BİLGECE BAKIŞ
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama
ZORLUKLARLA BAŞEDEBİLME NASIL OLUR?

ZORLUKLARLA BAŞEDEBİLME NASIL OLUR?

Tarih 21/Şubat/2021, 20:07 Editör BİLGE BİLGE

Zorluklarla Başa Çıkma Yolları

        ZORLUKLARLA BAŞEDEBİLME YOLLARI
        İnsan,Ruhsal,Çevresel,toplumsal ve biyolojik varlıktır.
       İnsanlar yaşamlarının her anında bedensel, zihinsel ve ruhsal pek çok uyaranla karşı karşıya kalmaktadır. Söz konusu uyaranlar, bireyin içinde bulunduğu denge, düzen ve uyum durumunu etkileyebilir. Yaşanan olay, kişiye sıkıntı verecek, yeniden uyum sağlamasını gerektirecek, alıştığı yaşam ve çözüm biçimlerini sorgulatacak ve/ya da değiştirecek nitelikteyse birey, bu zorlu olayın üstesinden gelmek ve yeniden rahatlayıp uyum sağlamak için çabalayacaktır. Bu noktada stres ve başa çıkma kavramları önem kazanmaktadır.Bundan dolayı insanların birbirlerini ve cinslerin birbirlerini olumsuz uyaranlara maruz bırakmaması gerekir!  Olumsuz uyaranlar,istek oluşturur,yoksunluk ve arzu ile istenmeyen sonuçlara vesile olabilir.Size normal gelen ya da farkında olmadığınız bir davranışınız,durumunuz,diğerlerine ya da diğer cinsin farklı mesaj almasına sebep olabilir;Bu durum diğerinin yoksunluğunu arttırarak aklını ve beynini ve devrelerini,sağlıklı ve doğru düşünmesini engelleyebilir.Bu durumda istenmedik davranışlar ve zararlar doğurabilir.
      İnsanların uyaranlara ve fiziksel istek ve arzularına dikkat etmeleri ,düşünce ve davranışlarında dengeli olmaları ve dengesizlik oluşturacak ve dengesizliğe sebep olacak ,tutum,durum,düşünce ve konuşmalardan ,hareketlerden kaçınılmalıdır,"Benim özgürlüğüm"istediiğimi yaparım ,vücüduma ve çevreye,başkalarına istediğimi yaparım ,denilemez;zira insan sosyal bir varlık olup toplum halinde yaşamak ve istek ve arzularını toplum içinde gerçekleştirebilir.Bu bağlam da Toplum içinde yaşayanların Toplumsal kurallara,gelenek ve göreneklere ,adetlere ve kültüre dikkat etmek zorunluluğu vardır.
     Toplum da ki yanlışlıkların yayılmasının önlenmesi ,sapkınlıkların ve saldırganlıkların ve yanlış düşüncelerin azalması için herkesin düşünce,davranış ve tutumlarına,konuşmalarına ,giyim ve kuşamlarına ,başkalarının hak ve hukukuna dikkat etmelidir.Kimse ben istediğim gibi konuşur,istediğim davranışı yapar,istediğim giysiyi giyer istediğimi yer içer ve istediğim aracı ,kuralsız kullanırım,diyemez!Başkalarını olumsuz uyaranlara maruz bırakmaz ve zararlı fikirleri yaymak meşru değildir!
     Devletin kanunları her konuya ve her davranışa değinmez;Yazılı kanun ve kuralların yanında toplumda iş ve davranışları,insanlar arası iletişim ve davranışları belirleyen"SÖZSÜZ/YAZISIZ kanunlar da vardır.Bu kanunlar,Yazılı kanunlardan Öndedır.Mesala, utanma,ayıp,helal değil,bize yakışmaz,İnsanlar ne der,gibi yaptırım ve davranış yaptırma da önemli etkin olan yazısız kanunlar var olup ;Bu kanunlar bir çok kez Yazılı kanunlardan etkılı ve önemli ve yaptırım gucu fazla ve davranış yaptırma da önemli etkileri vardır.

     Amerikalı psikolog Folkman stresi; kişinin mevcut kaynaklarını yoran ve aşan ya da iyi oluşunu tehlikeye atan, kişi ve çevre arasındaki özel bir ilişki olarak tanımlamaktadır. Baş etmek ise, literatürde birçok farklı şekilde tanım bulan kavramlardandır. Stresle baş etmek için bireyin gösterdiği bilişsel ve davranışsal çabalar olarak tanımlandığı gibi, gerçekleşen ya da beklenen problemler ve onlara eşlik eden olumsuz duygularla baş etmek için kullanılan yöntemler olarak da tanımlamaktadır. Alan yazında en yaygın olarak kabul edilen tanıma göre ise baş etmek, bir kişinin kaynaklarını tüketen veya aşırı derecede zorlayan belirli içsel ve dışsal istekleri yönetmek için gösterilen bilişsel ve davranışsal çabalar olarak ifade edilmiştir.

     Bireylerin bir duruma ilişkin önemli hedeflerinin zarar, kayıp ya da tehdit edileceğine yönelik değerlendirmelerine tepki vermesiyle baş etme süreci başlamaktadır.
Bireylerin bu değerlendirmeleri genellikle yoğun olumsuz duygularla nitelendirilir. Baş etme tepkileri böylece duygusal bir ortamda başlamaktadır ve genellikle baş etmenin görevlerinden birisi, bireyin baş etmesini engelleyebilecek olan ve stresli durumda oluşan olumsuz duygularını aşağıya çekerek düzenlemektir.

      Alanyazındaki çalışmalarda baş etmenin ruh sağlığının çeşitli göstergeleri ile ilişkili olduğu görülmektedir. Yapılan ayrıntılı bir çalışmaya göre; karşılaşılan zorluk ve sorunlarla etkili bir şekilde baş edebilen bireylerin psikolojik uyumlarının yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Bazı çalışmalarda ise baş etme ile ebeveyne güvenli bağlanma, zorbalığa maruz kalma, depresif belirtiler, otomatik düşünceler, pozitif ve negatif duygu, sınav kaygısı, tükenmişlik, öğrenilmiş çaresizlik, benlik saygısı, iyi oluş, öznel iyi oluş, olumsuz benlik, anksiyete, akranlara bağlanma ve benlik saygısı arasında anlamlı düzeyde ilişkiler bulunmuştur. Yani aslında çocuklarda baş edebilme becerilerinin desteklenmesi ile birlikte yukarıda ifade edilen birçok olumsuz durumun önüne geçilebilmekte ya da karşılaşılacak bu durumlardan daha az zarar görebilmeleri mümkün olabilmektedir.
      Olumsuzluklarla,stresle,sınav korkusuyla,ölüm ve yakınını kaybetme korkusuyla  baş edebilme de ,Dinin Sabır ,Tevekkül,Kader,Allah a iman ve Bunları canlı tutan ve etkin kılan ibadet ve günlük hayatta dinin uygulanabilir ilkeleri çok önemli işlevler görür.Sorunlarla başedebilme de Din ve dindarlık bireyin İRADESİNİ GÜÇLENDİRİR ,ona kimlik kazandırır,Ruhsal ve fiziksel dayanıklılık ,irade de keskinlik ve güçlülük kazandırarak ;Bireyin ve toplumun Fiziksel ve ruhsal sorunlarla başedebilmesini güçlendirip;bireyi ruhsal ve fiziksel olarak korur! Mesala:"OLDUĞU KADER,OLMADIĞI KADER"anlayışı,bir şeyin başarılması için elden geleni yaptıktan sonra elde edilen sonuca razı olmak ve bir dahakine eksiklerini giderip daha başarılı olmaya sebep olur.Bir yakınını kaybeden bir kişinin ,"O yakınıyla bir daha buluşamayacağı anlayışı ,çözümsüzlüğe insanı iterken ,ruhsal yıkımını arttırır ve bu sorunun çözümsüzlüğünün getireceği ,fiziksel,Ruhsal ve bunlara bağlı biyolojik ve psikolojik hastalıklar,dayanma gücünün zayıflaması na sebep olur! Ancak Allah'ın,merhametinin sonucu olarak, insana verdiği ACIYI UNUTABİLME özelliği onun acısının zamanla azalmasına ve hayatını devam ettirmesine sebep olurken ;Mantıksal cevaplarla zihnini doyurabilmesini sağlar.Peygamber Efendimiz Sav
 ve islam inancının "SEVDİKLERİNİZLE DAHA GÜZEL BİR ORTAM DA CENNETTE BULUŞACAKSINIZ"anlayışından daha güzel ve etkili insanı teskin edip ,konuyu mantığına yerleştirdiği bir kuram islam dan başka var mı?

     Büyüme ve gelişimi sırasında çocuklar ailelerinin ve ailelerinin içinde bulunduğu sosyal çevrenin yaşadığı, tüm streslerden etkilenirler. Çocuklar,küçük yaşlardan itibaren ailenin refahına da ,sorumluklarına da ortak olmalı ve özgüvenleri geliştirilmelidir.Mesala,Zor hayat şartlarında ve yapılması gereken işlerin olduğu bölge v eyerlerde yaşayan insanların çocukları psikolojik ve ruhsal ve de dinsel olarak daha dayanıklı ve özgüvenli ve iş başarmanın verdiğ hazzı daha fazla tadan bireyler olmaktadırlar.HEr şeylerini anne babalarının yaptığı çocuklara "PATRON ÇOCUĞU "DENİR.Bunların başarıları anne babalarına bağlı olup,devamlı yardım ve itiklemelerle hayatlarını götürürler.Mesala bir köylü çocuğu ,şımaracak kimsesi olmadığı için ,herşeyi anne babası tarafından karşılanan çocuklara veya kapısının önünden servisle okula gidenlere göre daha başarılıdr.
     Peyegmber efendimiz sav."ESERLERİNİZİ VE ÇOCUKLARINIZI SİZİN YAŞADIĞINIZ ÇAĞA GÖRE DEĞİL ;ONLARIN YAŞAYACAKLARI ÇAĞA GÖRE YETİŞİRİNİZ"Buyurmuştur.
    Ayrıca kendi fiziksel rahatsızlıkları ve aile bireyleri arasındaki ilişkilerin bir sonucu olarak da stres doğabilir. Örneğin, her gece sevdiği bir oyuncağı ile yatan bir çocuk onu kaybettiğinde büyük bir sıkıntı yaşayabilir. Ya da bir süredir küresel etkileriyle tecrübe ettiğimiz  pandemi süreçlerinden bambaşka seviyelerde etkilenebilirler.Din ,inancın güçlü olması ve bunları aktüel/canlı tutan ibadetlerin yapılıyor olması bu süreçleri daha doğru ve etkin ve de bireyleri,ruhsal ve fiziksel sıkıntılardan daha az etkilenmiş olarak çıkmasına sebep olacaktır.
       Düşünür Yusuf Kaplan hoca bu konu da "Zekat veren toplumların sosyolojıye ,Namaz kılan toplumların psikolojiye dinine uyan insanların toplumda uyumsuzluk sorunları yaşadığına daha az MUHTAÇ OLDUKLARINA  şahit olduk,demiştir.

     Her birey ve dolayısıyla da her çocuk stresli durumlara aynı şekilde tepki vermez. Bazı çocuklar, strese karşı çok daha yüksek toleransa sahip olabilirken bazı çocuklar için bu tolerans eşiği çok da düşük olabilmektedir. Bu sebeple de bazı çocuklar hayatlarında normalden farklı ilerleyen bir durum olduğunda bununla baş etmekte zorlanırlar. Bazıları ise kişisel sorunlarına çözüm bulmak için çok farklı yollar ve stratejiler geliştirerek; son derece yıpratıcı koşullara bile çok fazla zarar görmeden uyum sağlayabilirler. Eğer bir birey nasıl başa çıkacağını bilirse, stresli bir durum onun için oldukça az stresli hale gelebilir.
     
       islamın emirlerine uyan ailelerde ,eşler sorumluluklarını ve görevlerini bildiklerinden,mütevazi olduklarından,birbirlerine değer vermeleri ve saygı göstermeleri emreden ayet ve hadisleri ilke edindiklerinden,Evliliğin CENNETTE DEVAM EDECEK YOL ARKADAŞLIĞININ başlangıcı olduğunu bildiklerinden ve EVLİLİĞİN CENNETE ADAYLAR YETİŞTİRMEK VE KENDİLERİNDEN SONRA ,O çocukların yapacakları güzel davranışların,kendilerinin amel defterlerine sevap yazılmasına sebep olacak"SADAKAİ CARİYELERİ"olduğunu bildiklerinden aile hayatını devam ettirirken karşılaşılacak sorunlara karşı daha dayanıklı oluncağından ,dindar insanların aileleri daha güclü ve dayanıklı olduğundan,boşanmalar az olacağından ,Boşanmanın getireceği,fiziksel ve ruhsal ve çevresel olumsuzluklardan daha az etkilendikleri görülmektedir.Dolayısıyla Dindar ve islamı bilinçli yaşayan ailelerde yaşayan çocuklar,Ruhsal olarak daha sağlıklı olacağından ;ruhsal sıkıntı ve zorlukların getireceği biyolojik ,fiziksel ve çevresel sorunlar dan daha az etkilenerek daha sağlıklı bireyler olduğu görülmüştür.
       Baş Etme Stilleri

      Baş etme stilleri problem odaklı veya duygu odaklı olabilir. Problem odaklı baş etme stratejileri, stresi azaltmak için tipik olarak problemle başa çıkma yöntemleriyle ilişkilendirilirken, duygu odaklı mekanizmalar insanların problemden kaynaklanan herhangi bir sıkıntı hissiyle baş edebilmelerine yardımcı olabilir.Bu durumda İslamın insanı dayanıklı yapan ve başarma azmi ve kararlılığı veren ve insana itici teşvik edici ve esin kaynağı olan kuralları sıkıntı ve zorluklarla başedebilme de insanı daha kuşatıcıdır;Zira Allah'ın evreninde,Allahın yarattığı insanlar yaşadığından Onların ruhsal,biyolojik ve fiizksel eksik ve fazlalıklarını en iyi bilen Allah olduğundan ;İnsanlara en doğru ve güzel ve kuşatıcı ve en etkin ve her zaman ve her yerde geçerli kuralları Allah koyabilir.
     İslam kaçkını insanların ,ellerinde sahip oldukları ama farkına varamadıklarından çöllerde ve ıssız vahalarda ,aradıkları şey islamda olup;uzun yıllarını aramakla geçirerek zaman ve enerjı harcadıkları şeylerin Allah tarafından emeksiz ve hazır onlara sunulduğunu yıllar sonra anladıklarına şahit olmaktayız.Zira doğru birdir,o doğrular,zamana,mekana ve insana göre değişmez.Necip Fazıl kısakürek in dediği gibi "Keşke ,kötü alışkanlıklara düşenlere,hayatlarını zayi edenlere,çıkış ve mutluluk olarak insanların gördükleri ama aslında iki dünyalarını da felakete götüren yolların yanlış olduğunu ,yolun ortasına oturup ellerimizi makas gibi açarak söyleyebilsek"
      Dünya ve Ahirette mutluluğun yolu Allah'ın Emirlerini tutmak ve Peygamber Efendimiz Sav.in izini takip etmektir.Efendimizin dediği gibi" Siz ateşin etrafında ,onun işığına gelmiş kelebekler gibisiniz,Ben sizin kemerlerinizden tutup çekiyorum,ışık diye gitmeye çalıştığınız o ateş aslında içine sizi çeken ve düştüğünüzde sizi yakıp öldürecek ateştir"

     
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!
Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak:

Durun, durun, bir dünya iniyor tepemizden,
Çatırtılar geliyor karanlık kubbemizden,

Çekiyor tebeşirle yekun hattını afet;
Alevler içinde ev, üst katında ziyafet!

Durum diye bir laf var, buyurun size durum;
Bu toprak çirkef oldu, bu gökyüzü bodrum!

Bir şey koptu benden, şey, Herşeyi tutan bir şey.
Benim adım bay Necip, babamın ki Fazıl bey,
....

Çatla Sodom-Gomore, patla Bizans ve Roma!

Öttür yem borusunu öttür, öttür, borazan!
Bitpazarında sattık, kalkamaz artık kazan!

Allah'ın on pulunu bekleye dursun on kul;
Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul.

Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa;
Yaşasın, kefenimin kefili karaborsa!

Bülbüllere emir var: Lisan öğren vakvaktan;
Bahset tarih, balığın tırmandığı kavaktan!

Bak, arslan hakikate, ispinoz kafesinde;
Tartılan vatana bak, dalkavuk kefesinde!

Mezarda kan terliyor babamın iskeleti;
Ne yaptık, ne yaptılar mukaddes emaneti?
     
      "DENİZİN TEHLİKESİNDEN KORKMAKLA DEĞİL;YÜZMEYİ ÖĞRENMEKLE KURTULURSUNUZ"
      Hayat,zorluk ve sıkıntılar ,çalışma,başarılar üzerine kurulmuştur.İnsanın Görevi ve sorumluluğu Bu sıkıntı ve zorlukları yok saymak ya da bu zorluk ve sıkıntılara bahane bulup Evreni denge ve düzenlerle,hikmetle yaratanı yok saymak değil;Bunlara çare bulma ,çözüm üretme ,bilgi ve teknolojiyle bunlar karşısında başarı sağlama ve bunları da Allah'ın "OKU:Araştır,öğren,bilgi üret ve yararlı ol ve Rabbini "Tanı ile daha güzel yaşamanın yollarını aramaktır;Zira Allah,İnsan vücudunu ve evreni çalışma ,emek ve geyret üzerine kurmuştur.Başarıyı İslam Teşvik eder,yol ve yöntem gösterir ancak Başarının sonucunu  çalışanlara verir.Çalışıp kazanma başarılı olma,teknolojik üstünlüğü elde etmek için Müslümanlara rehberlik edipteşvik eder ancak kazanmayı ,çalışana verir!

     Ayrıca, baş edebilme mekanizmaları genel olarak aktif veya kaçınan olarak kategorize edilebilir. Aktif baş etme mekanizmaları genellikle bireyin stres etkeni farkındalığını ve stresi azaltmaya yönelik bilinçli girişimlerini içerir. Yani kişi, aktif ve bilinçli olarak karşılaşılan durumla baş etmeye çalışır ve asıl sağlıklı olan da budur. Öte yandan, kaçınan baş etme mekanizmaları, sorunu görmezden gelmek veya başka bir şekilde önlemek ile karakterize edilir.

        Bazı baş etme yöntemleri, bir süre işe yarasa da uzun vadede etkili değildir. Genellikle ters etki yapabilen veya istenmeyen olumsuz sonuçlara yol açabilen bu etkisiz mekanizmaları "uyumsuz baş etme stratejileri" olarak bilinir. Uyumlu baş etme mekanizmaları, genellikle sağlıklıdır ve stresli durumları yönetmenin etkili yolları olarak kabul edilmektedir.

      Uyumlu ve Uyumsuz Baş Etme Becerileri

      Daha yaygın olarak kullanılan uyumlu baş etme mekanizmaları şunlardır:

       Destek: Destekleyici bir kişiyle stresli bir olay hakkında konuşmak, stresi yönetmenin etkili bir yolu olabilir. Kendini izole etmek ve stresin etkilerini içselleştirmek yerine dışarıdan destek aramak, zor bir durumun olumsuz etkilerini büyük ölçüde azaltabilir. Çocuklara bakan yönüyle, çocukların karşılaştıları zorluk halinde etrafındaki güvenebileceği yetişkinlerle konu ile ilgili konuşabilmesi, yardım isteyebilmesi “destek” mekanizması ile ilişkilendirilebilir.Bundan dolayı iyi arkadaş edinme ve iyi insanlarla dostluk kurmak önemlıdır.
     "Bülbülle arkadaşlık edersen gül bahçesine kargayla arkadaşlık edersen çöplüğe gidersin"sözü düsturunuz olmalıdır.
       Stres ve kaygıların getireceği bireysel ve ruhsal yıkımdan insanı en iyi ve en etkili koruyacak sağlam ve tahkiki imana ermiş din inancı ve yaşanılan hayatta uygulanılan ibadetlerdir. Ayette "
﴾153﴿
 Ey iman edenler! Sabır ve namazla yardım dileyin. Şüphesiz Allah sabredenlerin yanındadır. Bakara suresi 153.ayet.Yani insanlar zorluklar ve sıkıntıların olduğu bir hayatın içine gönderilmiştir bu hayatta başarılı olmak için etkili ve bizi bilen birinden yardım ve rehberlik alınmalıdır.O destek te İman ve ibadetlerin uygulandığı dinsel yaşamdır.

      Rahatlama: Herhangi bir sayıda rahatlatıcı aktivite, insanların stresle baş etmelerine yardımcı olabilir. Rahatlatıcı aktiviteler arasında aşamalı kas gevşetme veya diğer sakinleştirici teknikler, doğada oturmak veya yumuşak müzik dinlemek yer alabilir. Çocukların farklı ilgi ve yeteneklerinin olması bu baş etme stratejisini oldukça çeşitlendirmektedir. Bazı çocuklar kendi oyuncakları ile oyun oynarken rahatlarken, bazıları arkadaşları ile konuşarak, bazıları örgü örerek, bazıları sanatsal aktiviteler gerçekleştirerek rahatlayabilirler. Bu noktada çocuğun stresli durumlarda ne yaptığının ve neyin kendisine iyi geldiğinin gözlemlenmesi ihtiyaç duyulduğunda rehberlik edilebilmesi açısından önem taşımaktadır.
     "Namaz,hayatın akışına ve zorluklarına virgül koymaktır"  Günlük 5 kere hayatın akışına ve zorluk ,sıkıntılarına karşı abdestini alıp ,namazını bilinçli kılan insanlarda stres sıkıntı ve onların getireceği fiziksel hastalıklar yok denecek kadar azalır.

        Problem çözme: Bu başa çıkma mekanizması, strese neden olan bir problemi tanımlamayı ve ardından onu etkili bir şekilde yönetmek için bazı potansiyel çözümleri geliştirmeyi ve eyleme geçirmeyi içerir. Mizah: Stresli bir durumu hafifletmek, insanların bakış açısını korumalarına ve durumun ezici hale gelmesini önlemeye yardımcı olabilir. Mizah, karşılaşılan durumun bambaşka bir bakış açısı ile yeniden yorumlanması olarak ifade edilebilir. Hem çocuk hem yetişkin bireyler için ciddi bir güçtür. Bazı insanların çok acı verici olabileceği düşünülen durumları komik bir şey yaşanmışçasına aktardığına şahit olabiliriz ya da o konu üzerinde şakalar yapabildiğini görebiliriz. Bu durumda “mizah” bir baş etme yöntemi olarak kullanılıyor olabilir.
     "OLDUĞU KADAR,OLMADIĞI KADERDİR"

     Fiziksel aktivite&ibadet: Egzersiz, doğal ve sağlıklı bir stres atma şekli olarak hizmet edebilir. Koşma, yüzme, yürüyüş, takım sporları ve diğer birçok fiziksel aktivite,Dostlarınızla muhabbet ve muhabbeti tatlı güzel insanlarla bulunma,hakkını vererek kılınan namaz, insanların stresle ve travmatik olayların sonraki etkileriyle başa çıkmasına yardımcı olabilir. Yaygın uyumsuz baş etme mekanizmalarının bazıları şunlardır:
     Hz Ali ra,hakkında "Savaşta ayağına batan cismin çıkarılmasını,O namaz kılarken yapılmasını istemiş"şeklinde bir davranışı anlatılır ki Bu da İmanın sağlam olması ve davranışlara yansıması ve içselleştirilerek yaşanmasının ne denli etkin bir çare olduğunu vurgulamak için önemli yol işareti olduğunu gösterir.

        Kaçış: Kaygı veya stresle başa çıkmak için bazı insanlar arkadaşlarından uzaklaşabilir ve sosyal olarak izole olabilir. Televizyon seyretmek, okumak veya çevrim içi vakit geçirmek gibi tek başına bir faaliyete kendilerini kaptırabilirler. Çocuklara bakan yönüyle “kaçış”, zaman zaman “hayal dünyasında yaşamak” olarak karşımıza çıkabilir. Acı çeken çocuk gerçeklikten kaçmak için çok fazla hayal kurabilir. Hayalinde bir dünya oluşturan çocuk, kontrol edemediği ve rahat olmadığı bir dünya yerine, kendisinin iyi ve güçlü olduğu zihinsel dünyada yaşamaya başlar.
   
    "YARINLAR YORGUN VE KORKAK KİMSELERİN VE BEZGİNLERİN DEĞİL; YARIN DAHA İYİ VE BAŞARILI NASIL OLURUM,DİYENLERİNDİR"  ŞEHİT HASAN EL BENNA
   
          İslam hukukunda bir kural vardır,"İnsan haz ve zevk aldığı şeye yönelirken,sıkıntı ve stres yaşadığı şeylerden uzaklaşır"ilkesi gereği İnsanın bu hayatı ve yaşamı ve gereklerini öğrenmesi hayatın zorunlu gerçeğidir.Toplumda bozukluk,ahlaksızlık var diye kimse toplumda işlerini yapmaktan vazgeçmez;Yani önemli olan sıkıntı ve zorlukların bulunduğu toplumda yaşayabilmek ve bu insanların sıkıntı ve hilelerini bilmek ve ona göre davranış ve çözümler üretmektir.Bu bağlam da İslam dini birey ve toplumlara kurallar koymuştur.İnsanlar bunlara uymamanın cezasını çektikten sonra bunlara bağlanmak yerine;Bu ilkeleri hep düstur edinmeli ve her şartta uymalı v ebağlanmalı,böylece sıkıntı ve sorunlardan daha az zarar görmelıdır.İslam dininin ilkelerinden olan Bakara suresi 282 .ayeti.  toplum da iş ve işlemlerin belgelere ve delile ,kanıta yani bugünkü anlamda NOTERLEŞMEYE bağlı olmasını emrederken buna uymayarak ,yersiz güvenin sonunda sıkıntı çeken insan kendi hatasının cezasını yıllar boyu çeker!
    

282-Ey îmân edenler! Belirli bir va‘deye kadar bir borç ile birbirinize borçlandığınız zaman artık onu yazın! O hâlde bir kâtib aranızda adâletle yazsın! Hem hiçbir kâtib, Allah’ın ona öğrettiği gibi yazmaktan kaçınmasın, (yazabilme ni‘metine bir şükür olarak) hemen yazsın! Üzerinde hak bulunan (borçlu olan) da (senedini) yazdırsın ve Rabbi olan Allah’dan sakınsın da ondan bir şey eksiltmesin (tam yazsın)!

Buna rağmen üzerinde hak bulunan (borçlu), akıl noksanlığı olan veya zayıf (çocuk yaşta) bir kimse ise veya kendisi yazdırmaya güç yetiremiyorsa, o takdirde velîsi adâletle yazdırsın!

Erkeklerinizden iki de şâhid tutun! Fakat iki erkek olmazsa, artık râzı olacağınız şâhidlerden bir erkek ve iki kadın (gerekir) ki, (kadınlardan) biri şaşırırsa, o takdirde bir diğeri hatırlatsın!

Şâhidler de çağırıldıkları zaman kaçınmasınlar!(*)

Hem (o borç) küçük olsun, büyük olsun, onu va‘desine kadar yazmaktan üşenmeyin!
Bu, Allah katında daha adâletli, şâhidlik için daha sağlam ve şübhe etmemeniz için daha uygundur, ancak aranızda peşin olarak kendisini devredeceğiniz bir ticâret olması müstesnâ; o zaman onu yazmamanızda size bir günah yoktur.

Alış-veriş yaptığınız zaman da şâhid tutun; ne kâtibe, ne de şâhide zarar verilmesin! Buna rağmen (böyle) yaparsanız (kâtib ve şâhidi zarara sokarsanız), artık şübhesiz ki bu, sizin için bir günahtır!

O hâlde Allah’dan sakının! Hem Allah size (neyi, nasıl yapmanız gerektiğini) öğretiyor. Çünki Allah, herşeyi hakkıyla bilendir.(**)

Kaynak: Birbirinize borçlandığınız zaman artık onu yazın!

      Bunu ve doğruları yapan insanın böylece insanlardan zarar ve sıkıntı görmesi azalacağından,kendi dünyasına çekilmesi de gerekmez!
      
     Çocukların yaşadıkları stresten kaçmalarının sık yollarından biri de aşırı uyumaktır. Uyku stresten kaçış yollarından biridir. Stres karşısında bazı insanlar uyuyamaz hale gelirken bazı insanlar aşırı uyurlar. Çocukların bir kısmı korkudan uyuyamaz hale gelirken, bazı çocuklar yaşadıkları acıdan kaçmaya yarayacak şekilde günlerinin çoğunu uyuyarak geçirirler. Sağlıksız kendi kendine yatıştırıcı: Bazı kendi kendini yatıştırıcı davranışlar ölçülü olarak sağlıklıdır, ancak bunları kendi kendini yatıştırmak için kullanmak bir alışkanlık haline gelirse sağlıksız bir bağımlılığa dönüşebilir. Sağlıksız kendi kendine yatıştırmanın bazı örnekleri arasında parmak emme, mastürbasyon, aşırı yeme, aşırı internet veya video oyunları oynama yer alabilir.

      Kendine zarar verme:
       Kendine zararver;Zarar görmüşlerin ,zararlarını başkalarına da yapmalarına fırsat vermektir.Yaşanılan haksızlığın ve uğranılan zararın çözümü ve telafisi,ne kabuğuna çekilmek ne de kendine zarar vermektir.Bunlar hayatta mücadele ederken AKTİF SABIRla çözülmelidir.
       Gerçek hayatta acı çeken insanların baş etme mekanizmalarından biri de hissizlik geliştirmeleridir. İnsanlar aşırı stres veya travma ile başa çıkmak için kendine zarar verici davranışlarda bulunabilir ya da kendilerini zarar verici durumların içine sokabilirler. Sonuçları bağlamında bakıldığında, stresle baş etmek, ruh sağlığı açısından koruyucu bir işleve sahiptir. Öte yandan stres, yaşanan bir sorun olması sebebiyle ruh sağlığı üzerinde bir risk etmeni olarak görülebilir. Yaşam kalitesini arttırmak ve etkili yaşamak için etkili başa çıkma yollarıyla ilgili kişinin dağarcığının arttırılmasında yarar vardır. Çünkü stresle baş etme becerilerinin edinilmesi, yaşamın diğer alanlarında daha etkili davranabilme becerisini de beraberinde getirmektedir. Bu amaçla özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde; ruh sağlığına yönelik koruyucu ve önleyici çalışmalar yapabilmek için çocuk ve ergenlerin stresleri ile nasıl bir şekilde baş ettiklerini belirlemek önemlidir.

Bu haber 116 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

REHBERLİK & HİDAYET YOLU

AHLAKSIZLIK,UNVANLARI,SIFIRLA ÇARPAR!

AHLAKSIZLIK,UNVANLARI,SIFIRLA ÇARPAR! AHLAK,BİLİMDEN ÖNCE ÖĞRETİLMELİDİR!

KOMUNİZM,SOSYALİZM VE GERÇEKLER

KOMUNİZM,SOSYALİZM  VE GERÇEKLER İSLAM DIŞINDA Kİ İZMLER VE YIKIMLAR

HZ.MUHAMMED (S.A.V)

GALERİ

SİTE İSTATİSTİKLERİ

Kategori 54
Haber 1234
Yorum 118
Haber Okuma 2688696
Editör 12


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi