği gramaja aykırı tutumlar tekrar ederse ceza uygulanmaya başlanırdı.

Ekmek sıkıntısına veya ekmekteki yolsuzluklara karşı alınan en sert önlem fırın işletmecisi veya çalışanlarının işyerlerinin önünde asılmasıydı. 21 Mart 1772'de Üçüncü Mustafa Vezneciler'de bir ekmekçinin tezgâhtarını başkalarına ibret olması için astırmıştı. 8 Mart 1774'te de Kaymakam Süleyman Paşa Vefa Meydanı'nda bir ekmekçiyi idam ettirmişti.




c-Sultan I. Abdülhamid’in Dokunaklı Bir Yazısı: Ekmeği Görsen Ağlarsın

Osmanlı tarihinin en ilginç hükümdarlarından biri olan Birinci Abdülhamid esnafı en çok denetleyen padişahlardandı. Birinci Abdülhamid döneminde savaşlar ve yangınlardan dolayı İstanbul halkı büyük sıkıntı çekmişti. Sultan sık sık tebdil-i kıyafetle şehri dolaşır, denetimleri bizzat yerinde yapardı. Birinci Abdülhamid dolaştığı fırınlara gördüğü aksaklıkları yetkililere hitaben bizzat kendi eliyle yazdığı emirlerde belirtiyor, numune olarak aldığı ekmekleri rengi ve gramajlarına bakılması için kaymakama, yani sadrazam vekiline gönderiyordu.

Abdülhamid’in yazdığı emir çok dokunaklıydı: "Yapılan ekmekleri yiyip helâk olanları haddi hesabı yoktur diye konuşulur. İstanbul'da nân-ı azizi görsen, billâhi ağlarsın. İnsan değil köpek yemez. Bilirim savaş vakitleri böyle... Yiyenler hastalanır. Bari yalnız darı olsa, bu kadar olmaz. Tersane'den verdiklerine bakla, nohut tanesi gibi sair şeyleri karıştırıyorlar" .




d-Ekmeği Yeterince Pişirmeyen Fırıncı  Kulağından Duvara Çivilenirdi

 Bu da toplumun temel beslenme aracı durumundaki ekmekte meydana gelebilecek istismarların, ciddi sonuçlar doğurabileceği endişesinden kaynaklanmaktaydı. Bu ceza, aynı zamanda devletin beslenme meselesine verdiği önemin de bir göstergesiydi .




------
Ekrem Buğra Ekinci, Osmanlı Hukuku Adalet ve Mülk, İstanbul 2008, s. 338-343; Mehmet Demirtaş, Osmanlı Esnafında Suç ve Ceza, s. 291.
Demirtaş, aynı eser, s.298-299.
Demirtaş, aynı eser, s. 300.
Tahsin Özcan, Fetvalar Işığı Altında Osmanlı Esnafı, İstanbul 2003, s.151; Demirtaş, ayı eser, s. 303.
Demirtaş, aynı eser, s. 309-310.
Salih Aynural, İstanbul Değirmenleri ve Fırınları Zahire Ticareti (1740-1840), İstanbul 2002, s. 48; Demirtaş, aynı eser, s. 313. 
Erhan Afyoncu, Kanunlara Uymayan Fırıncılar İbret Olsun Diye Fırınlarının Önlerinde Asılırlardı, 17 Ekim 2010 Bugün Gazetesi.
Osman Nuri Ergin, Mecelle-i Umur-ı Belediye, C.I, s. 384; Demirtaş, aynı eser, s. 319. 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Misafir Avatar
HABİB TANIŞ5 yıl önce

sayin hocam yazinizi zevkle okudum günümüzle mukayaese yapmaya çailiştim.ecdadinimz ne güzelişler yüyapmiş bizler bu ecdadi anlamada hala dzorluk çekiyoruz,onlarin yaptiklarini anlamamk için çalişiyoruz.bizler müşteri memnuniyeti,,tüketici haklari tüketici kanunlari vb gibi konularda ahkam kesmeye çişiyoruz.ecdadimiz bunlari yüz yillar önce yapmiş.onlari anlamayip başka ülkelerden çevirme konunlarla uğraşiyoruz.hocam sizden bir ricam olacak esnaflik ilkeleri konulu bir yazi yazin bu yaziyi esnafimiza dağitilsin.ilim,izdeki esnaf odalari bu konuida sizlere derstek olurlar sanirim.bizler özümüzde olan güzellikleri yaşayalim onlar bizlere yeter.saygilarimla

Misafir Avatar
ahmet bolat5 yıl önce

hocam allah razı olsun. bu tür yazılarınızın tarihi gerçeklerin devamını bekliyoruz.

Misafir Avatar
baybars0695 yıl önce

10-12 öğrenciye 1000-1200 tl. ev kiraya veren ev sahipleri için acaba ne ceza önğörmüşler

Misafir Avatar
mustafa kartal4 yıl önce

hocam ne güzel özetlemişsiniz günümüz esnafına özellikle idarecilerine ibret olur inşallah.atalarımızın bize miraz bıraktığı dinimizin öngördüğü dürüstlük hak ve



Kaynak: http://www.gumushane.gen.tr/v2/osmanlida-esnafa-verilen-cezalar-makale,441.html#ixzz4u9zjDdBT 
Follow us: @gumushane on Twitter | gumushane.gen.tr on Facebook

Bu haber 22 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

TASAVVUF(S57-75)ü4

FAİZ NEDEN HARAMDIR?

FAİZ NEDEN HARAMDIR? FAİZİN EKONOMİYE VE İNSANLIĞA GETİRDİĞİ YÜK!

İSLAM ŞERİATİ NEDİR?

İSLAM ŞERİATİ NEDİR? İSLAM ŞERİATI =İSLAM KURALLARI DEMEK MİDİR?

HZ.MUHAMMED (S.A.V)

ATATÜRK VE DİN

GALERİ

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

SİTE İSTATİSTİKLERİ

Kategori 63
Haber 1053
Yorum 115
Haber Okuma 1905703
Editör 12


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi