BİLGECE BAKIŞ
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

DİNDAR DELİKANLIYA AŞIK OLAN KIZ

DİNDAR DELİKANLIYA AŞIK OLAN KIZ

Tarih 05/Şubat/2017, 22:49 Editör BİLGE BİLGE

"ANNE, CENNET NE KADAR GÜZEL!..."

"ANNE, CENNET NE KADAR GÜZEL!..."

     Genç kızlarımıza sohbetleriyle rehberlik yapan, çoğunun elinden tutan bir okuyucumuzun bir hatırasını aktarmak istiyorum:
     Stuttgart Waiblingen bölgesindeiki yılı aşkın haftalık çevre sohbetlerinden tanıdı ımbir hanım telefonda şöyle a lıyordu: Hocahanım, bizimburada bir komşu, kızını kaybetti. 18 yaşındaydı. Ani bir ölümle öldü. Annesi adeta çılgına döndü. Sürekli isyanda, Keşke kızım şöyle şöyle olsa idi de ölmese idi diye feryat figan a lıyor. Ne olur bir gelseniz onunla siz konuşsanız. Sizi az çok tanıyor. Size saygısı var, belki sizi dinler. Biz ne yapaca ımızı şaşırdık...

    Ertesi gün gittim ve beni ölen genç kızın evine Bu Kelimeyi birdaha kullanmayın. Evde matem, yas... Anne bir köşede hiç durmadan a lıyor. Bana annesi şunları anlattı: "Kızım, ben ve babası her sene oldu u gibi geçen sene de memleketimiz izmir'e tatile gittik. Evimizin karşısındaki apartmanda bir genç adam oturuyor. Terbiyesi, asaleti, giyimi ve duruşu ile kızımın dikkatini çekmiş. Bana:
Anne bak! Evlenebilece im genç dedi. Biz de 'tanışalım' diye bir tanıdı ı ile haber gönderdik ve tanıştık. Maksadımızı arz ettik. Genç adam üniversite okuyan dindar ve kültürlü biri idi. Kızıma: 'Aramızda kültür farkı var, sizinle yaşam tarzlarımız farklı olan bir hanımsınız, bense eşimin tesettürlü ve dindar  bir insan olmasını isterim.' deyince kızım 'En kısa zamanda dinimi öğrenecek ve tatbik edeceğim, bana zaman ver.' dedi. Ertesi yaz buluşmak üzere anlaştılar.
        Kızım ilk iş olarak kendisine dinimizi anlatacak, ö retecek bir yer aradı ve buldu. Çok gayretli dini bilgileri öğreniyor, namazlarını kılıyordu. Böylece izin bitti ve Stuttgart'a döndük. Burada bir göz doktorunun yanında sa lık teknisyeni olarak çalışıyor, iş zamanından arta kalan zamanında da Kur'an-ı Kerim'i ö renmek için çok gayret sarf ediyordu. Gelirken
getirdi i mantoyu ve eşarbı evde giyip 'Anne yakışıyor mu?' diyordu. Bütün samimiyetiyle islam'ı öğreniyordu. Sivaslı bir komşumuz onu oğluna istemiş, o ise "ret" cevabı vermişti. Fakat o, bunu gurur meselesi yapmayarak Kur'an-ı Kerim'i ö renmek için onlardan yardım istemişti.
Bir gün 'Başım a rıyor.' diye doktora gitti. 'Bir şeyin yok.' demişler. Ama baş ağrısı devam ediyordu. Göz, kulak ve diş tahlillerinin sonucunda da bir şey bulamamışlardı. Ama başının ağrısı da bir türlü geçmek bilmiyordu. Bana anlattığına göre, bir gün, evde kimse olmadığı halde, evimize bir genç delikanlı gelip ona kırmızı bir gül getirmiş ve Ahirette evleneceksin"demiş. Burada evlenmeyeceksin.' demiş.
Baş ağrısı durumu 15 gün sürdü. Son çare olarak şule'yi hastaneye tahlil için aldılar. Araştırmalar neticesinde hiçbir şey bulamadılar. Bir gün hastaneye gitti ğimde yattığı odanın penceresinden bakıp bana şöyle dedi:
'Anne! Cennet ne kadar güzel.' Döndüm ve baktı ı tarafa baktım, gördüğüm sadece park etmiş arabalardı. Ama o büyülenmiş gibi mutlu bir şekilde pencereden bakıyordu.
      Bana dedi ki: 'Anneciğim, beni yarın saat 8.00'de Bu Kelimeyi birdaha kullanmayın.' dedi. Çılgına döndüm. Babasına koştum, 'Kızımız ölüyor, yetiş.' dedim. Babası da çaresiz yüzüme baktı. Söylediklerine inanamıyorduk; ama yine de endişe ve telaşımız had safhadaydı. 'Ya doğ ruysa.' diyordum. O gece hiç uyuyamadım. Ertesi gün sabah 7.00'de hastanedeydim. Babası koridorda, içeri girmeye dayanamamış, çaresiz a lıyordu. İçeriye girdim. Kızım bana şöyle vasiyette bulundu:
      'Anneciğim, ben ölünce sakın ağlama. izmir'deki o gence de benden selam söyle, Cenab-ı Hak ona mutluluklar versin. Ona minnettarım, dinimi öğrenmemde bana sebep oldu. Anne, bu fakir gence maddi yardımda bulun ve onu istedi i bir kızla evlendir. Hesabımda onun evlenmesi için yeterli miktarda para var.
Bu arada sık sık saate bakıyordu. Sonra büyülenmişçesine 'Geldiler.' dedi.
Yüzüme baktı, korku ifadesi vardı. 'Anne, Azrail'in ayakları ne kadar büyük.' dedi, odanın uzunluğu kadar.
     'Babama selam söyle.' dedi. Başını yastığa koydu,
kelime-i şehadet getirdi ve kızım öldü!!!
Adeta çıldırmıştım. Odadan kendimi dışarı attım, 'Bey' dedim 'Kızımız öldü'. ikimiz tekrar odaya daldık, kızımız vefat etmişti. Bizden istediklerini yerine getirdim. şimdi ben bu acıya nasıl dayanırım?'(S. Yerlikaya)

 

__________________

Bu haber 1505 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

İBADETİN TANIMI ÇEŞİTLERİ VE ÖNEMİ

GÜNLÜK HAYATTA KULLANILAN DİNİ KAVRAMLAR

GÜNLÜK HAYATTA KULLANILAN DİNİ KAVRAMLAR GÜNLÜK HAYATTA KULLANILAN DİNİ KAVRAMLAR

BİR PİRİNÇ TANESİ NE ANLAMLAR TAŞIYOR?

BİR PİRİNÇ TANESİ NE ANLAMLAR TAŞIYOR? BİR PİRİNÇ TANESİ VE İSRAF

HZ.MUHAMMED (S.A.V)

GALERİ

SİTE İSTATİSTİKLERİ

Kategori 57
Haber 1099
Yorum 115
Haber Okuma 2122319
Editör 12


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi