BİLGECE BAKIŞ
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama
FLÖRT İSLAM'A UYGUN DEĞİL!

FLÖRT İSLAM'A UYGUN DEĞİL!

Tarih 11/Mart/2020, 16:16 Editör BİLGE BİLGE

FLÖRT İSLAMA UYGUN MU?

Flört İslâm’a uygun değil

    Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü’nde flört şiddetine yönelik farkındalığı artırmak amacıyla akademisyenlerinin ve 170 öğrencinin katıldığı bir eğitim düzenlendi.

    Flört şiddetine yönelik farkındalığı artırmak amacıyla akademisyenlerinin ve 170 öğrencinin katıldığı bir eğitim düzenlendi. İntern öğrencilerinin de katıldığı skandal eğitime ise eğitimcilerden tepki geldi.

     Flört, evliliği zedeliyor!

     Flört eden insanların evlilik hayatlarını uzun süre yürütemediğini belirten Eğitimci-Yazar Tarık Sezai Karatepe, şunları ifade etti: “Flört, Allah’ın yasakladığı, Peygamber Efendimizin ümmetini uyardığı haram bir şeydir. Flört kişinin haklarına girmek demektir, kişinin geleceğini tehlike altına almak demektir, şahsı bir aile hayatından yoksun bırakmak demektir. Flörtün nereye varacağı belli olmaz. En sonunda tecavüzle noktalanan bir şeydir. Bu da özellikle kızlarımızın hayatını tehlikeye atan, aile kurmalarını engelleyen bir şeydir. Flört eden insanların evlilikleri uzun sürmüyor maalesef. Çünkü geçmişte yaşadıkları akıllarının bir kenarında kalıyor ve o yaşadıklarına özlem duyuyorlar. Hiçbir erkek flört eden bir kızla evlenmek istemez. Hiçbir kız da flört etmiş bir erkekle evlenmek istemiyor. Toplumumuz maalesef öyle bir noktaya gidiyor ki, flört etmeyen kız ve erkek kalmasın istiyorlar. Bu duruma ne yazık ki üniversiteler de alet oluyorlar. Yazıklar olsun böyle bir iğrençliğe çanak tutan üniversiteye. Yetkilerin bu konulara duyarsız kalması ise daha çok acı veriyor. Gerekli merciler bir an önce harekete geçmelidir.”

    “Bu oyunlara alet olanlar, cinayete ortak oluyorlar”

      Bir üniversitede böyle bir konunun ele alınmasının asla kabul edilemeyeceğini söyleyen Eğitimci-Yazar Ali Erkan Kavaklı da, şunları dile getirdi: “Bizim Batılı ülkelere karşı en güçlü tarafımız aile kavramımızdır. Toplumu meydana getiren en temel yapımızı yıkmaya uğraşıyorlar. Aileyi öldürüp bizi tarih boyunca ayakta tutan bu temel taşımızı yok etmeyi kafalarına koymuşlar. Bu oyunlara alet olanların, cinayete ortak olduğunu bilmesi lazım. Üniversitelerin de böyle bir uygulama yapmasının savunulacak bir tarafı yoktur. Toplumun değerlerine yapılan bu saldırılara çanak tutanlar kendilerinden utanmalıdır. Biz toplum değerlerine sahip çıktığımız sürece bu toplum ayakta kalacaktır. Ahlaksızlığın övünülecek, savunulacak bir tarafı yoktur.” 

        Farkındalık için yapmışlar!

    Öte yandan; skandal eğitim hakkında bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Gülay Akman, “Toplumda flört şiddetine ilişkin farkındalık çalışmalar yürütüyoruz. Flört şiddetine yönelik risk gruplarına bakıldığında üniversite öğrencileri üst sıralarda yer alıyor. Bu bağlamda üniversite öğrencilerinin flört şiddetine yönelik farkındalıklarını artırmayı ve flört şiddetine maruz kalan öğrencileri güçlendirmeyi amaçlıyoruz” ifadeleriyle “flört eğitimini” savunmuştu.

https://www.yeniakit.com.tr/kart/haber/egitimci-yazarlardan-tepki-flort-islama-uygun-degil-1112683.html




“Dindar flört”

Dünyevîleşme, önce meşrûlaştırma ile başlayan bir süreçtir.

Kişinin temel dinamikleri, vicdanı insanı tutarken zamanla heva ve arzulara giydirilen kılıflar, meşrûlaştırma operasyonları yavaş yavaş vicdanları rahatlatmakta medenileşen (!) ve güya çağdaşlaşan dünyada normalleşmeler başlamakta ve dindar kesim de, bu sürece hemence ayak uydurmaktadır. Tahrip kolay olduğundan, nefis ve haz eksenli hayatlara insan kolayca uyum sağlamakta ve ehl-i dünya ile pek derin bir mesafe olan aralık kolayca kapanıvermektedir. Zira zındıkların bütün mesaisi bunun üzerinedir. 

İşte bu önemli tahribatın bir nev’îde dindar gençler arasındaki flört meselesidir. Geçenlerde üniversitenin bahçesinde yürürken kendi aralarında konuşan genç kızların konuşmalarına kulak kabarttım. Aralarında geçen konuşmalardan birisi çok dikkatimi çekti. Genç kız diğer arkadaşına şunu söylüyordu. “ …….falan kişi bana, ‘evlenme teklifimi kabul etmeyecektin de o halde kelâm notlarını bana neden verdin’ dedi”. Güler misin, ağlar mısın? (!)

İşte o zaman dindar gençlerin arasındaki bu flört meselelerini kaleme almak gerektiğini düşündüm.

Kavram olarak dindarlığın bizatihi kendisi meşrûlaştırmada kullanılmakta ve şeytan tarafından bu kavramların içerisinde haramlar yaşatılmak suretiyle, algılarda oynamalar ve tahribatlar gerçekleştirilmektedir. Bu da vizyon açısından çok tehlikeli ve kirletici durumlara sebep olmaktadır.

Flört meselesi genelde dindar olan gençler tarafından evlilik öncesi tanımaya dönük ara dönem olarak algılanırken, ehl-i dünya gençler açısından ise gönül eğlendirmek, vakit geçirmek olarak algılamaktadır.

Flört eden dindar kız ve erkekler genelde işlemekte oldukları haram olan bu beraberlikleri güya ilerideki yapacakları evliliğin ilk adımı olarak değerlendirmektedir. Birbirlerini tanıyarak uyumlu olup olmayacaklarını tesbit ederek yol yakınken dönmek gibi bir düşünce ile hareket etmektedirler. Lâkin harama atılan küçücük bir adım zaten yolun çok ilerlemesi anlamına geliyor, fakat farkında olamamaktadırlar.

Evet, şeytan insanları harama sevk ederken dindar olanlara yaklaşım biçimi sağdan olup fısıltı şeklinde vicdan seslerini bastırarak, iç frenlerini yıkmak suretiyle olmaktadır. Neticede çok iyi niyetle (!) başlayan bu beraberlikler maalesef hayalleri süsleyen evlilik gibi bir neticeyle de sonlanmıyor. Çünkü, flört aşaması zaten birbirlerini tanımak kılıfına gizlenmiş kusurları saklamak ve sun’î maskelerle dolaşmak anlamına geliyor. Birbirlerine kendilerini sevdirmek ve beğendirmek duygusunun tavan yaptığı bu dönemde bütün bütün kişiliğin kusurları gizlenir ve herkes iyi taraflarını ortaya çıkararak kendini karşısındakine beğendirmeye çalışır. İşte ta baştan yalanla ve kamuflajla başlayan bu süreç daha evlilik gerçekleşmeden veya gerçekleşse bile ilerleyen süreçte patlak verecektir.

Gençler olması gerekenle, olan arasındaki farkı ayırt edemediklerinden veya vicdanlarını nefislerin hevasıyla bastırmalarının kolay yolu bu şekilde inanmak olduğundan, dindarlık kavramına olan güvenleri ile pek çok yanlışa girebilmektedirler.

Kendilerini kandırdıkları en önemli nokta, belki de yanlışa açılan kapı işte bu şeytanî noktadır. Çok dindar dürüst ve güvenilir bir kişi diyerek “dindarlık” profilinde olması gerekenle, olanı, iltibas edip nefsin ve şeytanın kandırmasıyla karşısındakine hemen güvenivermektedirler. Özellikle de dindar kızlar bu konuda yanlışa adım atmakta daha müsaittirler.

Evet bir kişinin temiz, dürüst, dindar olması, dinin emir ve yasaklarının muhatabı olmaktan onu çıkarmıyor. Ya da şöyle düşünelim Allah’ın haram kıldığını işleyen, hatta bunu mubah gören kişi ne kadar dindardır. Bu nokta, üzerinde düşünülmesi ve bir mihenk olması gereken bir noktadır.

İşte bütün bunların neticesinde şöyle bir sonuca ulaşmak mümkündür. Dindar olsun olmasın pek çok genç kız ve erkeklerin birinci gündemi karşı cinsle olan münasebettir. Bu bir gerçektir. Bu yüzden bu dönem için “delikanlılık”, “ delilikten bir şube” his ve heveslerin galeyanda olduğu dönem” denir. İşte ebeveynler bu gerçeği gözden kaçırmadan onlarla muhatap olmaları gerekir. Aslında daha küçük yaştan itibaren onlara öğretilmesi gereken en önemli eğitim “özdenetim” adı altında hazlarını ötelemeyi bilmeyi öğretmektir.

Risale-i Nur’da, “akibeti görmeyen kör hissiyat” diye teşhis edilen bu hissi mağlûp edecek eğitimler vermek, gençlik dönemindeki bu tür haramlara girme noktasında en önemli fren görevi görecektir. Yoksa bu hisleri yok sayarak, görmemezlikten gelerek gençlerle muhatap olmak bütün yanlışı onlara yüklemek kolaycılık olacaktır.

Bu dönemdeki bir gencin en önemli freni, vicdanla beraber aklı takviye yani ilimle meşguliyet, kalbi tasfiye yani ibadetle meşguliyet ve ulvî gayelerle ve hedeflerle meşgul etmek, meşgul olmak suretiyle, hazlarını ertelemeyi, mağlûp etmeyi öğretecek bir disiplindir.

Bunun temeli de hiç şüphesiz daha çocukluk yıllarında atılacaktır. Zaten çocuk eğitimi denen şey çocuğa davranış öğretmekten ziyade duyarlılık ve irade kazandırmaktır. Birçok ebeveyn güya çocuklarını gözü dışarıda kalmasın diye onun bütün isteklerini yerine getirmenin doğru olacağını düşünürler. Oysa çocuk her istediğine hemen ulaşmaya alışırsa haz ötelemeyi beceremez. Hazza teslim olmak ise iradeyi zayıflaştırır. Her istediğine hemen ulaşan, bir bedel ödemeden kavuşan, beklemeyi, sabrı ve istemeyi bilmeden isteklerine ulaşan çocuklar yavaş yavaş bencilleşmeye sonra narsistleşmeye sonra da ahlâkî erdemlerini yitirmeye başlayacaktır.

Hasılı; bu tür çok güçlü olan hisler elbette yok sayılarak yok olmayacaktır. Risale-i Nur’un öğrettiği bir metot olan haramların ve günahların içindeki acil elemi ve iman ve güzel işlerin içindeki acil lezzeti ispat etmek suretiyle bu beşinci hisler inşallah mağlûp edilebilecektir.

Sağlam esaslar ve temeller üzerine kurulmuş evlilikler, maddî ve manevî mutlulukları getirmekle beraber, faziletli fertler yetiştirmenin ve hatta milletçe var olmanın da temelini oluşturur.

Evlilik meşrû bir birlikteliktir. İşte bu meşrû birlikteliğin temeli de meşrû başlamalı ve sonrası da meşrû bir biçimde devam etmelidir. Temelleri bozuk bir bina nasıl yıkılmaya mahkûm ise haram temeller üzerine bina edilecek evliliklerinde problemsiz olması mümkün değildir.

Mesele ile alâkalı olarak özellikle dindar gençler ve ailelerin durumla ilgili oldukça ciddî kafa karışıklıklarının olduğu bir gerçektir.  Modern hayat, evlilik öncesi birbirlerini tanımak için flörtü meşrû ve hatta lüzumlu görmektedir. Fakat bu modern dayatmanın bütün gençler açısından psikolojik ve sosyal sıkıntıları olduğu gibi özellikle de dindar gençlik için çok daha büyük maddî ve manevî sıkıntıları getirmektedir. Zira dinimizde böyle bir sürece izin verilmez ve haramdır.

Bu yüzden flört yerine dinimizin öngördüğü ve geleneklerin şekillendirdiği helâl usûl çerçevesinde flört değil de nişanlılık dönemi ve birbirlerini tanımalarına imkân verecek meşrû daire ve ölçülerle hareket etmek doğru olacaktır. 

Evliliğe adım için en doğru metot Peygamber Efendimizin de (asm) uyguladığı ve yıllardır bizim kültürümüzde de uygulanan eş, dost ve akrabaların devreye girdiği adaylarında birbirini görüp rıza göstermesi şeklinde olan evlilikler en sağlıklı olanıdır.

Zaten dinde de evlenecek adayların birbirlerini görmesi tavsiye edilir. Buradaki ölçü meşrû daire içinde yalnız kalmadan ailelerin gözetiminde ve rızası doğrultusunda olacaktır. İki üç defayı aşmayacak bu görüşme zaten bir fikir verecektir. Bundan sonraki süreçte ise olumlu kararın ardından vakit geçirmeden flörte dönüşmeden ciddî adımların atılmasıdır.

Evlilik öncesi nişanlılık veya sözlülük durumu her iki tarafın birbirlerini tanıma sürecinin ailelerin de devrede olduğu bir çerçevede olması şarttır. Yani ferdi olarak birbirlerini tanıma ailelerin de birbirilerini tanıma faaliyetlerinin içerisinde gerçekleşmesi sağlıklı olacaktır. Bunun dışında olan birbirlerini tanıma süreci flörte veya gayr-i ciddî yollara kapı açacağından dikkat lâzımdır.

Nişanlılık dönemi meşrû bir dönem iken bu dönemin de flörte dönüşmesi tehlikesini göz ardı etmemek gerekir. Çünkü nişanlı olmak kız ve erkek arasındaki ve diğer aile fertleri arasındaki mahremiyeti kaldırmaz. Hâlâ yabancıdırlar. Bu yüzden nişanlılık meşrûiyeti içerisinde yalnız kalmak ve mahremiyeti kaldıracak beraber bulunmaklar, hem şahsî hem toplumsal pek çok yaralanmaları doğuracaktır.

Nişanlılık döneminde birbirleriyle daha rahat konuşsun, tanışsın, gezsin tozsun diye din kılıfında meşrûiyet kılığında flört anlamına gelen dinî nikâh meselesi de toplumsal bir yaradır. Yani helâl, ama flört. Yan yana gelmeyecek kadar birbirinden uzak iki kavram, güya meşrûlaştırılmış olmaktadır. Bu geri dönülmez hataların kapısını aralamak anlamındadır. Nikâhın düğünle yani resmî nikâhla beraber olması özellikle bu konuda daha çok mağduriyet yaşayan genç kızların korunmasına dönük bir sigorta hükmündedir.

Asır öyle bir tahribat yapmış ki bugün maalesef dindar ebeveynler dahi çocuklarının flörtüne, birbirlerini tanıma kılıfında müsaade etmekte ve hoş karşılamaktadır. Evet flörtün dinî açıdan sakıncasından başka psikolojik ve sosyal açıdan da pek çok zararları olduğu, bugün görünen bir vakıadır. Flört yaparak evlenen kişilerin çoğu yapılan araştırmalara göre kısa bir zaman sonra boşanmaktadır.  Boşanmasa bile mutluluğu yakalayamamaktadır.

Çünkü haram üzerine bina edilen hiçbir şey huzur vermeyecektir. Şunu da belirtmek gerekir ki evlilik öncesi oluşan bu tür duygusal yıpranmalar yarın evlilik gerçekleşse bile bu duygusal yıpranmanın cezasını mutsuzluk ve psikolojik sıkıntı olarak çekecektir. Yavaş yavaş sadâkati, güveni sevgi ve saygıyı bitirecek belki de yanlış adımların atılmasına bile sebep olacaktır.

Bu haber 71 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

SORULANLARA CEVAPLAR

TESETTÜR ÖZLÜ SÖZLER

TESETTÜR ÖZLÜ SÖZLER ALLAH NEDEN TESETTÜRÜ EMREDİYOR?

EŞCİNSELLİĞİN SEBEPLERİ TEDAVİSİ

EŞCİNSELLİĞİN SEBEPLERİ TEDAVİSİ Eşcinsellik, gen/hormon ve İslam

HZ.MUHAMMED (S.A.V)

GALERİ

SİTE İSTATİSTİKLERİ

Kategori 58
Haber 1146
Yorum 116
Haber Okuma 2430668
Editör 12


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi