BİLGECE BAKIŞ
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EŞKİYA DATO DAN MÜSLÜMAN DATO YA(FİLİPİNLİ DATO)

Tarih 06/Aralık/2009, 00:31 Editör BİLGE BİLGE

PUTPEREST DATO NUN ARAYIŞI İŞTE Dağ Kumandanı Filipinli DatO Anduhan Juhu

     Filpinlerde Orman da yaşayan DATO adlı şahıs,Putperestlikte karizma sahibi olmak anlamına gelen "Çok çocuk ve çok eş "anlayışından dolayı bir çok eşle evlenmiş birisidir.Bu adam çocuklarına güvenerek her yerde kötülük yapar,eşkiya ve yol kesen,adam öldüren devlet görevlilerini sıkıntıya sokan birisidir...Daha sonra Türkiye den giden Müslüman kardeşlerin bir konferansında dinlediklerinden müslümanlığı araştırmaya karar verir ve müslüman olur...Türkiye den giden arkadaşlar "Dato bak İslamiyette Tek eşlilik Vardır ne yapacaksın "Diye uyarmışlar!!!
    Şimdi Bunları bize söyleyen DATO nun vurucu cümlesinin dinleyelim"Ben önceden eşkiya idim herkes benden korkar ve beni bele bilirdi,herkese kötülük ettiğimden devlet te halk ta benden bıkmıştı!!!Ama artık Müslüman oldum,Onlarda Huzurlu bende huzurluyum!!!    PEygamberin "Müslüman ol Kurtul !Sözü ne güzel yerini bulmuş değil mi?
 
DATO'NUN ARAYIŞI

       Dato'nun kısaca hayat hikayesine bakacak olursak, Filipinlerde sosyal hayat, kabilecilik ve aşiretcilik üzerine kurulmuş. Dato'nun aşireti de 300 haneden oluşan bir kabilenin, bir kolu 300 hanenin tamamı dağda iptidai şartlarda yaşıyor ve hepsi putperest. Dato kendi gayretleriyle yıllarca araştırma yapar ve putperestliği bir türlü kabullenmez ve beğenmez. Kiliselere, Camilere gider. Hristiyan ve Müslümanlarla konuşur. Bir ara Müslüman olmak istediğini, bir Müslüman kabilesine söyler. Fakat ne yazık ki bu müslüman kabile ile Dato’nun kabilesi arasında kan davası olduğundan Müslüman kabile, Dato’nun kabilesinin Müslümanlığına sıcak bakamaz ve “sizin müslümanlığınıza lüzum yoktur” derler. Bunun üzerine Dato Filipinlerin başkenti Manilla'ya gitmeye karar verir. 20 milyon nüfusa sahip Manila, Dato’nun şehrine yaklaşık 1000 km uzaklıktadır. Ve Dato kılıncını kuşanır, yürüyerek Manilla'ya gider. Yol güzergahında rast geldiği Müslümanlarla konuşur, Hristiyanlarla tartışır. Bazen gündüz bazen gece yayan yürümek suretiyle bir yıldan fazla bir zaman periyodunda gider ve geri döner. Çare yoktur. Dato bir türlü gördüğü öğrendiği şeylerden tatmin olmaz ve aynı minval üzere kendi dağına geri döner.

 
  ***DATO NUN YAŞADIĞI PUTPERESTLERİN OLDUĞU YERDE EŞ SAYISI şAHSIN GÜCÜNÜN SİMGESİ OLARAK ALIGILNIRMIŞ..ÖNCEDEN KENDİSİ DE PUTPEREST İKEN BU GELENEĞE UYMUŞTUR.
     20-21 Temmuz 2009’da düzenlenen Uluslararası ..Sempozyumu dolayısıyla Filipinlere gittiğimizde, sempozyuma farklı ve garip kıyafetiyle, uzun saçları,  jilet değmemiş fıtri siyah renkli uzun ve seyrek sakalı, belinde muhteşem kılıncı, onurlu keskin bakışları ve mütebessim çehresiyle 35-40’lı yaşlarında olabileceği intibahı veren bir beyefendi dikkatimizi çekti.sorduk; “Kim bu beyefendi?” diye. “Bu bizim Dato” dediler. “Dato”, bu zatın lakabı. O yöredeki anlamı ise; Sultan demek, Seyyit demek, Emir demek, Başkan demekmiş.

31 EŞİ VARD... 88 ÇOCUĞU VAR

Filipinler de Dato'nun bulunduğu şehirde güzel bir adet vardır. Haftanın belli günlerinde Hristiyanlar, Müslümanlar ve putperestler bazen camide bazen kilisede bir araya gelirler ve herkese kendi dininin güzelliklerini anlatırlar. 2003 yılından itibaren o toplantılara Türkiye'den gitmiş Nur kardeşler de katılırlar. O toplantıların birisinde Dato ile tanışırlar. Nur kardeşlerin anlattığı İslamiyet hoşuna gider ve 88 çocuğundan birisini, yeni ismiyle Cemil'i, bu nur kardeşlerle beraber medreseye gönderir. Gidiş o gidiş. Cemil gider ve dershaneye 5 ay boyunca yerleşir. Eski ismi tarihe karışır ve yeni ismi, Cemil ismiyle nurları okumaya başlar. Cemil henüz 18 yaşındadır. Müslüman olur. Bu arada Dato da gidip gelmeye başlar. Gidip geldikçe kalbinde, ufkunda şimşekler çakar nihayetinde müslüman olur ve nurlara pervane olur. 300 haneli Dato aşiretinin 60 haneli Cemil kolu tamamen müslüman olur. Dato Nurları okumaya başlar ve çoluk çocuğuna okutur. Tesbihatı ezberler, Kur’an’ı okumaya başlarlar. Artık ailenin din işlerinden sorumlu bir oğlu vardır. Çocukların ismini tek tek değiştirmeye başlarlar (Örneğin; küçük bir kız çocuğuna “Mina” ismini vermiştir.) Toplam 88 çocuğundan 45’i erkek, 43’ü kızdır. Dato 31 tane hanımıyla beraber yeni hayatına alışmaya başlarlar. 4 sene önce başlayan bu müslümanlık yolculuğu devam ediyor. Dato'nun şu anda 4 hanımı var.

    

(Dato ile ZAMANIN GÜNEŞİ Sempozyumunda tanıştık)

İSTANBUL’DAN GELEN “NUR SAÇAN  BROTHER”’LERİMİ “MY REZİDANS”’IMA DAVET EDİYORUM!

Sempozyumun birinci gününden itibaren sempozyuma iştirak etti, en arka sıralarda mütevekkilane oturdu ve sempozyum bitimine kadar salonu terk etmeden aile efradıyla beraber dikkatle dinliyorlardı. Zaman zaman etrafındaki insanlarla şakalaşıyor, gülümsüyor ve etrafındakilere pozitif enerji yayıyordu. Bu zat ile ilgili rivayetler muhtelifti. Yanına gittim, selam verdim, oturdum. Olmayan muhteşem İngilizcemle anlaşmaya çalıştım, el, kol, göz yordamıyla bir şeyler anlaştık gibi. Ertesi gün yine erkenden Dato Bey ve heyet, sempozyumdaki yerlerini almışlardı. Yaşını sordum. 64 dediğinde inanamamıştım. Henüz 35-40’lı yaşlarda gösteren bu beyefendinin nasıl beslendiğini merak ettim. Kendisine sorduğumda anlattı. Fakat ben bir şey anlamadım. Onu ziyaret edeceğimizi tercüman vasıtasıyla söylediğimizde; “ben zaten sizi bekliyorum” demişti. “Ben Türkiye’den, İstanbul’dan gelen “Nur SAÇAN Brother”’lerimi “My Rezidans”’ıma davet ediyorum!” diye ekledi.

    

SİZ FİLİPİNLİ KLASİK MÜSLÜMANLAR!

İki gün boyunca dolu dolu süren Sempozyum nihayet sona ermişti. Dilek ve temenniler bölümünde, bu muhteşem insan ve yeni Nur kardeşim olan Dato, son derece kendinden emin bir edayla kalktı ve mikrofondan akademisyenlere ve salondaki bütün katılımcılara (hakikatte ise bütün dünyaya) şunu ilan etti: “Sempozyum çok güzeldi. Adalet kavramını tartışmanız daha da güzeldi.Filipinimize kadar gelen Türkler çok daha güzeldir. Siz Filipinli klasik Müslümanlar! Ben size ne diyeyim...!!!” Bu veciz, manidar ve duygulu konuşmasından sonra, kendisiyle yarın görüşmek üzere vedalaştık.

FİLİPİNLERDE SULTAN AHMED CAMİİ

Ertesi gün Cagayan De Oro şehrindeki nur ihvanların rehberliğinde, Muhammet Rıza kardeşimizin kaptanlığında Dato Ağabeyin uhdesinde bulunan ve her tarafı ekvator ormanlarıyla kaplı olan meskun dağına doğru yol aldık. Dato’nun yaşadığı dağlık alan, eskiden Cagayan De Oro şehrinin dışındaymış, şimdi ise şehir ile birleşmiş durumda. Yaklaşık 300.000 nüfuslu bu şehir, Filipinlerin en güzel şehirlerinden birisidir. Merkeze yaklaşık 10 km. olan bu dağın eteğine vardığımızda arabamızı park etmek zorunda kaldık. Çünkü, artık teknoloji ve ürünlerinin hiçbir şey ifade etmediği bir noktadaydık. Yani Dato’nun bölgesindeydik.

Sağlı sollu küçük kulübelerin bitimine yakın bir yerde; “Es-selamu Aleyküm” İngilizce, Filipince yazılı bir levha gözümüze ilişti. Bu Şeair-i İslamiyeyi temsil eden bu mübarek kelimeleri görünce, artık müslüman bir diyara girdiğimizi yakinen anlıyoruz. 150 metre kadar tırmandıktan sonra artık evler bitiyor. Meydanlık bir alana çıkıyoruz. Meğer ki Dato’nun Otağına yaklaşmış bulunuyoruz. Bizim de kabilemizin reisi olan İhsan Kasım ağabeyimizle beraber oraya vardığımızda, artık rehberimiz olan Muhammed Rıza kardeşimiz, bize anlatmaya başlıyor. Meydanın hemen sağ tarafında bu gördüğünüz ve etrafı bütün mahlukata günün 24 saatinde açık olan bu muhteşem camiinin ismi ise; Sultan Ahmed Camii’dir diyor. Dato kendi kabilesi için, bu muhteşem camiyi çok kısa bir süre içinde günlük ibadetlerini ve hatta haftalık Cuma Namazlarını dahi kılınabilecek bir tarzda inşa etmiş.
   

Bizim oraya vardığımızı uzaktan gören Dato Ağabey, başı ve bağrı açık, yalın ayak heyecan ve sevinçle bize doğru koşmaya başlıyor. “Wellcome, Wellcome, Wellcome  Nur SAÇAN  Muslim Brothers”.

Normal bir dağ kulübesini hayal edersek, yerler toprak, masamız da ağaç kütüklerinden yapılmış muhteşem fıtri bir masa. Resimlerde de görebildiğiniz gibi Dato kardaş, o dağda yetişen bütün meyve, sebze ve otlardan toplamış, biz misafirleri için masaya sermişti. Sempozyum esnasında sorduğumuz; Nasıl besleniyorsunuz sualine cevap verecekti. Fakat her şeyden önce bizi oturttuktan sonra, hemen ofisinde asılı olan özel çalgı aletini aldı ve dedi ki; “Müsaade ederseniz, biz sevdiğimiz insanlar geldiğinde onları hususi müziğimiz ve dansımızla karşılama yaparız” dedi ve başladı.

  

Kısa bir fasıl dans edip müzik çaldıktan sonra, müzik aletini tekrar eski yerine astı ve masadaki meyveleri tek tek bize anlatmaya başladı. Meyve dediğimizde çok fazla bir şey yok. Uzunca sapsarı ve tadı da tatlı olan patatese benzer bir çeşit meyve, dört çeşit muz, avokado, portakala benzeyen ama portakal olmayan tropikal bir meyve. Her bir meyvenin besleyici değerlerini ve nasıl yenilebileceğini dahi uygulamalı olarak bize kendi üzerinde gösteriyordu. Hatta masada toplamış olduğu bazı otları ne zaman ve hangi hastalık durumlarında kullanılabileceğini zevkle anlatıyordu. Dato'nun hayatı boyunca yediği her şey bunlar. Et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri namına bir şey yemiyor. Kısacası hayvani gıdalar hariç, o dağda yetişen her şeyi yiyor.

 

DATO’NUN DİN ARAYIŞI

   

Bu haber 1283 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

GÜZEL DİNİMİZ

Müslüman olan Papaz`ın itirafları (Yusuf Estes)

Müslüman olan Papaz`ın itirafları (Yusuf Estes) http://www.sorularlaislamiyet.com/subpage.php?s=article&aid=5291

20 kuruşa imanımı satacaktım

20 kuruşa imanımı satacaktım az daha 20 krş ımanımı satacaktım

HZ.MUHAMMED (S.A.V)

ATATÜRK VE DİN

GALERİ

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

SİTE İSTATİSTİKLERİ

Kategori 63
Haber 1063
Yorum 115
Haber Okuma 1927095
Editör 12


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi