BİLGECE BAKIŞ
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama
DÜNYA VE AHİRET İNANCI 11 sınıf özet

DÜNYA VE AHİRET İNANCI 11 sınıf özet

Tarih 24/Şubat/2021, 00:07 Editör BİLGE BİLGE

11.sınıf din kültürü 1.ünite özeti

11. SINIF 1. ÜNİTE:

DÜNYA VE AHİRET İNANCI


KONULAR:
1. Varoluşun ve hayatın anlamı
2. Ahiret inancı
3. Ahiret âlemi
4. Ahirete uğurlama
5. Kur’an’dan mesajlar

1. VAROLUŞUN VE HAYATIN ANLAMI
İnsan, akıllı ve düşünen bir varlıktır. Kendini ve çevresini  sorgulayacak yaşa geldiği andan itibaren Pek çok şeyi merak eder, kendi kendine çeşitli sorular sorar. İnsan varoluşun sebebini, hayatın amacını, ölüm sonrasında nelerle karşılaşacağını bilemedikçe huzura kavuşamaz ve mutlu olamaz.
Yapılan bilimsel araştırmalar ve çalışmalar, evrende mükemmel bir düzenin var olduğunu ortaya koymuştur. Evrendeki her şey bu düzenin bir parçasıdır.
Doğadaki en küçük canlının dahi bir işlevi vardır. Bununla ilgili bir ayette şöyle buyrulmuştur: “Biz
göğü, yeri ve ikisi arasındakileri boş yere yaratmadık...” (Sad suresi, 27. ayet) İnsanın yaratılış amacıylailgili olarak Kur’an-ı Kerim’de “Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zariyat suresi, 56. ayet) ifadesi yer alır.

2. AHİRET İNANCI VE ÖNEMİ
     Sözlük anlamı ‘son’ olan ahiret, insanın dünya hayatındaki amellerinin karşılığını alacağı ebedi
hayata denir. Anne karnında başlayan dünya hayatı, ölümle son bulmasına rağmen ölüm bir yok oluş değil; yeni ve ebedî bir hayatın başlangıcıdır. Müslüman için fiillerinin karşılığını göreceği bir hayata inanmak ve bu dünya hayatının son olmadığını bilmek dünya hayatını anlamlı bir hale getirir. “Akıllı insan, nefsini hesaba çeken ve ölümden sonrası için hazırlık yapandır...” (Tirmizi, Kıyamet 25)
   Ahiret inancı, ölümden sonra tekrar dirilmeye ve dünyada yapılan davranışların karşılığının
görüleceğine inanmaktır. Tanrının varlığını kabul eden hemen hemen bütün din ve düşünce
sistemlerinde vardır.
   Ahiretin varlığı konusunda sahip olunan bilgiler Kur’an ve sünnete dayanır. Kur'an'da ahiretten
bahsetmeyen sure neredeyse yoktur. Kur’an’da yüzden fazla terim ve deyim kullanılarak yüzlerce
yerde vurgulanmaktadır. 

  Ahiret İnancının İnsana Kazandırdıkları Bireysel Faydalar
*-DÜNYAYI BİLİRSEN ALDANMAZSIN;AHİRETİ BİLİRSEN,ALDATMAZSIN!
Ahirete inanan insan;
• Dünyanın imtihan yeri olduğunu bilir.
• Yaratılış amacına uygun davranır.
• Şükrünü ve tevekkülünü artırır.
• Hayatını daha anlamlı hale getirir.
• Yaptıklarının karşılığını göreceğini bilir.
• Yaşadıklarına sabır ve tahammül gösterir.
• Hesap veremeyeceği işlerden uzak durur.
• Kötü davranışlardan uzaklaşır.
• İyilikte bulunmaya özen gösterir.
• Sorumlu ve adil davranır.

      İnsanın korkuları, çaresizliği, yalnızlığı, günahları, pişmanlığı gibi hallerde ahiret inancı; insan için
önemli bir sığınak ve ümit kaynağıdır. Dünya hayatının bir imtihan olduğu gerçeği, buna inanan
kimseyi aşırılıklardan korur.

Toplumsal Faydalar
Ahiret inancına sahip insanlardan oluşan toplumlarda;
• İyi ve erdemli davranan insanlar artar.
• İyilikler yayılır, kötülükler azalır.
• İnsanlar arasında olumlu ilişkiler kurulur.
• Toplumsal huzur artar.
• Kul hakkına dikkat edilir.
• Başkalarını ilgilendiren konularda daha özenli davranılır.


AHİRET İNANCININ DELİLLERİ VE DAYANAKLARI
Bu konuda tek geçerli bilgi  kaynağı vahiydir. Kur'an'da ve sahih hadislerde verilen bilgilerle
yetinmek gerekir. Ahiret hayatı ile ilgili durumlar duyular ötesi ve gayb olduğu için pozitif bilimlerin
konusu değildir. Kuran’ın Allah kelamı ve Hz. Muhammed’in peygamber olduğuna dair her
kanıt, ahiretin varlığına delil oluşturur. “Rabbime andolsun ki siz, mutlaka diriltileceksiniz, sonra
yaptıklarınız size haber verilecektir. Bu, Allah için kolaydır.”
(Teğabun suresi, 7. ayet)
Dünya Hayatının Amacı ve Ahiret İnancı

“Dünya hayatı ancak bir oyun ve bir eğlencedir. Elbette ki ahiret yurdu Allah’a karşı gelmekten
sakınanlar için daha hayırlıdır...
” (En’âm suresi, 32.ayet)
Dünya hayatının amacı; * Allah’ın (c.c.) emir ve yasaklarına uymak, * O’nun hoşnut olacağı
güzel davranışlarda bulunmak, * O’na ibadet etmektir.


3. AHİRET HAYATININ AŞAMALARI
Ölüm  Bir canlıda hayatî  fonksiyonların tam ve kesin  bir şekilde sona ermesi, ruh  ve bedenin birbirinden ayrılması demektir. Ölüm  bütün insanlar için bir  hakikattir ve ölümden kaçmak
mümkün değildir. “Her canlı ölümü tadacaktır...” (Ankebut suresi, 57. ayet) Allah (c.c)
tarafından insanların canını  almakla görevlendirilmiş meleğin adı Azrail’dir.

Ömür ve Ecel
Yüce Allah’ın her insanın yaşaması için doğumdan ölüme kadar belirlediği süreye ömür denir. Ömrün
bittiği, hayatın sona erdiği âna ecel denir.

Kur’an-ı Kerim’de, kıyamet, b’as, haşir gibi ahiret hayatının aşamalarından bahseden birçok
ayet bulunmaktadır:
• “Şüphesiz Allah’ın, insanı öldükten sonra tekrar diriltmeye de gücü yeter.” (Tarık suresi, 8.ayet)
• “İnsan, kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek getirdi. Dedi ki: ‘Bu çürümüş kemikleri kim yeniden
diriltecek?’ Onları ilk defa yaratmış olan diriltecektir. Çünkü O, hakkıyla her türlü yaratmayı bilendir.”(Yasin suresi, 78-79. ayetler)

• “Siz cansız iken sizi dirilten Allah’ı nasıl inkâr ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En sonunda O’na döndürüleceksiniz.” (Bakara suresi, 28.ayet)

Kabir Hayatı- Berzah
      Sözlükte iki şey arasındaki perde, engel anlamına gelir. Dinî terim olarak ölümden sonra başlayıp mahşerdeki dirilişe kadar devam edecek olan kabir hayatına denir. Ölen herkes berzah âlemine gidecektir. Kişinin ölümü ile berzah hayatı başlar. “Onların arkasında, tekrar dirilecekleri güne kadar devam edecek, dönmelerine engel bir perde (berzah) vardır.” (Müminun suresi, 100. ayet)

Kıyamet
   Dikilmek, ayağa kalkmak, durmak, canlıların Allah Teâlâ’nın huzurunda saygıyla duracakları gün”
anlamlarına gelir. Kıyamet vakti sadece Allah (c.c.) tarafından bilinir. Bu konuda Hz. Peygamber
(s.a.v) de Hz. Cebrail (a.s) ile geçen konuşmasında kıyametin vaktinin kendisi tarafından bile
bilinmediğini ifade etmiştir. (Buhari, İman, 37)

Kıyamet, Kur’an-ı Kerim’de,
• dünya düzeninin bozulması ve dünya hayatının sona ermesi
• insanların Allah Teâlâ tarafından diriltilmeleri, mahşer yerinde toplanmaları anlamlarında kullanılır.
Ahiret hayatı kıyamet ile başlar. İsrafil’in (a.s.), sûra üflemesi ile kıyamet ve yeniden diriliş gerçekleşir.
“Sur’a üflenince Allah’ın diledikleri müstesna olmak üzere göklerde ve yerde ne varsa hepsi ölecektir.Sonra ona bir daha üflenince bir de ne göresin, onlar ayağa kalkmış̧bakıyorlar.” (Zümer suresi, 68. ayet)

Ba’s: Yeniden Diriliş
Öldükten sonra tekrar dirilme, kıyametin kopmasından sonra Allah’ın (c.c.) emri ve İsrafil’in (a.s.)
sur’a ikinci defa üflemesi ile canlıların tekrar diriltilmesine denir.

“... Sen yeryüzünü de ölü ve kupkuru görürsün. Fakat biz onun üzerine yağmuru indirdiğimiz zaman o harekete  gelir, kabarır ve her çeşitten iç açıcı bitkiler verir. Çünkü Allah hakkın ta kendisidir. O,
ölüleri diriltir yine O, her şeye hakkıyla kadirdir. Kıyamet vakti de gelecektir. Bunda şüphe yoktur. Allah kabirlerdeki kimseleri diriltip kaldıracaktır.”
(Hac suresi, 5-7. Ayetler)

Haşr – Mahşer
 Allah’ın (c.c.) insanları diriltip dünyada iken yaptıkları işlerden hesaba çekmek üzere toplamasına
haşir, toplanma yerine de mahşer denir.
Kuran-ı Kerim’deki bazı ayetlerde mahşerin insanlar için zorlu olacağı ifade edilmiştir. “Kişinin
kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün, kulakları sağır
edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi
vardır...” (Abese suresi, 33-39. ayetler)

Hesap
Kelime olarak ‘saymak’ ve ‘sayım’anlamlarına gelen hesap; dinî terim olarak insanların hesaba çekilecekleri  ahiret safhalarından birini ifade eder. “Amel defterleri açıldığı zaman, gökyüzü yerinden sıyrılıp koparıldığı zaman, cehennem alevlendirildiği,  cennet yaklaştırıldığı zaman, herkes önceden hazırlayıp getirdiği şeyleri bilecektir.” (Tekvir suresi, 10-14. ayetler)

   İnsanların üzerinde Allah (c.c.) ve kul hakkı olmak üzere iki tür hak vardır. Allah hakkı: Allah’a (c.c.) olan kulluk borcundan kaynaklanan haklardır. Kul hakkı: İnsanlarla ilişkilerimizden doğan haklardır. Kişi, kul hakkı ile Allah Teâla’nın huzuruna gitmemek ve salih kul olabilmek için hak sahipleriyle helalleşmeli ve tövbe etmelidir.

Mizan
    Tartı aleti, tartmada kullanılan ağırlık ve adalet anlamlarına gelir. Kişinin iman ve amellerinin kıyamet gününde değerlendirilmesini sağlayan ölçüdür. Mahşerde, herkesin yaptıkları mahiyetini ancak  Allah’ın (c.c.) bildiği bu mizanda tartılacaktır. Mizanda iyilikleri ağır gelenler kurtuluşa erecek,
kötülükleri ağır gelenler ise cezalandırılacaktır. Mizanda adaletsizlik söz konusu değildir.

Sırat
Cehennemin üzerinden cennete kadar uzanan, insanların dünyada yapmış oldukları davranışlar ve
imanlarına göre üzerinden geçecekleri veya geçemeyecekleri köprüye sırat denir.

Cennet
Bitki ve ağaçlarla örtülü yer, bahçe anlamlarına gelen cennet, iman edip salih amel işleyen
müminlerin yaptıklarına ödül olarak ebedî kalacakları ve içinde çeşitli nimetlerin bulunduğu yer
demektir. Hz. Muhammed (s.a.v.) bir hadisinde cennetle ilgili soru soran birine şöyle cevap vermiştir:
“Allah seni cennete koyarsa canının çektiği ve gözüne hoş görünen her şey senin olacaktır.”
(Tirmizî, Sıfatü’l-cennet, 11)

Kur’an-ı Kerim’de cennet için şu isimler kullanılır:
• Me’vâ
• Adn
• Firdevs
• Naîm
• Huld
• Karâr
• Dârusselâm
• Dârulmukame


“... Allah onlara, devamlı kalacakları,içinden ırmaklar akan cennetleri mükâfat olarak verdi. İşte bu, iyilik yapanların mükâfatıdır.” Maide suresi, 85. ayet.

Cehennem
  Derin kuyu anlamına gelen cehennem, günahları sevaplarından fazla olan Müslümanların günahlarının karşılığı kadar kalacağı; Allah’a (c.c.) iman etmeyerek son nefesini verenlerin ise sonsuz bir ceza ile cezalandırılacağı yerdir.  Kur’an-ı Kerim’de cehennem için şu isimler kullanılır:
• Hâviye,
• Cahîm,
• Nâr,
• Sakar,
• Saîr,
• Lezâ
• Hutame (Buhari, Rikak, 28)

4. AHİRETE UĞURLAMA
A. Cenaze ile İlgili Dinî Uygulamalar İslam dinine göre insan vefat ettikten sonra gömülene kadar ‘cenaze’ olarak adlandırılır.
    Müslümanların birbirine karşı görevleri öldükten sonra da devam eder. Vefat eden bir
Müslümanın arkasından yapılması gereken bazı görevler vardır:
Cenazeyi yıkamak ve kefenlemek
Cenaze namazını kılmak
Cenazeyi defnetmek
Varsa borçlarını ödemek
Ölen adına hayırda bulunmak
Ölenin Vasiyeti ve Borçları

• Bir kişinin vefatından sonra geçerli olmak üzere yapılmasını istediği şeylere vasiyet denir.
• Allah (c.c.) tarafından yasaklanmayan ve başkasının hakkına girmeyen vasiyetler, mirasçılar
tarafından yerine getirilmelidir
• Cenaze sahipleri; ölen kişinin borcu varsa malının üçte biri ile borçlarını öder, borçlar karşılanarak
cenaze üzerindeki kul hakları kaldırılır.

Techîz
Hazırlamak, donatmak anlamlarına gelir. Ölünün dinî usullere uygun olarak kabre konması için
gerekli hazırlıkların yapılmasına denir. İlk olarak vefat haberinin ve cenaze ile ilgili bilgilerin
duyurulması için salâ okunur.
Techiz işlemlerinden bazıları şunlardır:
Gasil: Ölünün, Yıkanması
Tekfin: Kefenlenmesi
Teşyi: Tabuta konulup musalla taşına konması ve kabristana taşınması
Defin: Kabre konması

Kefen
Sözlükte ‘örtmek’ anlamına gelmektedir. Ölen kimsenin yıkanıp beyaz ve temiz bir beze sarılarak
gömülmesine kefenlenme (tekfîn) denilir. Tekfîn, insan saygınlığının korunması için önemlidir.

Cenaze Namazı
Vefat edenin arkasından dua mahiyetinde kılınan namaza denir. Cenaze namazı, rükûu ve secdesi
olmayan farz-ı kifaye bir namazdır.  Cemaat, cenaze namazını kılmadan önce, yüzleri kıbleye dönük şekilde cenazeyi karşılarına alarak saf  tutar. Hep birlikte niyet edilir, imam yüksek sesle
tekbir getirir ve cenaze namazı kılınır.

  Dinen sorumlu sayılan kimselerden bazılarının yapmalarıyla diğerlerinden sorumluluğun
kalktığı fiiller ve emirlere farz-ı kifaye denir.

Helallik Alma
Cenaze namazı kılındıktan sonra imam; cemaate vefat eden  kimseyi nasıl bildiklerini, iyi bir
Müslüman olduğuna şahitlik edip etmeyeceklerini sorarak haklarını helal etmelerini ister. Bu işleme
“helallik alma” denir.

Cenaze Uğurlamanın Adabı 
Cenaze töreninde;Sessizce tabutun arkasındanyürünür.
Yüksek sesle bağırılmaz, feryat edilmez. Cenaze alkışlanmaz. Ölmüş kişi için Allah’a (c.c.) dua edilir.
Ailenin acısı paylaşılır.

B. Kültürümüzde Cenaze Uğurlama ile İlgili Gelenekler
Cenaze namazına katılmak, hem vefat eden kişiye hem de ölen kişinin yakınlarına karşı bir vazifedir.
Müslümanın Sorumlulukları:
• Taziyede bulunmak,
• Başsağlığı ve sabır dilemek,
• Acı günlerinde yanlarında olmak,
• İhtiyaçları varsa gidermek
• Cenaze evine yemek götürmek

Taziye
   Birine sabır telkin etmek anlamına gelir. Yakını vefat eden kimseleri sabır ve metanet göstermeye
teşvik etmek, baş sağlığı dilemek, onları teselli edip acılarını paylaşmayı ifade eder.
“Bir musibet nedeniyle din kardeşine taziyede bulunan hiçbir mümin yoktur ki Allah kıyamet
günü ona kerem elbiselerinden bir elbise giydirmesin.” (İbn Mâce, Cenâiz, 56)

Kur’an Okumak
    Cenazenin defni sırasında ve sonrasında Kur’an okumak vefat eden kimseye rahmet olduğu gibi
cenaze sahiplerine destek, dinleyenlere de bir nasihat ve rahmettir.
“Ey insanlar! işte size, Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdeki dertlere bir şifa, müminlere doğru
yolu gösteren bir hidayet ve rahmet geldi.” (Yûnus suresi, 57. Ayet)
  DİRİLERİN ANLAYIP UYGULAMASI GEREKEN KURAN VE KURANIN HÜKÜMLERİNİ ÖLÜLERE OKUYORUZ NE ACAİP DEĞİL Mİ? KURAN ÖLÜLERE DE OKUNUR ANCAK;KURAN ÖLÜLERE OKUNMAK İÇİN GÖNDERİLMEMİŞTİR! KURANI SADECE ÖLÜLERE OKUMAK,TRAFİK KURALLARINI ÖLÜLERE OKUMAK GİBİDİR.
    KURAN"UĞUR" GİBİ OKUNUP ,ÖLÜLERİN RUHLARINA SADECE SUNULAN VE ÜFÜRÜLEN BİR KİTAP DEĞİLDİR.KURAN OKUNUP ANLAŞILACAK VE OKUYUP ANLAYAN BİREY VE TOPLUMLARI YÜCELTEN BİR KİTAPTIR.

Dua Etmek ve Hayır Yapmak
   Ölenlerin ardından dua etmek dinî görevlerimiz arasındadır. Cenaze namazı da bir dua
mahiyetindedir. Dua etmek için mutlaka mezarın yanına gitmek gerekmez. Allah (c.c.), kullarının
dualarını ve yakarışlarını her yerden işitir.
    Bir Müslüman vefat ettikten sonra onun adına hayır yapmak, dinimizde tavsiye edilen
davranışlardandır. “Bir kimse Peygamberimize geldi ve şöyle dedi: ‘Ey Allah’ın Resulü! Annem
aniden vefat etti... Şimdi ben onun adına sadaka versem, sevabı anneme ulaşır mı?’ Peygamberimiz, ‘Evet.’ dedi.”
(Buhari, Cenâiz, 95)
 
  Ölünün ardından mevlid okutulması da gelenekselleşmiş bir uygulamadır.
Mevlid, Süleyman Çelebi tarafından kaleme alınan, Peygamber
Efendimizin doğumunu, hayatından bazı kesitleri anlatan manzum eserdir.
Bu eserin okunmasıyla icra edilen dinî törenlere de mevlid adı verilir.
Kişinin ölümünden sonra da kendisinin rahmetle anılmasına sebep olacak tüm güzel amellere
sadaka-i cariye denir.

Alevi-Bektaşilikte Cenaze Uğurlama Gelenekleri
   Alevi-Bektaşi geleneğinde; kişi için ‘öldü’ yerine ‘Hakk’a yürüdü’ denir. Cenaze merasimi de ‘Hakk’a
Yürüme/Uğurlama Erkânı’ olarak tanımlanır. Bu ifadeler canın dünya değiştirmesi, kavuşma,
yeniden bir araya gelme anlamlarını içerir.
 Kişi, Hakk’a yürüdüğünde ‘Dede/Baba’ veya görevi üstlenen başka biri “Bismişah! Hakk
Muhammed ya Ali!” der.
 Alevi-Bektaşilikte ölünün göğüs hizasında durularak dualar/gülbanklar okunur.
 Cenaze usulüne uygun olarak yıkanır ve kefenlenir.
 Helallik, hem evinin önünde hem de cenaze namazı kılınırken alınır.
 Cenaze namazını kıldıracak Dede öne geçer. Halk onun arkasında üçlü, beşli ve yedili sıralar
hâlinde saf bağlar.
 Cenaze namazı kılındıktan sonra defin işlemi yapılır.
Mezarlıkta iş bitince cenaze evine gidilir. Ölenin yakınları ziyaret edilip acılarını hafifletici sözler
söylenir. Ölü evinin işlerine yardımcı olunur. Ölümün üçüncü, yedinci ve özellikle kırkıncı günü “hayır yemeği” verilir. Dualar okutulur, sevabı Hakk’a yürüyen kişinin ruhuna hediye edilir.

5. KUR'AN'DAN MESAJLAR:
Bakara suresi 153-157 ayetler
“Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah‘tan yardım dileyin. Şüphe yok ki Allah
sabredenlerle beraberdir. Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin. Hayır, onlar diridirler.
Ancak siz bunu bilemezsiniz. Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla bir de mallar, canlar ve
ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele. Onlar, başlarına bir musibet gelince ‘Biz
şüphesiz (her şeyimizle) Allah‘a aidiz ve şüphesiz O‘na döneceğiz’ derler. İşte Rableri katından
rahmet ve merhamet onlaradır. Doğru yola ulaştırılmış̧ olanlar da işte bunlardır.”

Sabır
 «Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah‘tan yardım dileyin. Şüphe yok ki Allah
sabredenlerle beraberdir.»

   Sözlükte ‘dayanma, dayanıklılık’ gibi anlamlara gelir. Ahlaki bir kavram olarak başa gelen
musibetlerden dolayı şikâyetçi olmamaktır. Her şeyin Allah’tan (c.c.) geldiğini, yaşananların bir
imtihan olduğunu bilmek, nefse ağır gelen ve hoşa gitmeyen durumlara karşı sükûnet ve dayanma
gücü demektir. İman edenler için sabır, bu anlamda pasif bir bekleyiş değil aktif bir hareketliliktir.

Şehitlik
«Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.»
İslam dini; akıl, din, nesil, can, namus, vatan gibi değerleri korumayı Müslümanlara emretmiş ve Allah
(c.c.) rızası için bu değerler uğrunda ölen kimseyi şehit kabul etmiştir. Ayette Allah (c.c.) yolunda
malıyla, canıyla cihad ederken şehit düşenlere ölü denilmemesi gerektiği belirtilmektedir.

İmtihan
«Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz.
Sabredenleri müjdele. Onlar, başlarına bir musibet gelince ‘Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah‘a aidiz ve şüphesiz O‘na döneceğiz’ derler.»

155. ayette Müslümanların imtihan edileceği kesin bir dille ifade edilmiştir.
Yüce Allah’a dayanıp sıkıntılara yenik düşmeyenler hem dinî hem de dünyevi bakımdan hep
kazanmışlardır.
«İşte Rableri katından rahmet ve merhamet onlaradır. Doğru yola ulaştırılmış olanlar da işte
bunlardır.
»
Bu ayetler, örnek Müslümanın kişilik yapısını tanımlamaktadır. Sadece Allah Teâlâ’ya ait
olunduğunun ve sonunda O’na dönüleceğinin bilinci içinde tevekkül etmek, başarı ve kurtuluşu da
yalnız Yüce Allah'tan beklemek Müslümanın özelliklerindendir.
   “Allah'a tevekkül et. Vekîl olarak Allah yeter.” (Ahzâb suresi, 3.ayet)
Dinî bir terim olarak tevekkül, bir iş için gerekli çabayı gösterip ve sonucu Allah’tan (c.c.) beklemeye denir.
Mehmet ERDEM

Bu haber 138 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

11.SINIFLAR DİN DERS NOTLARI

AHİRETE İMANIN İNSAN DAVRANIŞLARINA ETKİLERİ

AHİRETE İMANIN İNSAN DAVRANIŞLARINA ETKİLERİ ÖLÜMÜN YÖNETTİĞİ HAYATLAR!

AHİRETTE DİRİLMEK NEDEN GEREKLİDİR?

AHİRETTE DİRİLMEK NEDEN GEREKLİDİR? İSLAM AHLAKI IN YOKLUĞUNUN HAYATA ETKİLERİ NELERDİR?

HZ.MUHAMMED (S.A.V)

GALERİ

SİTE İSTATİSTİKLERİ

Kategori 54
Haber 1234
Yorum 118
Haber Okuma 2688678
Editör 12


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi